Trump, Netanyahu’yu Diğer Liderlerden Daha Fazla Ağırladı

ABD Başkanı Donald Trump, görevdeki ilk yılında 30’dan fazla dünya liderini ağırlarken, İsrail Başbakanı Netanyahu 6 ziyaretle listenin zirvesine yerleşti. görüşmelerin odak noktası ise savaşlardı. İşte detaylar...
Trump, Netanyahu’yu Diğer Liderlerden Daha Fazla Ağırladı

19.02.2026 - 14:59  |  Son Güncellenme:  06.03.2026 - 15:46

ABD Başkanı Donald Trump, ikinci başkanlık döneminde Beyaz Saray’da, Alaska’da ve Florida eyaletlerinde, bir yıl içinde 30’dan fazla lider ve devlet başkanını ağırladı.  

Bu görüşmelerin büyük bölümü ikili ilişkilerin güçlendirilmesi, gümrük tarifeleri konusunda müzakereler yürütülmesi ya da devam eden çatışmaları sona erdirme yollarının ele alınması amacıyla gerçekleşti. 

Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dikkat çekici bir istisna olarak öne çıktı. 

Netanyahu’nun Washington ziyaretleri, çoğunlukla gerilimi tırmandıran gündem başlıklarıyla, savaşların kapsamını genişletme yönündeki girişimlerle ya da İsrail’in Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’daki saldırılarını sürdürmesini savunmasıyla ilişkilendirildi. 

Geçtiğimiz yıl Washington’u dört kez ziyaret eden Netanyahu, bu dönemde ABD’yi en sık ziyaret eden lider oldu. Ayrıca Trump tarafından, Florida’daki Mar-a-Lago tatil beldesinde ağırlandı. 

Bu arada Trump ise, Gazze’de ateşkesin ardından Kudüs’e giderek, Netanyahu ile bir araya geldi.  

Geçtiğimiz günlerde Trump tarafından altıncı kez kabul edilen Netanyahu, İran ile müzakerelerin çerçevesine ilişkin kendi vizyonunu gündeme getirdi ve İran’ın füze programına dair istihbarat bilgileri sundu. 

Netanyahu, bu çerçevede Washington’un Tahran’a karşı daha sert bir tutum benimsemesi gerektiği yönündeki çağrılarını yineledi. 

Netanyahu’nun ilk ziyareti: Filistinlileri yerinden etme fikrini gündemdeydi

Netanyahu, Trump’ın göreve başlamasından yaklaşık iki hafta sonra, 4 Şubat 2025’te kabul ettiği ilk yabancı lider oldu.  

Görüşmede Netanyahu, Gazze ve Lübnan’daki savaşın sürdürülmesi için açık destek talep etti. Ayrıca eski Başkan Joe Biden döneminde askıya alınan silah sevkiyatlarının hızlandırılmasını istedi. 

Ancak ortak basın toplantısı sırasında Trump’ın ortaya attığı öneri dikkat çekti. 

Trump, ABD’nin Gazze’nin kontrolünü devralması fikrini dile getirerek, Filistinlilerin komşu ülkelere gönderilmesini ve bölgenin yeniden inşa edilerek “Orta Doğu’nun Rivierası”na dönüştürülmesini önerdi.  

Bu açıklama, Trump’ın savaş sonrası yeniden yapılanma bağlamında, ABD dışındaki topraklar üzerinde kontrol fikrini kamuoyu önünde ilk kez açıkça ifade etmesi olarak kayda geçti. 

Netanyahu ise bu öneriye açık bir memnuniyetle karşılık vererek, bunu İsrail için “tarihi bir destek” olarak nitelendirdi.  

Trump, Nisan 2025’e kadar bu yaklaşımı savunmayı sürdürdü. Daha sonraki açıklamalarında Filistinlilerin “daha iyi yerlere taşınabileceğine” inandığını belirterek, “Bakalım ne olacak?” ifadelerini kullandı. 

İran’a yönelik saldırı öncesi ziyaret 

Netanyahu’nun ikinci ziyareti, 7 Nisan 2025’te, gümrük tarifeleriyle bağlantılı ticari gerilimlerin gölgesinde gerçekleşti.  

Ancak iki lider arasında yapılan kapalı görüşme, temasların daha derin boyutlar taşıdığını ortaya koydu.  

Netanyahu, İran’ın uranyumu yüzde 90 oranında zenginleştirmeye yaklaştığını öne sürdüğü bir istihbarat dosyasını Trump’a sundu. 

Trump ve Netanyahu 

ABD basınında yer alan haberlere göre Trump, Tahran’la yürütmeyi planladığı tek taraflı müzakere sürecine bir şans verilmesini isterken, aynı zamanda Savunma Bakanlığı’na acil durum planlarını hızlandırma talimatı verdi.  

Haftalar sonra İsrail, İran’daki bazı tesislere yönelik saldırılar düzenledi. Bunu ABD’nin İran’ın nükleer tesislerini hedef alması izledi ve böylece benzeri görülmemiş bir gerilim yaşandı.  

O dönemde medyada yer alan haberlerde ayrıca Trump’ın, Hizbullah’ın yeniden konuşlanmasını engelleme gerekçesiyle, İsrail’in Lübnan’ın güneyine yönelik saldırılarını genişletmesine şartlı onay verdiği de öne sürüldü. 

İran saldırısı sonrası ziyaret 

Trump, İran’a yönelik saldırının ardından Netanyahu’yu 7 Temmuz 2025’te yeniden ağırladı. Basına kapalı gerçekleşen görüşme 90 dakika sürdü.  

Bu süreçte Trump, kamuoyu önünde müzakere sürecini övmüş, aynı zamanda İsrail’in Haziran 2025’te Tahran’ı ve İranlı üst düzey isimleri hedef alan planını desteklemişti. 

Daha sonra ise, ABD’nin İran’ın nükleer tesislerine yönelik saldırılarının ardından savaşın sona erdiğini duyurdu. 

Trump, bu çatışmayı “sona erdirdiği savaşlardan biri” olarak nitelendirdi ve Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmesi gerektiğini yineledi.  

Davos Forumu’nda düzenlenen bir basın toplantısında, “Bitirdiğim her savaş için Nobel’i hak ediyorum” ifadelerini kullandı.  

Aynı görüşmede taraflar, Gazze’ye ilişkin bir ABD önerisini ve rehinelerin serbest bırakılması konusunu da ele aldı.  

Netanyahu, toplantı sırasında Trump’ı Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterdiğine dair bir mektup sundu. Ancak Nobel Komitesi, adaylıkların 50 yıl boyunca gizli tutulmasını şart koşuyor. Bu nedenle herhangi bir resmi adaylığın kamuoyuna açıklanması komite kurallarına aykırı kabul ediliyor. 

Dördüncü ziyaret: Gazze Barış Planı’nın ilanı 

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantılarının ardından Trump ile Netanyahu, 29 Eylül 2025’te Washington’da bir araya gelerek, Gazze’ye ilişkin barış planını görüştü.  

Daha sonra yayımlanan haberlerde, Netanyahu’nun söz konusu planın maddelerinde ilan öncesinde bazı değişiklikler yaptığı ortaya çıktı. 

Revize edilen plan 20 maddeden oluşuyordu. Metinde Filistin devletine atıf yapılırken, Filistinlilerin zorla yerinden edilmeyeceğini öngören bir hüküm de yer aldı. Ancak Netanyahu daha sonra Filistin devletine karşı olduğunu açıkça dile getirdi.  

Bu sırada İsrail’in Gazze’deki saldırıları sürerken, plan metninde İsrailli rehinelerin serbest bırakılmasının ardından operasyonların derhal durdurulacağı ifade ediliyordu.  

Trump, Netanyahu ile görüştü ve Knesset’te bir konuşma yaptı 

Trump, 13 Ekim 2025’te işgal altındaki Kudüs’te Netanyahu ile bir araya geldi ve Knesset’te yaptığı konuşmada Gazze savaşının sona erdiğini ilan etti.  

Trump ayrıca, yıllardır yolsuzluk suçlamalarıyla yargılanan Netanyahu hakkında af çıkarılması çağrısında bulunarak, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’u bu yönde bir adım atmaya çağırdı. 

Beşinci Buluşma: Mar-a-Lago Zirvesi 

29 Aralık 2025’te Florida’daki Mar-a-Lago tatil köşkünde düzenlenen zirvenin resmi gündemi, uygulaması hala aksayan Gazze’deki ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının ele alınmasıydı.  

İran dosyası da kapalı kapılar ardındaki görüşmelerin önemli bölümünü oluşturdu. 

Zirve sonrası düzenlenen basın toplantısında Trump, İran’ın nükleer programını yeniden inşa etmeye çalışması halinde ABD’nin yeni saldırılar düzenleyebileceğini söyledi.  

Trump, “Eğer böyle bir durum olursa, onu yok etmeliyiz. Yıkıcı bir darbe indiririz. Ama umarız buna gerek kalmaz” ifadelerini kullandı. 

Netanyahu’nun ayrılmasından birkaç gün sonra Trump yönetimi, İran’a yönelik söylemini sertleştirdi, bölgedeki ABD askeri varlığı artırdı ve İran’ın nükleer programı ile balistik füzelerini kapsayan yeni bir anlaşmadan söz etmeye başladı. 

Trump 30'dan fazla lideri kabul etti 

Trump, Ocak 2025’teki yemin töreninden bu yana çok sayıda uluslararası lideri kabul etti.  

ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin

Alaska’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Ukrayna savaşı konusunu görüştü. 

Ayrıca Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ve Avrupalı liderlerle savaşın sona erdirilmesine yönelik seçenekleri ele aldı.  

Almanya, Fransa, Birleşik Krallık, Kanada ve Hindistan liderlerinin yanı sıra Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ı da bir barış anlaşmasının imzalanması için ağırladı. 

Aşağıda Trump’ın, ister Beyaz Saray’da ister Alaska ya da Florida’da olsun, liderlerini ağırladığı başlıca ülkeler yer alıyor: 

  • Amerika Kıtası: Kolombiya, Kanada, Arjantin, El Salvador, Honduras. 
  • Avrupa: Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, İtalya, Finlandiya, Norveç, İrlanda, Macaristan, Ukrayna, Ermenistan, Azerbaycan, Rusya. 
  • Orta Doğu ve Afrika: Ürdün, Türkiye, Bahreyn, Suriye, Güney Afrika, Kongo, Ruanda, Senegal, Liberya, Gine-Bissau, Moritanya, Gabon, İsrail. 
  • Asya: Japonya, Güney Kore, Filipinler, Pakistan, Hindistan. 

Bu görüşmelerin amaçları arabuluculuk girişimlerinden, savaşların sona erdirilmesine ve ekonomik ortaklıkların güçlendirilmesine kadar çeşitlilik gösterdi. 

Ancak Trump’ın ikinci başkanlık döneminde Washington’u en sık ziyaret eden ve adı bölgedeki askeri gerilim konularına en çok dahil olan lider Netanyahu oldu. 

 

 

Kaynak : Alaraby Al-Jadeed