İran, ABD Ablukasını Kripto Parayla Aşmaya Çalışıyor
10.09.2026 - 13:36 | Son Güncellenme: 10.09.2026 - 13:45
İran, savaş ve ABD ablukası koşullarında dış ticaretin devamını sağlamak ve döviz temin etmek amacıyla kripto paralara bağımlılığını artırdı. Bu adım, İran Merkez Bankasının ihracat gelirlerine yönelik kısıtlamaları gevşetmesi ve tüccarlara sınır ötesi işlemlerini gerçekleştirmek için daha esnek kanallar kullanma imkânı tanımasıyla eş zamanlı gerçekleşti.
Financial Times'ın 9 Eylül'de yayımladığı habere göre İran Merkez Bankası, son aylarda resmî bir açıklama yapmadan tüccarları, aralarında dolar sabitli kripto para Tether ile Bitcoin'in de bulunduğu farklı yöntemleri kullanarak ihracat gelirlerini İran'a geri getirmeye teşvik etti. İşlemlerde İran merkezli kripto para borsalarının da kullanıldığı belirtildi.
Bu gelişme, İran'ın kripto para kullanmaya yeni başlamasından ziyade Tahran'ın döviz yönetiminde yaşanan bir değişime işaret ediyor. İran, yaptırımları ve uluslararası bankacılık sistemindeki kısıtlamaları aşmak amacıyla dijital varlıklardan yıllardır yararlanıyor.
Ancak İranlı yetkililer geçmişte ihracatçılara sıkı kontroller uyguluyor, gelirlerinin büyük bölümünü döviz olarak ülkeye geri getirmelerini ve bunları açık piyasanın altındaki kurlarla devletin belirlediği platformlarda satmalarını zorunlu tutuyordu.
Financial Times'a konuşan ve İranlı yetkililere yakın olduğu belirtilen üst düzey bir yönetici, Merkez Bankasının artık paranın nasıl transfer edildiğini sorgulamadığını söyledi. Yönetici, kısıtlamalardaki gevşemenin Şubat 2026'da savaşın başlamasının ardından yaygınlaştığını ve ihracat karşılığında kripto para alınmasının artık yerleşik bir uygulamaya dönüştüğünü ifade etti.
İhracatçılara döviz konusunda daha fazla esneklik
İran Merkez Bankası, ticari işlemlerde dijital varlıkların dolaylı kullanımına izin verildiğine ilişkin bilgilere yorum yapmadı. Ancak İran'ın resmî haber ajansı IRNA, ihracat gelirlerinin ülkeye geri getirilmesini kolaylaştıran ve ihracatçılarla ithalatçılar arasında karşılıklı belirlenen döviz kurları üzerinden doğrudan işlem yapılmasına imkân sağlayan yeni politikanın ayrıntılarını yayımladı.
IRNA'ya göre yetkililer Aralık 2025'ten itibaren ihracat gelirlerinin nakit olarak ülkeye getirilmesini kolaylaştırdı. Ardından Yedinci Kalkınma Planı Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında dövizin ihracatçı ve ithalatçılar arasında doğrudan alınıp satılmasına izin verildi.
Yeni sistem, şirketlerin gelirlerini düşük resmî kur üzerinden satmak zorunda kalmadan yeniden ekonomik faaliyetlerinde kullanabilmelerine daha fazla esneklik sağlıyor.
Yeni düzenlemeler kapsamında ihracatçılar, gelirlerini önce resmî döviz sisteminden geçirmek yerine doğrudan ithalatlarını finanse etmek için kullanabiliyor. Dövizin açık piyasada satılabilmesi de resmî kur ile piyasadaki dolar fiyatı arasındaki farktan kaynaklanan kayıpları azaltıyor.
Financial Times'a konuşan ve Çin ile ticaret yapan orta ölçekli bir çelik şirketini yöneten bir sanayi kaynağı, şirketinin henüz kripto para kullanmadığını ancak ihracat gelirlerini faaliyetleri için gerekli ürünleri doğrudan ithal etmek amacıyla kullanmasına izin verildiğini söyledi.
Kaynak, ihracatçıların daha önce gelirlerini döviz olarak ülkeye getirmek ve özel bir platformda düşük kur üzerinden satmak zorunda olduğunu, yeni sistemle ise bu parayı doğrudan şirketlerinin ihtiyaçları için kullanabildiğini belirtti.
94 milyar avroluk döviz yükümlülüğü
Eski sistem, bazı ihracatçıların gelirlerini açıklamaktan kaçınmasına da yol açtı. Bazı şirketler paralarını İran dışında tutarken bazıları gelirlerinin bir bölümünü gayriresmî kanallar üzerinden ülkeye getiriyordu.
İran yargı makamları, beyan edilmemiş veya resmî yükümlülükleri yerine getirilmemiş gelirlerin değerini 100 milyar doların üzerinde hesaplıyor.
İran Genel Teftiş Kurumu Başkanı Zebihullah Hudaiyan, 26 Temmuz 2026'da İran'ın Khabar kanalındaki “Özel Haber Diyaloğu” programında, 20 binden fazla kişi ve şirketin yaklaşık 94 milyar avroluk ihracat gelirinin ülkeye geri getirilmesine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediğini söyledi. İran kaynaklarında bu sayının 20 bin 676 gerçek ve tüzel kişi olduğu belirtiliyor.
Listede İran Ulusal Petrol Ürünleri Rafinaj ve Dağıtım Şirketi, İran Ulusal Gaz Şirketi ve İran Deniz Petrol Şirketi gibi petrol ve doğal gaz sektöründe faaliyet gösteren kamu şirketleri de bulunuyor.
Hudaiyan, bazı şirketlerin hesaplarını “kaotik” olarak nitelendirirken, yükümlülüklerini yerine getiren şirketlere yönelik kısıtlamaların gevşetildiğini, gelirlerini beyan etmeyenlere yönelik soruşturmaların ise sürdüğünü belirtti.
Hudaiyan'a göre 219 kişi ve şirket, 23,5 milyar avroluk gelirle bağlantılı soruşturma altında bulunuyor.
İran Yargı Erki Sözcüsü Ali Kazımi ise 8 Eylül'de, petrol ticaretiyle bağlantılı soruşturmalar kapsamında 22 kişinin tutuklandığını, 19 kişi hakkında da yakalama kararı çıkarıldığını açıkladı.
Komşu ülkelerde faaliyet gösteren döviz büroları, İranlı şirketlerin gelirlerini ülkeye geri getirmelerinde ve dış ödemelerini gerçekleştirmelerinde başlıca kanallardan biri olmayı sürdürüyor. Kripto paralar ise tüccarlara geleneksel bankalara veya ABD'nin yaptırım denetimine tabi uluslararası ödeme kanallarına doğrudan bağlı olmayan ek bir seçenek sunuyor.
Tether İran'ın yeni ödeme kanallarından biri
Bu işlemlerde Tether özel bir önem taşıyor. ABD dolarına sabitlenmek üzere tasarlanan stablecoin, geleneksel bankalardan geçmeden dijital cüzdanlar arasında değer transferine ve sınır ötesi ödemelerin gerçekleştirilmesine imkân sağlıyor.
TRM Labs verilerine göre İran bağlantılı toplam kripto para işlem hacmi 2025'te yaklaşık 10 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Şirket, bunun hem gelen hem de giden kripto para akışlarını kapsadığını belirtiyor.
Ancak Tether kullanımı, İran bağlantılı varlıkları ABD yaptırımlarından tamamen korumuyor. Stablecoin'i ihraç eden şirket, yaptırım kapsamına alınan dijital cüzdanlardaki varlıkları dondurabiliyor.
Nisan 2026'da Tether, ABD makamlarıyla koordinasyon halinde İran Merkez Bankasıyla bağlantılı olduğu belirtilen iki cüzdanda yaklaşık 344,2 milyon dolarlık varlığı dondurdu. TRM Labs, söz konusu iki cüzdanın OFAC tarafından İran Merkez Bankasıyla ilişkilendirildiğini bildirdi.
Chainalysis ise temmuz ayında dört yeni İran Merkez Bankası bağlantılı cüzdanın yaptırım listesine eklenmesiyle 131 milyon dolar daha dondurulduğunu, Tether'ın İran Merkez Bankasıyla ilişkilendirilen adreslerde dondurduğu toplam miktarın yaklaşık 475 milyon dolara ulaştığını açıkladı.
ABD, İran'ın kripto ağlarını hedef alıyor
ABD Hazine Bakanlığı da İran'ın yaptırımları aşmak amacıyla kullandığını öne sürdüğü dijital finans ağlarına yönelik yaptırımları genişletti.
Washington, 2 Haziran 2026'da İran'ın en büyük kripto para borsası Nobitex'in yanı sıra Bitpin, Ramzinex ve Wallex'i yaptırım listesine aldı. Hazine Bakanlığı, Nobitex'i İran Merkez Bankası ve Devrim Muhafızları bağlantılı işlemleri kolaylaştırmak ve yaptırımların aşılmasına yardımcı olmakla suçladı.
ABD Hazine Bakanlığına göre Nobitex, 2025'te İran bağlantılı dijital varlık girişlerinin yüzde 50'sinden fazlasını gerçekleştirdi. Bakanlık, bireyleri ve şirketleri yaptırım uygulanan İranlı kuruluşlarla dijital varlık işlemleri yapmanın yaptırım riski doğurabileceği konusunda da uyardı.
Bitcoin madenciliği de yaptırımları aşmanın bir aracı
İran, düşük yerel enerji maliyetlerinden yararlanarak Bitcoin madenciliğini de yaptırımların etkisini azaltmak amacıyla kullanıyor. Bu yöntem, ülkedeki enerji kaynaklarının dijital varlıklara dönüştürülmesine ve elde edilen kripto paraların bazı ithalat işlemlerinde kullanılmasına imkân sağlıyor.
Ancak AlArabyAlJadeed ve Financial Times'ın aktardığı “İran küresel Bitcoin madenciliğinin yüzde 4,5'ini gerçekleştiriyor” verisi güncel bir 2026 tahmini değil. Bu oran, Elliptic'in Mayıs 2021'de, ağırlıklı olarak 2020 ve 2021 başındaki verilere dayanarak yaptığı tahminden geliyor. Elliptic o dönemde İran'ın Bitcoin madenciliğinden yüz milyonlarca dolarlık kripto varlık elde edebileceğini ve bunların ithalat ile yaptırımların aşılmasında kullanılabileceğini belirtmişti.
İran Dijital Dönüşüm Derneği üyesi Ali Rıza Bozorgmehri de Merkez Bankasının kripto para platformlarına yönelik denetimini gevşettiğini ve kuralların sıkı biçimde uygulanması konusunda artık eskisi kadar ısrarcı olmadığını söyledi.
Bununla birlikte Bozorgmehri, İran'daki kripto para borsalarında işlem hacmi artsa da bunun ülke ekonomisinin büyük finansman ihtiyacını karşılayacak seviyeye ulaşmasının zor olduğunu belirtti.
Tahran'da siyasi ekonomi profesörü Said Leylaz ise ABD'nin İran'ın dünya ile kalan mali bağlantılarını daha fazla sınırlamasıyla dijital varlıkların öneminin arttığını ifade ederek, kayıt dışı ekonomik faaliyetler genişledikçe kripto para kullanımına duyulan ihtiyacın da arttığını söyledi.
Kaynak: AlArabyAlJadeed