Sebte'deki Göçmen Krizi Dijital Kampanyaya Nasıl Dönüştü?
21.08.2026 - 17:35 | Son Güncellenme: 21.08.2026 - 17:57
Geçen Temmuz ayının sonunda yaklaşık 60 bin düzensiz göçmenin İspanya yönetimindeki Sebte'ye geçişine eşlik eden kapsamlı bir dijital kampanya, gelişmenin İspanya ve Avrupa sınırlarını aşan bir tartışmaya dönüşmesine yol açtı.
El Araby TV bünyesindeki "Misbar" ekibinin incelemesine göre aşırı sağ ağlar ile İsrailli ve İsrail yanlısı hesapların da dahil olduğu kampanyada Sebte'deki gelişmeler, göçmen karşıtı, İslam karşıtı ve Avrupa solu karşıtı söylemlerle ele alındı.
Sebte, Melilla ile birlikte Avrupa Birliği'nin Afrika kıtasındaki iki kara geçiş noktasından birini oluşturuyor. Dijital kampanyada ise yaşananlar yalnızca İspanya veya Avrupa'yı değil, Batı'nın tamamını ilgilendiren bir mesele olarak sunuldu.
Olay kısa sürede göç ve İslam üzerine kurulu bir anlatının parçası hâline gelirken Avrupa soluna, özellikle de Pedro Sánchez hükümetine yönelik eleştiriler de paylaşımlara eklendi.
Günler içinde sosyal medya platformlarında krizle ilgili milyonlarca içerik dolaşıma girdi. İspanya, Fransa, Almanya, Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkelerden siyasi ve medya hesaplarının yanı sıra kimliği belirsiz hesaplar da yaşananları Avrupa'yı tehdit eden bir "İslam istilası" olarak nitelendirdi.
İsrailli ve İsrail yanlısı bazı hesaplar ise Gazze savaşıyla bağlantılı söylemleri Sebte'deki gelişmelere taşıdı. Filistin'le dayanışma için kullanılan sloganlara benzer ifadeler farklı bir bağlamda dolaşıma sokulurken Sánchez hükümetinin Gazze savaşına ilişkin tutumu da hedef alındı.
Bir günde yaklaşık 3 milyon paylaşım
Misbar ekibi, dijital kampanyanın yayılma eğrisini, kullanılan dilleri ve paylaşımlara katılan hesapların beyan edilen coğrafi konumlarını inceledi. Etiketlerdeki içerik ve söylemler analiz edilirken etkileşim ağı haritalandı ve yapay biçimde büyütmeye işaret edebilecek göstergeler araştırıldı.
Göçmenlerin Sebte'ye geçişine ilişkin görüntülerin yayılmasıyla birlikte etkileşim hızla yükseldi ve tek bir günde yaklaşık 3 milyon paylaşımla zirveye ulaştı.
Bu sayı, 27-28 Temmuz'da günlük ortalama yaklaşık 32 bin olan paylaşım miktarıyla karşılaştırıldığında etkileşimin ölçeğindeki hızlı artışı ortaya koydu. Artış, geniş kitlelere ulaşan siyasi hesaplar ile yoğun paylaşım yapan ağların tartışmaya dahil olmasıyla aynı döneme denk geldi.
Yalnızca iki hafta içinde dolaşıma giren içeriklerin sayısı 10 milyonu aşarken bu içerikleri üreten veya paylaşan hesap sayısı yaklaşık 2,5 milyona ulaştı.
Paylaşımların yaklaşık yarısında göçmen ve İspanya hükümeti karşıtı söylemler yer alırken bu içerikleri dolaşıma sokan hesapların sayısı 1,5 milyona yaklaştı.
Aşırı sağ ağların etkileşimi farklı ülkelere yayıldı
Hesapların kimlikleri, biyografileri ve kullandıkları semboller incelendiğinde, aşırı sağcı Vox partisiyle bağlantılı veya partiye yakın hesapların da bulunduğu İspanyol aşırı sağ ağlarının öne çıktığı görüldü. Bu ağlara "İspanya Her Şeyin Üstünde" gibi sloganlar kullanan hesaplar da eşlik etti.
Etkileşim ağı daha sonra Avrupalı, Britanyalı ve Amerikalı aşırı sağ çevrelerini de kapsayacak şekilde genişledi. Bu hesapların profillerinde bayraklar, dini semboller ve siyasi sloganlar yer alırken ABD'deki MAGA hareketiyle bağlantılı hesaplar da görünür oldu.
Misbar'ın tespitlerine göre İsrailli ve İsrail yanlısı bazı hesaplar da daha önce Sánchez'in Gazze savaşına ilişkin tutumu nedeniyle İspanya Başbakanı'nı hedef alan kampanyalara katılmıştı. Sebte'deki gelişmeler sırasında da bazı hesaplar yaşananlardan doğrudan Sánchez hükümetini sorumlu tuttu.
Bazı paylaşımlarda ise Filistin yanlısı söylemlere benzer bir çerçeve kullanılarak İspanya'nın Sebte'deki varlığı "işgal" olarak nitelendirildi ve kentin "kurtarılması" çağrısında bulunuldu.
Paylaşımların yüzde 51'i İspanya bağlantılı hesaplardan geldi
Etkileşimde kullanılan diller arasında İspanyolca ilk sırada yer alırken bunu İngilizce, Fransızca, Almanca ve İtalyanca takip etti.
Hesapların beyan edilen konum bilgilerine göre paylaşımların yüzde 51'i İspanya bağlantılı hesaplardan gelirken ABD yüzde 18 ile ikinci sırada yer aldı. Fransa yüzde 8, Birleşik Krallık ise yüzde 4'lük paya sahipti.
Misbar'ın analizine göre bu coğrafi dağılım, Sebte'deki gelişmelere ilişkin tartışmanın İspanya sınırlarını aşarak Avrupa ve ABD'deki siyasi çevrelere yayıldığını gösterdi.
Etkileşim ağında dil ve siyasi referanslara göre ayrışan ancak birbirleriyle bağlantılı kümeler de tespit edildi. Aşırı sağ ağlarda geniş kitlelere ulaşan hesaplar göçmenleri, Müslümanları ve Sánchez hükümetini hedef alan içerikler paylaşırken sınır güvenliğinin sıkılaştırılması ve başta Vox olmak üzere İspanyol sağının desteklenmesi yönünde çağrılarda bulundu.
İngilizce ağda Tommy Robinson ve "Radio Genoa" gibi hesaplar öne çıkarken İspanyolca ağda David Santos, "Anonymous Tabarnia", Talib Ali Salem ve Vox lideri Santiago Abascal'ın hesapları dikkat çekti.
Fransızca ağda "Afdswitchy Wolf" adlı hesabın yanı sıra Marion Maréchal ve Éric Zemmour gibi siyasetçiler görünür olurken Almanca kümede Georg Pazderski, Alice Weidel ve "Mirro" hesapları öne çıktı.
İsrailli hesaplarda Sánchez ve Sebte söylemi
İsrailli ve İsrail yanlısı bazı hesaplar, Sánchez hükümetinin Gazze savaşına ilişkin tutumunu Sebte'deki gelişmelerle ilişkilendiren paylaşımlar yaptı.
Bu süreçte İsrailli diplomatlardan farklı açıklamalar da geldi. İsrail'in Madrid'deki diplomatik temsilciliğinin başındaki Maslahatgüzar Dana Erlich, İsrail'in BM Daimi Temsilcisi Danny Danon'un Sebte ve Melilla'ya ilişkin sözlerinin İsrail devletinin resmi tutumunu yansıtmadığını açıkladı.
Danon, İspanya'nın Sebte ve Melilla'yı "Afrika'daki sömürge bölgeleri" olarak tuttuğunu öne sürmüştü. Erlich ise bu açıklamanın İsrail devletinin tutumu olmadığını belirtti.
Bazı İsrailli ve İsrail yanlısı hesaplar ayrıca Gazze savaşı sırasında yaygınlaşan "Tüm gözler Refah'ta" sloganına benzer şekilde "Tüm gözler Sebte'de" etiketini dolaşıma soktu. Filistin yanlısı "Özgür Filistin" söylemine benzer biçimde "Sebte'yi Özgürleştirin" ifadesi de kullanıldı.
Bu tür paylaşımlarda bulunan hesaplar arasında Eli David, Josh Wolf ve Yair Netanyahu'nun hesapları da yer aldı.
Misbar yapay büyütme göstergelerini inceledi
Misbar, tartışmanın yapay biçimde büyütülmüş olabileceğine işaret eden çeşitli göstergeler tespit etti. Kimliği belirsiz hesaplar, yakın tarihte açılan profiller, düşük takipçi sayıları ve aynı veya benzer ifadelerin yoğun biçimde tekrarlanması bu göstergeler arasında yer aldı.
İncelenen örneklem yaklaşık 303 bin 430 hesabı kapsadı. Bu havuzda sınırlı sayıda yüksek etkileşime sahip hesabın yanı sıra çok sayıda küçük ve orta ölçekli hesap bulunuyordu.
Misbar, söz konusu göstergelerin hiçbirinin tek başına bir hesabın bot olduğunu veya organize bir ağın parçası olarak faaliyet gösterdiğini kanıtlamadığının altını çizdi.
Bununla birlikte analizde, bu göstergelerin bir arada bulunması ve Sebte'deki gelişmelere ilişkin paylaşımların birbirine benzemesi nedeniyle tartışmanın ne ölçüde kendiliğinden geliştiği, ne ölçüde koordinasyon veya yapay büyütme faaliyetlerinden etkilendiği sorusu gündeme getirildi.
Kaynak: Al Araby