COP31’de Türk İş Dünyasının Yeşil Dönüşüm Kapasitesi Dünyaya Gösterilecek

COP31 Business Forum-Türk İş Dünyası İstişare Toplantısı’nda, Türk özel sektörünün yeşil dönüşüm sürecindeki rolü ele alındı. Bakan Murat Kurum, COP31’i reel sektörün kapasitesini dünyaya göstereceği bir dönüm noktası olarak nitelendirirken TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, iş dünyasına sürece aktif katılım çağrısı yaptı.
COP31’de Türk İş Dünyasının Yeşil Dönüşüm Kapasitesi Dünyaya Gösterilecek

03.06.2026 - 14:33  |  Son Güncellenme:  03.06.2026 - 15:09

Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde iş dünyasının hazırlık süreci Ankara’da ele alındı. COP31 Business Forum-Türk İş Dünyası İstişare Toplantısı’nda, Türk özel sektörünün yeşil dönüşüm sürecindeki rolü, finansman ihtiyacı ve iklim eylemine katkısı değerlendirildi.

Bakan Kurum: COP31, reel sektör için dönüm noktası olacak

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, "COP31 Business Forum-Türk İş Dünyası İstişare Toplantısı"nda yaptığı konuşmada, 6 Şubat 2023'te meydana gelen depremlerin hemen ardından bir yandan enkazları kaldırırken bir yandan da müteahhitler ve iş dünyasıyla şehirleri yeniden ayağa kaldırmanın yol haritasını çizdiklerini belirtti. 

Herkesin yıkımın büyüklüğünün farkında olduğunu dile getiren Kurum, "Daima aynı şeye inandık ve 'bu zor günleri birlikte atlatacağız' dedik. Hamdolsun öyle de oldu. O toplantılarda aldığımız kararlar, temennilerde kalmadı." diye konuştu. 

Bugüne kadar nitelikli, etkili ve güçlü birçok işbirliğine imza attıklarını aktaran Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2017'de TOBB Genel Kurulu'nda yaptığı çağrıya verilen güçlü karşılığı asla unutmadıklarını söyledi.

Türkiye'nin yerli otomobilinin, iş dünyasının vizyonu ve cesareti sayesinde hayata geçtiğini vurgulayan Kurum, "Togg, çevreci, iklim dostu ve yeni nesil teknolojinin en güzel örneklerinden biri oldu." ifadesini kullandı.

Sıfır Atık Projesi'nde de birlikte hareket ettiklerini, Türkiye Çevre Ajansı, TOBB ve TESK ile işbirliği protokolünü imzaladıklarını anımsatan Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün de güçlü işbirliğimizi yepyeni bir evreye taşıyoruz. COP31'e iş dünyamızın mührünü vurmak için hep birlikte kollarımızı sıvıyoruz. Bugün bizi bir masanın etrafında toplayan süreç, geçtiğimiz mart ayında Sayın Hisarcıklıoğlu'nun TOBB'un COP31 iş dünyası temsilciği talebiyle başladı. Biz de bu talebi büyük bir memnuniyetle karşıladık ve ivedilikle resmi elçilik görevini tevdi ettik. Bu süreçte TOBB iş dünyamızın önceliklerini ve ulusal paydaş tabanını oluşturarak, COP31 sürecine katılımını teşvik edecek. Yine paydaşlar arası köprüler kurarak bu kritik süreci koordine edecek. Bu görevlerin her biri çok önemli ve çok değerli."

"Bütün dünyaya, diyalog, uzlaşı ve aksiyon öneriyoruz"

Bakan Kurum, iş dünyasının COP31 sürecine etkin katılımının, "yeşil dönüşümde" yol haritasının aktif paydaşlıkla belirlenmesi, Türkiye'nin ve Türk sanayisinin bu yeni düzenin kurallarını bizzat alanda belirlemesi, küresel aktörleri uzaktan izlemesi değil, masada yan yana oturarak politika yapım sürecine katkı sunması demek olduğunu söyledi. 

"Biz COP31'i, bir uluslararası zirve olmanın yanı sıra, reel sektörümüzün yeşil dönüşüm kapasitesini dünyaya göstereceği bir dönüm noktası olarak görüyoruz." diyen Kurum, bu süreçte TOBB'un ulusal ve küresel oda-borsa ağı, yüksek kurumsal kapasitesi, tecrübesi, sektör meclisleri ve KOBİ erişiminin vazgeçilmez olduğunu anlattı. 

Türkiye'nin COP31 vizyonu, eylem gündemi ve sektör beklentilerine de değinen Kurum, Türkiye olarak vizyonu "Geleceğin COP'u: Uygulama COP'u" yaklaşımı üzerine inşa ettiklerini belirtti. 

Dünyanın daha fazla taahhüde değil, hedefleri sahaya indirmeye, alınan kararları uygulamaya, uygulamayı hızlandırmaya ve dönüşümü ölçülebilir ekonomik sonuçlara çevirmeye ihtiyacı olduğunu çok iyi bildiklerini dile getiren Kurum, bu nedenle de tüm ülkelere, Antalya'ya gelmeden önce ulusal iklim planlarını ve şeffaflık raporlarını sunmaları gerektiğini beyan ettiklerini aktardı.

Ülkelere iklim finansmanı yükümlülüklerini yerine getirmeleri çağrısı yaptıklarını ifade eden Kurum, şöyle devam etti:

"Bu kararlılıkla bütün dünyaya, diyalog, uzlaşı ve aksiyon öneriyoruz. COP31'de hedefimizi sözün aksiyona dönüştüğü, aksiyonun sahada bir fiil yayıldığı bir zirve temeline oturtuyoruz. Bu yaklaşımın sahadaki en önemli araçlarından biri olan Eylem Gündemi'mizi 10 madde halinde yapılandırdık. Bu gündem, sıfır atık ve döngüsel ekonomi, temiz enerji dönüşümü ki bu çok kıymetli. Bugün tüm dünyanın yaşadığı enerji krizi, ülkelerin kendi kendine yetmesinin, kendi enerji bağımsızlığını elde etmesinin ne kadar önemli, kritik olduğunu bir kez daha göstermiş oldu."

Düşük karbonlu sanayileşmenin desteklenmesinin eylem planını kapsadığını aktaran Kurum, kırılgan bölgelerle okyanus ve denizlerin dayanıklılığı, gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım sistemlerinin de temel odak alanları arasında olduğunu belirtti.

Kurum, şehirlerin iklime dayanıklı hale getirilmesi, iklim eylemini destekleyen finansal ve kurumsal mekanizmaların güçlendirilmesi, gençlerin sürece katılımının artırılması, dayanaklı sağlık sistemlerinin geliştirilmesinin de bu çerçevede ele alındığını vurguladı. 

"En büyük zorluk, teknolojiye erişim ve uygun maliyetli finansman"

Bayram öncesi Kopenhag'da gerçekleştirilen İklim Bakanları Toplantısı'nda da hükümetlerden iş dünyasına kadar tüm kesimlere "sizi görüyor ve duyuyoruz" mesajını ilettiğini hatırlatan Kurum, bu yaklaşımın COP31'e nasıl dahil edileceğine bakmak istediklerini dile getirdi.

Bu çağrıyı sözde bırakmadıklarını, çünkü bütün sektörleri yakinen takip ettiklerini aktaran Kurum, günümüz dünyasında, Sanayi Devrimi'nden bu yana şekillenen küresel ticaret kurallarının, "yeşil dönüşüm" ekseninde baştan yazıldığını ifade etti. 

Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın ihracatın, pazar payının ve küresel rekabet gücünün ön koşulu haline geldiğini vurgulayan Kurum, "Biz, bu dönüşüm sürecinde karşılaştığınız en büyük zorluğun da teknolojiye erişim ve uygun maliyetli finansman olduğunu çok iyi biliyoruz. Bilhassa gelişmekte olan ülkelerin ihtiyaçları bu." diye konuştu.

Bu nedenle özel sektörün ve finans dünyasının iklim eylemine daha güçlü katılımının olmazsa olmaz olduğuna işaret eden Kurum, güçlü ve etkin katılımın sanayicinin ihtiyaç duyduğu uluslararası iklim finansmanının da anahtarı olacağını söyledi. 

COP31'in yalnızca devletlerin yürüttüğü bir bürokratik süreç olmayacağını vurgulayan Kurum, "İş dünyamızın en önde koştuğu iklim ve kalkınma seferberliği olarak hepimizin görmesi gerekir. Unutmayın ki, bilim politika üretir ancak o politikayı yatırıma, teknolojiye ve sahada somut bir dönüşüme çevirecek olan sizlersiniz. COP31 sürecine yalnızca genel değerlendirmelerle değil, somut öneriler, finansmana hazır projeler ve uygulanabilir iş modelleriyle gelmenizi istiyoruz." dedi.

"Gelin, COP31'e kadar yeşil dönüşüm taahhütlerini hep birlikte ortaya koyalım"

Bakan Kurum, COP31'in, özellikle artan küresel enerji talebine karşı en akılcı çözüm olan binalarda enerji verimliliği uygulamaları ve yeşil dönüşüm sertifikasyon süreçleri, inşaat ve malzeme sanayisi için muazzam bir inovasyon ve yatırım sahası olduğunu belirtti.

Kurum, şunları kaydetti:

"Gelin, COP31'e kadar gözbebeğimiz Türk özel sektörünün yeşil dönüşüm taahhütlerini, iyi uygulama örneklerini ve ihtiyaç duyduğu finansman/politika araçlarını hep birlikte ortaya koyalım. İklim eylemini sadece çevre politikası değil, dünyanın geldiği noktada rekabetçilik, ihracat, teknoloji, istihdam ve kalkınma politikası olarak görelim. Sizlerin bu anlayışı iş dünyasına taşımanızı ve özel sektörün somut taahhütlerini COP31 gündemine hazırlamasını önemsiyoruz. " 

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: İklim mücadelesi, sanayi ve rekabet mücadelesidir

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un katılımıyla TOBB İkiz Kuleler'de gerçekleştirilen "COP31 Business Forum - İş Dünyası İstişare Toplantısı"na katıldı.

Burada konuşan Hisarcıklıoğlu, iklim değişikliğinin, ülkelerin büyüme stratejilerini, enerji ve ekonomi politikalarını kökten değiştiren küresel dönüşüm hamlesi haline geldiğini ve bu kapsamda COP31 Zirvesi'nin Türkiye'de yapılacak olmasının kritik öneme sahip olduğunu söyledi.

COP31 Zirvesi için büyük bir heyecanla hazırlıklara başlandığını ve Bakan Kurum'un "COP31 İş Dünyası Elçisi (Private Sector Envoy)" olarak görevlendirildiğini anımsatan Hisarcıklıoğlu, "İlk adım olarak bugün sizlerle COP31 Business Forum'u kuruyoruz. Biz bu ilişkiyi, kalıcı, kurumsal ve temsil gücü yüksek bir yapıya kavuşturmak, iş dünyasının sesini sürece sistematik biçimde taşımak için bu forumu hayata geçiriyoruz." dedi.

Hisarcıklıoğlu, sürdürdüğü Dünya Odalar Federasyonu Başkanlığı, ICC yönetim kurulu üyeliği gibi görevleri sırasında edindiği küresel bağlantıları da forumun yapısını güçlendirmek için kullanacağını dile getirdi.

"Derdimiz Türk iş dünyasını oyunun belirleyicisi konumuna taşımak"

Hedeflerinin COP süreçlerini kalıcı yapı haline getirmek olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, şöyle konuştu:

"İklim mücadelesi artık salt bir çevre meselesi değil, aynı zamanda 21. yüzyılın sanayi ve rekabet mücadelesidir. Yeşil dönüşümün fabrikalarını, tedarik zincirlerini ve teknoloji standartlarını kim belirlerse bu yüzyılın sanayi hiyerarşisini de o belirleyecektir. Bizim derdimiz bu dönüşümün seyircisi olmak değil, Türk iş dünyasını 'kuralı yazanlar' safına, oyunun belirleyicisi konumuna taşımaktır."

Hisarcıklıoğlu, söz konusu zirve için somut yol haritasının belirlendiğini ifade ederek, forumun uluslararası tanıtımı için Londra İklim Haftası ve New York İklim Haftası kapsamında önemli toplantılar planlandığını bildirdi. Bakan Kurum'un desteğiyle Antalya Mavi Bölge'de, bugüne kadar gerçekleştirilmiş en büyük iş ve yatırım zirvesinin gerçekleştirileceğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, bu kapsamda tüm öneri ve katkılara da açık olduğunu dile getirdi.

"Bu süreci bir vitrin olarak kullanalım"

Hisarcıklıoğlu, tüm özel sektör kuruluşlarına seslenerek, şunları kaydetti:

"Bu sürece sadece izleyici olarak değil, aktif katkı veren paydaşlar olarak katılın. Forumun çalışmalarında, panellerinde, istişare toplantılarında yer alın. Sektörel önceliklerinizi, yatırım fırsatlarınızı ve çözüm önerilerinizi masaya getirin. Hep birlikte Türk özel sektörünün güçlü, yapıcı ve çözüm odaklı sesi olalım. Bu süreci, dünyaya Türkiye'nin ve Türk özel sektörünün gücünü, üretim kapasitesini ve dönüşüm iradesini göstereceğimiz bir vitrin olarak kullanalım ve COP31'i yatırımcıların Türkiye'ye daha güçlü bir biçimde pozitif bakması için tarihi bir fırsata dönüştürelim. Bu zorlu süreçte her zaman bakanımızın ve ekibinin yanında olacağız. COP zirvesine 5 ay kaldı. Biz de iş dünyası olarak hem hazırlık sürecinde hem de Antalya'da bütün gücümüzle yanlarında olacağız."

 

Kaynak: AA