Türkiye-Mısır Savunma Ortaklığı İhracata Açılıyor

Türkiye ile Mısır arasındaki savunma sanayii işbirliği, HAMZA-1 ve TOLGA gibi sistemlerle ortak üretimden Arap ve Afrika pazarlarına ihracat aşamasına geçiyor.
Türkiye-Mısır Savunma Ortaklığı İhracata Açılıyor

19.09.2026 - 14:34  |  Son Güncellenme:  19.09.2026 - 14:48

İnsansız hava araçlarının ortak üretimi konusunda anlaşmaya varılmasının üzerinden yaklaşık bir yıl geçerken, Türkiye ile Mısır arasındaki askeri işbirliği ve savunma sanayii ortaklığı yeni bir aşamaya taşınıyor. İşbirliği, öncelikle Mısır ordusunun ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik yerel üretimden, ortak ürünlerin Arap ve Afrika pazarlarında pazarlanması ve ihraç edilmesine yöneliyor.

Bu dönüşüm, 8-10 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenen El Alamein Uluslararası Havacılık Fuarı kapsamında iki ülke arasında imzalanan yeni anlaşmayla somutlaştı. Anlaşma, sanayi ve askeri ortaklığın genişleme yönünde ilerlediğine ve Kahire ile Ankara arasındaki koordinasyonun ileri bir aşamaya ulaştığına işaret ediyor.

Arabic Post’a konuşan Mısırlı bir askeri kaynak, Mısır ile Türkiye arasındaki askeri ilişkilerin en üst seviyelerine ulaştığını belirterek, bölgede art arda ortaya çıkan tehditlerle mücadeleyle bağlantılı sanayi ve teknolojik gelişmeler konusunda iki ülke arasında derin bir koordinasyon bulunduğunu söyledi.

Kaynak, geçen yıl daha çok ortak üretime odaklanan ortaklığın önemli başarı sağladığını, bunun bazı sonuçlarının El Alamein Fuarı’nda görüldüğünü belirtti. Fuarda, Türk tarafıyla ortaklaşa geliştirilen veya üretilen platformlar da dahil olmak üzere çeşitli gelişmiş Mısır İHA’ları sergilendi.

Yerel üretimden bölgesel ihracata

Kahire ve Ankara, Türk savunma ürünlerinin çeşitli Afrika ülkelerinde halihazırda elde ettiği yaygınlıktan yararlanarak ortak savunma ürünlerine dost Arap ve Afrika pazarlarını açmayı hedefliyor.

Arabic Post’a konuşan askeri kaynağa göre Mısır ile Türkiye arasındaki askeri işbirliği daha çok teknoloji transferi, eğitim ve ihracat üzerinde yoğunlaşıyor. Kahire ileri Türk teknolojisinden yararlanırken, ortak projeler için son yıllarda oluşturduğu sanayi altyapısını ve üretim kapasitesini sağlıyor.

Kaynağa göre Mısır, ordusunun sahip olduğu tecrübe sayesinde Orta Doğu’daki bölgesel tehditlerle mücadelede operasyonel deneyim sunarken Türkiye de Mısır’ın coğrafi konumundan yararlanıyor. Bu konum Türk ürünlerinin Afrika pazarlarına ulaşmasını kolaylaştırıyor.

Mısır ordusunun savunma ürünlerinin pazarlanmasında rol almasının bu ürünlere daha geniş bir yayılma imkânı sağlayabileceği belirtilirken, Kahire de İHA, elektronik sistemler, kara ve deniz sistemleri ile savunma sanayii alanlarında Türkiye’nin gelişen tecrübesinden faydalanıyor.

Savunma sanayii işbirliği genişliyor

Askeri kaynak, iki ülke arasındaki ortaklığın hızla büyüdüğünü belirterek, geçen yıl yaşanan gelişmelerin “nitelikli bir sıçrama” olarak değerlendirilebileceğini ifade etti.

Kaynağa göre iki taraf artık taarruz ve önleme görevlerine yönelik İHA’ların üretiminde ortak çalışırken bomba üretimi alanında da işbirliği yapıyor.

Kaynak, savunma sanayii alanındaki bu işbirliği düzeyinin Kahire ile Ankara arasındaki siyasi ilişkilerde yaşanan gelişme olmadan mümkün olmayacağını belirtti. Ayrıca bu yıl içinde ya da gelecek yılın başında Ankara’da Mısır-Türkiye Stratejik Konseyi için yeni bir toplantı yapılması konusunda koordinasyon bulunduğunu öne sürdü.

Beklenen toplantıda askeri işbirliğinin öne çıkan başlıklardan biri olacağını ifade eden kaynak, ortaklığın mevcut düzeyin ötesine genişletilebileceğini değerlendirdi. Bu kapsamda İHA üretiminin artırılması, son iki yılda sayıları artan ortak tatbikatların sürdürülmesi, bazı dost ülkelerin de bu faaliyetlere katılması ve hava ile deniz kuvvetleri arasındaki koordinasyonun geliştirilmesi ihtimalleri üzerinde duruluyor.

HAMZA-1 ortak ihracatın ilk sınavı

HAVELSAN ile Mısır’ın Arap Endüstrileşme Teşkilatı (AOI), 10 Eylül 2026’da iki taraf arasındaki sanayi işbirliği kapsamında geliştirilen HAMZA-1 İnsansız Hava Aracı’nın satışı için anlaşmaya vardı.

El Alamein Uluslararası Havacılık Fuarı kapsamında imzalanan anlaşma, HAMZA-1 programının ortak geliştirme ve üretim aşamasından ticari satış aşamasına geçtiğini gösteriyor. Anlaşmayla aracın Mısır dışındaki kullanıcılara pazarlanması ve ihraç edilmesinin önü açılıyor.

Anlaşma, HAVELSAN ile AOI arasında giderek büyüyen savunma ve sanayi işbirliğinin son adımı olarak öne çıkıyor. Program, HAVELSAN’ın mühendislik ve teknoloji yeteneklerini AOI’nin Mısır’daki sanayi altyapısıyla bir araya getiriyor.

Bu model, Mısır pazarına yönelik platformların geliştirilip üretilmesine ve ardından bölgesel ve uluslararası pazarlara yönlendirilmesine imkân tanıyor. Böylece ihracat, işbirliğinin gelecekte ulaşmayı hedeflediği bir aşama olmaktan çıkarak temel çıktılarından biri haline geliyor.

İşbirliğinin temeli 26 Ağustos 2025’e dayanıyor. HAVELSAN ile AOI o tarihte otonom insansız hava araçlarının ortak üretimi konusunda stratejik işbirliği anlaşması imzalamıştı.

AOI, söz konusu ortaklığın yerel üretimi derinleştirmeyi ve teknoloji transferini sağlamayı, Mısır pazarının ihtiyaçlarını karşılamayı ve Arap ile Afrika pazarlarına ihracat kanalları açmayı amaçladığını açıklamıştı.

HAMZA-1 kamuoyu karşısına ilk kez 2025’te Kahire’de düzenlenen EDEX 2025 fuarında, insansız kara aracı AKREP ile birlikte çıktı. Her iki platform da HAVELSAN ile AOI arasındaki işbirliğinin ürünleri olarak tanıtıldı.

Arap Savunma Platformu’na göre HAMZA-1, sabit kanatlı ve dikey kalkış-iniş (VTOL) yapabilen bir İHA. Platform, Türk yapımı BAHA’nın Mısır programının gereksinimlerine göre uyarlanmış yerel bir geliştirmesi niteliğinde.

Dikey kalkış ve iniş kabiliyeti, aracın geleneksel pistlere ihtiyaç duymadan görev yapabilmesini sağlıyor. Bu özellik keşif, gözetleme ve istihbarat toplama görevlerinde daha fazla esneklik sunuyor ve özellikle geleneksel hava araçlarına uygun altyapının bulunmadığı bölgelerde önem kazanıyor.

HAVELSAN ile AOI, HAMZA-1’in menzili, havada kalış süresi ve azami kalkış ağırlığı dahil tüm teknik özelliklerini henüz resmî olarak açıklamadı.

İHA’lardan İHA savunma sistemlerine

Arabic Post’a konuşan bir başka Mısırlı askeri kaynak, iki ülke arasındaki askeri işbirliğinin ihracat aşamasına ulaşmasının önemli bir ilerleme olduğunu, ancak sürecin mevcut ürünlerin pazarlanmasıyla sınırlı kalmadığını söyledi.

Kaynağa göre iki taraf, Mısır’da ortak üretim kapasitesinin geliştirilmesine de yöneliyor. Modern çatışmalarda İHA kullanımının artması, İHA savunma sistemlerini de iki ülke arasındaki ortaklığın önemli alanlarından biri haline getiriyor.

Kaynak, özellikle görevleri diğer İHA’ları önlemek olan önleyici İHA sistemlerinde deneyim paylaşımının gündeme gelebileceğini belirtti.

Bu sistemlerden biri olarak gösterilen FL-750, El Alamein Fuarı’nda sergilendi. Kahire’nin ayrıca Türk yapımı TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi konusunda Türkiye’nin tecrübesinden yararlanmak istediği belirtiliyor.

TOLGA ortaklığın yeni ayağı

Kaynağa göre TOLGA; radarlar, komuta-kontrol sistemleri, elektronik harp ve önleme unsurlarını, farklı hava hedeflerine karşı kullanılan silahlarla bir araya getiren çok katmanlı bir yapıya dayanıyor.

Mısır’ın sisteme ilgisi, iki ülke arasındaki savunma işbirliğinin yalnızca İHA üretimiyle sınırlı kalmayarak, özellikle bölgesel çatışmalarda İHA kullanımının yaygınlaşması karşısında bütünleşik hava savunma sistemlerinin geliştirilmesine kadar uzanabileceğine işaret ediyor.

Kaynağa göre iki ülke arasındaki ortak askeri üretim; savunma ekipmanları, mühimmat, topçu sistemleri, askeri araçlar, hava savunma sistemleri, elektronik harp ve İHA savunma sistemlerini de kapsıyor.

Bu sürecin genişlemesi halinde Kahire ile Ankara arasındaki ilişki, ithalatçı ve tedarikçi ilişkisinden daha kapsamlı bir sanayi ortaklığına dönüşebilir. Ortaklığın temel sınavlarından biri ise iki ülkenin ürettiği ürünlerin Arap ve Afrika pazarlarında ne ölçüde pazarlanabileceği olacak.

Askeri kaynak, Türkiye ve Mısır’la dost üç ülkenin HAMZA-1 İHA’ları için sözleşme talebinde bulunduğunu ileri sürdü. Kaynak, bunu ortaklık sonucunda ortaya çıkan ürünlere dış talep bulunduğunun ilk göstergelerinden biri olarak değerlendirdi.

MKE’den Mısır’da üretim hamlesi

Medyaya konuşma yetkisi olmadığı için isminin açıklanmasını istemeyen askeri kaynak, Mısır ile Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) arasındaki işbirliğinin yalnızca savunma ürünlerinin tedarikine ilişkin anlaşmalarla sınırlı kalmayıp, genişletilebilir üretim ortaklıklarına doğru ilerlediğini belirtti.

Kaynağa göre Mısır’da Türk üretim hatlarının veya bir üretim altyapısının oluşturulması ortaklığa farklı bir boyut kazandırabilir. Ekipmanı üretme kabiliyetine sahip olunması; mühimmat, yedek parça ve bileşenlerin tedarikini de mümkün kılıyor.

Yerel üretim aynı zamanda bakım ve işletme süreçlerinde ithalata bağımlılığı azaltırken ürünlerin kullanıcıların ihtiyaçlarına göre geliştirilmesine imkân sağlıyor. Kaynak, iki ülkenin fiyat ve kabiliyet bakımından rekabetçi ürünler ortaya koyması halinde Körfez ve diğer Arap pazarlarına ulaşabileceğini ifade etti.

Bununla birlikte ortak ürünlerin bölgesel ve uluslararası pazarlara sunulabilmesi için yerel uzmanlık, tedarik zincirleri, yedek parça ve mühimmat alanlarında aşılması gereken zorluklar bulunduğuna da dikkat çekildi.

Kaynak, bu zorlukların savunma sanayii alanındaki işbirliğinin iki ülke arasındaki daha geniş ekonomik ve sınai ilişkinin ayrılmaz bir parçasına dönüşmesi halinde aşılabileceğini değerlendirdi.

Zafer şirketiyle Afrika ve Körfez hedefi

MKE Genel Müdürü İlhami Keleş, 9 Eylül’de Anadolu Ajansına yaptığı açıklamada, MKE’nin Kahire’de Mısır hukukuna göre faaliyet gösteren “Zafer” adlı bir şirket kurduğunu duyurdu.

Keleş, şirketin Mısır’daki ticari faaliyetlere katkı sağlamasının yanı sıra Afrika ve Körfez bölgesindeki ticari faaliyetleri desteklemeyi amaçladığını belirtti.

MKE’nin Mısır Askeri Üretim Bakanlığı ile enerjetik ve patlayıcı maddeler ile çeşitli mühimmat ekipmanlarının ortak üretimine ilişkin anlaşma yaptığı da açıklandı.

Bu gelişme, işbirliğinin kapsamının İHA’lardan mühimmat ve savunma sanayiinde kullanılan malzemelere kadar genişlediğini, Afrika ve Körfez pazarlarının da ortak projelerin ticari hedefleri arasına girdiğini gösteriyor.

Keleş ayrıca asimetrik tehditlerin çeşitlenmesiyle TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi’ne ilginin arttığını ve Mısır’ın da sisteme ilgi gösterdiğini ifade etti.

MKE, TOLGA’nın Mısır Silahlı Kuvvetleri envanterine girmesi amacıyla Mısır’a sembolik bir satış gerçekleştirdi. Ancak plan bununla sınırlı değil. Mısır’da kurulması planlanan ortak girişim üzerinden TOLGA’nın bütün Afrika pazarı ve Körfez bölgesinde pazarlanabilmesine yönelik bir altyapı oluşturulması hedefleniyor.

Keleş, Mısır’ın askeri araç üretme kabiliyetine sahip olduğunu ve yürütülen ortak çalışmanın bu kabiliyeti Türk kule, komuta-kontrol ve diğer sistemlerle bir araya getirmeyi hedeflediğini belirtti.

Bu yaklaşım, Kahire’nin Ankara ile işbirliğini yalnızca askeri ekipman edinmenin bir yolu olarak görmediğini, aynı zamanda hem Mısır pazarına hem de dış pazarlara hizmet edebilecek bir üretim altyapısı oluşturmayı hedeflediğini ortaya koyuyor.

Türkiye ile Mısır arasındaki savunma işbirliği böylece yalnızca yerel ihtiyaçları karşılamak amacıyla ekipman satın alınması veya üretilmesiyle sınırlı kalmayarak, ticari ve bölgesel boyutları bulunan bir sanayi ortaklığına doğru ilerliyor.

İki ülkenin tedarik zincirleri ve yerel uzmanlık alanlarındaki zorlukları aşması ve rekabetçi ürünler geliştirebilmesi halinde Mısır’ın, Türkiye-Mısır ortak savunma ürünlerinin Arap ve Afrika pazarlarına yönelik üretim ve pazarlama merkezlerinden birine dönüşebileceği değerlendiriliyor.

 

Kaynak: ArabicPost