MİT’ten Suriye’de DEAŞ Operasyonu: Kırmızı Bültenle Aranan 10 Kişi Türkiye’ye Getirildi

Milli İstihbarat Teşkilatı, Suriye İstihbarat Servisi ile koordineli yürüttüğü operasyonda kırmızı bültenle aranan 10 DEAŞ mensubunu yakalayarak Türkiye’ye getirdi. Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı ile yürütülen ortak çalışmaların ardından şüphelilerden 9’u tutuklandı, birinin gözaltı süresi uzatıldı.
MİT’ten Suriye’de DEAŞ Operasyonu Kırmızı Bültenle Aranan 10 Kişi Türkiye’ye Getirildi

23.05.2026 - 09:51  |  Son Güncellenme:  23.05.2026 - 10:44

Milli İstihbarat Teşkilatı, Suriye’de DEAŞ’a yönelik sınır ötesi operasyon düzenledi. Türkiye’den Suriye’ye geçerek örgüte katıldığı belirlenen ve kırmızı bültenle aranan 10 kişi, Suriye İstihbarat Servisi ile kurulan koordinasyon sonucunda yakalanarak Türkiye’ye getirildi.

Milli İstihbarat Teşkilatı, Suriye’de DEAŞ’a yönelik yürüttüğü istihbari çalışmalar kapsamında, Türkiye’den Suriye’ye geçerek örgüte katılan Türk kökenli kişileri tespit etti.

Yapılan çalışmalarda, söz konusu kişilerin DEAŞ bünyesinde faaliyet gösterdiği, geçmişte Türkiye’de gerçekleştirilen bazı terör eylemleriyle bağlantılarının bulunduğu belirlendi.

MİT’in Suriye İstihbarat Servisi ile koordineli düzenlediği operasyon sonucunda kırmızı bültenle aranan 10 DEAŞ mensubu Suriye’de yakalanarak Türkiye’ye getirildi.

9 kişi tutuklandı, bir kişinin gözaltı süresi uzatıldı

MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığının ortak çalışmaları sonucunda Türkiye’ye getirilen 10 DEAŞ mensubu hakkında adli süreç başlatıldı.

Şüphelilerden 9’u, emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Bir kişinin ise gözaltı süresi uzatıldı.

Yakalanan kişilerin emniyetteki ifadelerinde, DEAŞ tarafından verilen eylem talimatları, örgüt bünyesinde aldıkları silahlı ve dini eğitimler ile DEAŞ adına yürüttükleri propaganda faaliyetlerine ilişkin bilgiler verdiği aktarıldı.

Ankara Garı saldırısıyla bağlantı tespit edildi

Yakalanan 10 kişiden birinin, 2015’te 109 kişinin hayatını kaybettiği Ankara Garı saldırısının failleriyle bağlantılı olduğu belirlendi.

Ömer Deniz Dündar’ın, saldırıyı düzenleyen DEAŞ mensuplarıyla irtibatlı olduğu tespit edildi. Dündar’ın ayrıca örgütün Türkiye’ye yönelik gerçekleştirdiği birçok saldırıyla bağlantısının bulunduğu ortaya çıkarıldı.

2017’de Türkiye’de olası eylemlerin önlenmesi amacıyla düzenlenen operasyonlarda yakalanan intihar kemerli 2 saldırganın üzerindeki bomba düzeneklerinde yapılan parmak izi incelemesinde de Dündar’ın parmak izine rastlandığı bildirildi.

Suriye’deki hareketleri takip edildi

MİT, DEAŞ mensubu 10 kişinin Suriye’de bulunduğunu belirlemesinin ardından Suriye İstihbarat Servisi ile irtibata geçti.

Kurulan koordinasyonla sahada çalışmalar yürütüldü. Bu süreçte şüphelilerin bulundukları yerler tespit edildi, hareketleri takip edildi ve düzenlenen operasyonla yakalanmaları sağlandı.

Yakalanan kişilerin örgüt içindeki faaliyetleri

Kırmızı bültenle aranan kişilerden Ali Bora’nın, DEAŞ’ın Türkiye’den sorumlu sözde istihbarat emiri olduğu belirtildi. Bora’nın 2014’te DEAŞ’a katılmak amacıyla Suriye’ye geçtiği, örgüt içinde farklı birimlerde görev aldığı ve birçok çatışmaya katıldığı aktarıldı. Bora’nın ayrıca Faruk Ofisi olarak bilinen Türkiye Vilayeti yapılanmasında görev aldığı, TSK unsurlarına yönelik 3 ayrı eylemin planlayıcıları arasında yer aldığı belirlendi.

Ömer Deniz Dündar’ın 2014’te DEAŞ’a katılmak için Suriye’ye geçtiği, örgüt içinde farklı birimlerde görev aldığı ve çatışmalara katıldığı bildirildi. Dündar’ın Faruk Ofisi içinde görev yaptığı, Ankara Garı saldırısının failleriyle irtibatlı olduğu ve örgütün Türkiye’ye yönelik birçok saldırısıyla bağlantısının bulunduğu tespit edildi.

Hüseyin Peri’nin 2014’te DEAŞ’a katılmak için Suriye’ye geçtiği ve örgütün sağlık biriminde faaliyet yürüttüğü belirtildi. Peri’nin 2015’te PYD/YPG unsurları tarafından yakalandığı, cezaevinde kaldığı ve PYD/YPG ile DEAŞ arasındaki esir takasında serbest bırakıldığı aktarıldı. Peri’nin serbest kaldıktan sonra 2019’a kadar DEAŞ’ın sağlık birimindeki faaliyetlerini sürdürdüğü kaydedildi.

Kadir Gözükara’nın, Dokumacı Grubu lideri Mustafa Dokumacı’nın yönlendirmesiyle 2015’te DEAŞ’a katılmak amacıyla Suriye’ye geçtiği bildirildi. Gözükara’nın engelli olması nedeniyle örgüt içinde silahlı faaliyetlerde yer almadığı, ancak Suriye’ye gelen DEAŞ unsurlarının lojistik ihtiyaçlarının karşılanmasında görev aldığı aktarıldı. Gözükara’nın, Mustafa Dokumacı’nın yönlendirmesiyle 2021’e kadar medya faaliyetleri yürüttüğü belirtildi.

Abdullah Çobanoğlu’nun, çatışma bölgelerinde faaliyet göstermek üzere 2016’da Suriye’ye geçtiği kaydedildi. Çobanoğlu’nun Suriye’de selefi/tekfiri görüşü benimseyen gruplar içinde silahlı faaliyet yürüttüğü, bulunduğu araca yönelik EYP’li saldırıda bacağını kaybettiği aktarıldı. Çobanoğlu’nun 2020’de DEAŞ’a biat ederek Faruk Ofisine bağlı medya biriminde görev aldığı bildirildi.

Hakkı Yüksek’in 2016’da DEAŞ’a katılmak için Suriye’ye geçtiği, örgüt içinde silahlı faaliyetlere ve çatışmalara katıldığı belirtildi. DEAŞ’ın kontrol alanlarını kaybetmesinin ardından örgütün hücre yapılanması içinde faaliyetlerini sürdürdüğü, bir dönem Faruk Ofisi içinde yer aldığı aktarıldı. Yüksek’in ayrıca Dokumacı Grubu lideri Mustafa Dokumacı’nın yardımcılığını yaptığı ve özel işlerini yürüttüğü kaydedildi.

Kadir Demir’in 2016’da Şanlıurfa’dan Suriye’ye geçerek çatışma bölgelerinde faaliyet gösterdiği bildirildi. Demir’in İdlib ve çevresinde selefi/tekfiri gruplarla hareket ettiği, 2017’de DEAŞ’a biat ederek Faruk Ofisi içinde idari sorumlu olarak görev aldığı belirtildi. Demir’in Faruk Ofisi tarafından gerçekleştirilen eylemlerle bağlantılı olduğu tespit edildi.

Çekdar Yılmaz’ın 2017’de DEAŞ’a katılmak amacıyla Suriye’ye geçtiği, örgüt içinde askeri eğitim aldıktan sonra İdlib bölgesinde silahlı unsur olarak faaliyet yürüttüğü aktarıldı. Yılmaz’ın 2018’de DEAŞ’ın Faruk Ketibesi’ne katılarak medya birimindeki faaliyetlerine devam ettiği kaydedildi.

Murat Özdemir’in 2017’de DEAŞ’a katılmak amacıyla Suriye’ye geçtiği, İdlib bölgesinde örgüt içinde silahlı eylemlere katıldığı belirtildi. DEAŞ’ın kontrol sahasını kaybetmesinin ardından Faruk Ofisi içinde faaliyetlerini sürdürdüğü, ayrıca Esad rejimine karşı DEAŞ bünyesinde yer aldığı aktarıldı.

İshak Günci’nin 2017’de DEAŞ’a katılmak üzere Suriye’ye geçtiği, örgüt içinde silahlı unsur olarak çatışmalara katıldığı bildirildi. Günci’nin Faruk Ofisi içinde görev aldığı, Esad rejimine karşı havan atışlarına katıldığı ve örgüt içindeki faaliyetlerini yakalanana kadar sürdürdüğü belirtildi.

Terör OperasyonuTerör OperasyonuTerör Operasyonu