Hindistan, Pakistan ve Çin Arasında Afgan Ticaret Yolları Denklemi

Shady İbrahim, Afganistan’ın Hindistan, Pakistan ve Çin arasındaki ticaret yolları denklemindeki stratejik konumunu Fokus+ için kaleme aldı. 
hindistan-pakistan-ve-cin-arasinda-afgan-ticaret-yollari-denklemi-shady-ibrahim

11.06.2026 - 16:56  |  Son Güncellenme:  11.06.2026 - 17:04

Afganistan, kritik ticaret koridorlarından oluşan bir ağın tam merkezinde yer alıyor. Bu konum, ülkeyi Güney Asya, Orta Asya, Orta Doğu ve hatta Doğu Avrupa arasında bir bağlantı halkasına dönüştürüyor. 

Denizlere kıyısı olmayan kara ülkesi olmasına rağmen Afganistan’ın coğrafi konumu, ülke sınırlarını aşan stratejik bir değer taşıyor. Batı hattında Hindistan, Çabahar Limanı Koridoru’na, yani Hindistan-İran-Afganistan güzergahına dayanıyor. Bu hatta mallar deniz yoluyla İran’daki limana taşınıyor, ardından kara yoluyla Zaranj kentine ve Afganistan’ın iç bölgelerine ulaştırılıyor. Buradan da Kafkasya, Rusya ve Doğu Avrupa’ya uzanan bir hat ortaya çıkıyor.

Bu nedenle Yeni Delhi, Afganistan’ı Pakistan’dan geçmeden Orta Asya’ya ulaşabileceği kara kapısı olarak görüyor. Aynı zamanda Afganistan, Hindistan açısından ticaret ve yatırımlar için gelecek vadeden bir pazar anlamına geliyor. Bu açıdan Çabahar Koridoru, Hindistan için Pakistan’ın Afganistan ve Orta Asya’ya geçiş güzergahları üzerindeki tekelini kırmaya yarayan stratejik bir araç niteliğinde. Hindistan bu koridorla, kendi jeopolitik çıkarlarına doğrudan tehdit olarak gördüğü Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru’nun etkisini azaltmayı da hedefliyor. Limanın Afganistan’a yaklaşık 800 kilometre mesafede bulunması ve Karaçi Limanı’na kıyasla daha kolay arazi koşullarına sahip bir güzergah sunması da Kabil’in İslamabad’a bağımlılığını azaltıyor. Bu durum, sınır anlaşmazlıklarıyla yüklü Afganistan-Pakistan ilişkileri karşısında Hindistan-Afganistan ilişkilerini güçlendiriyor.

Kuşak ve Yol Girişimi haritası

Öte yandan Hindistan, Afganistan’ın Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru ve Kuşak ve Yol Girişimi projelerine dahil edilmesinin kendi bölgesel rolünü zayıflatacağını düşünüyor. Yeni Delhi’ye göre böyle bir adım, Hindistan’ın hareket alanını daraltabilir ve Afganistan’ı Çin-Pakistan ortak nüfuz alanına dönüştürebilir. Bu da Hindistan’ın kara erişimini daha karmaşık hale getirirken, Keşmir ve Hint Okyanusu’nun kuzeyindeki stratejik baskıyı artırabilir. Bu yüzden Hindistan Dışişleri Bakanlığı, Mayıs 2025’te Afganistan Dışişleri Bakanlığı heyetinin Çin ziyareti sırasında açıklanan işbirliği anlaşmalarının ardından, Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru’nun Afganistan’a uzatılmasına yönelik her girişime itiraz etti. Yeni Delhi, projenin Keşmir’de tartışmalı topraklardan geçtiğini ve genişletilmesinin Hindistan’ın reddettiği siyasi bir fiili durumu kalıcı hale getireceğini savunuyor.

İran açısından bakıldığında ise Çabahar Limanı’nın geliştirilmesi, ülkenin güneyini önemli bir geçiş merkezine dönüştürüyor. Bu liman, özellikle Rusya ile Hindistan’ı İran toprakları üzerinden birbirine bağlayan Kuzey-Güney Uluslararası Ulaştırma Koridoru içinde öne çıkıyor. Söz konusu güzergah, taşıma süresini yaklaşık 40 günden 25 güne düşürürken, nakliye maliyetlerini de yaklaşık yüzde 30 azaltıyor. Proje aynı zamanda limanlar, kara yolları ve demir yolu ağları gibi ulaşım altyapısının gelişmesini destekliyor. Bölgesel pazarlara erişim için daha geniş imkanlar sunuyor ve ekonomik entegrasyonu derinleştiriyor. Çabahar’ın İran içindeki önemi ise ABD ve Batı yaptırımları altındaki ekonomi için bir nefes alanı oluşturmasından kaynaklanıyor. Proje yeni yatırımlar çekiyor, işsizliği azaltacak istihdam fırsatları sağlıyor ve zaman zaman huzursuzluklara sahne olan Belucistan bölgesinde kalkınma ve hizmet projelerini destekliyor.

Pakistan ise kendi coğrafi konumunu, Afgan ticaretinin deniz limanlarına açılan kapısı olarak görüyor. Özellikle Karaçi ve Gwadar limanları, İslamabad’a yıllardır Kabil üzerinde etkili bir ekonomik ve siyasi baskı aracı sağladı. Pakistan ayrıca Afganistan’ı arka pazarı olarak değerlendiriyor. Bunun yanında Afganistan, özellikle Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru’nun Afgan sahasıyla bağlanması halinde, Orta Asya ve Rusya’ya uzanabilecek muhtemel bir bağlantı halkası olarak da görülüyor. Bu çerçevede Çin ve Pakistan, Gwadar Limanı’nı Kandahar ve Kabil’e bağlayarak bu koridoru genişletmek istiyor. Amaç, Afganistan’ı Kuşak ve Yol Girişimi’ne dahil etmek ve ülkeyi ticari olarak Çin ile Arap Denizi’ne bağlamak.

Bu açıdan Hindistan-İran-Afganistan hattındaki Çabahar Koridoru, Pakistan için doğrudan bir tehdit anlamına geliyor. Çünkü bu koridor, Pakistan’ın Afganistan’ın ana geçiş kanalı olma rolünü azaltıyor ve Afgan karar alma süreçleri üzerindeki etkisini zayıflatıyor. Ayrıca Hindistan’a Afganistan’a kara erişimi sağlayabilecek her formül, ister Pakistan toprakları üzerinden olsun ister alternatif bölgesel düzenlemelerle, İslamabad’da derin güvenlik hassasiyetleri doğuruyor. Bu hassasiyetlerin arkasında ise Yeni Delhi ile Keşmir konusunda süren gerilim yer alıyor.

Bu rekabet halindeki koridorlara paralel olarak Pekin de Orta Asya üzerinden Afganistan’a uzanan demir yolu taşımacılığı hatları ve hava yolları devreye soktu. Böylece Çin, Özbekistan ve Türkmenistan ile karşılıklı pazarlar için doğrudan bir çıkış imkanı açtı. Çin’in asıl ilgisi ise Afganistan’ın henüz işletilmemiş devasa maden zenginliklerine yöneliyor. Bakır, lityum ve diğer kritik mineraller bu ilginin merkezinde yer alıyor. Buna demir yolu projeleri ve Afganistan topraklarından İran, Orta Doğu ve Avrupa’ya uzanabilecek muhtemel boru hatları da ekleniyor. Bu nedenle iç güvenlik ve siyasi istikrar, Çin yatırımlarının korunması için temel şart haline geliyor. 

Çin Dışişleri Bakanı

Bu bağlamda Çin Dışişleri Bakanı, Mart 2023’te üç ülkenin katıldığı bakanlar toplantısında, “Kuşak ve Yol Girişimi kapsamındaki işbirliğini ortak şekilde güçlendirmeli, Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru’nu Afganistan’ı da kapsayacak şekilde genişletmeli ve Afganistan’ın bölgesel bağlantı süreçlerine katılmasına yardımcı olmalıyız” dedi. Buna karşılık Pekin, Afganistan çevresindeki rakip bağlantı projelerinde Hindistan ya da ABD rolünün genişlemesini, kendi nüfuzu ve Avrasya’nın merkezindeki Kuşak ve Yol koridorlarının merkezi konumu açısından muhtemel bir sınırlama olarak görüyor.

Bunun yanında TAPI doğal gaz boru hattı gibi enerji ve bölgesel bağlantı projeleri de Afganistan’a Orta Asya ile Güney Asya arasında kilit bir konum kazandırıyor. Proje adını, topraklarından geçtiği dört ülkeden alıyor: Türkmenistan, Afganistan, Pakistan ve Hindistan. Hattın toplam uzunluğu 1.800 kilometreden fazla. Bunun 800 kilometreyi aşan bölümü Afganistan topraklarından geçiyor. Hat, Herat, Ferah, Nimruz, Helmand ve Kandahar vilayetlerinden, Herat-Kandahar kara yoluna paralel şekilde ilerliyor. Ardından Pakistan’da Ketta ve Multan üzerinden geçerek Hindistan’ın Fazilka kentine ulaşıyor.

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fokus+'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.