Çözüm Bekleyen Tehlike: Yemenli Gençler Paralı Asker Olarak Kullanılıyor
25.08.2025 - 17:05 | Son Güncellenme: 27.08.2025 - 08:56
Geçtiğimiz günlerde, 20’li yaşlardaki bir Yemenlinin Ukrayna’da Rus güçleriyle birlikte savaşırken öldüğüne ilişkin haberler ortaya çıktı.
Taiz şehrinden olan Essam El-Maşuli isimli gencin, ailesinin seyahat etmesine izin vermemesine rağmen, Umman’da bulunan aracılar yoluyla savaşa katılmak üzere birkaç ay önce Rusya’ya gittiği öğrenildi.
Son zamanlarda, Yemen’de ve ülke dışındaki aracılar vasıtasıyla faaliyet gösteren silah altına alma şebekeleri ortaya çıktı.
Bu şebekeler gençleri güvenlik şirketlerinde iş fırsatlarıyla cezbediyor. Ancak gençler hedef ülkeye vardıklarında, kendilerini eğitim kamplarına kaydedilmiş buluyor. Bunun ardından çatışmanın ortasına atılan Yemenli gençler büyük şaşkınlık yaşıyor.
Bu bağlamda, İngiltere merkezli Financial Times gazetesinde Aralık 2024’te yer alan bir haberde, Ukrayna’da Rus güçleriyle birlikte savaşan Yemenli paralı askerler olgusuna dikkat çekildi.
O dönemde, Rus güçlerine katılmak üzere Umman’daki aracılar tarafından Rusya’daki güvenlik şirketleriyle çalışmaları için cazip teklifler alan ancak aldatıldıkları ortaya çıkan Yemenlilere ait görüntüler yayınlandı.
Güvenlik şirketlerinde çalışmak üzere gelen Yemenliler, Rus kuvvetleri tarafından eğitilip Ukrayna’daki savaş alanlarına sürülmelerinin ardından, hükümet yetkililerine kendilerini kurtarmaları ve vatanlarına geri götürülmeleri için çağrıda bulundu.
Bu gençlerden bazıları, Husi grubunun Rusya ile birçok konuda işbirliği yaptığına dikkat çekerek, Rus güçleriyle iş yapan aracı şirketlerin arkasında Husilerin olduğunu iddia etti.
Öte yandan, ABD Hazine Bakanlığı, geçtiğimiz mart ayında Husilerle bağlantılı grupların gerçekleştirdiği bir insan ticareti operasyonunu ortaya çıkarmıştı.
Yemenli siviller, Rusya’nın yanında Ukrayna’da savaşmaları için sahte bahanelerle silah altına alındı. Bu plan, Husilere askeri operasyonları için ek bir finansman kaynağı sağlayan El-Cabri Genel Ticaret ve Yatırım Şirketi aracılığıyla uygulandı.
Yemenlilerin paralı asker olarak işe alınması, artan yoksulluk ve açlık ile ülkelerindeki istihdam, iş ve gelecek fırsatlarının eksikliğinin ortasında, Yemen’in yanı sıra bölgenin ve uluslararası toplumun güvenliğini tehdit eden bir olgudur.
Diğer taraftan, Güney Geçiş Konseyi’ne bağlı Yemenli savaşçıların, Muhammed Hamdan Daklu’ya bağlı Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) saflarında savaşmak üzere Sudan’a gönderildiği konuşuluyor.
İngiiltere merkezli The Guardian gazetesinde Temmuz 2024’te yer alan bir haberde, Sudan’daki HDK güçlerine ait bir askeri uçağın enkazında, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) pasaportlarının yanı sıra Yemen pasaportlarının da bulunduğu bildirildi.
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan, Sudan ordusunun, Yemen de dahil olmak üzere birçok ülkeden HDK tarafından toplanan paralı askerlerle Hartum’da savaştığını doğruladı.
Ancak mesele burada bitmiyor. Yemenli gençlerin hem içeride hem dışarıda şiddet yanlısı gruplara alınması, bu olgunun bir tezahürüdür.
Bu hem Şii hem de Sünnilerle bağlantılı dini gruplar düzeyinde geçerlidir. Bu silah altına alım ise diğerlerinden daha tehlikelidir.
Çünkü gençleri yanlış fikirlere, fanatik inançlara ve aşırı duygulara inandırarak, kendi çıkarları doğrultusunda, siyasi ve uluslararası istikrar ve güvenliği tehdit eden gündemlerin peşinde koşmalarına dayanıyor.
El Kaide, 1990’ların sonu ve 2000’lerin başında uluslararası seyrüseferi tehdit etmek için Yemenli gençleri silah altına alırken, Husi grubu da aynı amaçla Yemenli gençleri kullanmaya başladı. Bu da deniz taşımacılığı maliyetlerini çok yükseltti ve uluslararası nakliye rotalarını etkiledi.
Yemenli gençlerin, vatanları dışında para karşılığında savaşan kiralık katiller ve paralı askerler haline getirilmesi, devletin yokluğu, milislerin hakimiyeti, yaşamın zorluğu, ekonominin çöküşü ve artan yoksulluk oranları göz önüne alındığında, daha da yaygınlaşabilir.
Bu durum, Körfez ve Arap bölgesi ülkelerinin bu olguyu ele alarak, Yemen hükümetinin rolünü yeniden tesis etmesi, kontrolünü sağlaması, ekonomik durumu ele alması ve gençler arasında yaygın olan işsizlik sorununu ele alan bir kalkınma ve yatırım ortamı oluşturması için destek vermesini gerektiriyor.
Yemenli gençler neden çözüm arıyor?
2014 yılından bu yana devam eden savaş ve çatışma koşulları nedeniyle Yemenliler yurt dışına göç ediyor. İş imkanı ve iyi maddi gelir arayan gençleri istihdam eden aracı şirketlerin varlığı da özellikle gençleri gerçek güvenlik riskleriyle karşı karşıya bırakıyor.
Bu bağlamda, Umman hükümeti, ülkede siyasi veya güvenlik krizine yol açması halinde Yemenlilerin varlığını kısıtlamak zorunda kalabilir.
Bu noktada, bu tür ihlallerin önlenmesi için olumsuz olgulara müdahalede toplulukların rolü ortaya çıkıyor.
Topluluk Yönetimi Departmanı, gençlerin durum ve ihtiyaçlarını incelemelidir. Ev sahibi ülkedeki topluluklarla köprüler kurarak onlara uygun istihdam olanakları sağlanmasına katkıda bulunmalı, aynı zamanda topluluk içindeki yasadışı faaliyetleri erken aşamada izlemeli ve raporlamalıdır.
Bölgedeki durum, çetrefilli ve karmaşık konular içerirken, bölge ülkelerinin karşı karşıya kaldığı güvenlik riskleri, siyasi çatışmalar ve anlaşmazlıklar karşısında devletin zayıflığının veya yokluğunun sonuçlarından biri.
Dolayısıyla gençlerin istihdam edilmesi ve güvenlik istismarı olgusuna, bu sorunların temelinde yatan neden olan devletin yokluğu veya zayıflığı sorunu ele alınmadan çözüm bulmak mümkün değildir.
Bu nedenle bölge ülkeleri, Yemen’de istikrar ve güvenliğin yeniden sağlanması, bugünün sorunlarına çözüm getiren ve geleceğe ışık tutan adil ve akılcı bir devletin otoritesinin güçlendirilmesi için işbirliği yapmalıdır.
Yemenli gençlere komşu Körfez ülkelerine giriş kapılarının açılması ve özellikle Yemenli işçilerin geçen yüzyılın ortalarından bu yana Körfez ülkelerinde inşaat ve kalkınma çarkında yer almaları nedeniyle, iş, istihdam ve yatırım fırsatları arama imkanı verilmelidir.
Yemenlilerin o ülkelerde kazandığı parayı, küçük bir oranda da olsa ülkelerine aktarmasıyla toplumsal sorunların görülme sıklığı ve finansal maliyet azalabilir. Bu da para döngüsünün ve kalkınma hareketinin devamı anlamına gelebilir.
Birleşmiş Milletler’in (BM) Yemen raporlarında “dünyanın en büyük insani krizi” olarak nitelendirilen yoksulluk sorunu, birçok olumsuz olgunun ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor.
Yoksulluğun olumsuz etkilerine maruz kalanların başında, en az deneyimli ve hayata en istekli olanlar olan gençler geliyor.
Gençleri toplum için helal ve faydalı işlere yönlendirmenin yanı sıra bir ilkeye hizmet etmeyen, bir davayı desteklemeyen, canına mal olabilecek, en azından insanlığını elinden alabilecek silahlı faaliyetlere girmemeleri için toplumsal terbiyenin önemi burada ortaya çıkıyor.
Yemen medyası da siyasi meselelere gömülmek yerine gençliğin sorunlarına, endişelerine ve özlemlerine kulak vermeli, başarılı deneyim ve uzmanlıkları aktarmak, mevcut fırsatları sunmak ve iş piyasasında gerekli beceri ve yetenekleri sağlamak için gençler arası diyalogları açmalıdır.
*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fokus+'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.