Trump’ın “Kurtuluş Günü” Tarifeleri 2025’te Küresel Ticaret Savaşını Nasıl Tetikledi?

Trump, 2025’te “Kurtuluş Günü” tarifeleriyle başlayarak Çin başta olmak üzere birçok ülkeye ve sektöre yayılan kapsamlı gümrük vergileri uyguladı. Metaller, otomotiv, ilaç ve e-ticaret gibi alanlara yayılan bu adımlar küresel ticaret savaşını derinleştirirken, muafiyetler ve yargı süreçleri belirsizliği artırdı. 2026’ya girerken gümrük vergilerinin geçici bir şok değil, küresel ticaretin kalıcı bir unsuru haline gelmesi bekleniyor.
Fokus+
trump-in-kurtulus-gunu-tarifeleri-2025-te-kuresel-ticaret-savasini-nasil-tetikledi.png

30.12.2025 - 16:56  |  Son Güncellenme:  30.12.2025 - 17:15

2025 yılı, ABD ticaret politikasının adeta basılıp bırakılan bir alarm düğmesi gibi yönetildiği bir dönem oldu.  

ABD Başkanı Donald Trump

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, bu yıl birkaç ay içinde fentanil ve göçle ilişkilendirilen cezai gümrük vergilerinden, “Kurtuluş Günü” olarak adlandırılan kapsamlı bir tarife paketine geçti. 

Bunu otomotiv, metaller, bakır ve kereste gibi alanlara odaklanan sektörel vergi dalgası izledi. Süreç daha sonra ilaçlar ve ağır kamyonları da kapsayacak şekilde genişledi. 

Sonuçta, zaman zaman istisnalar, uzlaşılar ve ertelemelerle kısmen yumuşatılan çok cepheli bir gümrük vergisi savaşı ortaya çıktı. Bu sırada ABD mahkemeleri de mücadelede paralel bir sahaya dönüştü. 

Ocak–Mart arası: Fentanil tarifeleri kapıyı araladı 

Yılın başında Trump, kendisine hem yakın hem de uzak olan en büyük ticaret ortaklarını hedef aldı. 

1 Şubat’ta başkanlık kararnameleri imzalayarak, fentanil ticareti ve yasadışı göç gerekçesiyle Meksika ve Kanada’dan ithal edilen ürünlere yüzde 25, Çin menşeli mallara ise yüzde 10 gümrük vergisi getirdi.  

Kanada ve Meksika misilleme önlemleriyle karşılık verirken, Çin de karara itiraz edeceğini ve karşı adımlar atacağını duyurdu. 

4 Mart’ta ise uygulamanın fiilen başlamasıyla birlikte hedefin Çin’e doğru genişletildiği görüldü.  

Fentanil meselesinde işbirliğinin yetersiz olduğuna dair resmi açıklamalar arasında, mevcut yüzde 10’luk tarifeye ek olarak ilave yüzde 10’luk artış yürürlüğe girdi.  

Buna karşılık Pekin, özellikle tarım ve gıda ürünleri başta olmak üzere ABD mallarını hedef alan misilleme tarifeleri için hazırlıklara başladı. 

Aynı çizgide Trump, erken aşamada metallere yöneldi. Şubat ayında imzaladığı kararnamelerle, alüminyum üzerindeki gümrük vergilerini yüzde 10’dan yüzde 25’e yükseltti. 

Bazı ülkelere tanınan istisna ve kotaları kaldırdı ve ürün bazlı birçok muafiyeti iptal etti. Söz konusu düzenlemeler 4 Mart’ta yürürlüğe girdi. 

Nisan: Kurtuluş Günü 

2 Nisan’da, Trump’ın "Kurtuluş Günü"nü bir dönüm noktası olarak ilan etmesiyle yılın en önemli olayı yaşandı.  

Bu, piyasaları sarsan ve aynı anda düzinelerce ülkeyi ABD’nin gümrük vergilerine maruz bırakan kapsamlı bir karşılıklı gümrük vergisi savaşının başlangıcı oldu. Ancak Nisan yalnızca gerilimin tırmandığı değil, aynı zamanda kısmi geri adımların da atıldığı bir ay olarak kaydedildi. 

Trump, elektronik fiyatlarına ilişkin hassasiyet karşısında, akıllı telefonlar, bilgisayarlar ve elektronik bileşenler gibi ürünler için geniş kapsamlı muafiyetler açıkladı. 

Bu muafiyetler 5 Nisan’dan itibaren uygulandı. Söz konusu adım, teknoloji şirketleri ve tedarik zincirleri üzerindeki baskıyı kısmen hafifletti. 

Aynı ay içinde otomobillere yönelik gümrük vergileri de yürürlüğe girdi. İthal otomobillere yüzde 25 oranında tarife uygulanmaya başlandı.  

Reuters’a göre kapsamı ve tedarik zincirleri üzerindeki etkisi bakımından büyük ölçekli olan bu adım, yıllık 460 milyar doların üzerindeki otomobil ve yedek parça ithalatını kapsadı. 

Bunu, aynı sektör içinde teknik bir yumuşama adımı izledi. Nisan ayı sonlarında Trump, otomobil ve yedek parçalarda uygulanan gümrük vergilerini azaltma planını onayladı. 

Buna göre, çelik ve alüminyum vergileri veya Kanada ve Meksika ile ilgili vergiler gibi farklı kategorilerden diğer vergiler aynı anda bunlar üzerine uygulanmayacaktı. 

Yönetim bu düzenlemeyi, yüzde 25’lik tarife oranından geri adım atmadan sektör üzerindeki yükü hafifletmeye yönelik bir düzeltme olarak sundu. 

Çin söz konusu olduğunda ise istisnalar sınırlı kaldı. Gerilim, karşılıklı tarife artırma yarışına dönüştü.  

Bazı haberlerde, çatışmanın zirvesinde ABD’nin uyguladığı gümrük vergilerinin yüzde 145’e, Çin’in karşı tarifelerinin ise yüzde 125’e çıktığı ifade edildi. 

Mayıs–Temmuz: Metaller ve bakır ateş hattında, mahkemeler kızışıyor 

Mayıs ayı sonunda Trump, çelik üzerindeki gümrük vergilerini yüzde 25’ten yüzde 50’ye çıkaracağını açıkladı. Beyaz Saray’dan yapılan resmi açıklamaya göre artış Haziran ayında yürürlüğe girdi.  

Bu noktada, sektörel gümrük vergileri, inşaattan otomobillere kadar her şeyde kullanılan ara malzemeleri hedef aldıkları için çevresel bir araç olmaktan ziyade merkezi bir araç haline geldi 

Buna paralel olarak, ticaret savaşı yargı boyutu kazanmaya başladı.  

Mayıs ayı sonlarında ABD’de bir ticaret mahkemesi, “Kurtuluş Günü” tarifelerinin önemli bir bölümünü durduran bir karar aldı.  

Ancak temyiz mahkemesi bu tarifeleri geçici olarak yeniden yürürlüğe soktu, ardından itiraz süreci devam ederken tahsilatın sürmesine izin verdi. Bu durum, şirketler açısından belirsizliğin devam etmesine yol açtı. 

Temmuz ayında ise Trump yeni bir metale yöneldi. 1 Ağustos’tan itibaren bakır ithalatına yüzde 50 gümrük vergisi uygulanacağını duyurdu.  

Karar, 232. madde kapsamında yürütülen ulusal güvenlik soruşturmalarına dayandırılırken, savunma, elektronik ve otomotiv sanayileri açısından gerekli bir adım olarak sunuldu. 

Diğer yandan, Temmuz ayında Brezilya ile ilişkilerde de belirgin bir siyasi gerilim yaşandı.  

ABD Başkanı Donald Trump ve Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva

Trump, Devlet Başkanı Lula ile yaşanan anlaşmazlığın ardından Brezilya’dan yapılan ithalata yüzde 50 gümrük vergisi uyguladı.  

Bu karar, kamuoyuna açık mesajlarda Brezilya’daki iç siyasi meseleler ve ifade özgürlüğü başlıklarıyla ilişkilendirildi.  

Aynı zamanda, gümrük vergilerinin yalnızca ticaret açığıyla değil, siyasi bağlamla da gerekçelendirildiği bir örnek olarak değerlendirildi. 

Ağustos: Onlarca ülkeyi kapsayan geniş tarifeler 

Ağustos ayının başlamasıyla birlikte gümrük vergileri daha geniş bir küresel ağa dönüştü.  

Trump, onlarca ticaret ortağını farklı oranlarda kapsayan tarifeler öngören bir kararname imzaladı. 

Reuters’ın aktardığına göre açıklanan oranlar arasında Kanada menşeli birçok ürüne yüzde 35, Brezilya’ya yüzde 50, Hindistan’a yüzde 25 gümrük vergisi yer aldı. Tayvan ve İsviçre gibi ülkeleri kapsayan başka oranlar da duyuruldu. 

Bunu izleyen günlerde Trump, Hindistan’ın Rus petrolüyle ilişkisini gerekçe göstererek Hint mallarına ilave yüzde 25’lik “ek tarife” uygulandığını açıkladı. 

Ticaret savaşına ilişkin özetlerde sıklıkla göz ardı edilen başlıklardan biri ise düşük değerli gönderilere muafiyet sağlayan “asgari eşik” uygulaması oldu. 

Küresel danışmanlık şirketi Ernst & Young’ın yayımladığı bir vergi notuna göre Trump, 29 Ağustos'tan itibaren geçerli olmak üzere, değeri 800 dolar ve altında olan gönderilere yönelik muafiyetin askıya alınmasını öngören bir karar imzaladı. Bu adım e-ticaret ve hızlı kargo kurallarını doğrudan değiştirdi. 

Eylül–Aralık: Yeni bir dalga ve ardından Yüksek Mahkeme 

Sonbahar aylarında gümrük vergileri metaller ve otomobillerin ötesine geçerek tüketim malları ve hassas sektörlere kadar genişledi. 

Eylül ayının sonlarında Trump, ithalata yönelik yeni bir tarife dalgası kapsamında kereste ve ahşap ürünlerine yüzde 10, mutfak dolapları ile bazı mobilya ürünlerine ise yüzde 25 gümrük vergisi uygulanacağını açıkladı. 

En büyük etki ise ilaç dosyasında görüldü. 25 Eylül’de Trump, ABD içindeki üretim tesislerine yatırım yapılması şartıyla muafiyet mekanizmasıyla birlikte, markalı ve patentli ilaçlara yüzde 100’e varan gümrük vergileri getirileceğini ilan etti. 

Buna ek olarak ağır kamyonlara yüzde 25 tarife uygulandı. Bu adımlar, sağlık ve sanayi tedarik zincirlerini önemli ölçüde aksattı. 

Diğer tarafta ise Ticaret Bakanlığı, ulusal güvenlik kapsamında ek soruşturmalar başlattı.  

Soruşturmalar tıbbi ekipmanlar, robotlar ve endüstriyel makineleri kapsarken, yarı iletkenler ve kritik mineralleri de içine alan daha geniş bir inceleme listesinin parçası oldu. Bu durum, gümrük vergilerine tabi olan sektörler listesinin henüz kapanmadığına işaret etti. 

Ardından mücadele yargı koridorlarına taşındı. Trump’ın geniş kapsamlı tarifeler uygulamak için acil durum yasasını kullanmasının meşruiyeti Yüksek Mahkeme’nin gündemine geldi.  

Başkanın yetki sınırlarına ilişkin duruşmalar, savunmalar ve tartışmalar süreci belirledi. 

Yılın sonuna doğru, 2025’teki dalgalanmayı özetleyen iki zıt hat ortaya çıktı.  

Bir yandan yönetim, “adil olmayan uygulamalar” suçlamalarına rağmen, Çin menşeli çiplere yönelik yeni tarifelerin 2027’ye kadar ertelendiğini açıkladı.  

Öte yandan Trump yönetimi, baskıyı azaltmak için “muafiyet anlaşmalarını” kullanmayı sürdürdü. Buna örnek olarak, İngiltere ile yapılan ve İngiliz ilaç ihracatına sektörel tarifelerden muafiyet tanıyan ilaç anlaşması gösterildi. 

2026: Belirsizlik sürecek mi? 

2025’in ticaret savaşları tek bir cepheden ibaret olmadı, sürekli değişen bir cepheler silsilesi şeklinde ilerledi.  

Ancak 2026’da gümrük vergilerinin geçici bir şok olmaktan çıkıp şirketlerin günlük faaliyetlerinde yaşadığı operasyonel bir gerçekliğe dönüşmesi bekleniyor.  

Bu süreçte tedarik zincirleri kısalırken, gümrüklerden kaçınmak için yatırımlar hızlanabilir, fiyatlar yükseldikçe iç politik baskı da artabilir. 

ABD yönetimin yargı mücadelesini kazanması halinde, sektörel gümrük tarifelerinin daha hassas ürünleri de kapsayacak şekilde genişlemesi öngörülüyor. 

Buna karşılık Trump’ın yetkilerinin sınırlandırılması durumunda ise Washington’un, daha az tartışmalı alternatif yollar arayacağı belirtiliyor. Ancak her iki senaryoda da “belirsizliğin” yılın ana başlığı olarak kalacağı değerlendiriliyor.

Kaynak: Araby Al-Jadeed

ABD