Ulusal Diyalog Konferansı'nda Suriye'nin Geleceği İçin Ortak Çözüm Arayışı

Ulusal Diyalog Konferansı'nda, Suriye'nin geleceği için toplumsal uzlaşı, ekonomik reformlar ve yapısal dönüşümün gerekliliği vurgulandı.
aa
Ulusal Diyalog Konferansı'nda Suriye'nin Geleceği İçin Ortak Çözüm Arayışı

26.02.2025 - 11:49  |  Son Güncellenme:  27.08.2025 - 14:57

Şam'da dün 600'den fazla davetlinin katılımıyla başlayan konferans, ikinci gününde de devam etti.

Konferansın ikinci gününde, Hazırlık Komitesi'nin çalışma programları üzerinde fikir alışverişinde bulunmak amacıyla çalıştaylar düzenlendi.

"Ülkenin yeni bir doğum sürecine girdiğine inanıyorum"

Lazkiye ilinden Ulusal Diyalog Konferansı'na katılan Alevi toplumu temsilcilerinden Dr. Fida Dib, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Suriye'de toplumsal barışın sağlanması için diyalog sürecinin önemini vurguladı.

Dib, "Devrimle rejim devrildi, bazıları ise bugün toplumsal barış ve uzlaşmayı sağlamak için geçiş sürecini yürütmeye çalışıyor. Bu yüzden hassas bir konu olduğu için bu geçiş dönemi adalet çalıştay grubuna katıldım." dedi.

Tartışmaların açık ve dostane bir ortamda yapıldığını belirten Dib, "Suriye halkının tüm bileşenleriyle bir bütün olduğunu gösterdik. Azınlık kavramı yok, hepimiz yeni Suriye'yi inşa etmeye geldik. Suçluların tüm taraflardan hesap vermesi gerektiği konusunda mutabık kaldık." diye konuştu.

Dib, Suriyelilerin toplumsal dayanışma içinde olduğuna dikkati çekerek, "Bugün konferansta ve çalıştay grup toplantılarında gördüğümüz tablo, halkın tüm kesimleriyle birlikte hayata tutunmak istediğini gösteriyor. Hiçbir toplumsal bileşen diğerini yok etmeye çalışmıyor. Tam tersine, ülkenin yeni bir doğum sürecine girdiğine inanıyorum." ifadelerini kullandı.

Dib, ekonomik boyuta da değinerek, "Genel af talep ediyoruz. Suç işleyenleri istemiyoruz ama hiçbir suçu olmadan mağdur olmuş insanları da unutmamalıyız. Ayrıca, işsizler ordusu yaratmamak için ordudan çıkarılanların maaşlarının ödenmesi gerekiyor." diye konuştu.

"Tartışmalar yapıcı bir atmosferde geçti"

Süveyda ilindeki Dürzi toplumu temsilcilerinden Eyman Derviş Skiker, adalet, birlik ve hoşgörünün Suriye'nin geleceği için vazgeçilmez olduğunu söyledi.

Skiker, "Suriye’de adalete dayalı kapsamlı bir reform gereklidir. Tüm mezhepler için ibadet özgürlüğü garanti altına alınmalı, ibadethaneler korunmalı ve yurttaşlar arasında hoşgörü teşvik edilmelidir." dedi.

Eğitimin önemine de dikkati çeken Skiker, "Dini bilinç ve ahlaki değerlerle donanmış bir nesil yetiştirmek için eğitim temel araç olmalıdır. Ayrıca, yoksulluk ve ekonomik sıkıntılarla mücadele öncelikli hedeflerimiz arasında yer almalıdır." diye konuştu.

Konferansa dair gözlemlerini paylaşan Skiker, "Bugün burada Suriyeli tüm kesimlerden akademisyenler, uzmanlar ve dini temsilciler yer aldı. Tartışmalar yapıcı bir atmosferde geçti, herhangi bir gerilim yaşanmadı." dedi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ülkenin güneyini işgal mesajına ilişkin Skiker, "Ben bir devlete mensubum ve devletimin bir başkanı, dışişleri bakanı var. Bu konularla ilgili karar yetkisi devletime aittir." ifadelerini kullandı.

"Ekonomi, yaptırımlar kaldırılmadan gerçek anlamda toparlanamaz"

Konferansa katılan ekonomist Kerem Şaar, tartışmaların içeriğini başarılı bulduğunu belirterek, "Suriye devletinin ekonomik kimliği, özel sektörle ilişkisi ve yaptırımlar gibi önemli konular ele alındı. Ancak zaman kısıtlı olduğu için bazı konulara tam anlamıyla derinlemesine inilemedi." dedi.

Şaar, üretimi destekleme konusunda genel bir mutabakat sağlandığını belirterek, "Asıl tartışma, bunu nasıl yapacağımız konusunda yaşandı. Konferansın karar alma süreçlerinin nasıl işleyeceğini görmek istiyoruz." diye konuştu

Suriye'nin ekonomik toparlanması için kısa ve uzun vadeli adımların belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Şaar, "Öncelikle devlet kurumlarının desteklenmesi gerekiyor, çünkü mevcut kriz devletin işleyişini ciddi şekilde zorluyor. Suriye ile işbirliği yapmak isteyen ülkeler, sadece şartlar koymak yerine öncelikle yardım sağlamalıdır." ifadelerini kullandı.

Uzun vadede Suriye ekonomisinin kalkınmasındaki engellere değinen Şaar, sözlerine şöyle devam etti:

"Yasal çerçevenin tutarsızlığı, yaptırımların etkisi ve ekonomik modelin belirsizliği Suriye ekonomisinin önünde üç ana engeldir. Ülkenin birçok bölgesinde farklı ekonomik kurallar geçerli ve mevcut düzenlemeler bile tam anlamıyla uygulanmıyor. Suriye ekonomisi, yaptırımlar kaldırılmadan gerçek anlamda toparlanamaz. Sermaye güven ister. İş insanları, geleceği belirsiz bir ortamda yatırım yapmaz. Suriye'nin ekonomik, siyasi ve güvenlik durumu daha öngörülebilir olmalıdır."

Ulusal Diyalog Konferansı'nın, Suriye'nin ekonomik ve toplumsal geleceğine dair önemli bir adım olduğunu belirten Şaar, tartışmaların daha uzun soluklu devam etmesi gerektiğini söyledi.

Katar ve Kuveyt, Suriye'deki Diyalog Sürecini Memnuniyetle Karşıladı

Katar ve Kuveyt, Suriye'deki Diyalog Sürecini Memnuniyetle Karşıladı

Katar ve Kuveyt, Suriye Ulusal Diyalog Konferansı'nın düzenlenmesini memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, ülkenin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duyulması gerektiğini bildirdi.

Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, konferans, "uzlaşı, birlik ve hukuk devleti ile kurumların inşasına yönelik önemli bir adım" olarak değerlendirildi.

Ülkelerinin geleceğinin şekillendirilmesinde kararın Suriyelilerin elinde olduğu vurgulanan açıklamada, sivil barışı, güvenliği ve istikrarı pekiştirmek için silahın devletin tekelinde olmasının ve profesyonel bir ulusal ordu kurmanın önemine işaret edildi.

Açıklamada ayrıca, Katar'ın Suriye'nin egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğünün yanı sıra halkının özgürlük, kalkınma ve refah arzularını tam desteklediği yinelendi.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada da konferansın "Suriye halkının özlem ve umutlarının gerçekleşmesine" katkıda bulunacağının umut edildiği aktarıldı.

Açıklamada, Kuveyt'in Suriye'nin birliğini, güvenliğini, bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü desteklediği vurgulandı.

Suriye Ulusal Diyalog Konferansı

Başkent Şam'da 600'den fazla davetlinin katılımıyla düzenlenen Ulusal Diyalog Konferansı'nda, ülkenin parçalanmasına veya herhangi bir toprağından vazgeçilmesine karşı çıkılması ve İsrail'in, Suriye'nin egemenliğine açık bir saldırı olan ihlal ve işgalinin sona erdirilmesi konuları öne çıktı.

İsrail'in Suriye'nin egemenliğine yönelik saldırılarının kınandığı ve ihlallerin, ülkenin egemenliğine açık bir saldırı olduğu vurgulanan Ulusal Diyalog Konferansı kapanış bildirisinde, geçiş sürecinde anayasal boşluğu dolduracak geçici bir anayasal bildirgenin ilan edilmesi, geçici yasama meclisi kurulması ve kalıcı anayasa taslağı için bir komisyon oluşturulması gerektiği kaydedildi.

Ayrıca, ifade özgürlüğünün güvence altına alınması, kadın haklarının korunması, nefret söylemi ve intikamcı yaklaşımların reddedilmesi gerektiğine dikkati çekildi.

Ekonomik kalkınmanın hızlandırılması için yaptırımların kaldırılması çağrısının yapıldığı bildiride, kamu kurumlarındaki reform ve eğitim sisteminin geliştirilmesinin önemi vurgulandı.

Konferans kapsamında geçiş döneminde adalet, yeni anayasa, kurumların yeniden inşası ve reformu, kişisel özgürlükler, sivil toplum kuruluşların önemi ile ekonomi başlıklarıyla 6 çalıştay düzenlendi.

Konferans öncesinde 30'dan fazla toplantı düzenleyen Hazırlık Komitesi, ülkenin farklı illerinde 4 binden fazla kişiyle istişareler gerçekleştirmişti.

Şam'daki Halk Sarayı'nda sabah başlayan ve gün boyu farklı çalıştayların yapıldığı konferansın kapanış törenine Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile hükümet yetkilileri de katılmıştı.