Afrika Kültürel Mirası için Mücadele Ediyor

Doç. Dr. Halim Gençoğlu, sömürgecilik döneminden bu yana sistematik bir talana maruz kalan Afrika kültürel mirasının iade mücadelesini, terör finansmanına dönüşen kaçakçılık ağlarını ve ezilen dünyanın Batı merkezci sömürge mirasına karşı yükselen tarihsel adalet arayışını Fokus+ için kaleme aldı.
afrika-kulturel-mirasi-icin-mucadele-ediyor.jpg

04.06.2026 - 13:25  |  Son Güncellenme:  08.06.2026 - 10:05

Afrika kıtası, sömürgecilik döneminden günümüze kadar sistematik bir kültürel miras yağmasına maruz kalmıştır. Avrupa sömürgeciliğinin Afrika’ya yönelik en yıkıcı eylemlerinden biri, kültürel mirasın fiziksel olarak kıtadan koparılmasıdır. 1897’de İngiliz Cezalandırma Harekâtı (Punitive Expedition) sırasında Benin Krallığı’nın sarayı yağmalanmış, 3.000’den fazla bronz ve fildişi eser Londra’ya taşınmıştı. Bugün bu eserlerin yaklaşık bini British Museum’da, geri kalanı ise Berlin, Viyana, New York ve Chicago müzelerinde bulunmaktadır. Benzer şekilde Fransa, 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında Batı Afrika’dan 90 binden fazla eseri Paris’e taşımıştır. (Sarr-Savoy Raporu, 2018). 

Almanya’nın Namibya’da Herero ve Nama soykırımı sırasında topladığı insan kalıntıları ve kutsal objeler, Belçika’nın Kongo’dan taşıdığı 120 binin üzerindeki eser hâlâ Avrupa müzelerinde sergilenmektedir. Bu yağma, yalnızca fiziksel bir hırsızlık değil, aynı zamanda Afrikalı halkların tarihlerini ve kimliklerini yeniden yazma projesinin temel taşı olmuştur. 

Savaş, kaos ve terör finansmanı 

2011 sonrası Libya, Mali, Nijer, Burkina Faso ve Nijerya’da artan çatışmalar, kültürel miras yağmasını dramatik biçimde yükseltmiştir. UNESCO’nun 2023 raporuna göre, sadece Sahel bölgesinde 2012-2022 arasında 8.700’den fazla arkeolojik alan tahrip edilmiş veya yağmalanmıştır. IŞİD’in 2014-2017 arasında Irak ve Suriye’de elde ettiği yöntemler, Batı Afrika’daki El Kaide ve IŞİD bağlantılı gruplar tarafından kopyalanmıştı. 2019’da Interpol ve UNODC ortak raporu, Timbuktu ve Djenné gibi Mali’deki antik şehirlerden  çalınan bronz eserlerin Boko Haram ve AQIM tarafından Belçika ve ABD pazarlarına ulaştırıldığını belgeledi. Europol’e göre, kültürel eser kaçakçılığı, terör örgütlerinin silah, uyuşturucu ve insan ticaretinden sonra dördüncü büyük gelir kaynağıdır. 

Son on yılda Afrika ülkeleri iade taleplerini sistematikleştirdiler. Mesela Nijerya, 2022-2025 arasında Almanya’dan 107, İngiltere’den 49, ABD’den 38 Benin Bronzu’nu geri aldı. Etiyopya, 2005’te İtalya’dan Aksum Obeliski’ni, 2021’de İngiltere’den Maqdala hazinelerinin bir kısmını iade ettirdi. 2023’te Fransa, Benin’e 1892’de Abomey Sarayı’ndan alınan 26 eseri törenle iade etti. Ancak iade edilen eserler, toplam yağmalananların yüzde 1’ini bile bulmamaktadır. Batı müzeleri, evrensel müze argümanıyla direnmeye devam etmektedir. 

Çin’in “Kuşak ve Yol” projesi  

Çin, 2013’ten bu yana Afrika’da kültürel mirasın korunması alanında önemli yatırımlar yapmaktadır. BRI çerçevesinde imzalanan hükûmetlerarası anlaşmalarla bazı projeler öne çıkmaktadır. Çinli uzmanlar, 2016’dan beri Luksor’daki Karnak ve Krallar Vadisi’nde restorasyon çalışmalarına katılmakta, Çin Kalkınma Bankası finansmanıyla dijital belgeleme ve 3D modelleme altyapısı kurulmaktadır. 

Lamu Adası’ndaki Swahili mimarisi restorasyonu (2018-2024) tamamen Çinli ekiplerce yürütülmüş, yerel uzmanlar eğitilmiştir. 2021’de Çin, Timbuktu yazmalarının dijitalleştirilmesi ve Ahmed Baba Enstitüsünün yeniden inşası için 15 milyon dolar hibe vermiştir. 2023’te Çin-Nijerya Kültürel Miras Koruma ve Arkeoloji Ortak Laboratuvarı (Abuja) kurulmuş, Çinli uzmanlar Benin Krallığı bölgesinde radar ve LIDAR taramaları yapmaktadır. 

Bu projelerin en önemli farkı, Çin’in koşulsuz yaklaşımı ve teknoloji transferidir. Batı ülkeleri genellikle restorasyon projelerini kendi şirketlerine verirken Çin, yerel kapasiteyi artırmayı önceliklendirmektedir. Elbette Çin’in de bölgede yatırımları mevcuttur fakat Batı devletleri gibi bir geçmişi olmadığı da aşikâr. 

BRICS ve çok taraflı yeni platformlar 

2024 Kahire Zirvesi’nde BRICS Kültür Bakanları, BRICS Kültürel Miras İade ve Koruma Mekanizması kurulmasını kararlaştırdı. Mekanizma kapsamında ortak dijital veri tabanı, BRICS üyesi ülkeler arasında iade anlaşmalarının hızlandırılması, Afrika’daki arkeolojik kazılara ortak finansman ve ayrıca Şanghay İşbirliği Örgütü’nün 2023 Taşkent Zirvesi’nde kültürel eser kaçakçılığıyla mücadelede istihbarat paylaşımı kararları alındı. 

Hakikaten BRICS ülkelerinin müzelerinde bulunan Afrika eserlerinin ortak sergilerle Afrika’ya geçici iade edilmesi ve gelirin koruma projelerine aktarılması bu gelişmelerden biridir. Kültürel mirasın iadesi ve korunması, yalnızca geçmişle hesaplaşma değil, geleceği yeniden inşa etmektir. Bu mücadelede Kuşak ve Yol Girişimi, ezilen dünyanın kendi tarihini geri alma sürecinde güçlü bir müttefik hâline gelmiştir. 

Sonuç  

Kültürel mirasın fiziksel olarak kıtadan koparılması, tarihî eserlerin yalnızca yer değiştirmesini değil, aynı zamanda ait oldukları kültürel bağlamdan uzaklaştırılmasını ifade eder. Bir kutsal obje veya kraliyet sembolü, üretildiği toplumdan ayrıldığında yalnızca bir sanat eserine dönüşmez; o toplumun kolektif hafızası, kimliği ve tarih anlatısı da zarar görür. 

Bunun en bilinen örneklerinden biri, 1897 yılında gerçekleşen Benin Expedition of 1897 sonrasında yağmalanan ve bugün Benin Bronzları olarak bilinen eserlerdir. Bu eserlerin binlercesi Avrupa müzelerine ve özel koleksiyonlara dağıtılmıştır. Benzer şekilde Etiyopya, Mısır, Nijerya, Gana ve diğer birçok Afrika ülkesinden de önemli kültürel eserler sömürge döneminde Avrupa'ya götürülmüştür. Bu nedenle günümüzde birçok Afrikalı devlet ve akademisyen, kültürel mirasın iadesini yalnızca mülkiyet meselesi olarak değil, tarihsel adalet, kimlik onarımı ve sömürgecilikle yüzleşme meselesi olarak görmektedir. Onlara göre bu eserlerin geri dönüşü, Afrika toplumlarının kendi tarihlerini yeniden sahiplenmelerine ve sömürge döneminde uğradıkları kültürel kayıpların kısmen telafi edilmesine katkı sağlayacaktır. 

Afrika’nın kültürel mirası, emperyalizmin hâlâ devam eden en görünür izlerinden biridir. Batı’nın evrensel müze söylemi çökerken, Afrika ülkeleri artık yalnız değildir. 


Kaynaklar 

  • Felwine, S., & Savoy, B. (2018). The restitution of African cultural heritage: Toward a new relational ethics. Ministère de la Culture. 
  • Gençoğlu, H. (2025) Batı’nın Afrika Talanı, Kronik. İstanbul. 
  • UNESCO. (2023). Illicit trafficking of cultural property in Africa. UNESCO Publishing. 
  • Interpol & UNODC. (2019). Cultural property crime: An overview
  • Xi, J. (2023). Keynote speech at the China-Africa Leaders’ Roundtable. Beijing. 
  • AU Commission. (2024). Report on the restitution of African cultural heritage. Addis Ababa. 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fokus+'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.