Hartum’a Döndüler, Yeniden Göçü Düşünüyorlar

Sudan ordusunun Hartum’u yeniden ele geçirmesinin ardından milyonlarca kişi başkente döndü ancak elektrik, su, sağlık ve temel ihtiyaçlara erişimde yaşanan sorunlar, savaş mağdurlarını bir kez daha göç seçeneğiyle karşı karşıya bırakıyor.
hartum-a-donduler-yeniden-gocu-dusunuyorlar.jpg

01.10.2026 - 13:27  |  Son Güncellenme:  01.10.2026 - 13:33

Savaş sırasında evlerini terk eden Hartum sakinlerinin büyük bir bölümü, hayatlarını yeniden kurma umuduyla kente geri döndü. Ancak ordunun kenti yeniden ele geçirmesinin üzerinden aylar geçmesine rağmen temel yaşam koşullarının hâlâ sağlanamaması, bu insanları ya yeniden göç etmek ya da isteksizce kalmak arasında bir seçime zorluyor. Nisan 2023'te ordu ile terör örgütü PKK ile hiçbir ilgisi olmayan "Hızlı Destek Kuvvetleri" arasında savaş patlak verdiğinde yaklaşık dört milyon kişi başkenti terk etmişti. Ordunun geçen yıl kenti yeniden ele geçirmesinin ardından bunların 2,7 milyonunun geri döndüğü tahmin ediliyor.

Ancak birçok kişi için dönüşün verdiği sevinç, ağır yaşam koşullarının gerçekliği karşısında hızla sönümlendi. Bunlardan biri, ailesi bir ay önce Kahire'den geri dönen ancak şimdi onları yeniden Mısır'ın başkentine göndermeye hazırlanan 43 yaşındaki iş adamı İmad Halid Ahmed. AFP'ye konuşan Ahmed, "Pişman olduğumu söylemiyorum ama ailemin dönme kararı bir hataydı" diyor. Hartum'a dönmeleri istenen bazı hükümet yetkilileri de ajansa, ailelerini yurtdışında bırakmayı planladıklarını söyledi.

Savaşın izleri Hartum'da hâlâ canlı. Kentin iki yakası arasında hayati bir bağlantı olan Şembat Köprüsü'nün bir bölümü, aldığı hava saldırısının ardından hâlâ yerinde yok. Başkentin merkezinde lastikleri çalınmış, gövdeleri kurşun izleriyle delik deşik olmuş terk edilmiş araçlar göze çarpıyor. Ordu komutanı Abdülfettah el-Burhan, Hartum'a dönüşünü bir dönüm noktası olarak sunmaya çalışsa da, ordunun yayınladığı görüntülerin arka planı yıkımın boyutunu ortaya koyuyor: Cumhurbaşkanlığı Sarayı eski halinin sadece bir iskeleti, içi ise Hızlı Destek Kuvvetleri tarafından yağmalanıp tahrip edildikten sonra büyük ölçüde boş. Buna rağmen ordu, halkı geri dönmeye teşvik ediyor; havalimanını yeniden inşa edip iç hat uçuşlarına açtı ve bazı altyapı çalışmalarına başladı.

"Boğazımızda bir düğüm var"

Ancak bütün bunlar hizmetlerin geri gelmesi için yeterli olmadı. Elektrik ve su günlerce kesik kalmaya devam ediyor, birçok kişi her geçen gün artan fahiş fiyatlar karşısında alışveriş yapmakta zorlanıyor. 49 yaşındaki Suad Muhammed İdris, Hartum Bahri'deki evine döndüğünde eşyalarının çalınmış olduğunu bulduğunu anlatıyor. Yeni bir buzdolabı alacak gücü olmadığından, artık her gün yiyecek almak zorunda kalıyor. Dul ve altı çocuk annesi olan kadın, "Her gün sebze ve et almam gerekiyor, fiyatlar yüksek ve her gün artıyor... Doğru, memleketimize büyük bir özlemle geldik ama pahalılık dayanılmaz" diyor.

Geri dönüşler daha çok halk mahallelerinde yoğunlaşırken, Hartum 2 gibi zengin semtler hâlâ sakinlerini bekliyor. Ağaçların gölgelediği sokaklarda kırık cam parçaları saçılmış, kimisi yıkılmış lüks evler arasında sessizlik sadece kuş cıvıltılarıyla bozuluyor. Dönüşünden üç ay sonra 86 yaşındaki Süreyya Babiker yeniden bavullarını topluyor. "Eşim, küçük kızım ve ben Birleşik Arap Emirlikleri'ne gideceğiz... Elbette ayrılmak istemezdik ama sağlık durumumuz ve tedaviye ulaşmanın zorluğu bunu zorunlu kılıyor" diyor.

Savaşta ağır hasar gören sağlık sektörünün durumu, birçok kişi için öncelikli bir sorun. Geçen yıl halkın dönüşüyle birlikte hayır kurumları bazı hastaneleri yeniden onarmış olsa da, birçok tıbbi malzeme hâlâ temin edilemiyor. Doktor Heyfa Ömer, "Hastanın ve ailesinin hastane dışında herhangi bir tahlil ya da görüntüleme yaptırmak zorunda kalmaması için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz" diyor.

"Elektrik ve su günlerce kesik kalmaya devam ediyor, birçok kişi her geçen gün artan fahiş fiyatlar karşısında alışveriş yapmakta zorlanıyor"

Ömer, "Ama bazı ilaçlar bulunmuyor... Hastadan bunu hastane dışından temin etmesini istiyoruz, ve bu bizi çok üzüyor çünkü insanların koşullarını biliyoruz" diye ekliyor. Hastane dışında da ilaç bulmak kolay değil. Eşi, iki çocuğu ve ebeveynleriyle birlikte Kahire'de üç yıl geçirdikten sonra Hartum'un güneyine dönen İmam Bekir Abbas da bunu doğruluyor. Bir eczanenin önünde konuşan 34 yaşındaki adam, "Babamın tansiyon hastalığı var, ilacını bulabilmek için 10 eczaneye girmem gerekiyor, fiyatı da her gün değişiyor" diyor. Abbas, şeker hastası annesi için insülini soğuk tutmakta da zorlanıyor. Bir buzdolabı satın aldığını ama "elektriğin günde 12 saat kesildiğini, bu yüzden ilacın bozulduğunu" anlatıyor.

Hartum'da işler iyi değil

Hartum, bir zamanlar sekiz milyondan fazla nüfusuyla büyük bir Afrika başkenti olduğu günlerin artık sadece bir gölgesi haline geldi. Hartum'da görevli bir Birleşmiş Milletler yetkilisi, yıkımın boyutunun Ukrayna dahil tanık olduğu tüm çatışmaların ötesine geçtiğini söylüyor. Hızlı Destek Kuvvetleri zaman zaman Hartum'a insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenlese de, yetkililer işlerin normale döndüğü ısrarını sürdürüyor. Temmuz ayında üniversitelerde uzaktan eğitim sistemine son verildi ve öğrencilerin geri dönmesi zorunlu hale getirildi. Bu adım, Hartum Üniversitesi tıp fakültesi öğretim üyelerini toplu istifa tehdidinde bulunmaya itti.

Yüksek lisans öğrencilerinden biri, danışmanı "başka bir ülkede bulunmasına rağmen" üniversitenin yüksek lisans tezinin internet üzerinden savunulmasını reddettiğini anlatıyor. İşletme lisans programının son yılına başlaması gereken başka bir öğrenci ise, bu yaz yüz yüze yapılan sınavları kaçırdıktan sonra Mısır'da bir burs bulup yeniden okula başlayabilmek için zamanla yarışıyor. Öğrenci hüzünle, "Bizi dinlemediler, tek önemsedikleri insanların geri dönmesiydi" diyor. İsminin açıklanmasını istemeyen genç kadın şöyle ekliyor: "Bu tamamen siyasi bir mesele, insanların geri dönmesini istiyorlar ki işlerin yolunda olduğunu gösterebilsinler, ama işler... hiç de yolunda değil."

Kaynak: Al-Araby Al-Jadeed