Globes: Hollanda'nın Yerleşim Ürünleri Yasağı İsrail Ekonomisini Tehdit Ediyor
03.10.2026 - 13:53 | Son Güncellenme: 03.10.2026 - 13:55
Havalimanındaki sıkı denetimler, ihlaller için öngörülen hapis cezaları ve İsrail ekonomisini tehdit eden büyük bir risk... İsrail ekonomi gazetesi Globes, Hollanda'nın yasa dışı İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlere yönelik kapsamlı yasağının etkilerini ele aldığı haberine bu ifadelerle başladı.
Globes'un aktardığına göre, Hollanda'nın yerleşim ürünlerine yönelik yaptırımlarının 22 Eylül'de yürürlüğe girmesinden önceki haftalarda İsrail tarafı öncelikle ortamı sakinleştirmeye çalışıyordu.
O dönemde Globes'a konuşan İsrailli bir kaynak, "Bu, siyasi baskılara boyun eğmekle ilgili. Aldığımız mesajlar, bunun kamuoyunu gözeten sembolik bir adım olduğunu gösteriyor. Bakalım nasıl uygulayacaklar, hatta uygulayacaklar mı?" ifadelerini kullandı.
Ancak gazeteye göre son gelişmeler, Hollanda'nın yaptırımları uygulama konusunda ciddi olduğunu gösterdi.
Amsterdam'daki Schiphol Havalimanı'nda yolculara yeni düzenlemeleri bildiren tabelalar yerleştirildi. İsrailli yolcuların bagajlarının yerleşim ürünleri açısından özel olarak kontrol edildiğine ilişkin haberler yayımlandı.
Hollanda Gümrüğü de yasa dışı İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlerin kişisel bagajlarda dahi ülkeye sokulmasının yasak olduğunu açıkladı. Yasak, hediyeleri, hediyelik eşyaları ve kişisel kullanım amacıyla taşınan ürünleri de kapsıyor.
İbrani Üniversitesi ve Mitvim Enstitüsünden Dr. Maya Zion-Zedekya, yerleşim ürünlerine yönelik yeni yaptırım sistemleri hakkında yaptığı değerlendirmede, Hollanda'nın uygulamasının Avrupa'daki en sert modellerden biri olduğunu söyledi.
Zion-Zedekya, "Hollanda yaptırımları şu anda Avrupa haritasındaki en sert yaptırımlardır ve aynı zamanda Yeşil Hat içindeki İsrail ekonomisi üzerinde en büyük tehlikeyi ve olumsuz etkiyi oluşturan yaptırımlardır." dedi.
İsrail ticaretine ilişkin endişeler
Hollanda, Rotterdam Limanı'nın İsrail ihracatı açısından taşıdığı önem nedeniyle İsrail'in Avrupa Birliği'ndeki önemli ticaret ortaklarından biri olarak öne çıkıyor.
Globes'a göre İsrail'deki temel endişe, yerleşim ürünlerine yönelik yaptırımların ve sıkı denetimlerin zamanla İsrail ile yapılan ticaretin geneline olumsuz yansıması.
Zion-Zedekya, Hollanda modelinin yasaklanan ürünlerin kapsamını önemli ölçüde genişlettiğini belirterek, bir ürünün girdilerinden yalnızca birinin yerleşimlerden gelmesinin bile hukuki sorumluluk riski doğurabileceğine dikkati çekti.
Zion-Zedekya, böyle bir durumda sanayicilerin, "Neden riske gireyim?" diye düşünebileceğini ifade etti.
İrlanda ve İspanya yerleşim ürünlerine yönelik yaptırımları ithalat düzeyinde uygularken, bu tür bir yasağı fiilen yürürlüğe koyan Avrupa Birliği ülkelerinden Hollanda, yalnızca ithalatı değil bu ürünlerin satın alınmasını ve satılmasını da yasaklıyor.
Hollanda'nın düzenlemesi ayrıca yerleşim ürünlerinin ticaretine aracılık edilmesini ve yasakların aşılmasına yönelik girişimleri de kapsıyor.
Kuralların ihlali ekonomik suç olarak değerlendiriliyor. Kasıtlı ihlallerde altı yıla kadar hapis, kamu hizmeti cezası veya para cezası uygulanabiliyor. Kasıt bulunmayan ihlallerde ise bir yıla kadar hapis, kamu hizmeti cezası veya para cezası öngörülüyor.
Ülkede koşer gıda ürünleri satan bazı büyük marketler ve internet siteleri de belirli ürünleri stoklarından çıkardıklarını duyurdu.
Market zincirleri açısından süreci daha karmaşık hâle getiren unsurlardan biri ise Hollanda'nın, tamamen değil kısmen yasa dışı yerleşimlerde elde edilen veya üretilen ürünleri de yaptırım kapsamına alması.
Bu durum, bağları Yeşil Hat'ın dışında bulunan bazı İsrail şarap üreticilerinin ürünleri için de geçerli. Aynı şekilde, posta kodu Avrupa Birliği tarafından hazırlanan listede bulunan Har Bracha tahini de düzenlemenin kapsamına giriyor.
Zion-Zedekya, hukukun üstünlüğünün ve yasaların uygulanmasının güçlü olduğu Hollanda'daki modelin, İsrail'i geleneksel olarak eleştiren İrlanda ve İspanya'daki uygulamalardan İsrail ekonomisi açısından daha büyük sonuçlar doğurabileceğini değerlendirdi.
Boykotun İsrail ekonomisine olası etkileri
İsrail son aylarda Avrupa'daki yaptırımların ekonomik önemini küçümsemeye çalıştı.
Hurma, şarap ve zeytin gibi sektörlerde yerleşimlerin önemine rağmen, yerleşimlerden Avrupa'ya yapılan ihracatın İsrail'in toplam ihracatındaki payı yüzde 1'i aşmıyor.
Buna ek olarak, Avrupa Birliği'nin daha önce yerleşim ürünlerinin etiketlenmesine ilişkin düzenlemelerinin uygulanmasında yaşanan sorunlar nedeniyle İsrail'de, yeni yaptırımların da siyasi irade ve uygulama kapasitesi bakımından sınırlı kalacağı yönünde bir beklenti oluşmuştu.
Ancak Globes'a göre Gazze'deki savaşın üçüncü yılının ardından Avrupa kamuoyu ve Batı Avrupa'daki siyasi tablo önemli ölçüde değişti.
Gazete, daha önce İsrail yanlısı olarak değerlendirilen Hollanda gibi ülkelerin de tutumlarını değiştirdiğine dikkati çekti.
Hollanda, İsrail ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin temelini oluşturan AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nın gözden geçirilmesini isteyen ülkeler arasında yer aldı.
Ayrıca Hollanda'daki üniversitelerin büyük bölümü İsrailli araştırma kurumlarıyla iş birliklerine yönelik çeşitli akademik boykot kararları uyguluyor.
Pew Araştırma Merkezinin 2026'da yaptığı araştırmaya göre Hollandalıların yüzde 76'sı İsrail hakkında olumsuz görüşe sahip.
Yasak 22 Eylül'de yürürlüğe girdi
Hollanda hükümeti, Avrupa Birliği genelinde ortak bir karar alınmasını beklemek yerine yasa dışı İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlere yönelik ulusal bir yaptırım kararı hazırladı.
Karar, Hollanda Danıştayının incelemesinin ardından 21 Temmuz 2026'da Resmî Gazete'de yayımlandı ve 22 Eylül'de yürürlüğe girdi.
Düzenlemeyle yasa dışı İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlerin Hollanda'ya ithal edilmesi, satın alınması ve satılması yasaklandı. Bu ürünlerin ticaretine aracılık edilmesi ve yaptırımların aşılmasına yönelik faaliyetler de yasak kapsamına alındı.
Kararın hukuki dayanakları arasında Uluslararası Adalet Divanının 19 Temmuz 2024 tarihli danışma görüşü de bulunuyor.
Hollanda'nın Lahey kentinin hem Uluslararası Adalet Divanına hem de Uluslararası Ceza Mahkemesine ev sahipliği yapması da Globes'un değerlendirmesinde ülkenin uluslararası hukuk konusundaki tutumunu etkileyen unsurlar arasında gösteriliyor.
Hizmet sektörü kapsam dışında
İsrail açısından düzenlemenin etkisini sınırlayan noktalardan biri, Hollanda'nın hizmet sektörünü yaptırımın dışında bırakması.
Bu istisna finansal ilişkilerin sürdürülmesine ve merkezi Hollanda'da bulunan Booking.com gibi platformlarda Doğu Kudüs'teki tesislerin yer almaya devam etmesine imkân tanıyor.
İngiltere ise eylül ayında yasa dışı İsrail yerleşimleriyle ticarete yönelik yeni önlemler açıkladı. İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband'ın açıklamalarına göre Londra yönetimi, ürün ticaretinin yanı sıra yerleşim faaliyetlerini destekleyen şirketlere ve ekonomik faaliyetlere yönelik daha geniş tedbirleri de değerlendiriyor.
Hollanda'daki siyasi baskı da sürüyor. Göstericiler, Başbakan Rob Jetten'in konuşmasını keserek İsrail'e yönelik daha sert tedbirler alınmasını talep etti.
Globes'a göre Hollanda'nın yaptırımları artık yalnızca yerleşim ürünlerinin sınırlı ticaret hacmiyle ilgili değil. İsrail'deki esas kaygı, bu modelin başka ülkelere yayılması ve şirketlerin hukuki risklerden kaçınmak için İsrail ile ticarette daha ihtiyatlı davranmaya başlaması.
Kaynak: AlArabyAlJadeed