TİKA’nın Restore Ettiği Aliya İzzetbegoviç Müzesi Açılışa Hazırlanıyor
09.08.2026 - 10:03 | Son Güncellenme: 14.08.2026 - 16:16
Bosna-Hersek’in ilk Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç’in düşünsel ve siyasi mirasını gelecek nesillere aktarmak amacıyla 19 Ekim 2007’de kurulan Aliya İzzetbegoviç Müzesi’nde yürütülen yenileme çalışmaları tamamlandı.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından iki aşamada gerçekleştirilen proje kapsamında müzenin bulunduğu tarihi yapılar restore edilirken teşhir ve tanzim alanları da çağdaş müzecilik anlayışına göre yeniden düzenlendi.
Müze, Bosna-Hersek Millî Anıtı statüsündeki Osmanlı dönemi Ploça ve Širokac kapıkulelerinde faaliyet gösteriyor. Restorasyon sürecinde yapıların tarihi kimliğinin korunmasının yanı sıra müzenin ziyaretçi deneyimini geliştirecek yeni sergileme teknolojilerinin kullanılması da hedeflendi.

Osmanlı döneminden kalan kuleler restore edildi
Projenin ilk aşamasında müzenin bulunduğu tarihi yapıların özgün mimari özellikleri korunarak fiziki altyapıları güçlendirildi.
Osmanlı’nın Balkanlar’daki savunma sisteminin önemli yapıları arasında yer alan Ploça ve Širokac kapıkuleleri, 1727-1739 yılları arasında Bosna Valisi Ahmed Paşa Rustempašić Skopljak döneminde inşa edildi.
Gözden Kaçmasın

Restorasyon kapsamında kulelerin çatılarında, sur duvarlarında ve merdivenlerinde onarım yapıldı. Böylece Saraybosna’nın doğu kesiminin savunulması amacıyla inşa edilen tarihi Vratnik Sur Sistemi’nin önemli parçalarından ikisi koruma altına alındı.
Geçmişte Saraybosna halkını saldırılara karşı koruyan kuleler, bugün Bosna-Hersek’in bağımsızlık mücadelesinin simge isimlerinden Aliya İzzetbegoviç’in hayatını ve siyasi mirasını anlatan müzeye ev sahipliği yapıyor.
Müzenin ilk müdürü ve kurucularından Elvis Kondzic, tarihi yapılar ile İzzetbegoviç arasındaki ilişkiyi, “Kuleler ve Aliya farklı zamanda yaşadılar. Ancak sonunda savunma ve özgürlük ortak amacı etrafında buluştular.” sözleriyle ifade ediyor.

Sergi alanları dijital teknolojilerle yenilendi
Projenin ikinci aşamasında müzenin teşhir ve tanzim düzeni tamamen yenilendi.
Ziyaretçi deneyimini geliştirmek amacıyla sergi alanları çağdaş müzecilik ilkeleri doğrultusunda yeniden tasarlanırken bütüncül bir sergileme konsepti oluşturuldu.

Yeni düzenlemede kanvas baskılar, özgün grafik uygulamaları, modern sergileme vitrinleri ve LED ekranların yanı sıra dijital görsel ve işitsel multimedya içeriklerine yer verildi.
Böylece müzenin bulunduğu tarihi yapıların özgün karakterinin korunması, aynı zamanda Aliya İzzetbegoviç’in hayatının ve Bosna-Hersek’in yakın tarihinin dijital anlatım araçlarıyla ziyaretçilere aktarılması amaçlandı.

Aliya İzzetbegoviç’in hayatı üç bölümde anlatılıyor
Yenilenen sergi senaryosu, kronolojik akış ile tematik anlatımı bir araya getirecek şekilde müzenin farklı bölümlerine dağıtıldı.
Ploça Kapıkulesi’nde Aliya İzzetbegoviç’in çocukluk ve gençlik yılları, aile hayatı ve düşünsel gelişimine odaklanılıyor.
Sur hattında İzzetbegoviç’in yargılanma süreci, cezaevi yılları ve bu dönemde kaleme aldığı eserler ele alınıyor. Bu dönem, özgün belgelerin yanı sıra dijital yorumlama teknikleriyle ziyaretçilere aktarılıyor.
Širokac Kapıkulesi’nde ise Bosna-Hersek’in bağımsızlık süreci, İzzetbegoviç’in devlet adamlığı, cumhurbaşkanlığı dönemi, savaş yıllarındaki liderliği ve uluslararası siyasi mirası anlatılıyor. Bu bölümde etkileşimli uygulamalardan da yararlanılıyor.

Tarihsel bilgi, özgün materyaller ve dijital araçların bir araya getirildiği yeni sergileme düzeniyle müzenin; Aliya İzzetbegoviç’in hayatının yanı sıra Bosna-Hersek’in hafıza, kimlik ve kültürel mirasına ilişkin anlatıyı da ziyaretçilere aktarması amaçlanıyor.
Restorasyon ile teşhir ve tanzim çalışmaları tamamlanan Aliya İzzetbegoviç Müzesi’nde açılış hazırlıkları sürüyor.
TİKA Başkanı Abdullah Eren de sosyal medya hesabından yenilenen müzeye ilişkin paylaşımda bulundu. Eren, Aliya İzzetbegoviç’in hayatının yalnızca bir liderin değil, özgürlüğünü, kimliğini ve vatanını korumak için mücadele eden bir milletin hikâyesi olduğunu belirterek, müzenin Aliya’nın hatırasını yaşatmadaki önemine dikkati çekti.