Şi Cinping’in Mısır Ziyaretinde Stratejik Denge Arayışı

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Mısır ziyaretinde ikili ilişkilerin yanı sıra Gazze, Kızıldeniz, Nil meselesi ve uluslararası gelişmelerin ele alınması planlanıyor.
Şi Cinping’in Mısır Ziyaretinde Stratejik Denge Arayışı

02.09.2026 - 10:10  |  Son Güncellenme:  02.09.2026 - 10:14

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, bugün İttihadiye Sarayı’nda Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirecek. Dün Kahire’ye gelen Şi’nin ziyareti, Çin ile Mısır arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 70. yılına ve Çin liderinin ülkeye 10 yıl aradan sonra gerçekleştirdiği ilk ziyarete denk geliyor. Mısır Cumhurbaşkanlığına göre görüşmelerde, 2014’te imzalanan kapsamlı stratejik ortaklık anlaşmasının uygulanmasının yanı sıra ortak çıkarları ilgilendiren bölgesel ve uluslararası meseleler ele alınacak. 

Bölgesel ve uluslararası gelişmeler, Şi’nin Kahire ziyaretinin ve Sisi ile yapacağı görüşmelerin gündemini belirliyor. Gazze, Orta Doğu, Kızıldeniz ve Nil Nehri meseleleri ile uluslararası düzenin geleceği ve Küresel Güney ülkeleri arasındaki ilişkiler bu gündemin başlıca başlıklarını oluşturuyor.

Ziyaretin zamanlaması Kahire açısından hassas bir döneme denk geliyor. Mısır, İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşının yansımalarından Sudan’daki çatışmalara, Kızıldeniz’den Etiyopya ile süregelen Hedasi Barajı anlaşmazlığına uzanan çalkantılı bir bölgesel ortamda hareket ediyor. Buna karşın Kahire, ABD ile stratejik ortaklığından vazgeçmeden Çin ve diğer güçlerle ilişkilerini derinleştirerek uluslararası hareket alanını genişletmeye çalışıyor.

Gazze ve Kızıldeniz gündemde

Filistin meselesi, Mısır ile Çin’in tutumlarının kesiştiği en belirgin bölgesel dosya olarak öne çıkıyor. Mısır, Gazze’ye ilişkin arabuluculuk ve düzenlemelerde doğrudan rol üstlenirken Çin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi olarak farklı bir konumdan sürece dahil oluyor.

Şi, ziyaret dolayısıyla El-Ahram gazetesinde Arapça yayımlanan makalesinde, iki ülkenin Filistin halkının meşru haklarını yeniden kazanma mücadelesini desteklediğini ve bölgesel sorunların siyasi yollarla çözülerek barış ve istikrarın sağlanmasından yana olduğunu belirtti.

Mısırlı kaynaklar El-Araby El-Jedeed’e, Sisi ile Şi’nin Gazze’deki gelişmelerin yanı sıra bölgedeki siyasi ve güvenlik düzenlemelerinin geleceğini, yeniden yapılanmayı, bölgesel çatışmaların deniz güvenliğine etkilerini, İran ve Körfez’e ilişkin gelişmeleri ve Sudan’daki savaşı ele alacağını bildirdi.

Kaynaklara göre deniz ulaşımının istikrarı iki ülke için de doğrudan çıkar niteliği taşıyor. Mısır Süveyş Kanalı’nı ve Kızıldeniz’deki çıkarlarını korumak isterken Çin, bölgeyi Avrupa ile ticaretinde temel ulaşım güzergahlarından biri olarak görüyor. 

Hedasi Barajı’nda Çin’in tutumu öne çıkıyor

Mısır’ın ulusal güvenliği açısından kritik önem taşıyan Nil Nehri ve Etiyopya’daki Hedasi Barajı konusunda Sisi, El-Ahram’da yayımlanan makalesinde Çin’in tek taraflı adımlardan kaçınılması yönündeki tutumuna özellikle dikkat çekti.

Sisi, Mısır’ın Çin’in Nil’in ülke açısından yaşamsal önemini kabul eden, tek taraflı adımlardan kaçınılmasını ve karşılıklı çıkar temelinde iyi niyetli işbirliğini savunan yaklaşımını takdir ettiğini belirtti.

Bu yaklaşım, Çin ile Etiyopya arasındaki yakın ilişkiler nedeniyle Kahire açısından ayrıca önem taşıyor. Pekin, Mısır’ın mansap ülkelerinin su haklarının korunmasına yönelik diplomatik girişimlerinde önemli bir uluslararası aktör konumunda bulunuyor.

Mısır’ın Çin’den Etiyopya’ya karşı açıkça taraf olmasını beklemediği, bunun yerine müzakere ve uzlaşıyı savunan ve fiili durum dayatılmasına karşı çıkan Çin tutumunun güçlenmesini istediği belirtiliyor. Kahire açısından bu yaklaşım, Nil sularına ilişkin gelecekteki diplomatik girişimlerde önemli bir destek unsuru oluşturabilir.

Sudan ise ziyaretin ana gündem maddesi olmasa da coğrafi konumu nedeniyle Mısır ve Çin’in Kızıldeniz ile Afrika hesaplarının parçası olmaya devam ediyor. Mısır, Sudan’ın toprak bütünlüğünü ve istikrarını korumayı ve savaşın etkilerinin kendi sınırlarına ulaşmasını öncelikli hedef olarak görürken Çin, Sudan ve Afrika kıtasıyla kapsamlı ekonomik ve siyasi ilişkilerini sürdürüyor.

Kahire’nin Pekin-Washington dengesi

Uzmanlara göre Kahire, son yıllarda Washington ile stratejik ilişkilerini korurken Pekin, Moskova, Avrupa ve diğer güçlerle de bağlarını genişletti.

Şi’nin ziyareti Mısır’a, Sisi’nin “stratejik denge” olarak tanımladığı dış politika yaklaşımını güçlendirme fırsatı sunuyor. Bu politika, büyük bir küresel güç olan Çin ile ilişkileri derinleştirirken Pekin’in BM Güvenlik Konseyi’ndeki daimi üyeliğinden ve ekonomik-siyasi ağırlığından yararlanmayı öngörüyor.

Sisi, makalesinde Mısır’ın uluslararası kutuplaşma ve rekabetin arttığı bir dönemde stratejik dengeyi dış politikasının temel yönelimlerinden biri olarak benimsediğini, bağımsız dış politikasını sürdürdüğünü ve küresel sorunlarla mücadelede uluslararası toplumun çabalarının koordine edilmesi gerektiğini vurguladı.

Küresel Güney ve daha geniş işbirliği arayışı

Sisi aynı makalede, Mısır ile Çin’in Küresel Güney’in uluslararası sistemdeki rolünün güçlendirilmesine ve gelişmekte olan ülkeler için daha fazla adalet sağlanmasına birlikte katkı sunan ortaklar haline geldiğini belirtti.

Bu bağlamda uluslararası sistemin geleceğinin de Şi’nin Kahire’deki görüşmelerinin gündeminde yer alması bekleniyor. Mısır’ın BRICS üyeliği ve çok taraflı platformlardaki etkinliği konuyu Kahire açısından daha önemli hale getirirken Pekin, Mısır’ı Çin’in Arap dünyası ve Afrika ile işbirliğini geliştirebilecek stratejik bir ortak olarak değerlendiriyor. 

Mısır’ın eski Pekin Büyükelçisi Ali el-Hafni, El-Araby El-Jedeed’e yaptığı açıklamada ziyaretin öneminin yalnızca ikili ilişkilerin gücünden değil, bölge ve dünyadaki mevcut koşullardan da kaynaklandığını söyledi. Hafni, Mısır ile Çin arasında bölgesel istikrarın önemi konusunda belirgin bir görüş örtüşmesi bulunduğunu ifade etti.

Orta Doğu’daki savaşların ve çatışmaların etkilerinin yalnızca bölge ülkeleriyle sınırlı kalmadığını, küresel ekonomiyi ve Çin dahil büyük güçlerin çıkarlarını etkilediğini belirten Hafni, Mısır-Çin ilişkilerinin istikrarı destekleyen önemli bir zemin oluşturabileceğini kaydetti. Hafni ayrıca işbirliğinin ekonomiyle sınırlı kalmayarak teknoloji, sanayi, yatırım ve altyapı gibi kalkınmayı destekleyen alanlara genişletilmesi gerektiğini, bu hedeflere ulaşmanın ise istikrarın korunmasına bağlı olduğunu vurguladı. 

Eski Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Muhammed Hicazi ise Çin Devlet Başkanı’nın ziyaretinin, uluslararası kutuplaşmanın ve bölgesel gerilimlerin arttığı bir dönemde siyasi ve ekonomik açıdan önem taşıdığını belirtti. Hicazi, bu koşulların belirli eksen veya kamplara dahil olmadan işbirliği alanlarının genişletilmesini gerekli kıldığını ifade etti.

Kahire ile Pekin arasındaki ilişkilerin değişen uluslararası koşullara rağmen gelişmesini sağlayan köklü bir tarihsel birikime sahip olduğunu belirten Hicazi, Çin’in yükselişini tarihsel olarak sahip olduğu küresel konuma yeniden dönüş olarak değerlendirdi.

Hicazi’ye göre Mısır’ın coğrafi konumu, siyasi ağırlığı ve Arap dünyası ile Afrika’yla ilişkileri, Çin ile ortaklığını ikili ilişkilerin ötesine taşıma imkanı sağlıyor. Önümüzdeki dönemin temel sınavı ise iki ülke arasında yedi on yılda oluşan güven ve anlayışı daha etkili ve somut ortaklıklara dönüştürmek olacak. 

 

Kaynak: ElArabyElJadeed