Tanzanya’da Gergin Seçim Süreci 

Araştırmacı Esin Güzel, Tanzanya’da 64 yıldır iktidarda olan Devrim Partisi’nin yeniden seçimlere girdiği süreçte yaşanan siyasi gerginlikleri, muhalefetin dışlanmasını ve Cumhurbaşkanı Samia Suluhu Hassan’ın reformcu çizgiden otoriterliğe kaydığı eleştirileri Fokus+ için inceledi.
Tanzanya’da_Gergin_Seçim_Süreci_-_Esin_Güzel

31.10.2025 - 16:16  |  Son Güncellenme:  31.10.2025 - 16:22

Tanzanya, 64 yıldır iktidarda olan Devrim Partisi’nin (Chama Cha Mapinduzi - CCM) yeniden iktidarını sürdürmeye hazırlandığı bir seçim dönemine girdi. Ancak bu kez seçim günü, ülkenin son yıllarda yaşadığı en gergin atmosferlerden birinde gerçekleşti. Başkent Darüsselam ve diğer büyük şehirlerde bazı gruplar seçim sürecinde muhalefetin dışlandığını ve demokratik mekanizmaların zayıflatıldığını öne sürerek protesto gösterileri düzenledi. 

Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde polisle arbede yaşandığı, araçların ateşe verildiği ve göz yaşartıcı sprey kullanıldığı görüldü. Uluslararası siber izleme kuruluşu NetBlocks, ülke genelinde internet bağlantısında ciddi kesintiler yaşandığını ve seçim gününde dijital kısıtlama uygulandığını bildirdi. 

Cumhurbaşkanı Samia Suluhu Hassan, 2021 yılında selefi John Magufuli’nin vefatının ardından göreve gelmişti. Görev süresinin ilk döneminde daha özgürlükçü bir çizgi izleyen Hassan, siyasi miting yasağını kaldırmış, medya üzerindeki baskıları azaltmış ve muhalefetle diyalog çağrısında bulunmuştu. Ancak insan hakları kuruluşları, son dönemde bu sürecin tersine döndüğünü ve bazı muhaliflerin gözaltına alındığını, kaybolduğunu veya şüpheli şekilde hayatını kaybettiğini ileri sürüyor. Birleşmiş Milletler uzmanları, haziran ayında yaptıkları açıklamada Tanzanya hükümetine zorla kaybetmelere son verme çağrısında bulunmuş ve 2019’dan bu yana 200’den fazla kayıp vakasının kayda geçtiğini belirtmişti. 


Bu atmosferde gerçekleşen seçimlerde ana muhalefet partileri Chadema ve ACT-Wazalendo’nun adayları, seçim komisyonu tarafından diskalifiye edildi. Chadema lideri Tundu Lissu, vatana ihanet suçlamasıyla yargılanırken; ACT-Wazalendo lideri Luhaga Mpina, usulsüz adaylık gerekçesiyle yarış dışı bırakıldı. Dolayısıyla bu durum Cumhurbaşkanı Hassan’ın seçime ciddi bir rakip olmadan girmesine yol açtı. Darüsselam’daki bazı seçim merkezlerinde katılımın düşük olduğu gözlendi. Bazı seçmenler, güvenlik güçlerinin varlığından ve olası şiddet olaylarından endişe ettiklerini ifade etti. Kentin ana arterlerinde zırhlı araçlar konuşlandırılırken polis izinsiz toplanmalara karşı sıfır tolerans politikası uygulayacağını açıkladı. 

Uluslararası Af Örgütü ise seçim öncesi dönemi korku atmosferi şeklinde tanımlayarak muhalefet üyeleri, gazeteciler ve insan hakları savunucularına yönelik baskı iddialarını gündeme getirdi. Hükümet bu iddiaları reddederek, seçimlerin yasal çerçevede ve güvenlik önceliği gözetilerek yürütüldüğünü belirtti. 

Reform ve otoriterlik arasında 

Tanzanya’nın ilk kadın devlet başkanı olan Samia Suluhu Hassan, göreve geldiğinde ülke içinde ve uluslararası alanda reformcu bir figür olarak karşılanmıştı. COVID-19 pandemisini reddeden önceki yönetimin aksine, bilimsel yaklaşımları benimsemesi ve dış dünyayla ilişkileri yeniden canlandırması Hassan’a yönelik beklentileri artırmıştı. Ancak bazı analistler, Hassan’ın başlangıçta ılımlı reformcu olarak görülen yönetim tarzının zamanla daha otoriter bir çizgiye kaydığını düşünüyor. Dodoma’daki bir siyaset bilimci, isminin açıklanmaması koşuluyla; “Cumhurbaşkanı Hassan, selefi Magufuli döneminde inşa edilen güvenlik aygıtını değiştirmedi sadece kendi yönetiminde kullanmaya başladı. Bugün hedefte yalnızca muhalefet yok, iktidar partisi içindeki bazı isimler de var” değerlendirmesinde bulundu. 

Bu görüşü destekler nitelikte kısa süre önce kaybolduğu bildirilen eski CCM sözcüsü ve Tanzanya’nın eski Küba büyükelçisi Humphrey Polepole kimliği belirsiz kişiler tarafından kaçırılmıştı. Polepole daha önce Cumhurbaşkanı Hassan’ın yönetim anlayışına ilişkin eleştirilerde bulunmuştu. Hükümet ise bu iddiaları reddederek, ülkenin hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda yönetildiğini ve hiçbir vatandaşın düşüncelerinden ötürü cezalandırılmadığını belirtti. Ekonomik göstergeler, Hassan yönetiminde büyümenin sürdüğünü gösteriyor. Dünya Bankası verilerine göre Tanzanya ekonomisi 2024 yılında yüzde 5,5 oranında büyürken, enflasyon yüzde 4,3 seviyesinde gerçekleşti. Tarım, turizm ve madencilik sektörleri büyümeye katkı sağlayan ana alanlar oldu. Uzmanlara göre ise ekonomik büyüme, gelir dağılımındaki eşitsizlikleri azaltmakta sınırlı kaldı. Nüfusun yaklaşık yarısının hala yoksulluk sınırının altında yaşadığı belirtiliyor.  


Cumhurbaşkanı Hassan’ın seçim kampanyası, her Tanzanyalının kalkınmadan pay alacağı bir gelecek vizyonu üzerine kuruldu. Mitinglerde “Herkes için kalkınma, herkes için fırsat” sloganı öne çıkarken, muhalefet temsilcileri bu söylemin siyasi çoğulculuğun gerilemesine neden olabileceğini savunuyor. Tanzanya’daki seçim sistemi, en fazla oyu alan adayın doğrudan cumhurbaşkanı seçilmesini öngörüyor. Muhalefet partilerinin yarış dışı kalması, Cumhurbaşkanı Hassan’ın yeniden seçilme ihtimalini güçlendiriyor. Fakat yaşananlar bu durumun ülkenin demokratik standartları açısından tartışma yarattığını gösteriyor. 

Merkezi Dodoma’da bulunan Center for Strategic Litigation adlı düşünce kuruluşunun direktörü Deus Valentine, “Tanzanya şu anda önemli bir dönüm noktasında. Önümüzdeki dönemde ya daha güçlü bir sivil hareketlilik göreceğiz ya da mevcut baskı ortamı kalıcı hale gelecek” değerlendirmesinde bulundu. 

Zanzibar’da ise seçim atmosferi görece daha hareketli geçti. CCM adayı Hüseyin Mwinyi, ACT-Wazalendo’dan Othman Masoud’a karşı yarıştı. Gözlemciler, ana karadaki siyasi ortamın ada seçmenlerinin tutumunu da etkilediğini belirtiyor. Seçmenler, Tanzanya anakarasındaki 29 bölge için bir cumhurbaşkanı, parlamento üyeleri ve yerel meclis üyeleri seçiyor. Özerk Zanzibar adasında da bir cumhurbaşkanı ve parlamento üyeleri seçilecek. 

Uluslararası gözlemcilerin ülkeye erişim izni alamaması, seçimlerin şeffaflığına ilişkin soru işaretleri yarattı. Sadece bazı yerel medya kuruluşlarına sınırlı erişim izni verildi. Avrupa Birliği, Tanzanya’daki seçimlerin özgür, adil ve kapsayıcı bir ortamda gerçekleştirilmesi çağrısında bulundu. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği muhalefetin susturulmasının uzun vadede ülkenin istikrarını olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu. 

Seçim sonuçları henüz resmen açıklanmadı ancak mevcut tahminler Cumhurbaşkanı Hassan’ın açık farkla önde olduğunu gösteriyor.  

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fokus+'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.