Dakka’daki İktidar Değişimi: Pakistan ve Hindistan İçin Ne Anlama Geliyor?
21.02.2026 - 10:02 | Son Güncellenme: 21.02.2026 - 10:14
Bangladeş’te yaşanan siyasi çalkantı nedeniyle bölge ve dünya kamuoyunun dikkati ülkeye çevrilmiş durumda.
Yapılan genel seçimlerde Bangladeş Milliyetçi Partisi (BNP), Cemaat-i İslami’yi (JIB) geride bırakarak zafer elde etti. Böylece Tarık Rahman’ın başbakan olmasının önü tamamen açıldı.
Dakka’daki seçimler yalnızca iç siyaset açısından değil, özellikle Pakistan ve Hindistan gibi komşu ülkeler başta olmak üzere tüm bölge açısından yeni sonuçlar doğuracak nitelikte görülüyor.
Gözden Kaçmasın
Bangladeş’te Şeyh Hasina’nın liderliği, Pakistan karşıtı ve Hindistan’a yakın bir çizgi olarak değerlendiriliyordu.
2024 yılında öğrenci protestoları nedeniyle görevinden istifa etmek zorunda kalan Hasina Hindistan’a gitti.
Protestolara yönelik sert müdahalede rol oynadığı gerekçesiyle partisi Bangladeş Avami Birliği’nin seçimlere katılması da yasaklandı. Hasina’nın Hindistan’a gitmesinin ardından ülkedeki siyasi dengelerde önemli bir değişim yaşandı.
Pakistan-Bangladeş ilişkileri
Pakistan ve Hindistan’ın bağımsızlığını kazanmasının ardından Müslümanların çoğunlukta olduğu bölgelerin birleşmesiyle Pakistan kuruldu.
Bu çerçevede daha sonra Bangladeş adını alacak olan Doğu Pakistan, coğrafi bağlantısı olmamasına rağmen Pakistan’ın bir parçası oldu.
1971 yılında Hindistan’ın Bangladeş’in bağımsızlık mücadelesine verdiği destekle süreç hız kazandı ve ülke 26 Mart 1971’de bağımsızlığını ilan etti.
Pakistan başlangıçta Bangladeş’i tanımadı. Ancak 22 Şubat 1974’te dönemin Başbakanı Zülfikar Ali Butto, Lahor’da düzenlenen İkinci İslam Zirvesi Konferansı sırasında Bangladeş’i resmen tanıdı.
1975 yılında Şeyh Mucibur Rahman’ın suikast sonucu öldürülmesinin ardından iki ülke arasındaki buzlar erimeye başladı ve diplomatik ilişkiler tesis edildi.
Ancak Şeyh Hasina döneminde 1971 savaş suçlularının yargılanması gündeme geldi, bu durum ilişkilerin iyileşmesini engelledi ve ticari bağlar durma noktasına geldi.
Hasina’nın görevden uzaklaştırılmasının ardından ise beklenmedik bir gelişme yaşandı ve Pakistan ile Bangladeş ilişkileri yeniden iyileşme sürecine girdi.
2024 yılında Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Bangladeş geçici hükümetinin başkanı Muhammed Yunus ile küresel forumlarda bir araya geldi.
Görüşmede iki lider, ikili ilişkilerin durumunu ele alarak ticaret, bölgesel bağlantı ve halklar arası temaslar dahil çeşitli alanlarda iş birliğinin güçlendirilmesini değerlendirdi.
İlişkiler, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar’ın Bangladeş’e gerçekleştirdiği iki günlük ziyaretle daha da ivme kazandı.
Dar, BNP, Cemaat-i İslami (JI) ve Hasina’yı deviren protestolara öncülük eden Ulusal Vatandaş Partisi (NCP) dahil olmak üzere farklı siyasi aktörlerle temaslarda bulundu.
Ziyaret sırasında iki ülke, çeşitli sektörleri kapsayan altı anlaşma ve mutabakat zaptı imzaladı.
Geçtiğimiz ay ise, 14 yıl aradan sonra Pakistan ile Bangladeş arasındaki ilk doğrudan uçuş kapsamında havalanan uçak, Karaçi’deki Cinnah Uluslararası Havalimanı’na iniş yaptı.
Ayrıca iki ülkenin hava kuvvetleri komutanları, Dakka’ya JF-17 Thunder savaş uçaklarının satışını da kapsayan olası bir savunma iş birliğini görüştü.
Diğer yandan, BNP’nin seçim zaferinin ardından Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Bangladeş’in yeni liderliğiyle birlikte çalışma mesajı verdi.
Şerif, X platformundaki paylaşımında, “Bangladeş’in yeni liderliğiyle birlikte tarihi, kardeşlik temelli ve çok boyutlu ilişkileri daha da güçlendirmek ve ortak kalkınma hedeflerini ilerletmek için çalışmayı sabırsızlıkla bekliyorum” ifadelerini kullandı.
Öte yandan, dış politika analisti Muhammed Umar, Şeyh Hasina ve partisinin Pakistan ile yakın ilişkiler kurulmasına sıcak bakmadığını belirterek, “Bundan sonra kim gelirse gelsin, en azından bu konuda nispeten daha olumlu bir yaklaşım sergilemesi muhtemel” değerlendirmesinde bulundu.
Umar ayrıca, “Cemaat-i İslami Pakistan’a oldukça yakın bir çizgide. İktidara gelmemiş olsalar da diğer aktörler geldi. Ancak kim lider olursa olsun, hem Hindistan hem de Pakistan ile dengeli ilişkiler sürdürmeye çalışacaktır” diye ekledi.
Kıdemli analist Jawad Noor ise son dönemde Pakistan-Bangladeş ilişkilerinin onlarca yılın ardından kayda değer biçimde iyileştiğini belirtti.
Önümüzdeki süreçte, yeni iş birliği alanları sayesinde bu bağların daha da güçlenmesinin beklendiğini ifade eden Noor, açıklamasını şu ifadelerle sürdürdü:
“Dikkat çekici bir örnek, Bangladeş’in Pakistan ve Çin tarafından ortaklaşa geliştirilen JF-17 Thunder savaş uçağına olan ilgisidir. Bu uçak, Batı savunma ekipmanlarının genellikle katı koşullar ve daha yüksek maliyetlerle gelmesi nedeniyle Bangladeş için güçlü bir alternatif olabilir.”
Bazı analistler ise BNP’nin başarısını Pakistan açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyor.
Buna gerekçe olarak da partinin önceki iktidar döneminde Pakistan ile iyi ilişkiler yürütmüş olması gösteriliyor.
Hindistan-Bangladeş ilişkileri
Bangladeş’in Pakistan’dan bağımsızlığını kazanmasının ardından geçen yıllarda Hindistan ile Bangladeş arasındaki ilişkiler dönemsel olarak inişli çıkışlı bir seyir izledi.
Bu dalgalı sürecin büyük ölçüde ülkede hangi siyasi partinin iktidarda olduğuna bağlı olarak şekillendiği belirtiliyor.
Şeyh Hasina, 1996–2001 ve 2009–2024 yılları arasında iki kez başbakanlık yaptığı her iki dönemde de Hindistan ile ilişkiler güçlü seyretti. Bu durum muhalefet tarafından sık sık eleştirildi.
Bir başka açıdan, Bangladeş’in Asya’daki en büyük ticari ortağı Hindistan olarak öne çıkıyor.
Hasina’nın görevden alınmasından önce, Nisan 2023 ile Mart 2024 döneminde Hindistan, tekstil, çay, kahve, otomotiv parçaları, enerji, tarım ürünleri, demir-çelik ve plastik dahil olmak üzere 11,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi.
Aynı dönemde Bangladeş’ten hazır giyim, deri ürünleri ve diğer kalemler olmak üzere 1,8 milyar dolarlık ithalat yaptı.
Hasina’nın görevden uzaklaştırılmasının ardından Hindistan hükümeti, güvenlik gerekçelerini öne sürerek bir dizi politika değişikliğine gitti. Bu adımlar Bangladeş’te ciddi tepkiye yol açtı.
Özellikle Bangladeş vatandaşlarına verilen vizelerin büyük ölçüde azaltılması yüz binlerce kişiyi etkiledi.
Binlerce öğrenci, üçüncü ülkelere vize almak amacıyla Yeni Delhi’ye seyahat edemezken, aralarında kemoterapi tedavisi gören hastaların da bulunduğu birçok kişi sağlık hizmetlerine erişemedi.
Ayrıca Yeni Delhi, sınır güvenliğini artırdı ve sınır ötesi tren seferlerini durdurdu. Bu adımlar, ulaşım kanallarını aksatarak ekonomik ve toplumsal ilişkileri olumsuz etkiledi.
İki ülke arasındaki ilişkiler, 18 Aralık 2025’te Bangladeş’te, Hindistan karşıtı protestolara öncülük eden Osman Hadi’nin ölümü sonrasında daha da zayıfladı.
Ancak ilerleyen süreçte Yeni Delhi ile Dakka arasındaki ilişkiler nispeten istikrar kazandı.
Yerel Hindu lider Chinmoy Krishna Das’ın tutuklanmasının ardından tırmanan gerilim sırasında Hindistan Dışişleri Sekreteri Vikram Misri Dakka’ya gönderildi ve önemli bir diplomatik adım atıldı.
Nisan ayında ise Narendra Modi ile Muhammed Yunus, Bangkok’ta düzenlenen bölgesel zirvede bir araya geldi.
Son seçimlerin ardından Hindistan’ın Bangladeş ile ilişkileri yeniden güçlendirmek istediği görülüyor.
Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Tarık Rahman’ı telefonla arayarak tebrik etti, Rahman da görüşmeden memnuniyet duyduğunu açıkladı.
Daha önce de, Ocak ayında Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, eski başbakan ve BNP lideri Halide Ziya’nın cenazesine katılmak üzere Dakka’ya gitti ve Hindistan adına taziyelerini iletti.
Jaishankar ziyaretin ardından X platformunda yaptığı paylaşımda, Begüm Halide Ziya’nın vizyon ve değerlerinin Hindistan-Bangladeş ortaklığının gelişimine rehberlik edeceğine inandığının altını çizdi. Ziya’nın oğlu Tarık Rahman’a Hindistan adına taziyelerini ilettiğini de ekledi.
Diğer yandan Muhammed Umar, Bangladeş’in Hindistan ile gereksiz sorunlar yaşamak istemeyeceğini vurgulayarak değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü:
“Hindistan büyük bir pazar ve Bangladeş geçmişte olduğu gibi onunla çalışmaya devam etmek isteyecektir. Ancak ilişkiler muhtemelen farklı ülkelerin birbirleriyle angaje olma biçimine benzer şekilde, daha resmi kanallar ve yapılandırılmış mekanizmalar üzerinden yürütülecektir.”
Jawad Noor ise yeni hükümetin Hindistan ile imzalanan bazı anlaşmaları gözden geçirmeye istekli göründüğünü ve bu sürecin fiilen başlamış olabileceğini belirtti.
Bangladeş’in Güney Asya’da Hindistan’ın en büyük ticaret ortağı olduğunu hatırlatan Noor, BNP hükümetinin ticareti sürdürmeyi hedeflediğini ancak Pakistan, Çin ve Türkiye ile ekonomik bağları genişleterek Hindistan’a olan bağımlılığı azaltmayı amaçladığını ifade etti.
Bangladeş’in yeni dış politikasının ulusal öncelikler ve stratejik yaklaşımda bir değişime işaret ettiğini belirten Noor, “Ülke artık geçmişte olduğu gibi tek bir devlete bağımlı kalmak istemiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Sonuç
Bangladeş’in dış ilişkileri uzun yıllardır tarih ve coğrafyanın etkisi altında şekilleniyor. 1971’deki bağımsızlığının ardından Pakistan ile sınırlı ilişkiler sürdürülürken, Hindistan ile yakın iş birliği ve güçlü ekonomik bağlar geliştirildi. Ancak Şeyh Hasina’nın görevden uzaklaştırılması, bölgesel dengelerde Hindistan aleyhine, Pakistan lehine yeni bir tablo ortaya çıkardı.
2026 seçimleri Pakistan açısından uzun süredir durağan seyreden ilişkileri derinleştirmek için önemli bir fırsat sunuyor.
Hindistan için ise Hasina sonrası dönem, Bangladeş ile ilişkileri karşılıklı çıkar ve olumlu temas temelinde yeniden güçlendirme imkanı olarak değerlendiriliyor. Zira siyasette kalıcı dostluklar ya da düşmanlıklar değil, değişen çıkar dengeleri belirleyici oluyor.
Bangladeş’in dış politikada atacağı adımlar yalnızca ulusal öncelikleri değil, aynı zamanda Pakistan ve Hindistan ile ilişkilerinin yönünü de belirleyecek.
*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fokus+'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.