Dünyada Pasaport Talebi Artıyor: Türkiye de Bu Eğilimin İçinde
25.03.2026 - 17:23 | Son Güncellenme: 09.04.2026 - 15:32
İkinci vatandaşlık talebi dünya genelinde hızla artıyor. Türkiye, yatırım yoluyla yapılan başvuruların yaklaşık yarısını karşılayarak öne çıkıyor. Soy bağı ve yatırım seçenekleri, küresel belirsizlikte güvenli bir çıkış kapısı sunuyor. Yedek pasaportlar, aile köklerinden yatırım programlarına kadar farklı yollarla edinilerek artık bir sigorta mekanizması haline geliyor.
Pasaport artık sadece seyahat aracı değil, stratejik bir araç
Vatandaşlık kavramı son yıllarda önemli bir dönüşüm geçirdi. Pasaport artık sadece bir kimlik belgesi olmanın ötesine geçti; bireylerin nerede yaşayabileceğini, çalışabileceğini ve seyahat edebileceğini belirleyen stratejik bir araç haline geldi. Pandemi döneminde kapanan sınırlar, artan jeopolitik gerilimler ve sıkılaşan vize politikaları bu dönüşümü hızlandırdı.
Çifte vatandaşlıkta en yaygın yöntem: Soy bağı
İkinci vatandaşlık başvurularında en sık tercih edilen yöntem soy bağı üzerinden gerçekleşiyor. Brexit sonrası yüz binlerce Britanyalı, Avrupa Birliği içinde serbest dolaşım haklarını koruyabilmek için İrlanda vatandaşlığına başvurdu. Benzer şekilde İtalya, uzun süre uzak akrabalara kadar vatandaşlık hakkı tanıyordu; ancak artan talepler nedeniyle 2025’te bu kapsam ebeveyn ve büyük ebeveyn ile sınırlandırıldı.
Yatırım yoluyla vatandaşlık küresel olarak yaygınlaşıyor
Bir diğer popüler yöntem ise yatırım yoluyla vatandaşlık. Bazı ülkeler, belirli bir ekonomik katkı karşılığında oturum ve vatandaşlık hakkı sunuyor. Karayip ülkeleri ve bazı Avrupa devletleri bu modeli uzun süredir uygularken, ABD’de başlatılan yeni programlar da yatırımcılara benzer fırsatlar sunuyor.
Türkiye’ye yabancılardan ve vatandaşlardan artan ilgi
Türkiye, yatırım yoluyla vatandaşlık programlarında öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor. En az 400 bin dolarlık gayrimenkul yatırımı karşılığında vatandaşlık imkânı sunan sistem, özellikle Orta Doğu ve Güney Asya’dan yoğun talep görüyor. Uzmanlara göre Türkiye, küresel ölçekte bu alandaki başvuruların önemli bir bölümünü tek başına karşılıyor.