Suriye Bankacılık Sektörünü Yabancı Yatırıma Açıyor
29.09.2026 - 11:30 | Son Güncellenme: 29.09.2026 - 11:37
Suriye'nin bankacılık sektörü yeni yabancı yatırımlara kapılarını aralıyor. Suriye Merkez Bankası, önümüzdeki dönemde yeni banka kurulumu için ülkeye giren sermaye miktarının 1 milyar doları aşmasını bekliyor.
Suriye Merkez Bankası Başkanı Muhammed Safvet Reslan, mevzuatın yabancı yatırımcılara ödenmiş sermayenin yüzde 60'ını döviz olarak elinde tutma imkânı tanıdığını, kârların transferinin garanti altına alındığını ve döviz alım-satım-transferine ilişkin kısıtlamaların kaldırıldığını açıkladı.
Reslan, uluslararası havale hizmeti sunan mali kurumların, alıcılara havalelerini yalnızca döviz olarak teslim etmesini zorunlu kılmaya yönelik bir eğilim bulunduğuna işaret ederek, transferlerin kolaylaştırılması ve para akışının hızlandırılmasının satın alma gücünü ve yurt içi hasılayı desteklemeye, fiyat istikrarını sağlamaya ve enflasyonu dizginlemeye katkı sağlayabileceğini vurguladı. Reslan ayrıca Ürdünlü bankaların Suriye'de yatırım yapmak için başvuruda bulunduğunu, halihazırda faaliyet gösteren Ürdün bankalarının ise yatırımlarını artırmaya çalıştığını belirtti.

Suriye Televizyonu'nda yayınlanan "Suriye El-Yevm" programına konuşan Şam Üniversitesi İktisat Fakültesi Finansal Piyasalar Öğretim Üyesi Dr. Süleyman Musalli, yeni bankaların sektöre girişinin yalnızca banka sayısının artmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini, bunun bankacılık sektörünü canlandırmaya, rekabeti artırmaya, yenilikçi finansal ürünler sunmaya, elektronik ödeme çözümlerini desteklemeye ve büyük projeler ile altyapı projelerini finanse etmeye katkı sağlaması gerektiğini söyledi.
Yabancı şubeler: Transfer kolaylığı ile finansman sınırlılığı arasında
Musalli'ye göre yabancı bankaların şube şeklinde faaliyet göstermesine izin verilmesi yönündeki eğilim, yurt dışından para transferini kolaylaştırmaya ve muhabir bankalarla çalışmanın getirdiği bazı sorunları aşmaya katkı sağlayabilir. Ancak bu model, beraberinde mali piyasaya kayıt ve denetime tabi olma gibi konularda zorluklar da getiriyor.
Aynı programda konuşan Cusur Araştırmalar Merkezi Ekonomi Araştırmacısı Hasan Gurre ise beklenen yatırımlara ilişkin değerlendirmelerin, tahminler ile fiili uygulama adımları arasında ayrım gözetmesi gerektiğini vurguladı. Gurre, bankacılık lisanslarının faaliyete başlamadan önce çeşitli aşamalar, prosedürler ve güvencelerden geçmesi gerektiğine dikkat çekti. Yabancı şubelerin genellikle üretken sektörlere kredi vermekten çok mali transferlere odaklandığını belirten Gurre, bu nedenle tarım, sanayi ve küçük-orta ölçekli işletmeleri finanse etmeye teşvik edici bir ortam oluşturulmadıkça bu bankaların vatandaşlar üzerindeki doğrudan etkisinin sınırlı kalabileceğini söyledi. Gurre, Ürdün bankacılık sektörünün sahip olduğu deneyim ve gelişmiş dijital altyapı göz önüne alındığında Ürdün bankalarıyla kurulacak ortaklığın güveni pekiştirebileceğini ve transferleri destekleyebileceğini, bununla birlikte bankacılık iş birliğinin diğer Arap ülkelerini de kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini vurguladı.
Ekonominin finansmanı ve banka fonlarının kullanımı
Musalli, yeni bankaların sektöre girişinin, fonlar üretken projelere yönlendirildiği takdirde ekonomiye ve fiyatlara yansıyabileceğini belirterek, ekonomik faaliyete yönelik banka finansmanının artırılmasının üretim çarkını döndürmeye ve enflasyonu düşürmeye yardımcı olabileceğini söyledi.
Musalli, "Suriye El-Yevm" programına verdiği demeçte, yerel bankaların mevzuat kısıtlamaları ve bankacılık faaliyetlerini düzenleyen kurallara aykırı davranma endişesi nedeniyle önemli ekonomik sektörleri finanse etmekte hâlâ tereddütlü davrandığını belirterek, bankaların fonlarını ekonomik döngü dışında tutmak yerine kullanmaya teşvik edecek bir ortamın sağlanması gerektiğini vurguladı.
Musalli, yeterli mali sağlamlığa ve kredi deneyimine sahip yeni yabancı bankaların, büyük sermaye gerektiren büyük ölçekli projelerin finansmanına yardımcı olabileceğini, bu bankaların sektöre girişinin yerel bankaları da üretken projelere yönelik yatırımlarını artırmaya sevk edebileceğini ekledi.

Musalli, bankaların dış ticaret finansmanındaki önemine de dikkat çekerek, yabancı bankaların şubelerinin varlığının, ithalat ve ihracat işlemlerini kolaylaştırabileceğini ve özellikle Ürdün, Türkiye ve diğer ülke bankalarıyla yapılan işlemlerde maliyetleri düşürebileceğini ifade etti.
Riskler ve dijital bankacılık ile İslami finansmana duyulan ihtiyaç
Gurre, Suriye bankacılık sektörünün yatırım çekmeye ne ölçüde hazır olduğuna ilişkin değerlendirmesinde, Merkez Bankası'nın döviz kısıtlamalarını gevşetmek ve kâr transferini garanti altına almak gibi attığı adımların düzenleyici risklerin bir kısmını giderdiğini, ancak siyasi ve güvenlik istikrarı ile iş ortamına bağlı diğer risklerin ortadan kalkmadığını söyledi. Gurre ayrıca küresel muhabir bankalarla aradaki güven açığına, teknik altyapının zayıflığına, uyumluluk gereksinimlerine ve siber güvenlik zorunluluklarına da dikkat çekti.
Gurre, "Suriye El-Yevm" programı aracılığıyla, yurt dışında yaşayan Suriyelilerin hesap açıp uzaktan işlem yapabilmesine imkân tanıyacak dijital bankacılık hizmetlerinin geliştirilmesi çağrısında bulundu ve istihdam ile büyümenin itici güçlerinden biri olan küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansmanına odaklanılması gerektiğini vurguladı. Gurre ayrıca sukuk ve gurbetçi tahvilleri gibi İslami finansman araçlarından yararlanılmasını ve bu ürünlerin geliştirilmesinde yurt içi ve yurt dışındaki Suriyeli uzmanlardan istifade edilmesini önerdi.
Musalli ise İslami bankaların sukuk ihraç etme ve bunları işlem gördürme kapasitesini sınırlayan yasal kısıtlamaların bulunduğuna işaret ederek, bu kuralların değiştirilmesi çağrısında bulundu ve küçük-orta ölçekli işletmeleri desteklemek ile ekonomik faaliyeti canlandırmak açısından mikrofinansman alanında uzmanlaşmış bankaların rolünün güçlendirilmesinin önemine vurgu yaptı.