Hindistan-Pakistan Çatışmasında Son Durum: Savaş Başlıyor mu?

Akademisyen Yücel Bulut, Hindistan ve Pakistan arasında yaşanan son gelişmeleri ve detayları Fokus+ için kaleme aldı.

Hindistan-Pakistan_Çatışmasında_Son_Durum_Savaş_Başlıyor_mu

07.05.2025 - 14:57  |  Son Güncellenme:  12.02.2026 - 14:35

1947 yılında Hindistan ve Pakistan’ın bölünmesi sonrası Keşmir’de her iki ülke arasında 3’ü direk 1’i dolaylı yollarla Keşmir meselesini ilgilendiren 4 savaş yaşanmıştır. Taraflar Line of Control (LoC ) üzerinde fiili sınırları kabul etmişse de her iki taraf da Keşmir bölgesinin tamamını kendilerine ait görmektedir. Günümüze kadar  LoC üzerinde sık sık ateşkes ihlallerinin yaşandığı ve bölge halkının bir türlü huzura kavuşamadığı Keşmir’de savaş çanları tekrar çalıyor.

22 Nisan’da Keşmir’in Hindistan kontrolünde bulunan kısmında popüler turist noktalarından biri olan Phalagam’da çoğunluğu Hindistanlı 26 sivil turist, yaşadığı terör saldırısında hayatını kaybetti. Yaşanan olayın ardından her ikisi de nükleer silah sahibi olan Hindistan ve Pakistan’ın ilişkileri yeniden savaşın eşiğine geldi. Bu saldırıyı diğerlerinden ayıran özellik, ilk defa bir terör saldırısının sivil turistleri hedef alması oldu.

İddialar arasında bu kişilerin din ve cinsiyet gözetilerek, erkekler içinden Hinduların öldürülmesi de vardı. Önceleri yaşanan Uri ve Pulwama saldırıları, bölgedeki Hint güvenlik güçlerine karşı gerçekleştirilmiş ve çok sayıda can kaybı sonrası Hindistan tarafı Pakistan içlerinde teröristlerin olduğu noktaları havadan bombalamış; olaylar Pakistan'ın karşılık vermemesi üzerine savaşa evrilmemiştir. 

Yaşanan 22 Nisan saldırısı sonrası Hindistan, teröristlerin Pakistan’dan geldiğini ve bunun Pakistan tarafından desteklenen bir terör saldırısı olduğunu söylerken, Pakistan tarafı bunun bir “Sahte Bayrak Operasyonu” olduğunu iddia etmiştir. Daha sonrasında saldırıyı Birleşmiş Milletler tarafından terör örgütü olarak tanınan Pakistan merkezli Lashkar-e-Taiba’nın bir uzantısı olan The Resistance Front (TRF-Direniş Cephesi) üstlenmiştir.  

Saldırının ardından taraflar karşılıklı olarak ülkelerinde bulunan Hintli ve Pakistanlı diplomatları ülkelerinden çıkarmış, hava sahalarını ve aktif halde ticaretin yapıldığı tek sınır kapısı olan Attari-Wagah da kapatılmıştır.

İki ülke genel olarak birbirlerine uyguladıklarını görmeye alıştığımız misillemenin dışında daha sert adımlar atmaya başladı. Bunların arasında en önemlisi, Hindistan'ın 1960'tan beri iki savaş yaşanmasına rağmen hiç gündeme gelmeyen, suların paylaşımına yönelik “İndus Suları Anlaşması”nı askıya aldığını duyurmasıdır.  

Pakistan, sulama, enerji üretimi ve içme suyu kullanımında çok büyük ölçüde bu nehirlere bağlıdır. Bu sebeple Pakistan, kendisine ulaşan suyun kesilmesinin ‘savaş ilanı’ sayılacağını duyurup misilleme olarak 1971 yılı sonunda yapılan, her iki ülkenin Keşmir hakkında fiili sınırları belirlediği ve üçüncü tarafları kendi anlaşmazlıklarına dahil etmeyeceklerini belirten Simla Antlaşması'nı askıya aldı.

Hindistan-Pakistan arasında bir akut sendrom halini almış olan Keşmir meselesine dönük çatışmalar uzun süredir ilk kez bu denli ciddi bir hale gelmişken bölgede Hindistan’ın bir saldırı yapacağına kesin gözüyle bakılıyordu.

Son yaşananlar: Savaş başlıyor mu?

Beklenen saldırının ipuçları 6 Mayıs 2025 günü Hint Hükümetinin ülke genelinde 7 ve 8 Mayıs 2025'te sivil savunma tatbikatı yapılacağını duyurması ile kendini göstermişti. En son ülke genelinde bu türden bir sivil savunma tatbikatı 1971 yılında Hindistan-Pakistan arasında yaşanan ve Doğu Pakistan’ın Pakistan’dan koparılıp Bangladeş’e dönüştüğü savaşın hemen öncesinde halkı saldırılar karşısında hazırlayabilmek için yapılmıştı.

6 Mayıs’ı 7 Mayıs’a bağlayan gece, Hindistan saatiyle 01.44’te Hindistan ordusu Pahalgam saldırısına cevap olarak hava, kara ve deniz kuvvetlerinin ortaklaşa yaptığı “Operation Sindoor”u başlattı. Operasyonda Pakistan içlerinde teröristlere ait olduğu iddia edilen 9 farklı alan vuruldu. Vurulan bölgeler içerisinde Kotli, Muridke, Bahawalpur ve Muzaffarabad isimli Pakistan şehirleri yer aldı.

Pencap Eyaleti içindeki Muridke şehri Hafız Said’in başında bulunduğu Lashkar-e Taiba örgütünün yoğunlukla kümelendiği şehir olarak belirtilirken, Masood Azhar’ın başında olduğu ve yine Pencap Eyaleti içindeki Bahawalpur şehrinde etkili olduğu düşünülen Jaish-e-Mohammad örgütü Hindistan’ın hedefleri arasındaydı.  

Yapılan saldırılara karşılık olarak Pakistan ordusu, sadece Keşmir bölgesinin de facto sınırları üzerindeki Poonch-Rajauri bölgesindeki Bhimber Gali köyünü topçu ateşiyle vurdu. Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, Hindistana ait beş savaş uçağının düşürülüp bazı Hintli askerlerin esir alındığını duyurdu. 

Bu saldırıya ‘Sindoor’ isminin verilmesi bütün bu olayların başlamasına sebep olan Phalagam saldırısında eşlerini kaybeden dul kadınlara bir saygı ve onlara öç alındığının bir ifadesi olarak seçilmiştir denilebilir. Zira Sindoor, Hindistan kültüründe kadının saçının ortasına bir çizgi halinde sürülen, evli olduğunu gösteren ve eşine sadakatinin bir nişanesi olan kırmızı boyaya denilir. Kan rengi olarak seçilen bu ismin yanı sıra eşlerini kaybeden evli kadınlar söz konusu olunca onların öcünün alındığı mesajı da verilmiştir.

Hindistan’ın füze saldırısında, Pakistan kontrolündeki Azad Keşmir’de bir cami zarar gördü

Hindistan operasyonunun sadece terörist gruplara karşı ve dikkatli şekilde gerçekleştirilip içlerinde Amerika Birleşik Devletleri'nin de bulunduğu bazı ülkelerin bilgilendirildiği söylendi. Ancak Amerikan Başkanı Donald Trump operasyon ile ilgili fikri sorulduğunda “bunun utanç verici bişey olduğunu”, “henüz haberdar olduğunu” ve “uzun zamandır savaşıyorlar umarım çok çabuk biter.” ifadelerini kullandı.  

Gelişmelerle ilgili olarak gün içinde tarafların açıklamaları beklenirken, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, dünyanın bu iki ülke arasındaki bir savaşı kaldıramayacağını belirterek taraflara askeri yöntemlerden mümkün olduğunca kaçınmaları için çağrıda bulundu.

İsrail’in Filistin’e saldırıları, Ukrayna-Rusya savaşı ve Trump’ın başlattığı ticaret savaşlarının içinden geçtiğimiz bu dönemde, her iki ülkenin de kendi menfaatlerini gözeterek büyük bir savaşa girmek istemeyeceği düşünülebilir.  

Zira Amerika Birleşik Devletleri, Çin karşısında bazı şirketlerin Hindistan’a kaydırılmasını umarken; Pakistan da zorda olan ekonomisi ve içerde gerek Belucistan bölgesinde gerek Afganistan sınırında yaşadığı sorunlar sebebiyle bir savaşa girmek istemiyor.  

Hindistan kendi topraklarında yaşayan 200 milyonluk Müslüman nüfusun da bu savaşı istemediğinin farkında. Koşullar değerlendirildiğinde, araya girecek üçüncü ülkelerin tarafları bir araya getirerek, içinde bulunulan durumun savaş haline dönüşmemesi ya da yaşanacak bir savaşın kısa vadede yatıştırılması ihtimali ağır basıyor denilebilir.

Sonuç olarak bu ülkenin benzer krizleri bir şekilde aştığı ve bu tarz durumların geçmişte yer yer iç politik sıkıntıların üzerini örtmekte veya hafifletmekte kullanıldığı göz önünde bulundurulduğunda olayların büyümeyeceği beklenirken yine de bir savaş ihtimali tarafların tamamen masadan kaldırdığı bir durum değildir. Güncel operasyona Pakistan’ın vereceği karşılık bu operasyonun kısa vadede bir savaşa dönüşüp dönüşmeyeceğini belirleyecektir demek de mümkündür.

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fokus+'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.