PKK’nın Türkiye’den Çekilme Kararı Sonrası Suriye’de Tedirgin Bekleyiş

PKK’nın Türkiye’den çekilme kararı sonrası Suriye’nin kuzeydoğusunda hareketlilik arttı. Uzmanlara göre bu durum, örgütün Suriye ve Irak’ta yeniden konumlanma stratejisinin bir parçası olabilir.
ali-akbaba
site - 2025-10-27T163812.541.png

27.10.2025 - 16:38  |  Son Güncellenme:  27.10.2025 - 16:43

PKK’nın Türkiye’deki unsurlarını çekme kararını duyurmasının ardından gözler bir kez daha Suriye’nin kuzeydoğusuna çevrildi. Haseke, Deyr ez-Zor ve Rakka’da son günlerde yaşanan olağanüstü hareketlilik, halk arasında artan tedirginlik ve belirsizlik duygusunu derinleştirdi. Her ne kadar çekilen unsurların nereye yöneldiğine dair resmi bir açıklama yapılmamış olsa da, bölgedeki sessizlik öncesi fırtına havası dikkat çekiyor.

Belirsizlikler arasında yeni konvoylar

Yerel kaynaklar, hafta sonu onlarca silahlı unsurun Haseke’ye giriş yaptığını ve ardından Abdülaziz Dağı yönüne geçtiğini bildirdi. Ancak bu hareketlilik, PKK’nın Türkiye’den çekilme kararıyla doğrudan bağlantılı mı, yoksa örgüt içi yeniden yapılanmanın bir parçası mı olduğu konusunda net bir bilgi yok. Suriye sahasında faaliyet gösteren hiçbir taraf, bu geçişlerle ilgili resmî bir açıklama yapmadı. Ne SDG ne de yerel yönetimler, bölgeye yeni unsurların geldiğini doğruladı. Bu durum, “çekilme kararının sahadaki yansıması” hakkında ciddi bir bilgi boşluğu doğuruyor.

Halk arasında artan tedirginlik

Haseke ve çevresinde halk arasında endişe belirgin biçimde hissediliyor. Kentteki sakinler, son günlerde askeri araçların geçişine tanık olduklarını, ancak nereye yöneldiklerinin bilinmediğini söylüyor. Bir Hasekeli esnaf, “Son günlerde alışveriş azaldı. İnsanlar bekliyor, kimse neler olacağını bilmiyor” derken; Deyr ez-Zor’un doğusunda yaşayan bir aşiret temsilcisi, “Yeni gelen grupların varlığı, mevcut gerginliği artırabilir. Biz barış istiyoruz ama herkes tetikte” ifadelerini kullanıyor. 

Rakka’da ise halk, yeniden askeri hareketlilik yaşanabileceği söylentileriyle tedirgin. Özellikle gençler arasında “zorunlu katılım” iddialarının konuşulması, şehirde huzursuzluğu artırıyor.

Resmi sessizlik ve olası senaryolar

Suriye geçişleriyle ilgili şu ana kadar ne Şam yönetimi ne de örgüte yakın kaynaklar net bir bilgi paylaşmadı. Bu sessizlik, gözlemciler tarafından “stratejik bir bekleyiş” olarak yorumlanıyor. Uzmanlara göre üç olasılık öne çıkıyor:
1. Suriye hattında yeniden konuşlanma: PKK unsurlarının bir kısmı, SDG kontrolündeki alanlara geçerek olası çatışmalara karşı “yedek kuvvet” oluşturabilir.
2. Irak yönlü dağılma: Bazı grupların Kandil ve Sincar bölgelerine geçmesi, çekilme kararının kısmen Irak merkezli uygulanabileceğini gösteriyor.
3. Sahada dengeleri etkileme: Özellikle Deyr ez-Zor hattında yeni grupların varlığı, SDG ile Arap aşiretleri arasında halihazırda kırılgan olan dengeyi daha da zorlayabilir.

Analistler ne diyor?

Siyasi gözlemciler, PKK’nın çekilme kararını yalnızca bir “geri adım” olarak değil, bölgesel stratejinin yeniden düzenlenmesi olarak okuyor. Bölgedeki uzmanlara göre, örgüt Türkiye içindeki baskıyı azaltırken, Suriye ve Irak hattında etkinliğini artırmayı hedefliyor olabilir. Ancak bunun bedeli, Suriye halkı için yeni bir güvenlik riski anlamına gelebilir.

Sonuç: Sessizlikte gizlenen endişe

Şu an için sahadan gelen bilgiler sınırlı, resmi doğrulama yok. Ancak Haseke, Deyr ez-Zor ve Rakka hattında yaşanan hareketlilik, halkın günlük yaşamına doğrudan yansımış durumda. Pazar günü başlayan araç geçişleri, kentin sokaklarında konuşulan tek konu haline geldi. İnsanlar net bilgi bekliyor ama cevap yok. Bu nedenle, PKK’nın Türkiye’den çekilme kararı yalnızca siyasi bir adım değil, aynı zamanda Suriye’nin kuzeydoğusunda yeni bir belirsizlik döneminin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.

Uzman Yorumu / Saha Notu

Orta Doğu güvenlik uzmanı Dr. Mahmud el-Halebi, süreci şöyle değerlendiriyor:


“PKK’nın Türkiye’den çekilmesi, askeri olarak bir geri adım gibi görünse de bu, sahada güç dengelerini yeniden kurma hamlesidir. Haseke ve Deyr ez-Zor hattı, son yıllarda örgütün en hassas bölgesi hâline geldi. Herhangi bir toplumsal kıvılcım veya silahlı sürtüşme, tüm kuzeydoğu Suriye’yi etkileyebilir. Bu nedenle halkın tedirginliği, sadece psikolojik bir tepki değil; bölgesel istikrarsızlığın doğal bir yansımasıdır.”