Irak’taki Siyasi Çıkmaz Gerilimi Artırıyor 

Irak, iktidar koalisyonu olan Koordinasyon Çerçevesi’nin, İslami Dava Partisi lideri ve eski Başbakan Nuri el-Maliki’yi yeni hükümet başkanlığı için tek aday olarak göstermekte ısrar etmesiyle hem iç hem de dış düzeyde yeni bir gerilim evresine girdi. Aynı dönemde Kürt partileri, cumhurbaşkanlığı makamı için gösterecekleri aday konusunda uzlaşıya varamadı.
irak-taki-siyasi-cikmaz-gerilimi-artiriyor.png

03.02.2026 - 17:23  |  Son Güncellenme:  03.02.2026 - 17:32

Geçtiğimiz Kasım ayında yapılan seçimlerin ardından “Koordinasyon Çerçevesi” en büyük parlamenter bloğu olarak konumunu korudu ve 329 sandalyeli mecliste 175 sandalye elde ederek çoğunluğu sağladı. 

Irak’ta geçerli olan siyasi teamüle göre, Meclis Başkanlığı makamı Arap Sünni partilerine, Başbakanlık Arap Şii partilerine, Cumhurbaşkanlığı ise Kürt partilerine veriliyor.  

Öte yandan, Irak Meclisi dün ikinci kez yeni cumhurbaşkanını seçmek üzere oturum düzenleyemedi.  

Oturumda yeterli çoğunluk sağlanamazken, toplantıya yalnızca yaklaşık 60 milletvekili katıldı. Oysa anayasa, 329 üyeli meclisin üçte iki çoğunluğunun, yani 220 milletvekilinin hazır bulunmasını şart koşuyor.  

Kürt siyasetinde ise tarihsel olarak Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) arasında rekabet sürüyor.  

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin

Kürdistan Demokrat Partisi cumhurbaşkanlığı için Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin’i aday gösterirken, Kürdistan Yurtseverler Birliği eski Çevre Bakanı Nezar Amidi’yi aday olarak sundu. 

Cumhurbaşkanı seçim oturumu ertelendi  

Meclis Medya Ofisi, Aralık ayı sonunda seçilen Meclis Başkanı Heybet el-Halbusi’nin, milletvekili bloklarıyla istişare ettikten sonra seçim için “nihai bir tarih” belirleyeceğini açıklamıştı. 

Cumhurbaşkanı seçimine ilişkin oturumun 27 Ocak’ta yapılması planlanmıştı; ancak iki büyük Kürt partisinin uzlaşmaları için daha fazla süre talep etmesi üzerine toplantı Pazar gününe ertelenmişti. 

Anayasaya göre, 29 Aralık’ta yapılan ilk oturumun ardından Meclis’in 30 gün içinde cumhurbaşkanını seçmesi gerekiyordu.  

Cumhurbaşkanı seçiminin gecikmesi, hükümetin kurulmasını da otomatik olarak erteliyor. Zira anayasa, cumhurbaşkanının seçilmesinden itibaren 15 gün içinde “en büyük milletvekili bloğunun” adayını hükümeti kurmakla görevlendirmesini, görevlendirilen başbakana ise hükümeti oluşturması için 30 gün süre tanınmasını öngörüyor. 

Bu gelişmeler, ABD’nin İran’a yönelik tehditleri ve Iraklı silahlı grupların sahaya dahil olması nedeniyle güvenlik gerilimlerinin artabileceğine dair endişelerin gölgesinde yaşanıyor.  

Bu gruplardan biri olan Kan Muhafızları Tugayları (Seraya Evliya ed-Dem), yaklaşan çatışmaya hazırlık kapsamında yer altı tünellerinde füzelerin sergilendiği görüntüler yayımladı. 

ABD Başkanı Donald Trump

Öte yandan Reuters’ın haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya’nın görevden alındığı ve yerine ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın getirileceği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.   

Maliki’nin adaylığında ısrar  

Koordinasyon Çerçevesi, Ulusal Hikmet Akımı lideri Ammar el-Hakim başta olmak üzere birçok etkili ismin boykot ederek katılmadığı toplantı kapsamında, Bağdat’ta Nuri el-Maliki’nin evinde bir araya geldi ve onu başbakan adayı olarak göstermekteki ısrarını yineledi. 

İktidar koalisyonundan üst düzey bir isim, Al-Araby Al-Jadeed’e yaptığı açıklamada, Meclis’in oturum yapamamasının nedeninin bazı Sünni ve Kürt blokları ile Kays el-Hazali liderliğindeki “Sadiqun” ve “Hikmet” hareketi gibi bazı Şii blokların milletvekillerine katılmama talimatı vermesi olduğunu söyledi. Aynı tutumu Mesud Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi bloğu da sergiledi. 

Söz konusu kaynak, Koordinasyon Çerçevesi içindeki bazı liderlerin, Maliki’nin adaylığında ısrar etmenin Trump yönetimiyle eşit olmayan bir karşı karşıya geliş anlamına geleceğini düşündüğünü belirtti.  

Bu durumun Irak’ı ağır ekonomik yaptırımlara sürükleyebileceği ve ciddi siyasi sonuçlar doğurabileceğini de ifade etti. 

Ayrıca Maliki ve ekibinin, Washington’da onun adına çalışan, başbakan seçilmesi halinde hükümet programıyla ilgili güvenceler sunan bir lobi aracılığıyla, Trump'ın tutumunda bir değişiklik olacağına dair güven duyduklarını da ekledi.  

Trump, geçtiğimiz hafta “Truth Social” platformunda konuya ilişkin şunları yazmıştı:  

“Irak’ın, Nuri el-Maliki’yi yeniden başbakan yaparak çok büyük bir hata yapabileceğini duyuyorum. Maliki döneminde ülke yoksulluğa ve tam bir kaosa sürüklendi. Bunun tekrarına izin verilmemeli.” 

Buna karşılık, Hukuk Devleti Koalisyonu lideri olan Maliki gazetecilere yaptığı açıklamada, ülkedeki hükümet seçiminin “saygı duyulması gereken ulusal bir mesele” olduğunu vurguladı.  

Savaya’nın ani ziyareti ve ayrılışı 

Reuters, bilgili kaynaklara dayanarak Mark Savaya’nın artık ABD’nin Irak Özel Temsilcisi olmadığını bildirdi.  

Ajansa konuşan bir kaynak, Savaya’nın önemli dosyalarda “kötü yönetim” sergilediğini, özellikle Maliki’nin adaylığını engelleyememesinin bunun göstergesi olduğunu söyledi. 

ABD Büyükelçisi Tom Barrack

Aynı kaynak ile üst düzey bir Iraklı yetkili, Tom Barrack’ın ABD Dışişleri Bakanlığı’nda Irak dosyasını devralmasının beklendiğini belirtti.   

Buna göre Washington’un Irak’a yönelik hedeflerinde bir değişiklik yok. İran destekli milislerle mücadele, dolar kaçakçılığının İran’a geçişini engellemek ve Irak’taki mali yolsuzlukla mücadele bu hedeflerin başında geliyor.  

Buna karşın Al-Araby Al-Jadeed, biri Bağdat’taki ABD Büyükelçiliğine yakın üç siyasi kaynaktan Savaya’nın geçen hafta başında duyurulmamış bir ziyaretle Irak’a geldiğini doğruladı. 

Savaya bu ziyarette üst düzey bir yetkiliyle görüştü, ancak programında yer alan Maliki, eski Başbakan Mustafa el-Kazımi ve Haydar el-İbadi ile planlanan görüşmelerin hiçbirini yapmadan ziyaretini ani biçimde keserek ülkeden ayrıldı. 

Irak asıllı ABD’li iş insanı olan Savaya daha önce, Washington’un Irak’ta çalınan paraların geri alınmasını ve silahlı grupların finansmanının engellenmesini önceliklerinin başına koyduğunu açıklamıştı.  

Ayrıca devlet hazinesinden çalınan milyarlarca doların akıbetinin araştırılacağını ve bu paraların kimler tarafından hangi amaçlarla kullanıldığının ortaya çıkarılacağını belirtmişti. 

Trump’a meydan okuma 

Koordinasyon Çerçevesi, Trump’ın Şii güçlerin adayını reddetmesini “Irak’ın egemen kararına müdahale” olarak görüyor. 

Bu bağlamda, Hukuk Devleti Koalisyonu milletvekili Hüseyin el-Atwani, ittifakın Maliki’de ısrar etmesinin yalnızca Trump’a tepki olmadığını, aynı zamanda iç uyum ve Maliki’ye duyulan güvenle ilgili olduğunu söyledi. 

Atwani, ABD tutumuna katılan bazı Iraklı partilerin “zayıflık gösterdiğini ve ulusal çıkarlar pahasına yabancı güçlere güvendiğini” de ekledi.  

Irak’ta en tehlikeli aşama  

Koordinasyon Çerçevesi başbakanlık meselesini netleştirmiş görünse de, Kürt partileri arasındaki derin bölünme nedeniyle her an dengeleri alt üst edecek gelişmeler yaşanabilir. 

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ndeki (IKBY) iki iktidar partisi de cumhurbaşkanlığı konusunda birbirine taviz vermiyor.  

Bu nedenle Koordinasyon Çerçevesi’nden bir heyet, Kürt partileri arasındaki krizi çözmek amacıyla dün Erbil’e gitti. 

Kürdistan Demokrat Partisi üyesi Vefa Muhammed, Al Araby Al Jadeed’e yaptığı açıklamada heyette Hadi el-Amiri, Muhsin el-Mendilavi ve görev süresi sona ermiş Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani’nin yer aldığını söyledi.  

Öte yandan, siyasi analist Abdullah er-Rikabi, Irak’ın “en tehlikeli iç krizlerinden birinden geçtiğini” söyleyerek, ülkenin anayasal boşlukta olduğunu ve yetkililerin yasalara göre geniş yetkilere sahip olmadığını vurguladı. 

Buna ek olarak, silahlı grupların faaliyetlerinin giderek arttığına dikkat çeken Rikabi, “Hatta Tahran’a saldırı olması durumunda Washington’a tehditler savuruyorlar" dedi.  

Rikabi, iktidardaki siyasi sınıfın uluslararası gelişmeleri okuyamadığını, yalnızca kota paylaşımı ve makam kavgasına odaklandığını belirtti. 

ABD’nin Savaya’yı değiştirmesinin krizi çözmeyeceğini söyleyen Rikabi, Trump’ın Iraklı silahlı grupları hedef almaya kararlı olduğunu ve yeni başbakanın krizi yönetememesi halinde Irak’ın saldırılara maruz kalabileceğini ifade etti. 

Açıklamasının sonunda Rikabi, “Bütün bu sorunlar yaşanırken partiler gerçek meydan okumalarla yüzleşmekten aciz” diyerek, hepsinin yeni hükümette elde edecekleri makamların yarattığı iyimserliğe sığındığını sözlerine ekledi. 

Kaynak: Al-Araby Al-Jadeed