Afrika Basınında Son Osmanlı Dönemi: Kürt İsyanlarının Temsili
21.05.2025 - 15:40 | Son Güncellenme: 28.08.2025 - 11:38
Bu makale, Britanya’nın Yakın Doğu politikası açısından büyük önem taşımaktadır; zira Osmanlı İmparatorluğu’nun uzak çevreleri Afrika’daki Britanyalı yerleşimciler ve misyoner topluluklarının bakış açısıyla açıkça emperyal bir mercek aracılığıyla değerlendirilmektedir. Güney Afrika ve genel olarak Afrika basını, Britanya'nın Osmanlı İmparatorluğu, etnik isyanlar ve bölgedeki güç dengesiyle ilgili çıkarlarını ve kaygılarını yansıtan bir çerçevede olayları aktarmıştır.
Mesela bu Afrika gazeteleri, Britanya İmparatorluğu'nun kamuoyunu şekillendirme araçları olarak işlev görmüş; Osmanlı'nın çöküşü, Kürtlerin isyankâr doğası ve Ermenilerin mağduriyeti gibi temaları öne çıkararak Britanya’nın bu bölgelere yönelik ilgisini haklı göstermiştir. Bu söylemler, Britanya'nın bölgeye müdahil olmasını meşrulaştırmaya yardımcı olmuştur.

Gazetelerde yer alan haberler, Britanya’nın jeopolitik hedeflerine uygun biçimde seçilmiştir. Telgraf hatları modernleşmenin ve denetimin sembolü olarak sunulmuştur.
Kürt isyanları hem bir tehdit hem de Osmanlı merkeziyetçiliğine karşı bir koz olarak gösterilmiştir. Katliamlar ve din değiştirmeler, Hristiyan ahlaki ve siyasi düzeninin bir parçası olarak yorumlanmıştır. Bu bakış açısı, özellikle I. Dünya Savaşı sonrası dönemde, Britanya'nın Osmanlı toprakları üzerindeki etkisini artırma stratejisini yansıtmaktadır.
1923–1925 yılları arasında yayımlanan haberler, Kürt isyanlarını ve Türk propagandasını Britanya’nın Irak’taki askeri varlığının sürdürülmesini haklı çıkarmak için kullanılmıştır. Altın Sahili ve Rodezya gazeteleri, Kürt hareketlerini ya doğrudan tehdit olarak ya da Türkiye merkezli anti-Britanya faaliyetlerin bir aracı olarak sunmuştur.
Bitlis, Musul ve Diyarbakır gibi bölgelerdeki istikrarsızlığa dair haberler, Osmanlı’nın çok etnisiteli ve yönetilmesi zor bir imparatorluk olduğu algısını beslemiş; bu da savaş sonrası dönemdeki manda rejimlerini ve bölgesel müdahaleleri meşrulaştırmıştır.
Bu husus aynı zamanda Afrika sömürge basınının küresel Britanya İmparatorluğu’nun inşasında nasıl bir rol oynadığını da ortaya koyar. Afrikalı okuyucular, kendilerini İslam dünyasında "Medeniyet, Hristiyanlık ve Nizam" kurmakla görevli bir imparatorluğun parçası olarak görmeye teşvik edilmiştir.
Sömürge gazetelerinde emperyal çıkarların yansıtılması
Afrika basınında çıkan bu haberler 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarında Kürdistan Eyaleti’ndeki (1847-1867) olayların Osmanlı coğrafyası dışında nasıl algılandığını gösteriyor. Özellikle İngiliz sömürgesi altındaki Güney Afrika, Altın Kıyısı ve Güney Rodezya gibi bölgelerde çıkan bu haberler, Kürt meselesinin yalnızca Osmanlı iç sorunu olmadığını, küresel güçlerin (özellikle Britanya İmparatorluğu) dikkatle izlediği bir bölge olduğunu, kamuoyunun da bu gelişmelerden haberdar edilmek istendiğini ifade ediyor. Ayrıca söz konusu haberler, Britanya İmparatorluğu'nun özellikle Mezopotamya ve Kürdistan üzerindeki çıkarlarını yansıtıyor.
Haberlerde Osmanlı sonrası dönemde Kürt ayaklanmalarına dair endişeler, Türk hakimiyetine dair kaygılar, Şeyh Said İsyanı gibi olayların İngiliz mandası Irak üzerindeki etkileri konu edilmiştir. Bu haberler ayrıca, Kürt meselesinin 1. Dünya Savaşı sonrası İngiliz dış politikasının da bir parçası haline geldiğini ortaya koyar. Öyle ki, Kürt kadınlarının ve aşiret yapılarının doğrudan özne olarak yer alması, dönemsel olarak oldukça nadir bir örnek oluşturur. Bu da Kürt toplumunun yalnızca savaşçı erkek aşiret reislerinden ibaret olmadığını, kadınların siyasi ve toplumsal aktör olarak varlık gösterdiğini ortaya koyar.
Güney Afrika basınının bu tür haberlere yer vermesi, bir nevi "empati aynası" da sunar. Özellikle kendi sömürge durumlarını yaşayan halklar için Kürtlerin Osmanlı merkezileşmesine veya modernleşme politikalarına karşı direnişi, yerli direnişin evrensel doğasını ve bir nebze Güney’de yaşananların Kuzey’deki karşılıklarını ima eder.
Anadolu dağlarından yankılar: 1860–1895
19. yüzyılın ikinci yarısında, gazete haberlerine göre Kürdistan’ın dağlık ve çoğu zaman çalkantılı bölgesinde meydana gelen uzak gelişmeler, Güney Afrika basınında yankı bulmuştu. Askeri çatışmalardan ruhani dönüşüm anlarına, nüfus sayımına karşı isyanlardan Ermeni yaylalarındaki katliamlara kadar birçok konu; Pietermaritzburg, Lovedale, Cape Town ve Grahamstown’daki basın organlarında yer alarak hem imparatorlukların dünyasında hem de halkların kalbinde değişmekte olan bir bölgeye dair kesitler sundu.
16 Kasım 1860 tarihinde The Natal Witness, 19. yüzyıl mühendisliğinin dikkat çekici bir başarısını kutladı: Asya telgraf hattı, Musul’un kuzeyinde yer alan Cezire’ye ulaşmıştı. Britanyalı müteahhitler projeyi büyük bir hızla ilerletmişti. The Natal Witness’ın alıntıladığı The Levant Herald, artık İstanbul’dan, antik Asur başkenti Ninova’ya mesajların iletilebilmesine hayretle yaklaşarak şöyle yazıyordu:
“Yunus ve Sardanapalus’un ruhları şahit olsun.”
Bu sözlerle demir çağın nabzıyla uyanan eski Mezopotamya hayaletlerine gönderme yapıyordu.
On yedi yıl sonra, The Natal Witness doğuya tekrar yöneldi. Bu kez Rus-Türk Savaşı sırasında Doğu Anadolu’daki hareketleri basına taşıdı. 25 Eylül 1877 tarihli bir haberde, Yeni Köy yakınlarında yapılan bir keşif harekâtı anlatılıyordu. Bir firarinin aksini iddia etmesine rağmen, saha gözlemleri Rus kamplarının hâlâ Ermeni bölgelerinde olduğunu doğruluyordu. Kürt ve Çerkes süvariler çevrede toplanırken, Osmanlı piyadeleri topçu mevzilerine katılmak üzere ilerliyordu. Rus birlikleri, Kazaklar ve dragonlar dağlık bir tepenin güney yamaçlarına mevzilenmişti. İmparatorluk güçleri arasındaki çatışma ve düzensiz birliklerin mobilizasyonu, bu bölgenin büyük jeopolitik hedeflerle yerel savaşçıların sadakatleri arasında sıkışıp kaldığını gösteriyordu.

1879 Haziran’ında The Christian Express (daha sonra South African Outlook) bambaşka bir hikâye sundu. Habere göre, alçak bölgelere yaptığı bir ticaret ziyareti sırasında Eski Ahit’in eski bir nüshasını edinen bir Kürt reisi, bu kitap sayesinde derin bir dini dönüşüm yaşadı. Hiçbir misyonerin rehberliği olmadan ve sadece kutsal metne dayanarak Hristiyanlığı benimsedi ve kendi kabilesine vaaz vermeye başladı. Dağdaki bir şelalenin altında, kolları çaprazlanmış ve başı eğik şekilde kendisini vaftiz etti. Tüm kabile halkı onu izliyordu. Bu hikâye, ruhsal bir kendini keşfetme, ahlaki dönüşüm ve kurumsal müdahale olmadan gerçekleşen bir yayılma süreciydi. Yalnızca bir metin ve inancın gücü, Hristiyanlığı Doğu Anadolu’nun uzak yüksek bölgelerine taşıyabiliyordu. Bu haberde Hristiyan propagandası açıkça görülmektedir.
1883 Haziran’ına gelindiğinde, Kürdistan’ın siyasal gündemi yeniden ön plandaydı. The Journal of Grahamstown, Bitlis sancağında yürütülen nüfus sayımı çabalarının Kürt kadınlar tarafından şiddetle engellendiğini bildirdi. “Vali’nin emriyle sayımı gerçekleştirmek isteyen askerlere karşı 500 kadın güçlü bir direniş sergiledi, askerleri bozguna uğratarak sayımı durdurdu” denilmektedir. Kadınların bu kolektif isyanı, daha fazla askeri takviye gelene dek nüfus sayımının askıya alınmasına neden oldu. Bu olay, Osmanlı devlet merkezileşmesine karşı kırsal bir direnişin güçlü bir sembolüydü ve bu direniş, silahlı erkekler ya da aşiret reisleri değil, Kürdistan’ın kadınları tarafından yönetiliyordu.
1895 yılına gelindiğinde, Doğu Anadolu’daki durum çok daha kanlı bir hal aldı. The Cape Times, Ermeni katliamlarına dair haberleri ciddi bir kesinlikle verdi. Başlangıçta bazı Britanyalı siyasetçiler şüpheyle yaklaşsa da gelen haberler vahşetin boyutlarını gözler önüne serdi.
Gazetenin aktardığına göre, Kürt beyleri yerel Ermeni köylüleri Osmanlı vergi memurlarından ve eşkıyalardan koruyan kişiler olarak da rol oynuyordu. Ancak Osmanlı yetkilileri vergileri doğrudan toplamak istediğinde yerel otoriteleri baypas ederek hem Kürtler hem de Ermeniler direnişe geçti. Bu beklenmedik ittifak, tarihsel düşmanların imparatorluğa karşı yan yana durmasını açıklıyordu. Haberlere göre, imparatorluk güçleri üstünlüğü yeniden sağladığında, sadece isyancılara değil, tüm topluluklara saldırdılar. Artık doğrulanan bu katliamlar, fanatik kalabalıklar ya da düzensiz çetelerin işi değil, emirle hareket eden düzenli Osmanlı birlikleri tarafından gerçekleştirilmişti ki bu iddialar geç Osmanlı döneminin mirasını gölgeleyecek ve daha da karanlık bir dönemin habercisi olacaktı.
Bu Güney Afrika haberleri, kıtaları, dilleri ve kültürleri aşarak türbülans içinde bir dönemdeki Kürdistan’a dair parça parça ama etkileyici bir manzara sunmaktadır. Bu yazılar, imparatorluk teknolojileri, dini uyanışlar, toplumsal cinsiyete dayalı direnişler ve etnik siyasetin beklenmedik biçimlerde çarpıştığı bir bölgeyi gözler önüne sermektedir. Pietermaritzburg, Lovedale ya da Cape Town’daki okuyucular için bu haberler sadece uzak haberler değil; aynı zamanda güç, inanç, direniş ve hayatta kalma temalarının evrensel yansımalarıydı.
Vergiye muhalefet ve Kürt ayaklanmaları

1890’larda Basra’dan gelen son telgraflar, Kuzey Mezopotamya’da devam eden huzursuzlukları bildiriyordu. Haberlere göre, Osmanlı yanlısı bazı gruplar tarafından silahlandırıldığı iddia edilen Kürt düzensiz birlikleri, Zaho ve Amadiye yakınlarındaki İngiliz karakollarına baskınlar düzenlediler. Yerel yönetim, Şeyh Ahmed Barzani etrafında yeni bir aşiret konfederasyonu kurulmasından ve bu şahsın Van’dan gelen Türk istihbaratçılarla bağlantı kurmasından endişe ediyordu. İngiliz birlikleri garnizonları takviye etti, ancak dağlık arazi ve sürekli direniş nedeniyle ikmal sıkıntısı sürüyordu.
Bağdat’tan gelen haberlere göre, kuzey Irak’taki Kürt bölgelerinde anti-İngiliz broşürler dağıtan Türk temsilciler tespit edildi. 1919 Süleymaniye isyanının eski isyancıları da dahil olmak üzere bazı aşiret liderlerine, Ankara’nın desteğiyle özerklik vaat edildiği bildiriliyordu. İngiliz Yüksek Komiseri Sir Percy Cox, Bağdat’taki Türk Elçiliği’nden resmi bir açıklama talep etmişti. Türkiye’nin doğusundaki Kürt bölgelerinde durum yeniden şiddetli bir hal aldı. Diyarbakır ve Elazığ’da sıkıyönetim ilan edilmesinin ardından, Türkiye Cumhuriyeti kuvvetleri Kürt aşiret karargâhlarındaki hareketliliğin farkındaydı. Ayaklanmanın, Kürt özerkliği ve İslam hukukunun yeniden tesisini savunan dini lider Piranlı Şeyh Said tarafından yönetildiği bildiriliyordu. Londra’daki gözlemciler, bu isyanın Türkiye’nin doğu sınırlarını istikrarsızlaştırmasından ve Irak’taki Milletler Cemiyeti mandasını tehlikeye atmasından endişe duyuyorlardı.
Sonuç
Bu gazetelerdeki haberler, Kürt halkının ve bölgenin yaşadığı sosyal, siyasi ve dini dönüşümlerin erken dönem "uluslararası kamuoyu" tarafından nasıl yankı bulduğunu belgelemektedir. Örneğin 1879’daki Kürt reisinin Hristiyan oluşu gibi bireysel dönüşümler, 1883’te Bitlis’te kadınların vergi direnişi gibi toplumsal olaylar, 1895 Ermeni Krizi gibi çok taraflı çatışmalar, küresel vicdanı ve basını harekete geçirmiştir. Fakat hepsinin bir İngiliz propagandasının parçaları olarak kullanıldığını unutmamak gerekir.
Bu eski Afrika gazeteleri, Kürt tarihine dair alternatif ve bağımsız gözlem noktaları sunmaktadır. Sadece Osmanlı arşivlerine veya Batı Avrupa diplomatik belgelerine değil, dünyanın başka coğrafyalarındaki kamuoyuna da yansıyan Kürdistan algısını anlamak açısından büyük bir önem taşır. Hem tarih yazımı hem de uluslararası ilişkiler açısından bu belgeler, 100 küsür yıl önceki Kürt meselesinin küresel boyutunu gösteren erken ipuçlarıdır.
Bir İngiliz Subay Subay şöyle diyor:
“Türklere (gerçek Türklere, yani Ermenileri katleden Kürt vahşiler ya da Bağdatlı Türk-Araplar değil) karşı öyle bir hayranlık duyuyorum ki, Almanların ağına nasıl düştüklerine her geçen gün daha çok şaşırıyorum. Ctesiphon’dan sonra yaptıkları şey gerçekten takdire şayandır. Çamura saplanmış, içinde yaklaşık 300 yaralımızın bulunduğu bir mavna terk edilmek zorunda kaldı. Türkler bu mavnayı nehirde aşağıya doğru çekip, beyaz bayrak koruması altında tüm yaralıları ve sağlık personelini hiçbir zarar vermeden İngiliz kampına geri gönderdiler.”
4 Mart 1916
Kaynakça:
1. Cape Standard. Cape Town, South Africa. 15 March 1860.
2. The Zingari. Cape Town, South Africa. 8 June 1872.
3. The Natal Witness. Pietermaritzburg, South Africa. 26 April 1877.
4. The Cape Argus. Cape Town, South Africa. 5 August 1882.
5. The South African Commercial Advertiser. Cape Town, South Africa. 9 September 1885.
6. The Transvaal Advertiser. Pretoria, South Africa. 13 March 1886.
7. The Cape Times. Cape Town, South Africa. 11 February 1891.
8. The Christian Express. Lovedale, South Africa. 15 June 1893.
9. The Cape Daily Telegraph. Port Elizabeth, South Africa. 9 January 1895.
10. The South African Outlook. Lovedale, South Africa. 28 April 1896.
11. The Beira Post. Beira, Mozambique. 17 December 1897.
12. South African Outlook (formerly The Christian Express). (1896, July 1). The prospects of Pastor Faber's mission in Persia. Lovedale, South Africa.
13. South African Outlook (formerly The Christian Express). (1897, September 6). The leader of a strange Kurdish sect. Lovedale, South Africa.
14. Cape Daily Telegraph. (1903, August 11). Armenian scourges escape from prison. Port Elizabeth, South Africa.
15. The Mafeking Mail. (1903, September 16). Kurdish cavalry depart secretly after embassy protest. Mafeking, South Africa.
16. East African Standard. (1907, September 14). Shiah and Sunni: The root of the trouble on the Persian frontier. Mombasa, Kenya.
17. Al-Moghreb Al-Aksa. (1908, September 19). Kurdish Chief Ibrahim Pasha besieges Viranshehir. Tangier, Morocco.
18. The Gold Coast Leader. (1912, March 2). Attempt to learn Kurdish fails in Cape Coast. Cape Coast, Ghana.
19. Cape Times. (1912, October 24). Forik Abdullah Pasha’s military career and Kurdish affairs. Cape Town, South Africa.
20. The Beira Post. (1914, November 10). Invasion of Turkey: Kurdish irregulars join Ottoman front. Beira, Mozambique.
21. The Beira Post. (1914, November 27). Kurdish cavalry flee before Russian troops. Beira, Mozambique.
22. African Standard (formerly East African Standard). (1915, August 14). Russia's battle with Turkey: Kurds near Lake Van. Mombasa, Kenya.
23. Al-Moghreb Al-Aksa. (1916, January 31). Russian offensive defeats Turkish and Kurdish forces. Tangier, Morocco.
24. Eastern Province Herald. (1916, March 4). Turks behave like gentlemen. Port Elizabeth, South Africa.
25. The Beira Post. (1916, June 6). Kurdish cavalry attack Russian salient at Diarbekr. Beira, Mozambique.
26. The Beira Post. (1916, September 13). British armoured cars repel Kurdish raiders. Beira, Mozambique.
27. Eastern Province Herald. (1917, July 12). Russians evacuate border towns after Kurdish and Turkish counterattacks. Port Elizabeth, South Africa.
28. The Mafeking Mail. (1919, July 11). Kurdish revolt in Sulaymaniyah led by Sheikh Mahmud. Mafeking, South Africa.
29. The Bulawayo Chronicle. (1922, September 16). British casualties in Iraq after Kurdish and Turkish raid. Bulawayo, Zimbabwe.
30. The Windhoek Advertiser. (1923, February 3). Mosul tensions and Kurdish raids amid Turkish threats. Windhoek, Namibia.
*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fokus+'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.