Hamas Neden Trump’ın Barış Planını Reddetmeli?

Doç. Dr. İbrahim Karataş, Donald Trump’ın barış planının, Filistin halkının bağımsızlık mücadelesine verdiği zararı Fokus+ için kaleme aldı.
251001ZK_Web_-_Hamas_Neden_Trump%E2%80%99%C4%B1n_Bar%C4%B1%C5%9F_Plan%C4%B1n%C4%B1_Reddetmeli_-%C4%B0brahim_Karata%C5%9F.jpg

01.10.2025 - 14:36  |  Son Güncellenme:  01.10.2025 - 14:44

ABD Başkanı Donald Trump 29 Eylül günü Beyaz Saray’da Netanyahu’nun yanında Gazze için 21 maddelik bir barış planı sundu. Plana olumlu tepkiler olduğu gibi olumsuz tepkiler de var ve bu yazı da olumsuz bir tepkinin tezahürü olarak yazıldı. Sözde barış planına itiraz etmek için çok neden var.  

Ancak öncesinde Trump’ın kullandığı dili irdelemek gerekiyor. Trump, Hamas'ın planı kabul etmemesi halinde Netanyahu'ya "yapması gerekeni yapması" için ABD'nin tam destek vereceğini söyledi. Trump ve önceki Biden yönetimi zaten Netanyahu ne yaptıysa sesini çıkarmamakla kalmadı, aynı zamanda soykırıma devam etsin diye silahlar gönderdi. Şayet Hamas teklifi kabul etmezse İsrail daha çok Filistinli katledecek ve Trump da “Ben demiştim” deyip kendisini aklayacak. Eğer Hamas teklifi kabul ederse İsrail’i de bugüne kadar yaptığı katliamlar için aklayıp sanki 100 bin insanı İsrail öldürmemiş gibi terör devletini aklayacaklar. Dolayısıyla söz konusu planı reddetmenin ilk sebebi İsrail’in aklanmasının önüne geçmektir.

İkincisi ve en önemlisi İsrail’in tedrici olarak sınırlara çekileceği iddiasının asla gerçekleşmeyeceğidir. Haritaya bakıldığında görülecek ki; eskiden Gazze’nin etrafında duvarlar varken şimdi bir de duvarların iç tarafında muhtemelen 10 km genişliğinde bir askeri bölge oluşturulacak. Bölge Gazze’yi Mısır’a bağlayan Philadelphia Koridorunu da içerdiği için Mısırla tüm bağlantı kesilmiş oluyor. Böylelikle Gazze’nin dört yanı İsrail tarafından sarılmış olacak. Bu demektir ki Gazze artık bir açık hava hapishanesi değil açık hava hücresi olacak.  

Diğer yandan 10 km’lik askeri bölge Gazze topraklarının yüzde 15-20’sine denk geliyor. Bu da İsrail için toprak kazanımı ve yeni illegal yerleşim yerleri demektir. 

Üçüncü ret sebebi ise Gazze’nin idaresinin Filistinlilere değil Trump ve Tony Blair’e verilmesidir. Plana göre Trump, Barış Kurulu başkanı olurken, Tony Blair de icracı bir pozisyon alacak. Böylelikle Gazze tekrardan İngiliz/Amerikan mandasına girmiş olacak ve başında karanlık karakter Tony Blair olacak. Yeni idarede her ne kadar Filistinliler olsa da onların rolü halkı ıslah ve korkutmaktan başka bir şey olmayacak. Bu korkutma metodu Batı Şeria’da başarılı olduğu için Gazze’de de denenmek isteniyor.  

Şu kesin ki plan işlerse Filistin halkının bağımsızlığı temelli elden gidecek. Hamas’ın direnerek, El Fetih’in ise İsrail’i memnun ederek elde etmeye çalıştığı bağımsızlığı ne İsrail’in şantajı altındaki Trump ne de Tony Blair verir. Öte yandan ABD ve İsrail’in dayattığı mevcut plan Birleşmiş Milletler’in Filistin’e verdiği meşruiyeti de ortadan kaldırdığı için uluslararası hukukun verdiği haklar da berhava olacaktır. Diğer bir deyişle, Trump planı kabul edilirse BM’nin Filistin’e dair kararları bizzat Hamas tarafından ortadan kaldırılmış olacaktır.  

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve ABD Başkanı Donald Trump

Dördüncü sebep, eğer Netanyahu anlaşmaya sadık kalacağını taahhüt etseydi, Netanyahu’nun sözünde durmayacağını ve Gazze içine operasyonlar yapmaktan çekinmeyeceğini yazacaktık. Daha önce Hizbullah ile anlaşma yapmasına rağmen Lübnan’ı bombalamaktan çekinmeyen Netanyahu yine Hamas bahanesiyle hastaneleri bombalamaya devam edecektir.

Ancak daha bu tezi yazmadan Netanyahu Gazze’den çekilmeyeceğini söyledi. Zannedilmesin ki Hamas’ı anlaşmaya uymadığı için tehdit eden Trump, anlaşmaya uymayacağını söyleyen Netanyahu’yu da tehdit edecek.  

Trump bunu yapamaz çünkü ortaya çıkan bilgilere göre planı İsrail hazırlayıp Trump’a vermiş. İsrail’e bu kadar sınırsız destek veren bir ABD başkanının İsrail’i karşısına alması beklenmemeli. Diğer yandan İsrail bu plan üzerinden hedefine ulaşmak için bir kez daha Amerikan yönetimini alet etmiş olacak. Gerçekten de Hamas planı reddederse İsrail aradan sıyrılmış olacak ve bizler ABD-Hamas kavgasını izliyor olacağız.  

Gelecek perspektifi

Sonuç olarak Trump’ın barış planı kendisinin şahsi şovu ve İsrail’in katliamlarını daha da artırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Eğer ABD ve İsrail gerçekten barış istiyorsa bunu kendi koydukları şartları dayatarak değil, karşı tarafı da dinleyerek gerçekleştirebilirler. Her ne kadar Hamas henüz kararını vermemiş olsa da aşağıda sıralanacak birkaç madde olmadığı sürece bir barıştan söz etmek pek mümkün olmayacaktır.  

Birincisi, İsrail 7 Ekim öncesi sınırlara dönmeli ve güvenlik bahanesiyle Gazze’nin topraklarını işgal etmemelidir. Özellikle Gazze Şeridini Mısır’a bağlayan Philadelphia Koridorunda İsrail askeri varlığı bulunmayacak. Ayrıca Gazze’nin deniz tarafı da İsrail’in kontrolü dışında olacak.  

İkincisi, Gazze halkına yapılacak olan yardımlara karışılmayacak.  

Üçüncüsü, İsrail istediği zaman Gazze’de katliam yapmayacak. Bunu önlemenin yolu Müslüman ve Müslüman olmayan ülkelerden oluşacak bir birliğin Gazze’de konuşlanması olacak. Söz konusu birlik Gazze-İsrail sınırını da koruyacaktır. Belki bu sayede rastgele ateş etmekten ve bomba yağdırmaktan vazgeçecektir.  

Dördüncüsü, Tony Blair gibi Irak’ta 1,5 milyon insanın ölümünden sorumlu ve görevi bıraktıktan sonra bile illegal işlerle iştigal etmiş kişiler Gazze yönetiminde olmamalıdır. Bunun yerine Arap/Müslüman ve/veya Birleşmiş Milletlerce tayin edilmiş yöneticiler Gazze’yi yönetmelidir. İsrail’den yana olan hiç kimse Gazze’yi tarafsız biçimde yönetemez ve halka güven veremez.  

Şunu biliyoruz ki İsrail’in yukarıdaki ve benzeri maddeleri kabul etmesi pek olası değildir. Asimetrik askeri gücüne, Amerikan desteğine ve vicdansızlığına sırtını dayayan bir ülkenin her gün katlettiği insanlara barış ve özgürlük getirmesini beklemiyoruz. Dolayısıyla savaş ve katliam devam edecektir.  

Güzel olan şu ki Filistin davası artık bir Arap/Müslüman davası olmaktan çıkıp insanlık davasına dönüşmüştür. Artık bir tarafta İsrail ve ABD (ve de birkaç sinsi destekçi) diğer tarafta farklı ülkeler toplanmış durumda. Sivil dünya nasıl ki Sumud filosu ile harekete geçti ve İsraillileri sokaklardan kovmaya başladı, yakın bir zamanda bu öfke Gazze’nin kaderini de değiştirecektir. İsrail karşıtı uyanışı küçümsememeli. Bu uyanış sayesinde İsrail’in kendisi Gazze’ye dönüşecek ve İsrailliler oraya hapsolacaklardır.

Sonuç olarak Hamas’ın Trump’ın tek taraflı, İsrail’in çıkarlarını düşünüp zulmünü meşrulaştıran planını kabul etmemesi gerekir. Hamas yetkilileri kabul etseler dahi bir gün İsrail suikastından kurtulamayacaklarını kendileri de tahmin ediyorlardır. Direniş çok bedellere ve bedenlere sebep oldu ama Trump’ın planı direnişten daha iyi değil.  

Her gün içlerinden birilerinin katledildiği Filistinlilere planı kabul etmeyin demek elbette kolay ama kurdun kuzuya dayattığı hiçbir anlaşmada kuzunun yaşam hakkı bulunmadığını da vurgulamak gerekiyor.

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fokus+'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.