Fokus+’ta “Vesikalık”ın İkinci Sezonu Başladı
15.06.2026 - 15:55 | Son Güncellenme: 15.06.2026 - 16:26
“Vesikalık”, ikinci sezonuyla birlikte Fokus+ YouTube kanalında izleyicilerle yeniden buluşuyor. İlk sezonunda farklı disiplinlerden isimleri ağırlayan program; fotoğraf, hafıza, şehir, insan ve medeniyet ekseninde kurduğu anlatıyla dikkat çekti. Yeni sezonda da bireysel hikâyeler üzerinden toplumsal hafızanın izini sürmeye devam ediyor.
İlk sezondan hafızada kalan bölümler
İlk sezonda; “Değer Katan Şey İnsan” başlıklı bölümde Ömer Barbaros Yiş, “İmkansızlıklarla Yoğrulan Bir Hayat” bölümünde Şemse Gökalp, “Yaşlı Doğmuş Bir Çocuğum” bölümünde Ali Nuri Türkoğlu ve “Performans İnsanı ve Dijital Yalanlar” bölümünde Ersin Çelik, “Yüzlerdeki Derinlik ve Sonsuzluk Ufku” bölümünde Dilara Tekin, “Fotoğraflar, Vefa ve Büyük Ustalar” bölümünde Züleyha Ortak, “Fransız Bir Subayın Gözünden İstanbul İşgali” bölümünde Ahu Özyurt ve “Bir Yüksek Mimarın İstanbul’a Bakışı” bölümünde Mergül Kotil izleyiciyle buluştu.

“Vesikalık”, bir fotoğraf karesinin dondurduğu kısa bir anı merkeze alarak; insan hikâyeleri, kaybolan zaman, şehir hafızası ve medeniyet tasavvuru üzerine kurulu bir anlatı serisi olarak öne çıkıyor. Programda konuklar önce fotoğraf makinesinin karşısına geçerken, ardından kendi hayat yolculuklarının dönüm noktalarını anlatıyor. Böylece vesikalık fotoğraf yalnızca teknik bir kayıt olmaktan çıkıp, bireysel hafızanın ve toplumsal tecrübenin taşıyıcısına dönüşüyor.
Bir fotoğraf karesinden hayata bakmak
Programın temel eksenlerinden biri, “ilk vesikalık” sorusu etrafında şekilleniyor. Katılımcılar; çocukluk yıllarında bir fotoğraf stüdyosunda yaşadıkları heyecanı, okul kayıtları için çektirdikleri fotoğrafları ve o dönemin duygusal atmosferini yeniden hatırlıyor. Böylece kişisel hafıza ile toplumsal değişim arasında bağ kuruluyor.
Seri aynı zamanda analogdan dijitale uzanan dönüşümü de ele alıyor. 36 pozluk filmlerin sınırlılığı, fotoğrafın basılmasını bekleme kültürü ve siyah-beyaz karelerin estetik dili; dijital çağın hız, görünürlük ve performans baskısıyla karşılaştırılıyor. Programda yapay zeka, dijital gerçeklik ve modern insanın görünme arzusu gibi güncel meseleler de tartışılıyor.
Gözden Kaçmasın

“Vesikalık” yalnızca bireysel hikâyelere değil; şehirlerin ve medeniyetlerin hafızasına da odaklanıyor. İstanbul’un kaybolan mimari mirası, Anadolu’nun kültürel birikimi ve Türkistan coğrafyasının tarihsel izleri programın öne çıkan temaları arasında yer alıyor. Fotoğraf, bu anlatıda yalnızca bir görüntü değil; geçmiş ile bugün arasında kurulan bir hafıza köprüsü olarak değerlendiriliyor.
Programın finalinde yöneltilen “Tek bir kare hakkın kalsa neyi çekerdin?” sorusu ise her bölümün en dikkat çekici anlarından biri oluyor. Verilen cevaplar; aile, toplumsal dayanışma, savaş bölgelerindeki insan hikâyeleri ve ortak hafıza gibi temalar etrafında şekillenerek serinin insani yönünü güçlendiriyor.
“Vesikalık”, ikinci sezonunda da fotoğrafın izinden giderek; insan hikâyeleri, şehir hafızası ve kaybolan zamanın izlerini sürmeye devam ediyor. İkinci sezonun ilk bölümü olan Kahraman Halisçelik ile “11 Eylül'e Birebir Şahit Oldum”, programın bireysel hatıralardan toplumsal hafızaya uzanan anlatısıyla izleyicilere yeni bir düşünme ve hatırlama alanı sunuyor.