İsrail’in Suriye’ye Karşı Son Altı Ayda Gerçekleştirdiği İhlaller
24.06.2025 - 12:14 | Son Güncellenme: 02.07.2025 - 17:06
Suriye, İsrail için her zaman açık bir alan oldu. İsrail, özellikle son yıllarda Suriye toprakları ve hava sahasında istediği zaman ve istediği şekilde ihlallerde bulunarak çeşitli noktaları hedef aldı ve birçok kişiye suikast düzenledi.
Ancak, Beşşar Esed rejiminin 8 Aralık 2024’te düşmesinden sonra bu ihlaller, özellikle kara saldırıları ve 1974 tarihli “Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması”nın iptali düzeyinde olmak üzere, çeşitli biçimlerde ve farklı boyutlarda gerçekleşti.
Esed rejiminin düşmesinin ardından İsrail, yeni Suriye devletinin yeniliği, karşılaştığı birçok zorluk ve zayıf kabiliyetlerinin yanı sıra 14 yıl süren savaşın ardından Suriye toplumunu harap eden ve milyonlarca insanı etkileyen krizlerle tükenmiş bir ülkede gelişmiş bir askeri cephaneliğe karşı koymanın imkansızlığından faydalandı.
Gözden Kaçmasın
Suriye’nin Esed rejiminden kurtarılması ve bunun vatandaşların yaşamları ve geçim kaynakları üzerindeki etkisine rağmen, yeni yönetim hala çok sayıda zorlukla karşıya karşıya.
Bunlar arasında Esed rejimi ve IŞİD’in kalıntılarıyla yüzleşmek, adam kaçırma çeteler, suçlular, hırsızlar ve uyuşturucu satıcılarının peşine düşmenin yanı sıra Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) kontrol ettiği bölgelerle ilgili meseleleri çözmek, Savunma Bakanlığı’na bağlı çok sayıda askeri grubu kontrol etmek yer alıyor.
Aynı zamanda, Süveyde, Ceramana ve Sahnaya’daki Dürzilerle bir anlaşmaya varılması, Suriye’ye uygulanan yaptırımların kaldırılması, Arap ülkeleri ve uluslararası çevreyle ilişkilerinin yeniden kurulması, Suriye’deki yaşam koşullarının iyileştirilmesi, fiyatların düşürülmesi, yerinden edilme, yıkım, yoksulluk, savaş kayıpları ve daha birçok sorunun ele alınması da bulunuyor.
Bu zorluklar ve güçlükler karşısında İsrail, her türlü ihlali hesapsız ve caydırıcılık olmaksızın gerçekleştirebileceği bir ülke buldu. Esed rejiminin devrilmesinden sonraki altı ay içinde olan da buydu.
İsrail’in Suriye devletine yönelik 20 ihlali
Al-Arabiya, askeri, politik, güvenlik, sosyal, ekonomik ve çevresel ihlaller de dahil olmak üzere İsrail’in Suriye’ye karşı en önemli ihlallerini aşağıdaki gibi 20 farklı türde belgeledi:
1-Kan dökme: İsrail’in en sevdiği ihlal
Suriye İnsan Hakları Ağı’nın (SNHR) raporlarına göre, İsrail altı ay içinde çoğu Dera vilayetinde olmak üzere Suriye’de yaklaşık 30 sivili öldürdü.
Tek seferde en fazla can kaybı, İsrail’in 3 Nisan’da Dera vilayetinin batısındaki Nawa şehri yakınlarındaki Cubeyliye Barajı ormanlarını hedef alarak dokuz sivilin öldürüldüğü ve çok sayıda kişinin yaralandığı saldırıda yaşandı.
Sivil kayıpların geri kalanı Lazkiye, Şam, Rif Dimaşk, Kuneytra, Suveyda ve Dera vilayetlerinde yaşandı.
2-Suikastlar: Eski ve yeni politika
İsrail, Esed rejiminin düşmesinden önce, Suriye’de İran’a yakın isimleri hedef alan geniş çaplı suikastlar gerçekleştirdi.
Rejimin düşmesi, Suriye’deki İran varlığının ortadan kalkmasına ve Tahran’a bağlı güçlerin ülkeden ayrılmasına yol açtı. Bu nedenle suikast politikası Suriye sahnesinden çekildi.
İsrail ordu sözcüsü Avichai Adrai’ye göre İsrail Hava Kuvvetleri’ne ait savaş uçakları 8 Haziran’da Suriye’nin güneyindeki Beit Jin çiftliği bölgesinde bir Hamas üyesini hedef aldı.
3- Askeri karargahlara saldırı
Esed rejiminin düşmesinin ardından İsrail, silahlı muhalif grupların yararlanabileceği her türlü askeri kabiliyeti yok etmeye çalışarak, Suriye coğrafyasındaki hava alanlarını, alayları, tugayları, kışlaları ve depoları vurdu.
Raporlar, 2025 başından 8 Haziran’a kadar İsrail’in Suriye topraklarına onlarca saldırı düzenlediğini ve bunun sonucunda silah ve mühimmat depolarının, karargahların, merkezlerin ve araçların hasar gördüğünü ve yok edildiğini gösteriyor.
Bu saldırıların yanı sıra İsrail uçaklarının geçen yıl 8 Aralık'tan 2024 sonuna kadar Suriye’nin askeri tesislerine düzenlediği ve ülke cephaneliğinin tamamen imha edildiği yaklaşık 500 hava saldırısı da bulunuyor.
4-Askeri olmayan bölgelerin hedef alınması
İsrail Suriye’nin askeri yapısını hedef almaya odaklanmasına rağmen, bu çerçeveye girmeyen yerlere de çeşitli saldırılar düzenledi.
Örneğin 2 Mayıs’ta başkent Şam’daki Başkanlık Sarayı yakınlarına bir saldırı düzenledi ve Dera vilayeti kırsalında nüfusun yoğun olduğu bölgeleri hedef aldı.
5-Silahlı çetelerin desteklenmesi
Suriye’deki askeri ve sivil alanları vurmakla yetinmeyen İsrail, Suriye devletiyle çatışan silahlı çeteleri de destekledi.
İsrail’e ait SİHA’lar, 30 Nisan’da Dürzileri koruma bahanesiyle Şam kırsalındaki Sahnaya’nın dış mahallelerinde kamu güvenlik güçlerine iki saldırı düzenleyerek bir güvenlik görevlisini öldürdü ve birçoğunu da yaraladı.
6-İsrail’in Suriye topraklarına doğru genişlemesi
Esed rejiminin düşmesinin ardından İsrail işgal güçleri, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından denetlenmesine rağmen işgal altındaki Golan ile Suriye’nin geri kalanı arasındaki yaklaşık 75 kilometre uzunluğunda ve genişliği 200 metre ile 10 kilometre arasında değişen tampon bölgenin kontrolünü ele geçirerek, 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’nı ihlal etti.
Kuzeyde ise başkent Şam’a bakan ve sadece 40 kilometre uzaklıkta bulunan Suriye’nin en yüksek rakımı olan stratejik Hermon Dağı hakim. Burası da yakın zamanda İsrail tarafından işgal edildi ve zirvesinde iki askeri mevzi kuruldu.
Bu bölgede, uzun süreli kalış niyetini yansıtan askeri üsler, konutlar ve hayati kamu hizmetleri inşa edildi.
7-Suriye topraklarına saldırılar
İşgal altındaki Golan’a komşu ve yakın Suriye toprakları, İsrail’in istediği gibi at koşturması için verimli bir ortam haline geldi.
Suriye’nin güneyindeki Kuneytra vilayetine bağlı birçok köy ve kasabaya giren İsrail, ardından Dera vilayetiyle arasındaki idari sınırı geçti ve Dera vilayetine bağlı köylere baskınlar düzenledi.
Tampon bölgenin içi ve dışında gerçekleşen ve genellikle birkaç saat süren bu saldırılar, genellikle bölge sakinlerinin silahsızlandırılmasını ve silahlarına el konulmasını amaçladığı gibi bir dizi başka ihlali de beraberinde getiriyor.
8- Tahliye ve yerinden edilme
Esed rejiminin devrilmesinden sonra İsrail’in gerçekleştirdiği saldırılara, evleri ve köyleri boşaltma talepleri eşlik etti ve bu da yerinden edilme dalgalarına yol açtı.
İsrail güçleri ayrıca Kuneytra Valiliği’ne yaptıkları saldırılar sırasında birkaç evi yıktı ve birçoğunu işgal etti.
18 Aralık’ta Hurriya kasabası sakinleri yerlerinden edildikten sonra evlerine geri dönerken, İsrail’in tekrarlanan saldırıları ve beraberindeki ihlallerin bölge sakinlerini yeniden evlerini terk etmeye itmesinden endişe ediliyor.
9- Baskınlar ve aramalar
İsrail işgal güçlerinin Suriye topraklarına yönelik saldırılarına bazen insanların evlerine yapılan baskınlar ve silah aramaları eşlik ediyor.
Bu bağlamda, 4 Haziran’da şafak vakti bir İsrail askeri devriyesi, kasabadan çekilmeden önce Kuneytra kırsalındaki Jubata al-Khashab kasabasına yaptığı saldırı sırasında bir dizi eve baskın düzenledi ve arama yaptı.
Aramalarda genellikle evler karıştırılıyor, sabote ediliyor ve birçok eşya çalınıyor. Bu durum da ev sakinleri arasında korku ve endişeye neden oluyor.
10- Askeri yeteneklerin ele geçirilmesi
İsrail işgal ordusu 15 Ocak’ta, Esad rejiminin düşmesinden bu yana güçlerinin iki tank, 70 el bombası, 165 roket ve füze, 20 uçaksavar füzesi ve yaklaşık 1.500 roket güdümlü el bombası (RPG) dahil olmak üzere 3.300'den fazla silah ve diğer ganimetleri ele geçirdiğini açıkladı.
Ayrıca, 60 adet gözetleme ekipmanına ve aralarında bilgisayar ve iletişim cihazlarının da bulunduğu 570 elektronik eşyaya el koydu.
11- Gözaltı ve soruşturma
İsrail işgal güçleri, son altı ay içinde Suriye topraklarında meydana gelen ayrı olaylarda çok sayıda kişiyi gözaltına alma politikası uyguladı. Bunu genellikle gözaltına alınan kişilerle ilgili soruşturma yürütülmesi ve ardından serbest bırakılmaları izledi.
Örneğin 8 Ocak’ta bir TV ekibi güney Kuneytra vilayetindeki El Hamidiye kasabasında haber yaparken gözaltına alındı, uzun saatler boyunca şiddetli dayak ve sorguya maruz bırakıldı, telefonları kırıldı ve ekipmanlarına el konuldu.
Suriye Arap Kızılayı ambulans ekibi de 15 Şubat’ta Kuneytra vilayetinde gözaltına alındı.
12- Protestoculara ateş açılması
Kuneytra vilayeti, İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarına ve genişlemesine karşı bölge sakinleri tarafından düzenlenen ve işgal güçlerinin katılımcılara ateş açtığı birçok gösteriye tanık oldu.
Herhangi bir can kaybı kaydedilmemesine rağmen, 25 Aralık’ta Kuneytra vilayetinin güney kırsalındaki Souissa kasabasında düzenlenen bir gösteriye işgal güçlerinin ateş açması sonucu beş sivil yaralandı.
13- İnsanların geçim kaynaklarını hedef almak
İsrail işgal güçleri, işgal altındaki Golan yakınlarındaki Suriye köylerinde yaşayan sakinlerin geçim kaynaklarını hedef almaya çalıştı.
İsrail işgal güçleri, 12 Mart’ta Kuneytra kırsalındaki Rafid kasabasının eteklerinde bir koyun sürüsüne ateş açtı ve birçoğunun ölümüne neden oldu.
Ayrıca Rafid kasabasına ve Kuneytra kırsalındaki El-Asha köyüne 23 Mart’ta düzenlediği saldırı sırasında çok sayıda koyunu alıkoydu.
15 Mayıs’ta ise Kuneytra kırsalındaki Kudna kasabasında 50 dönümden fazla tarım arazisini yaktı ve 8 Ocak’ta Kuneytra’nın güney kırsalındaki el-Aşa, Ebu Gara, Mazraat el-Hiran ve Sariyat el-Dabab kasabalarına saldırarak tarım arazilerine buldozerle zarar verdi.
İşgal güçleri aynı zamanda, ayrılık hattına yaklaşılmaması veya bitişiğindeki alanın yakınında dolaşılmaması konusunda uyarıda bulunan broşürler attı.
Aynı zamanda BM güçleri, çobanları kısıtlayan ve çiftçilerin o bölgede bulunan arazilerine ulaşmasını engelleyen uyarı işaretleri yerleştirdi.
14- Resmi belgeleri imha etmek
İsrail işgal güçleri, Esed rejiminin düşmesinden sonra Kuneytra’daki valilik ve mahkeme binalarında konuşlandı ve 2 Şubat’ta geri çekildi.
Ancak bu süre zarfında binalarda yer alan belgeler karıştırılarak, vatandaşlara ait resmi evrak ve dosyaları imha edildi, ayrıca iki binaya ait bilgisayarlar yakıldı.
15- Bitki örtüsünü hedefleme
İsrail işgal güçleri, Kuneytra vilayetindeki bitki örtüsüne ciddi zarar verdi.
İsrail araçları, 8 Haziran’da işgal altındaki Golan ile sınır şeridine bitişik bölgelerdeki Jubata al-Khashab bölgesindeki Şahar ormanından çam ve meşe ağaçlarına zarar veren buldozer operasyonları gerçekleştirdi.
16-Altyapının hedef alınması
İsrail işgal güçleri, saldırıları sırasında Kuneytra vilayetinin sokaklarına azami zarar vermeye çalışıyor.
Bu bağlamda ordu, birçok kasabaya saldırıp yol kenarındaki elektrik direklerini tahrip ederken, su kuyularını hedef alıp suyun halka ulaşmasını engelledi ve kuraklık krizini daha da kötüleştirdi.
17- “İnsani” nitelikte ihlaller
İsrail işgal güçleri, geçtiğimiz aylarda yardım göndererek ve yaralıları tahliye ederek insani yardım gerekçesiyle ihlallerde bulundu.
İsrail Ordu Radyosu’na göre bu yardımlar arasında 2 Mayıs’ta Suveyda vilayetine bir İsrail askeri helikopteri tarafından ekipman ve yardım indirilmesi ve Suriye’den yaralanan beş Dürzi’nin İsrail hastanelerinde tedavi edilmek üzere tahliye edilmesi de yer alıyor.
Ayrıca Kuneytra vilayetindeki birkaç köy ve kasabanın sakinlerine “insani yardım” sağladı, ancak bunlar genellikle reddedildi.
Rafid kasabası sakinleri, 24 Mart’ta kasabadan çekilmeden önce işgal ordusu tarafından kendilerine sağlanan “gıda yardımını” yaktı.
18-Açıklamalar, provokasyonlar ve tehditler
Esed rejiminin devrilmesinden bu yana neredeyse her gün bir İsrailli yetkili, Suriye’yle ilgili, genellikle provokasyon içeren ve tehdit tonu taşıyan açıklamalar yapıyor.
Örneğin, Savunma Bakanı Yisrael Katz, Tel Aviv’in Suriye’deki “İslami terörist rejim” olarak adlandırdığı yönetimin Dürzileri hedef almasına izin vermeyeceğini belirterek, Suriye rejimi Dürzileri hedef almaya karar verirse, İsrail’in de onu hedef alacağını söyledi.
Katz ayrıca, Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara’yı da tehdit ederek şunları söyledi:
“Her sabah Şam’daki başkanlık sarayında gözlerini açtığında, İsrail ordusunun Hermon’un zirvesinden kendisini izlediğini görecek. Golan ile Celile’de yaşayan insanları onu ve cihatçı dostlarının tehditlerinden korumak için burada ve Suriye’nin güneyindeki tüm güvenlik alanında olduğumuzu hatırlayacak.”
19-Suriye'nin derinliklerinde gizli operasyon
İsrail kısa bir süre önce, Mossad’ın Suriye topraklarının derinliklerinde karmaşık bir gizli operasyon gerçekleştirdiğini ve bu operasyon sırasında İsrailli casus Eli Cohen’e ait kişisel eşyaları ele geçirdiğini duyurdu.
Operasyonun “stratejik bir ortağın istihbarat servisi ile iş birliği içinde gerçekleştirildiğini” açıklayan İsrail, Suriye güvenlik servisleri tarafından on yıllardır gizli tutulan binlerce belge ve materyali içeren Eli Cohen’in resmi Suriye arşivini İsrail’e getirmeyi başardıklarını bildirdi.
Bu operasyon, işgal altındaki Suriye Golan’ına komşu bölgelere yönelik yeni bir saldırı türünü temsil ediyor.
20- İşgal altındaki Golan’da genişleyen yerleşim
Suriye’nin Golan bölgesini işgal etmekle yetinmeyen İsrail, Esed rejiminin düşmesinin ardından buradaki yerleşim faaliyetlerini genişletmeye karar verdi.
İsrail hükümeti, 15 Aralık’ta Golan Tepeleri’ndeki İsrail yerleşimlerini genişletme planını onaylayarak “Suriye ile savaş ve yeni cephe ışığında” hareket ettiğini ve Golan’daki İsrail nüfusunu iki katına çıkarma arzusunda olduğunu bildirdi.
İsrail kanserini tedavi etmenin bir yolu var mı?
Suriye devleti, İsrail’in ihlallerine karşı kınama dışında herhangi bir eylemde bulunmak ve tepki göstermekten kaçınırken ve uluslararası toplumdan bunlara son verilmesini talep ederken, İsrail Suriye’ye yönelik düşmanca eylemlerini sürdürdü.
Suriye devleti İsrail’e tehdit oluşturmayacağına dair defalarca güvence verdi, son olarak Dışişleri Bakanlığı Dera’dan Golan Tepeleri’ne iki roket atıldığı iddialarına cevaben “Suriye’nin bölgedeki hiçbir tarafa tehdit oluşturmadığı ve oluşturmayacağı” yönünde bir açıklama yaptı.
Diğer yandan, ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan’da yaptıkları görüşmenin ardından gazetecilere verdiği demeçte, Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara’nın İbrahim Anlaşması’na katılma ve İsrail’le ilişkileri normalleştirme konusunda istekli olduğunu ifade etti.
Trump ayrıca, Ankara ile Tel Aviv arasında Suriye konusunda yaşanan gerilime cevaben İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya Türkiye ile her türlü sorunu çözmek için rasyonel davranma çağrısında bulundu.
Tüm bunlar 1974 anlaşmasına geri dönme, ilişkileri normalleştirme ya da İsrail’in Suriye devletine yönelik ihlallerini sınırlandıracak veya durduracak anlayışlar bulma olasılığını akla getiriyor.
Ancak tüm bunlar İsrail’in genişleme, gücünü ve etkisini arttırma, istediği zaman istediğini uygulayabilmek için bölünmeler ve savaşlar yaratma arzusuyla kesişiyor ve temel bir soruyu cevapsız bırakıyor: İsrail’in Suriye devletine yönelik ihlalleri nasıl durdurulabilir?