Trump’tan İran’a ''Ekonomik D-Day'': Türkiye Dahil Ticaret Ortakları Yaptırım Riskiyle Karşı Karşıya
22.08.2026 - 11:16 | Son Güncellenme: 22.08.2026 - 11:33
Yaklaşık yarım asırlık ABD ekonomik yaptırımlarının ve iki yıldan kısa sürede yaşanan iki savaşın ardından Washington, İran’a karşı mali baskıyı artırmaya hazırlanıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın “ekonomik D-Day” olarak nitelediği yeni hamle, Washington’ın daha önce çok sayıda yaptırım uyguladığı Tahran üzerinde yeni önlemlerin ne ölçüde etkili olabileceği ve hangi aktörlerin hedef alınacağı sorularını gündeme taşıdı.
Trump, yaklaşan yaptırımların ayrıntılarını açıklamadı. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise ilerleyen süreçte atılabilecek adımlara ilişkin sınırlı bilgi vererek İran’la ticaret yapan ülke ve şirketlerin ikincil yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceğini söyledi.
Bessent, yönetimin “Ekonomik Öfke Operasyonu” adını verdiği kampanyanın bir sonraki aşamasında hangi aktörlerin hedef alınacağını belirtmedi. Kampanya daha önce İran’dan petrol satın alan veya İran’la bankacılık ilişkisi yürüten kurum ve kişilere odaklanmıştı. Çin ve Hindistan ise Tahran’ın öne çıkan ticaret ortakları arasında yer alıyor.
Gözden Kaçmasın
Bessent, müttefiklere yönelik mesajında, “Onlarla ticaret yapmakta ısrar ederseniz, ABD Hazine Bakanlığı ve ABD hükümeti tüm gücünü size karşı kullanacaktır.” dedi.
Bessent ayrıca, “Müttefiklerimizin ve dünyanın geri kalanının bir karar verme zamanı geldi.” ifadelerini kullandı.
İran’ın enerji, finans ve ulaşım sektörlerinin neredeyse tamamı hâlihazırda ABD yaptırımlarının kapsamında bulunuyor. Bu nedenle Trump yönetiminin yeni hamlesinin, İran’la ilişkilerini tamamen kesmeyen ülkeleri, ABD’nin müttefik ve ortakları dahil, ikincil yaptırımlarla karşı karşıya bırakması bekleniyor. Washington böylece Tahran’ın kalan gelir kaynaklarını da sınırlandırmayı amaçlıyor.
Bu yaklaşım, Trump’ın ilk başkanlık döneminde uyguladığı “azami baskı” politikasına büyük ölçüde dönüş anlamına geliyor. Trump, ikinci döneminde ise bu politikanın kapsamını askerî müdahaleyi de içerecek şekilde genişletti.
Çin, İran petrolünün en büyük alıcısı
İran’ın sevk ettiği petrolün yüzde 80’den fazlası Çin’e gidiyor. Analiz şirketi Kpler’in tahminlerine göre Pekin, 2025 yılında İran’dan günde ortalama 1,38 milyon varil petrol satın aldı. Bu nedenle Çin, İran’la ticareti nedeniyle ABD’nin yeni yaptırım baskısıyla karşılaşabilecek en önemli ülkelerden biri olarak öne çıkıyor.
Çin, son 10 yılda ağırlıklı olarak İran petrolü işleyen ve ABD’nin finans ya da ticaret sistemiyle sınırlı bağlantısı bulunan rafinerilerden oluşan yarı izole bir sistem kurdu.
ABD Hazine Bakanlığı, nisan ayında milyarlarca dolarlık İran petrolü satın aldığı gerekçesiyle bağımsız bir Çin rafinerisine yaptırım uyguladı. Bakanlık ayrıca İran petrolü ticaretini kolaylaştırmaları hâlinde Çin bankalarının ikincil yaptırımlarla karşılaşabileceği uyarısında bulundu.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian ise “Yaptırımlar ve baskı sorunu çözmez. Çin, ilgili tüm tarafları sorunu siyasi ve diplomatik yollarla çözmeye yönelik sorumlu adımlar atmaya çağırıyor.” açıklamasını yaptı.
Pekin’in ABD baskısı doğrultusunda İran petrolü alımını azaltması veya durdurması, yüksek enflasyonla karşı karşıya olan Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırabilir. Çin’in alımlarını sürdürmesi ise İran’ın yeni yaptırımların etkisini sınırlama kapasitesini güçlendirebilir.
Washington da Pekin’i yeni kampanyanın dışında tutmayacağının sinyalini veriyor. Bessent, müttefiklere yönelik mesajında bunun “dünya tarihindeki en büyük koordineli ekonomik izolasyon” olacağını belirterek ülkelere “Ya bizimlesiniz ya da bize karşısınız.” mesajı verdi.
Çin’e baskı uygulanıp uygulanmayacağı sorulan Bessent, “Pek çok görüşmenin özel kanallardan yürütülmesi daha uygun olur.” yanıtını verirken Pekin’i de sürece katılmaya çağırdı.
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in 24 Eylül’de Beyaz Saray’ı ziyaret etmesi planlanıyor.
BAE, İran’ın önemli ticaret kanallarından biri
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), uzun süredir İran’ın en önemli ekonomik kanallarından biri konumunda. Dubai bankaları yıllarca Tahran bağlantılı büyük miktarda mevduat tuttu. Bu varlıkların önemli bir bölümü ABD yaptırımları nedeniyle donduruldu.
BAE, savaş öncesinde İran’ın en büyük ticaret ortakları arasındaydı. Dünya Ticaret Örgütünün en güncel verilerine göre ülke, 2024 yılında İran’ın ithalatının yaklaşık yüzde 30’unu, yani 21 milyar dolarlık bölümünü karşıladı. Aynı yıl İran’ın ihracatının yüzde 13’ü de BAE’ye yapıldı.
BAE Ekonomi Bakanlığının verilerine göre iki ülke arasındaki petrol dışı dış ticaret hacmi 2024’te 6,6 milyar dolara ulaştı. Bu ticaretin büyük bölümünü yeniden ihracat oluşturdu.
Ancak BAE, bu hafta İran’la tüm mali ve ekonomik işlemlerini ikinci bir duyuruya kadar askıya aldığını açıkladı.
Türkiye’nin İran’la enerji bağı öne çıkıyor
Türkiye ile İran arasında önemli ekonomik ilişkiler bulunuyor. Türkiye, İran’dan doğal gaz ithal ederken bu ülkeye mamul ürünler ihraç ediyor.
İki ülke arasındaki ticaret hacmi yıllık yaklaşık 5 ila 6 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Bunun yaklaşık 3 milyar dolarlık bölümünü Türkiye’nin İran’a yaptığı ihracat oluşturuyor.
Türkiye, doğal gaz ihtiyacının neredeyse tamamını ithalat yoluyla karşılıyor. İran ise Türkiye’nin toplam doğal gaz ithalatının yaklaşık yüzde 13’ünü sağlayan önemli tedarikçiler arasında yer alıyor.
Ankara’nın ABD’nin yeni baskısı doğrultusunda İran’la ekonomik ilişkilerini, özellikle de enerji alanındaki ticaretini azaltıp azaltmayacağı henüz netlik kazanmış değil.
İran-Irak ticareti 10 milyar doları aştı
Irak’ın İran’la ticaret hacmi, resmî Irak verilerine göre 2025 yılında 10 milyar doları aştı. Ticaret büyük ölçüde İran’ın Irak pazarına yaptığı gıda, tüketim malları ve diğer ürünlerin ihracatına dayanıyor.
Ancak 2026’da İran’la savaşın başlamasının ardından ticaret geriledi. Artan bölgesel güvenlik riskleri, önemli sınır geçişlerinde zaman zaman aksamalara ve taşıma maliyetlerinin yükselmesine yol açtı.
Enerji de iki ülke arasındaki ekonomik ilişkinin temel unsurlarından biri. Irak, elektrik üretiminde kullandığı doğal gaz karşılığında İran’a yılda yaklaşık 4 ila 5 milyar dolar ödüyor.
Irak enerji sektöründen iki yetkili, Reuters’a yaptığı açıklamada, Irak’a yönelik olası yeni ABD yaptırımlarının Bağdat’ın İran’dan aldığı enerji için ödeme yapmaya devam ederken Amerikan yaptırımlarına maruz kalmamasını zorlaştırabileceğini belirtti. Mevcut kısıtlamalar nedeniyle Irak, ödemelerin gerçekleştirilmesinde hâlihazırda kısıtlı hesaplar kullanıyor.
Pakistan’da resmî ve gayriresmî ticaret
ABD’nin İran’la ticaret yapan veya Tahran’a destek sağlayan ülkeleri hedef alması Pakistan açısından önemli bir engel oluşturabilir. İran ve Pakistan, ikili ticaret hacmini 10 milyar dolara çıkarma taahhüdünde bulunmuştu.
İran’a uygulanan önceki yaptırımların ardından iki ülke arasındaki resmî ticaret yakın zamana kadar durmuştu. Buna karşılık gayriresmî ticaret, Reuters’ın aktardığı resmî olmayan verilere göre iki ülke arasındaki toplam ihracat ve ithalatı yaklaşık 4 milyar dolara taşıdı.
Haziran ayında geçici İslamabad Anlaşması’nın imzalanmasının ardından ticari iş birliğini genişletmeye yönelik çalışmalar hız kazandı. Pakistan ve İran, uzun süredir gayriresmî kanallar üzerinden petrol, buğday, pirinç, canlı hayvan ve ilaç ticareti yapıyor.
Hindistan’ın İran’la ticareti sert biçimde geriledi
Hindistan’ın İran’la ticareti, Washington’ın Tahran’a yönelik yaptırımlarını sıkılaştırdığı 2020 yılında keskin biçimde düştü.
İki ülke arasındaki ticaret hacmi, bir önceki mali yılda yaklaşık 17 milyar dolar seviyesindeyken 2019-2020 mali yılında 4,8 milyar dolara geriledi. Böylece ticaret hacmi üçte ikiden fazla azaldı.
Düşüş sonraki yıllarda da devam etti. Hindistan Ticaret Bakanlığının verilerine göre İran-Hindistan ticareti, 2025-2026 mali yılında 1,63 milyar dolara kadar geriledi.
Bu tutarın yaklaşık 1,3 milyar dolarlık bölümünü Hindistan’ın İran’a yaptığı ihracat oluşturuyor. Yeni Delhi, İran’a ağırlıklı olarak tahıl, çay, kahve ve baharat gönderiyor.
Yeni Delhi yönetiminden yetkililer daha önce bu ihracatın insani gerekçelerle sürdürüldüğünü ve herhangi bir yaptırımın kapsamı dışında tutulması gerektiğini belirtmişti.
Kaynak: Ultra Sawt