ABD'nin Banque Misr Adımı Mısır'da Endişe Yarattı

ABD Hazinesi'nin Banque Misr'ın BAE'deki beş şubesinin ABD finans sistemine erişimini kesme teklifi, bankanın itibarı ve işlemleri konusunda endişe yarattı.
ABD'nin Banque Misr Adımı Mısır'da Endişe Yarattı

03.09.2026 - 13:26  |  Son Güncellenme:  03.09.2026 - 13:54

Mısır bankacılık piyasasında, ABD’nin ülkenin en büyük bankalarından Banque Misr’ın Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) operasyonlarına yönelik adımının ardından gergin bir bekleyiş yaşanıyor.

ABD Hazine Bakanlığına bağlı Mali Suçları Uygulama Ağı (FinCEN), 28 Ağustos’ta Banque Misr’ın BAE’de faaliyet gösteren beş şubesinin ABD finans kuruluşlarındaki muhabir bankacılık erişimini kesmeyi öngören bir düzenleme teklif etti. FinCEN, söz konusu beş şubeyi topluca “Banque Misr UAE” olarak tanımlıyor. Teklif, Mısır’daki ana bankayı veya Banque Misr’ın diğer ülkelerdeki operasyonlarını kapsamıyor. 

Mısırlı finans uzmanları ise tedbirin yalnızca BAE’deki faaliyetlerle sınırlı kalmasına rağmen bankanın uluslararası itibarı, para transferleri ve muhabir bankacılık ilişkileri üzerinde dolaylı etkiler yaratabileceğini değerlendiriyor. Kaynak haberde görüşlerine yer verilen uzmanlar, özellikle Körfez ülkelerinde çalışan Mısırlıların para transferleri, yatırımlar ve şirketlerin dış ticaret işlemleri açısından maliyetlerin artabileceği uyarısında bulunuyor. 

Banque Misr’ın BAE’de Abu Dabi, Dubai, Şarika ve Ras el-Hayme’ye yayılan beş şubesi bulunuyor. FinCEN’in yayımladığı resmî düzenleme teklifinde de tedbirin bu beş şubenin tamamını kapsadığı açıkça belirtiliyor. 

ABD'nin suçlamalarının merkezinde 1,8 milyar dolar var

ABD Hazine Bakanlığı, Banque Misr’ın BAE operasyonlarının Ocak 2024 ile Haziran 2026 arasında İran’ın “gölge bankacılık ağlarının” parçası olabileceğini değerlendirdiği 103 şirket adına yaklaşık 1,8 milyar dolarlık işlem gerçekleştirdiğini öne sürüyor.

FinCEN, Banque Misr UAE’yi İran’ın ABD dolarına erişiminde önemli bir kanal olarak tanımlarken söz konusu şirketlerin tamamının İran bağlantısının kesinleştiğini değil, potansiyel olarak İran'ın gölge bankacılık ağlarının parçası olabileceklerini belirtiyor. 

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de İran’a yönelik ekonomik baskı kapsamında finans kuruluşlarını hedef almaya devam edeceklerini söyledi. Bessent, 1 Eylül’de Kuzey Carolina’nın Asheville kentinde düzenlenen G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları toplantısında, Washington’ın Banque Misr’ın Mısır’daki ana bankasını yaptırım kapsamına almadığını belirtti.

Bessent’in İran bağlantılı finansal kanallara yönelik daha geniş mesajında kullandığı “Kim olduğunuzu biliyoruz” ifadesi de Washington’ın finans kuruluşlarına yönelik baskıyı artıracağı yönündeki açıklamalarının bir parçası oldu. Ancak bu ifade doğrudan yalnızca Banque Misr’a yöneltilmiş bir açıklama değil, İran’la işlem yaptığı düşünülen aktörlere yönelik genel uyarının parçasıydı. 

ABD’nin adımı, Banque Misr’ın BAE’deki şubelerinin kapatılması veya lisanslarının iptal edilmesi anlamına gelmiyor. Böyle bir karar BAE makamlarının yetkisinde bulunuyor.

FinCEN’in teklifi nihai hale gelirse ABD finans kuruluşlarının Banque Misr UAE adına muhabir hesap açması veya mevcut hesapları sürdürmesi yasaklanacak. ABD bankalarının, Banque Misr UAE’yi içeren işlemlerin kendi muhabir hesapları üzerinden gerçekleştirilmesini önlemek için ek tedbirler alması da gerekecek. 

Teklif 1 Eylül’de Federal Register’da yayımlandı. Düzenlemeye ilişkin kamuoyu ve ilgili tarafların görüşlerini iletebileceği süre 1 Ekim’de sona erecek. Bu nedenle tedbir şu aşamada kesinleşmiş bir yaptırım niteliği taşımıyor. 

Ana bankaya yansıma endişesi

Finans ve yatırım uzmanı Vail en-Nahhas, düzenlemenin kesinleşmesi halinde Banque Misr’ın BAE’deki şubelerinin Amerikan muhabir bankaları üzerinden gerçekleştirdiği dolar işlemlerinin ciddi biçimde kısıtlanacağını belirtti.

En-Nahhas’a göre asıl risk, ABD tedbirinin doğrudan Mısır’daki ana bankayı kapsamamasına rağmen uluslararası finans kuruluşlarının Banque Misr’a yönelik yaklaşımının değişebilmesi.

Uluslararası bankacılığın güven, itibar ve şeffaflık üzerine kurulduğunu belirten En-Nahhas, başka bir ülkedeki banka şubelerinin mali işlemler nedeniyle kısıtlamayla karşı karşıya kalmasının muhabir bankaların ana kuruma yönelik denetimlerini artırabileceğini savunuyor.

En-Nahhas, bu nedenle BAE’deki şubelerde tartışmaya konu olan işlemlerin niteliğinin ve ana bankayla ilişkisinin bağımsız uluslararası denetim kuruluşları tarafından incelenmesinin önem taşıdığını belirtti.

“Bir banka kendi kendine masum olduğunu ilan edemez.” diyen En-Nahhas, bağımsız ve güçlü itibara sahip bir uluslararası denetim kuruluşundan alınacak değerlendirmenin ABD makamlarına sunulması gerektiğini ifade etti. 

En-Nahhas, aynı şekilde Mısır Merkez Bankasının da BAE’deki şubelerde tartışmaya konu olan işlemler ile Kahire’deki ana banka arasındaki ilişkinin niteliğini açık biçimde ortaya koyması gerektiğini savundu.

Uluslararası transferlerde maliyet artabilir

En-Nahhas’a göre olası etkiler yalnızca nihai bir yaptırım kararına bağlı değil. Bankanın uluslararası finans kuruluşları nezdindeki risk algısının değişmesi de işlemlerin daha ayrıntılı incelemelere tabi tutulmasına yol açabilir.

Bu durumda muhabir bankaların işlemler öncesindeki kontrol süreçlerini artırabileceğini, Banque Misr ile gerçekleştirilen bazı işlemlerin maliyetinin yükselebileceğini belirten En-Nahhas, bazı uluslararası bankaların ABD düzenlemeleriyle karşı karşıya kalmamak için daha temkinli davranabileceğini söyledi. 

Kaynak haberde bu risklerin borçlanma ve tahvil işlemleri, akreditifler, dış ticaret ve uluslararası para transferlerine kadar uzanabileceği değerlendirmesine yer veriliyor.

Bununla birlikte ABD Hazine Bakanı Bessent’in açıklamalarında havayolu şirketleri, deniz taşımacılığı ve dijital varlıklar İran’a yönelik ekonomik baskı kapsamında gelecekte hedef alınabilecek sektörler arasında gösteriliyor. Bu alanlara yönelik tedbirlerin tamamının halihazırda yürürlüğe girdiği yönünde bir açıklama bulunmuyor. 

Mısır ve BAE'den ortak mesaj

Mısır Merkez Bankası, ABD’nin teklifinin yalnızca Banque Misr’ın BAE’deki faaliyetlerini kapsadığını, Mısır’daki ana bankayı veya ülkenin bankacılık sistemindeki diğer kuruluşları etkilemediğini açıkladı.

Mısır makamları, ABD tarafıyla temasların sürdüğünü belirtirken bankacılık sisteminin gelişmeleri yönetebilecek kapasitede olduğunu vurguladı.

Mısır Merkez Bankası ile BAE Merkez Bankası da Banque Misr’ın BAE’deki şubeleri konusunda tam koordinasyon içinde olduklarını ve şubelerin faaliyetlerini normal şekilde sürdürdüğünü bildirdi.

Banque Misr da 30 Ağustos’ta yaptığı açıklamada BAE’deki şubelerinin normal biçimde faaliyet göstermeye devam ettiğini, müşteri haklarının korunacağını ve ilgili düzenleyici kurumlarla tam işbirliğinin sürdürüleceğini duyurdu. 

ABD'nin İran'a yönelik finansal baskısı genişliyor

Banque Misr’ın BAE operasyonlarına yönelik adım, ABD’nin İran’ın dolar ve uluslararası finans sistemine erişimini sınırlandırmayı hedefleyen daha geniş ekonomik baskı politikasının parçası.

ABD Hazine Bakanlığı, İran’ın yaptırımları aşmak amacıyla farklı ülkelerde kurulan şirketler ve finans kuruluşları üzerinden “gölge bankacılık ağları” kullandığını savunuyor.

FinCEN’in Banque Misr UAE’ye yönelik düzenleme teklifinin yanı sıra ABD Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), İran’ın Bank Melli bankasının Dubai şubesi Genel Müdürü Reza Mohammad Taeedi ile Hong Kong merkezli Kameng Trading Limited şirketini de yaptırım listesine aldı. 

Bessent ayrıca Washington’ın İran’a yönelik baskı kapsamında yeni bankacılık yaptırımları açıklayabileceğini ve bu tür adımların devam edeceğini belirtti. 

En-Nahhas ise sürecin uzaması halinde Banque Misr’ın itibarı üzerindeki tartışmaların büyüyebileceğini savunuyor. Ona göre asıl risk, yalnızca dolar işlemlerine getirilecek sınırlamalardan değil, uluslararası bankaların her işlemi daha ayrıntılı denetlemeye başlamasından kaynaklanıyor.

En-Nahhas ayrıca çözümün yalnızca teknik ve bankacılık tedbirleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini, Mısır ile Körfez ülkeleri arasında siyasi temasların da yürütülmesi gerektiğini değerlendirdi. Ona göre amaç, Banque Misr örneğinin Körfez ülkelerinde faaliyet gösteren diğer Mısır bankalarının şubelerine ilişkin daha geniş bir soruna dönüşmesini engellemek olmalı. 

Dolar 51 liranın üzerine çıktı

Gelişmeler sürerken dolar dün Mısır bankalarında 51 Mısır lirasının üzerine çıktı.

Mısır Merkez Bankasının 2 Eylül verilerine göre doların resmî alış kuru 51,04, satış kuru ise 51,18 Mısır lirası seviyesinde gerçekleşti. 

Kaynak haberde doların ağustos sonuna göre yaklaşık 60 kuruş yükseldiği, yabancı yatırımcıların kısa vadeli borçlanma araçlarından çıkışı, bölgesel çatışmaların güvenli liman talebini artırması ve ABD tahvil getirilerindeki yükselişin Mısır lirası üzerindeki baskıda etkili olduğu belirtiliyor.

Buna karşılık Mısır borsası yükseliş eğilimini korudu ancak salı günkü güçlü alımların ardından hareket daha sınırlı kaldı. Kaynak, önceki seansta piyasa değerindeki artışın yaklaşık 66 milyar Mısır lirasına ulaştığını aktardı. 

 

Kaynak: AlarabyAljadeed