ABD-İran Mutabakatı: Hürmüz Boğazı Yeniden Açılıyor, Abluka Kalkıyor
25.06.2026 - 15:05 | Son Güncellenme: 25.06.2026 - 15:26
Washington ile Tahran arasında varılan mutabakatla Hürmüz Boğazı yeniden deniz trafiğine açılıyor, ABD'nin İran limanlarına yönelik deniz ablukası kalkıyor. İşte anlaşmanın maddeleri, İsviçre'de başlayan uygulama müzakerelerinde son durum, Hürmüz'ün açılma takvimi ve petrol fiyatlarındaki gelişmeler.
Yaklaşık 15 hafta süren ABD/İsrail-İran çatışmasının ardından taraflar, savaşı sona erdirmeyi ve dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmayı öngören 14 maddelik bir mutabakat zaptı üzerinde uzlaştı. Katar ve Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen ve kamuoyunda “İslamabad Mutabakatı” olarak anılan sürecin ardından gözler, anlaşmanın uygulanmasının görüşüleceği İsviçre müzakerelerine çevrildi.
Trump'tan “Abluka Kalkıyor” Açıklaması
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yapılan anlaşmanın tamamlandığını duyurarak Hürmüz Boğazı'nın kısıtlamasız açılmasını ve ABD Donanması ablukasının derhal kaldırılmasını onayladığını açıkladı. Trump, küresel enerji piyasalarına dönük çağrısını şu sözlerle yaptı:
“Dünyanın gemileri, motorlarınızı çalıştırın. Petrol akışına izin verin.”
Açıklamanın ardından ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) devreye girdi. CENTCOM, Basra Körfezi ve Umman Körfezi'ndeki İran limanlarına giden veya bu limanlardan gelen gemilerin geçişinin artık engellenmediğini bildirerek “Tüm ABD askeri abluka uygulama çabaları durduruldu” ifadesini kullandı. Buna rağmen Amerikan donanmasının, anlaşmanın uygulanmasını gözlemlemek üzere bölgedeki stratejik varlığını sürdüreceği vurgulandı.
Mutabakat Nerede İmzalandı?
Mutabakat zaptı, başlangıçta İsviçre'nin Luzern yakınlarındaki Bürgenstock'ta düzenlenmesi planlanan resmi bir törenle imzalanacaktı.
Ancak ABD Başkanı Trump, sürecin gecikmesini istemeyerek belgeyi Fransa'daki Versay Sarayı'nda imzaladı; İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise Tahran'daki ofisinden onay verdi. Trump, imzanın ardından gazetecilere “İmzalandı. Versay'da imzaladık” dedi. İsviçre'de planlanan resmi tören ise İran tarafının Lübnan'daki gerilim nedeniyle geri çekilmesiyle gerçekleşmedi.
İslamabad Mutabakatında Neler Var?
Uluslararası basına yansıyan metne göre 14 maddelik mutabakat, hem savaşı sona erdirmeyi hem de İran'a ekonomik rahatlama sağlamayı öngörüyor. Anlaşmanın öne çıkan başlıkları şöyle: ABD, İran limanlarına yönelik deniz ablukasını kaldıracak ve 30 gün içinde deniz trafiğini tam kapasiteye ulaştıracak; İran ise Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi trafiğini savaş öncesi seviyeye döndürmek için mayın temizleme adımlarını başlatacak.
Metinde ayrıca tarafların birbirine karşı askeri operasyon yürütmeyeceği, Lübnan dahil tüm cephelerde düşmanlıkların kalıcı olarak sona ereceği ve egemenlik ile toprak bütünlüğüne saygı gösterileceği taahhüt ediliyor. İran, nükleer taahhütlerini yerine getirmesi şartıyla 300 milyar dolarlık bir ekonomik kalkınma programına erişim hakkı kazanacak, dondurulmuş fonları serbest bırakılacak ve petrol ile petrokimya ihracatına muafiyet tanınacak. Taraflar, nükleer program, yaptırımlar ve bölgesel güvenlik gibi kritik dosyaları çözmek için 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varmayı hedefliyor; nihai metnin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanması planlanıyor.
Gözden Kaçmasın
Gözler İsviçre'de: Uygulama Müzakereleri Başladı
Mutabakatın hayata geçirilmesine yönelik ilk teknik görüşmeler, İsviçre'nin Nidwalden kantonuna bağlı Bürgenstock kasabasında pazar günü başladı. ABD heyetinde Başkan Yardımcısı JD Vance ile özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner; İran heyetinde ise başmüzakereci Muhammed Bakır Kalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi yer aldı. Arabulucu Katar ve Pakistan da masadaydı. Yaklaşık 18 saat süren ilk turun “umut verici bir ilerlemeyle” tamamlandığı bildirildi.

Katar ve Pakistan'ın ortak açıklamasına göre taraflar, 60 günlük yol haritası üzerinde uzlaştı; Hürmüz Boğazı'ndan ticari gemilerin güvenli geçişi için bir iletişim hattı kuruldu ve Lübnan'daki operasyonları sona erdirmek amacıyla ABD, İran ile Lübnan arasında bir “çatışmasızlık hücresi” oluşturulması kararlaştırıldı. Bununla birlikte süreç kırılgan: Lübnan'da Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmaların yeniden yoğunlaşması en büyük risk olarak görülüyor. İran heyeti, Trump'ın saldırı tehdidinin ardından bir ara gerilim yaşansa da görüşmeleri sürdürdü; Kalibaf, “ABD'lilerin tehditlerini ciddiye almıyoruz” ifadesini kullandı.
Hürmüz Boğazı Ne Zaman Tam Açılacak?
Abluka resmen kalksa da uzmanlar, boğazdaki trafiğin tamamen normale dönmesinin zaman alacağı konusunda hemfikir. Uluslararası Enerji Ajansı'na göre normal dönemlerde Hürmüz'den günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürünü taşınıyor. Mayın temizleme çalışmaları, gemilerin yeniden konumlandırılması, sigorta süreçleri ve güvenlik garantileri tamamlanana kadar geçişlerde temkinli bir seyir bekleniyor. Ortak Denizcilik Bilgi Merkezi (JMIC), boğazdan geçecek gemilere mayın riskinden kaçınmak için Umman kıyılarına yakın rotaları kullanmalarını tavsiye etti.
İlk hareketlilik şimdiden başladı. Anlaşmanın ardından geçen perşembe yaklaşık 10 milyon varil petrol taşıyan tankerlerin boğazdan çıktığı ya da geçiş yaptığı, üç aydan uzun süredir ilk kez Suudi Arabistan'a ait tankerlerin de bunların arasında yer aldığı bildirildi. Analistlere göre tam kapasiteye dönüş kademeli olacak: Norveç merkezli Rystad Energy, boğazın temmuz ortası itibarıyla aşamalı açılacağını, kayıp hacmin yaklaşık yüzde 85'inin ekim ayına kadar geri kazanılacağını, tam normalleşmenin ise Ocak 2027'yi bulabileceğini öngörüyor.
Petrol Fiyatları Nasıl Etkilendi?
Mutabakat haberi, küresel enerji piyasalarında sert bir geri çekilmeye yol açtı. Anlaşma sinyalinden önce 95 dolar seviyelerine yakın seyreden Brent petrol, ön uzlaşının açıklandığı cuma günü yüzde 5,6 düşüşle 82,40 dolara, ABD ham petrolü (WTI) ise yüzde 6,1 gerileyerek 79,70 dolara indi.

Brent, 22 Haziran Pazartesi sabahı uluslararası piyasalarda 79,02 dolardan işlem gördü. Fiyatlar mart başından bu yana en düşük seviyelere gerilese de yıl bazında hâlâ yaklaşık yüzde 30 daha yüksek seyrediyor. Karşılaştırma için, savaş öncesi son işlem günü 27 Şubat'ta Brent 72,48 dolardı; gerilimin zirvesinde, 30 Nisan'da ise 126,41 dolara kadar yükselmişti.
Büyük yatırım bankaları da beklentilerini aşağı yönlü güncelledi. Citigroup, Brent için üçüncü çeyrek tahminini varil başına 75 dolara, son çeyrek tahminini 70 dolara çekerken, Goldman Sachs son çeyrek beklentisini 90 dolardan 80 dolara indirdi. Analistler, jeopolitik risk priminin kademeli olarak fiyatlardan çıkmasıyla ilave düşüşlerin mümkün olduğunu, ancak sürecin tamamlanmadığını ve risklerin tümüyle ortadan kalkmadığını vurguluyor.
Türkiye'den İlk Tepki
Ankara, anlaşmayı olumlu karşıladı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz” ifadesini kullandı; mutabakatı bölgede kalıcı barış yolunda önemli bir merhale olarak nitelendirdi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ise Brüksel'deki NATO Savunma Bakanları Toplantısı'nda, varılan mutabakatı memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, gerektiğinde Hürmüz Boğazı'nda mayın temizliğine destek vermeye hazır olduklarını vurguladı.
Çözülemeyen Başlık: Nükleer ve Uranyum Dosyası
Mutabakatın ateşkesi sağlamasına rağmen, tarafların üzerinde uzlaşamadığı zenginleştirilmiş uranyum dosyası belirsizliğini koruyor. Trump, anlaşmadan memnun kalmaması halinde yeniden askeri seçeneğe dönebileceği mesajını verdi. Metinde Lübnan dahil tüm cephelerde çatışmaların sona ereceği taahhüt edilse de, bunun İsrail yönetiminin onayını gerektirmesi süreç için kritik bir risk olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki 60 günlük müzakere süreci, anlaşmanın kalıcı olup olmayacağını belirleyecek.