Yaser Fazl: ''Sudan Savaşında İHA’lar Dengeleri Değiştirdi, Ordu Milise Karşı Üstün Durumda''

Sudan savaşındaki silah dengelerini değerlendiren sosyal medya analisti Yaser Fazl, Sudan Ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki askeri kapasite farkını, İHA’ların savaş alanındaki rolünü ve çatışmanın seyrini değiştiren silah sistemlerini anlattı.
Yaser Fazl ''Sudan Savaşında İHA’lar Dengeleri Değiştirdi, Ordu Milise Karşı Üstün Durumda''

28.08.2026 - 11:20  |  Son Güncellenme:  28.08.2026 - 11:43

Sudan’da 15 Nisan 2023’te başlayan savaş, sahadaki çatışmaların yanı sıra sosyal medyada yürütülen bilgi mücadelesine de sahne oldu. Hartum’da çatışmaların yoğunlaştığı ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) kent sokaklarına yayıldığı dönemde, X platformunda yaptığı analizlerle öne çıkan bir hesap dikkat çekmeye başladı.

Dezenformasyon, sahte haberler ve savaşla ilgili yoğun bilgi akışının yaşandığı dönemde düzenli analizler paylaşan hesabın takipçi sayısı kısa sürede arttı. Savaş öncesinde geniş kitleler tarafından tanınmayan Yaser Fazl’ın hesabını bugün 47 binden fazla kişi takip ediyor.

Ultra Sudan, Almanya’da yaşayan sosyal medya analisti Yaser Fazl ile özel bir röportaj gerçekleştirdi. İnşaat mühendisi olan Fazl, savaş, silah sistemleri ve askeri teknolojiler üzerine yaptığı analizlerin kaynağını anlattı.

“Silah analizlerine ilgim açık kaynak istihbaratıyla gelişti”

Savaş boyunca silah türleri ve teknolojisi konusunda askerlerin bile zorlandığı analizler yaptınız. Bunu nasıl başardınız?


Hartum Üniversitesi İnşaat Mühendisliği mezunu olduğunu belirten Yaser Fazl, silahlara olan ilgisinin üniversite yıllarında değil, daha sonraki dönemde geliştiğini söyledi.

Fazl, üniversite döneminde asıl ilgi alanlarının siyaset, felsefe ve kelam olduğunu belirterek özellikle Mu‘tezile ekolü ve Alman felsefesiyle ilgilendiğini ifade etti. Bu alanların kendisine bilginin nasıl üretildiğini, fikirlerin nasıl oluştuğunu ve doğruluğunun nasıl sınanacağını sorgulama alışkanlığı kazandırdığını söyledi.

Bu birikimin olayları eleştirel değerlendirme becerisini geliştirdiğini belirten Fazl, Arap Baharı sürecini de yakından takip ettiğini anlattı.

Tunus ve Mısır’daki gelişmelerin ardından ilgisinin teoriden pratiğe yöneldiğini ifade eden Fazl, Suriye, Libya ve Yemen’deki silahlı çatışmaların kendisini askeri alan ve özellikle açık kaynak istihbaratına (OSINT) yönelttiğini söyledi.

Fazl, bu süreçte silah sistemlerini incelemeye, askeri teknolojileri okumaya ve sahadaki bilgileri doğrulamaya başladığını belirtti.

Azerbaycan-Ermenistan savaşının kendisi için önemli bir dönüm noktası olduğunu söyleyen Fazl, bu dönemde insansız hava araçlarının (İHA) geleceğin savaşlarında belirleyici olacağını gördüğünü ifade etti.

Rusya-Ukrayna Savaşı’nı da iki yıl boyunca yakından takip ettiğini belirten Fazl, bu savaşın silah kullanımı, taktikler ve medya operasyonları açısından önemli bir örnek olduğunu söyledi.

“Sudan Ordusu geleneksel askeri yapıya, HDK ise hareket kabiliyetine dayanıyor”

Sudan Ordusu’nun mevcut silahlanma durumunu HDK ile kıyaslar mısınız?


Fazl, Sudan Ordusu’nun büyük ölçüde savunma sanayii altyapısı ve geçmişten gelen askeri ilişkiler üzerine kurulu bir yapıya sahip olduğunu söyledi.

Sudan’ın geçmişte İran, Belarus ve Çin ile askeri bağlantılar geliştirdiğini belirten Fazl, Ömer el-Beşir döneminin son yıllarında özellikle İran ile ilişkilerin zayıfladığını ve bunun bazı silah sistemlerinin gelişimini etkilediğini ifade etti.

Fazl’a göre İran yapımı bazı İHA sistemleri geçmişte Sudan Ordusu tarafından kullanıldı ve Sudan, İHA kullanan erken dönem ordulardan biri oldu.

İran ile ilişkilerin zayıflamasının Sudan’ı kendi savunma kapasitesini geliştirmeye yönelttiğini belirten Fazl, ordunun hafif ve orta sınıf silahlar ile mühimmat üretiminde belirli bir seviyeye ulaştığını söyledi.

Petrol gelirlerinin ise MiG, Su-25 ve Su-24 gibi savaş uçaklarının alınmasını mümkün kıldığını ifade eden Fazl, bu uçakların geçmişte isyanlarla mücadelede önemli rol oynadığını belirtti.

“HDK zaman içinde daha gelişmiş silah sistemlerine ulaştı”

Sudan Ordusu ile HDK arasındaki farkları değerlendiren Fazl, HDK’nin başlangıçta daha çok hafif ve hızlı hareket eden bir güç olarak yapılandığını söyledi.

Fazl’a göre HDK’nin temel gücü, üzerine silah monte edilen dört çeker araçlara dayanıyordu. Zaman içinde grubun Kornet tanksavar füzeleri ve basit bomba taşıyan İHA sistemleri kullanmaya başladığını belirten Fazl, omuzdan atılan hava savunma sistemlerinin de HDK’nin kapasitesini artırdığını ifade etti.

Fazl, HDK’nin güçlü bir topçu kapasitesine veya ordu ölçeğinde zırhlı araçlara sahip olmadığını ancak zırhlı birliklere karşı kullanılmak üzere çok sayıda tanksavar silah edindiğini söyledi.

Savaşın ilk döneminde Sudan Hava Kuvvetlerinin belirleyici bir rol oynadığını belirten Fazl, ordunun Genel Karargâh’ı koruduğunu ve hareket halindeki HDK birliklerine yönelik hava operasyonları gerçekleştirdiğini ifade etti.

Fazl, bu dönemde CH-4 İHA’larının da devreye girdiğini, HDK’nin ise daha çok kara unsurlarına dayandığını söyledi.

“HDK’nin İHA kapasitesi savaşın ilerleyen dönemlerinde arttı”

Fazl, savaşın ilerleyen aşamalarında HDK’nin askeri kapasitesinde önemli değişimler yaşandığını söyledi.

HDK’nin zaman içinde topçu sistemleri ve İHA kapasitesi kazandığını belirten Fazl, Mayıs 2023’te Stratejik Tabur karargâhının düşmesinin ardından grubun ilk kez İHA kullandığının görüldüğünü ifade etti.

Fazl, daha sonra omuzdan atılan füzeler ve topçu sistemlerinin de devreye girdiğini belirterek, bu dönemde söz konusu sistemlerin kullanımında yabancı savaşçıların rol oynadığını öne sürdü.

Bu gelişmelerin HDK’nin sahadaki kapasitesini artırdığını belirten Fazl, Nyala’daki 16. Tümen’in yoğun topçu ateşi sonucu kaybedilmesi ve bir İlyuşin uçağının vurulmasının bu dönüşümün göstergeleri olduğunu söyledi.

“Ordu İHA kapasitesini geliştirdi, HDK ise lojistik destekle ilerledi”

Fazl, Sudan Ordusu’nun da savaş sırasında yeni askeri imkanlar geliştirdiğini söyledi.

Ordunun geçmiş bağlantılarını kullanarak İHA sistemleri edindiğini ve bomba taşıyan İHA’lar geliştirdiğini belirten Fazl, bu kapasitenin Omdurman’ın büyük bölümünün geri alınmasında önemli rol oynadığını ifade etti.

Ancak HDK’nin kesintisiz lojistik desteğinin savaşın seyrinde etkili olduğunu belirten Fazl, Gezire eyaleti ve Sennar’ın bazı bölgelerinin bu süreçte kaybedildiğini söyledi.

Fazl, 2024 yılının ortalarından itibaren Sudan Ordusu’nun toparlanmaya başladığını belirterek, savaş uçakları, Bayraktar İHA’ları ve mühimmat tedarik edildiğini ifade etti.

Cebel Meviye’nin geri alınmasında hava kuvvetlerinin belirleyici olduğunu söyleyen Fazl, bu gelişmenin ardından HDK komutanı Muhammed Hamdan Dagalo’nun (Hemeti), operasyonda Mısır uçaklarının kullanıldığı iddiasında bulunduğunu aktardı.

Fazl, ardından Sennar, Gezire ve Hartum’un yeniden kontrol altına alınması için operasyonların başladığını söyledi.

“İHA’lar iki taraf arasındaki dengede belirleyici hale geldi”

Fazl, merkezi bölgelerin geri alınmasının ardından HDK’nin daha gelişmiş silah sistemlerine ulaştığını öne sürdü.

Fazl’a göre HDK, FK-2000 hava savunma sistemleri ve CH-95 stratejik İHA’ları gibi daha gelişmiş sistemlere erişti. Bu sistemlerin HDK’ye Sudan Ordusu ile belirli bir denge kurma imkânı verdiğini söyledi.

Fazl, bu gelişmelerle birlikte kamikaze İHA kullanımının da arttığını ve bunun HDK’nin bazı bölgelerde ilerlemesine katkı sağladığını ifade etti.

Bugün her iki tarafın da İHA kapasitesine sahip olduğunu belirten Fazl, ancak Sudan Ordusu’nun daha gelişmiş İHA sistemleri ve karşı-İHA imkanları bakımından avantajlı olduğunu savundu.

Fazl, ordunun HDK’nin hava savunma sistemlerinin önemli bölümünü etkisiz hale getirdiğini ve kendi sistemlerini büyük ölçüde koruduğunu söyledi.

Fazl’a göre Sudan Ordusu, İHA, hava savunması, kamikaze İHA’ları ve lojistik kapasite açısından HDK karşısında üstün durumda bulunuyor.

“Silah mı taktikten üstündür, yoksa tersi mi?”

Fazl, savaşlarda belirleyici unsurun yalnızca kullanılan silahlar olmadığını söyledi.

Savaşın siyasi hedeflerin daha sert araçlarla sürdürülmesi olduğunu belirten Fazl, askeri stratejilerin tehditlere ve hedeflere göre şekillendiğini ifade etti.

Fazl, Rusya’nın kara sınırlarından gelen tehditlere karşı daha fazla sayıda tank tercih ettiğini, ABD’nin ise farklı güvenlik ihtiyaçları nedeniyle daha az ancak daha gelişmiş tanklara yöneldiğini örnek gösterdi.

Askeri hiyerarşinin önce strateji, ardından taktik ve doktrin, son olarak silah sistemleri şeklinde ilerlediğini belirten Fazl, silahların tek başına değil, belirli hedeflere ulaşmak için kullanıldığını söyledi.

Fazl, İran’ın Hürmüz Boğazı çevresindeki yaklaşımını da örnek göstererek, düşük maliyetli ancak etkili sistemlerle yürütülen asimetrik savaş yöntemlerinin güçlü rakiplere karşı kullanılabildiğini ifade etti.

“İHA’ların kaynağının belirlenmesi karmaşık bir süreç”

HDK'nin stratejik İHA'larının kökeni tespit edilip üreten ülkeler savaş suçu işlemekle yargılanabilir mi?


Fazl, HDK’nin kullandığı stratejik İHA sistemlerinin kaynağının belirlenmesinin kolay olmadığını söyledi.

HDK’nin kullandığı sistemler arasında doğrudan kullanılan bazı İHA’ların yanı sıra, dolaylı desteklerle sağlanan tamamlayıcı sistemlerin de bulunduğunu belirten Fazl, bazı İHA operasyonlarında yabancı unsurların rol oynadığını öne sürdü.

Fazl, CH-95 İHA sistemlerinin özellikle Kordofan ve Hartum bölgelerinde kullanıldığını ifade etti.

 

Kaynak: ultrasawt

Fotoğraf: Sudan'daki ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki çatışmalardan temsili görsel