İsrail Ordusunda Yapısal Değişiklikler: Yeni Genelkurmay Başkanı Ne Amaçlıyor?

Araştırmacı Shady Ibrahim, İsrail ordusunda gerçekleştirilen yapısal değişikliklerin neler olduğunu ve yeni geliştirilen stratejileri Fokus+ için kaleme aldı.
İsrail Ordusunda Yapısal Değişiklikler: Yeni Genelkurmay Başkanı Ne Amaçlıyor?

22.04.2025 - 17:00  |  Son Güncellenme:  21.08.2025 - 11:30

İsrail’in yeni Genelkurmay Başkanı Korgeneral Eyal Zamir, görevi devraldıktan birkaç gün sonra ordu için çeşitli yapısal kararlar aldı. Zamir, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te düzenlediği harekâta karşı yaşanan başarısızlığın sorumluluğunu üstlenerek ocak ayında istifa eden Herzi Halevi’nin yerine 5 Mart’ta göreve başladı.    

Göreve gelir gelmez Genelkurmay Başkanlığı Forumu ile ilk toplantısını gerçekleştiren Zamir, 2025’in bir “savaş yılı” olduğunu ve diğer alanlardaki kazanımları koruyarak Gazze ve İran’a öncelik vereceklerini açıkladı. Aynı zamanda Zamir, 2020’de kurulan Strateji ve İran Tümeni’ni feshederek, yeni bir tank tümeni oluşturulmasını ve ek bir piyade tümeninin kurulmasının incelenmesini kararlaştırdı. Daha önce feshedilen zırhlı keşif birimlerinin yeniden yapılandırılacağını da bildirdi.  

Başbakan Binyamin Netanyahu, Yemen ve Suriye kökenli Zamir’in, 7 Ekim’den sonra patlak veren savaş sırasında karar alma konusunda büyük gerilimler yaşayan siyasetçiler ve ordu arasındaki ilişkiyi düzeltmeye çalışacağını umuyor.    

Zamir, yaklaşık 50 yıl önce, Ekim 1973 Savaşı sırasında Genelkurmay Başkanı olan David Elazar’dan bu yana Zırhlı Birlikler’den gelen ilk Genelkurmay Başkanı oldu. Diğer yandan 7 Ekim’de patlak veren savaş, İsrail ordusunun hem Gazze hem de Lübnan’daki saha operasyonlarında zayıflıklar olduğunu gösterdi.  

Zamir’in yeni bir tank tümeni ve ek bir piyade tümeninin kurulması yönündeki kararı, ordunun askeri doktrinini sıfırlama ve profesyonel ordulara doğru bir değişime dayanan yapısının klasik modele dönüş yönünde bir adım olarak değerlendiriliyor.  

İsrail ordusunun son 20 yıldır yapısı, hava kuvvetlerinin desteği ve korumasıyla, özel operasyon tarzı görevleri yerine getirebilen, küçük, yüksek eğitimli grupları içeren profesyonel orduları içeriyordu. Dolayısıyla bu değişim, ordunun saha muharebelerindeki performansını güçlendirmek için zırhlı araçlara, tanklara ve piyadeye geri dönme isteği olarak değerlendiriliyor.  

Yeni Genelkurmay Başkanı’nın söz konusu hamlesi, kara kuvvetlerini güçlendirmeyi ve 7 Ekim’den itibaren savaş sırasında yaşanan ciddi gerilemenin ardından askeri doktrindeki caydırıcılık ilkesini güçlendirmek için hazırlık ve yanıt stratejilerini iyileştirmeyi amaçlıyor.  

Batı Şeria’da neler olacak?

Ancak son dönemde Batı Şeria’da, özellikle de direniş gruplarına karşı genişletilmiş operasyon kapsamında Cenin kentinde konuşlandırılan tanklar, İsrail’in önümüzdeki dönemde bu bölgede tank ve zırhlı araç kullanımını genişletilebileceğine işaret ediyor.  

İsrail ordusu, 2002’den bu yana ilk kez Batı Şeria’ya tank konuşlandırırken, yeni tank tugayının da buradaki operasyonlara katılması mümkün görünüyor.  

İsrail ordusunun son dönemdeki operasyonları, Netanyahu ve başta aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich olmak üzere kabine bakanlarının gündemiyle örtüşen bir şekilde, Batı Şeria’ya daha fazla odaklanıldığını gösteriyor.  

Öte taraftan, orduda Strateji ve İran Tümeni’nin feshedilmesi, özellikle İran ve Hizbullah’ın kapasitelerinin gerilediği, Hizbullah’ın askeri örgütlenmesinde büyük bir kriz yaşadığı, İran’dan aldığı destek ve ikmal hatlarının kesintiye uğradığı ve saldırıdan savunma pozisyonuna geçtiği dönemde, öncelik ve stratejik tehditlerin yeniden düzenlenmesinin gerekli olduğunu vurguluyor.  

Bu değişim, çeşitli askeri kollar arasında daha birleşik bir yaklaşımın, koordinasyon ve etkinliği artırarak, askerlerin rolleri ve sorumluluklarına ilişkin basitleştirilmiş bir yaklaşımla daha iyi sonuçlara yol açabileceği yönündeki inanıştan kaynaklanıyor olabilir.  

Trump yönetiminin İran’a yönelik yeni müzakereleri başlatma ve yaptırımlar ile ekonomik kısıtlamalar paketi uygulama çabalarına ek olarak, bu durum İran’ın İsrail’e karşı düşmanca politikalar izlemesini engelliyor.  

Bu durum, İsrail’in yakın çevresinde artan tehditler göz önüne alındığında, İran ile siyasi pazarlıkların şu anda daha etkili olabileceği algısından kaynaklanıyor olabilir.  

Bu değişiklikler genel olarak, yeni Genelkurmay Başkanı’nın, İsrail’in 7 Ekim’deki stratejik yenilgisinin ardından ortaya çıkan mevcut zorlukları ele almaya yönelik proaktif yaklaşımını yansıtıyor.  

Genelkurmay Başkanı Zamir’in, İsrail ordusunu gelecekteki çatışmalara hazırlamak, boşlukları doldurmak ve savaş sırasında ortaya çıkan zayıflıkları gidermek için çalıştığı görülüyor.   

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fokus+'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.