Klavye Tuşlarına Dokunarak Neyi Finanse Ediyoruz?
20.05.2025 - 17:42 | Son Güncellenme: 20.04.2026 - 09:26
Bir önceki yazıda sosyal medyanın ülkemizde ve dünyada ürkütücü boyutlara ulaşan yaygınlığı ve neredeyse bağımlılığa dönüşen bir alışkanlık olarak insan hayatına etkileri üzerinde durmuş, hepimize endişe vermesi gerektiğine inandığım zihinsel dönüşüme dikkat çekmeye çalışmıştım.
Bugün de müsaadenizle işin ekonomik tarafıyla ilgili güncel verileri kayda geçmesi bakımından derli toplu bir şekilde sizlerle paylaşmak istiyorum. Bundan maksat, hayatın gündelik akışı içinde görmediğimiz, göremediğimiz, belki de görmek istemediğimiz devasa bir küresel ekonomik çarka işaret etmektir.
İnternet kullanımı ve sosyal medya alışkanlıkları üzerinden işlerlik kazanan o küresel ekonomik çarkların kimin/kimlerin lehine işlediği, hangi şer ordularının destekçisi/yatırımcısı olduğu, o şer güçlerinin buradan kazandıkları mali güçle ne büyük zulümler ve melanetler işlediği bu kadar göz önündeyken, bizler gözümüzün önündeki bu vahim gerçeklerle yüzleşmek ve bu şer çarkına bizzat katkıda bulunanlar olarak bir muhasebe yapmak zorundayız. Belki bu rahatsız edici tablo, aklımızın başımıza gelmesine ve neredeyse bağımlısı olduğumuz tekno-alışkanlıklarımızın neye mal olduğunu görmemize vesile olur.
Şimdi sözü uzatmadan sosyal medyanın ekonomik tablosunu gözler önüne serecek verilere geçelim:
Facebook, Instagram ve WhatsApp’ın çatısı altında olduğu Meta Platformu 2023 yılında 134 milyar dolar gelir elde etmiş. Bu gelirin büyük kısmı 113 milyar dolarla Facebook’a ait… Instagram’ın 2024 yılı tahmini geliri ise 66 milyar dolar…

Reklam gelirleriyle son dönemde büyüme hızı artan Youtube’un 2022 yılında 29,2 milyar dolar olan geliri, 2024 36 milyar doların üstüne çıkmış.
TikTok’u bünyesinde bulunduran BytDance şirketinin 2022 yılında elde ettiği gelir 80 milyar dolar civarında… Bu gelirin önemli bir kısmı TikTok’tan geliyor. Kesin rakam verilemiyor ama TikTok’un 2023 reklam gelirinin 30 milyar civarında olduğu tahmin ediliyor.
Gözden Kaçmasın
X (Twitter) son dönemde yeni reklam politikası sebebiyle bir miktar gelir kaybına uğramış. 2023 yıllık gelirinin 3 milyar dolar seviyesinde olduğu düşünülüyor.
2022 yılında büyüme trendi devam eden Pinterest’in 2,8 milyar dolar, 2023 yılında özellikle profesyonel ağ ve reklam gelirleriyle zenginleşen Linkedln’in 15 milyar dolar, yine 2023 yılında Snapchat’in 4,6 milyar dolar ve Reddit’in 1 milyar dolar gelir elde ettiğini görüyoruz.
Bu tablodan, sosyal medya platformlarının ve arkasındaki şirketlerin dev bir ekonomiyi yönettikleri, milyarlarca sıradan kullanıcıdan elde ettikleri akıl almaz kazançlarla küresel bir güç haline geldikleri rahatlıkla görülebiliyo. Bu pastanın Türkiye dilimi ne kadar büyük, şimdi bir de ona bakalım:
Türkiye’deki kullanıcı sayıları ve tahmini kazançlar
Ülkemizde yaygın olarak kullanılan WhatsApp’ta durum şöyle: WhatsApp, doğrudan reklam geliri üretmediği için kullanıcı başına gelir düşük. Meta’nın WhatsApp’tan küresel geliri yaklaşık 1,2 milyar dolar… Türkiye’deki tahmini kullanıcı başına gelir ~0,60 ABD doları. Toplamda Türkiye için yaklaşık 31,2 milyon dolar yıllık gelir tahmin ediliyor.
YouTube’un kullanıcı başına geliri 2024 yılında 14,44 dolar olmuş, Türkiye için bu rakam (ikinci kategoride olduğumuz için) 7-10 dolar civarında… Bunun yıllık bazda karşılığı 336 ile 480 milyon dolar arasında…
Meta’nın Instagram’dan küresel geliri 2024’te yaklaşık 66 milyar dolar, küresel kişi başına kullanıcı geliri 30-35 dolar. Türkiye’de bu rakamın 15-20 dolar civarında olduğu tahmin ediliyor. Toplamda 2024’te Instagram üzerinden Meta yaklaşık 690-920 milyon dolar yıllık gelir elde etmiş ülkemizdeki kullanıcılardan.
Facebook’un küresel kişi başına kullanıcı geliri 2023’te 40,60 dolar, Türkiye’de ise 10-15 dolar arasında… Facebook, Türkiye’deki kullanıcılardan 2023’te 400-600 milyon dolar gelir elde etmiş.
X (Twitter) 2023’te küresel kişi başına kullanıcı geliri 5-7 dolar gelir elde etmiş, bu rakam Türkiye’de 4-6 dolar arasında… Toplamda X’in Türkiye’deki kullanıcılardan elde ettiği gelir de 2023 yılı için 60-120 milyon dolar arasında seyrediyor.
TikTok küresel kişi başına kullanıcı geliri 12,50 ila 18,75 dolar arasında… Türkiye’deki kullanıcılardan elde edilen kişi başına kullanıcı geliri ise 8-12 dolar civarında… Bu rakam yıllık bazda 240-360 milyon dolara tekabül ediyor.
Yukarıdaki nesnel hesaplamalara dayalı tahmini verilere göre sosyal medya platformlarının ve arkasındaki şirketlerin Türk kullanıcılarından (2024 itibariyle) yılda yaklaşık 1,8 ila 2,5 milyar dolar kazandığı anlaşılıyor. Bu rakamın büyük bir kısmı reklamlardan… Sadece tıkladığımız ve göz attığımız, hatta bazen hiç bakmadığımız, sadece ana ekranda görünürlük kazanan reklamlardan…
Burada uzun uzun yılda 2,5 milyar dolar ile ne yapılacağını anlatmayacağım; sadece bir örnekle yetineceğim: Kültür Bakanlığımızın 2025 yılı bütçesi 53,2 milyar TL… Bunun dolar karşılığı 1,54 milyar dolar… Yani ülke olarak devletimizin kültür yatırımlarına ayırdığı paranın neredeyse iki katını biz kullanıcılar küresel sosyal medya şirketlerine kazandırıyoruz.
Olayın boyutlarını ve vahametini daha açık ortaya koyabilmek için bir de küresel örnek vereyim: Dünyada faal bulunan ve milyarlarca kullanıcısı bulunan sosyal medya platformlarının ve bunların arkasındaki dev şirketlerin yıllık kazancı 2024 yılı itibariyle 250 milyarı aşıyor, 2025 yılı sonunda bu rakamın 285 milyarı da aşacağı tahmin ediliyor. Uzmanlar dünyada açlık sınırındaki insanları kurtarmak ve 2030’a kadar açlığı sona erdirmek için gereken yıllık kaynağı 30-50 milyar dolar olarak hesaplıyor. Yani dünyada sosyal medya kullanıcılarının bu küresel platformlara kazandırdığı paralarla dünyanın aç insanları 5 ila 8 kere kurtarılabiliyor.

Her gün klavye tuşlarına dokunarak çarklarını döndürdüğümüz dev bir endüstri aslında sosyal medya dediğimiz şey… Bu küresel platformların ve arkalarındaki şirketlerin dünyadaki gelir adaletsizliklerini, yoksulluğu, açlığı, hukuksuzluğu giderme noktasında gösterişin ötesinde pek bir faaliyeti yok. Mesela kazançlarının sadece 5 ila 8’de birini ayırarak sona erdirebilecekleri küresel açlık problemiyle ilgilenmiyor, bu konuda adım atmıyorlar. Aksine, yeryüzünde zalimlerin mazlumlara yaptıkları fenalıklar karşısında ya sessizler ya da zalimin yanındalar. Hatta bu şirketlerin bazılarının masumların üstüne atılan bombalarda doğrudan sermaye katkıları var ve bunu yaptıklarını saklamıyorlar bile.
Yeni küresel düzen içinde, şerrin işlerliğini sağlamada hepimizin az ya da çok kişisel payı var.
Bunları elbette şerre destek olmak için yapmıyoruz ama yaşadığımız şuur kaybı, üstünde çok durmadan alışkanlık edindiğimiz ve giderek bağımlısı olduğumuz mekanizmalar, mecralar, platformlar, zaman içinde sadece zihinsel olarak bizi sığlaştırıp dönüştürmüyor, aynı zamanda sanal alemde oluşturduğu neo-sömürge düzeninin müşterisi kılarak kirli sisteminin finansmanını sırtımızdan kazanıyor. Biz filanca manzaranın önünde kameralara gülümserken, dünya coğrafyasının bir başka köşesinde kan revan içinde kalmışların, gözyaşlarına boğulanların, feryat figan ederek yeryüzünü inletenlerin vebalinden bir parçayı yükleniyoruz.
Bütün bu alışkanlıkları hayatımızdan söküp atmak, uyuşukluğumuzu üstümüzden atarak bu kirli çarkı durdurmak, sosyal medyayı hayatımızın dışına çıkarmak… Bugünün dünyasında bunların olmasını ummak ne kadar da umutsuzca bir şeymiş gibi geliyor insana… Ancak görünen o ki bizi kıskıvrak kendine bağlayan bu sistemin dışına çıkmadan bir başka iyi ve güzel şeyi tam olarak başarmamız mümkün olmayacak.
Bu illüzyondan kurtulmadan kendi değerlerimizden asırlarca damıttığımız insanlığa, o kadim düşünce berraklığına ve duygu saflığına geri dönemeyeceğiz. Ve daha kötüsü yeryüzünde dökülen kanın ve gözyaşının, sömürülen coğrafyaların, aç, susuz, ilaçsız bırakılan insanların günahı bir gölge olarak hep üstümüze düşecek.
Bu yazının da internet üzerinden insanlara ulaştığını biliyorum elbet! Ama başka neresi var ki! Neresi kaldı ki! Hal böyle diye, fişini çekip bizi birbirimize ulaşamaz hale getirecek bir teknolojiyi ve onun art niyetli sahiplerini tartışmaya açmayacak mıyız? Bu bir çelişki, buna şüphe yok! Yüzleşmeye çağırdığımız da tam olarak bu zaten!
*Veriler, Statista, We Are Social, Business of Apps ve platformların küresel gelir raporlarından derlenmiştir.
*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fokus+'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.