SDG/YPG Kendini Feshetti: Entegrasyon Sonrası Sahada Son Durum ve Türkiye Açısından Anlamı
04.09.2026 - 11:07 | Son Güncellenme: 25.09.2026 - 10:30
SDG, 25 Ağustos’ta Şam’da bağımsız bir askerî güç olarak feshedildiğini açıkladı. Aradan geçen sürede Haseke, Kamışlı, Derik ve Kobani tugayları Suriye Savunma Bakanlığı’na bağlandı; 1 Eylül’de İçişleri Bakanlığı’na bağlı yüzlerce güvenlik personeli Haseke’de konuşlanmaya başladı. YPJ’nin statüsü ve idari düzenlemeler ise müzakere edilmeyi sürdürüyor.
Fesih ilanı 25 Ağustos’ta Şam’da yapıldı
SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi kod adlı Ferhat Abdi Şahin, 25 Ağustos’ta Şam’daki Halk Sarayı’nda düzenlediği basın toplantısında örgütün bağımsız askerî varlığının sona erdiğini duyurdu. Açıklama, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile 29 Ocak’ta varılan ve ateşkes ile kademeli entegrasyonu öngören mutabakatın uygulanması kapsamında geldi.
Abdi, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Cumhurbaşkanı Şara ile varılan anlaşma ve güçlerimizin Suriye ordusu tugaylarına katılım sürecinin tamamlanmasının ardından, bugün itibarıyla Suriye Demokratik Güçleri’nin görevinin sona erdiğini ilan ediyoruz. SDG’nin bağımsız bir askeri güç olarak feshedildiğini tam bir sorumlulukla duyuruyoruz. Bugün Suriye tarihinde önemli bir sayfayı kapatıyor; barış, istikrar ve vatanın yeniden inşası için yeni bir sayfa açıyoruz.”
Abdi, fesih ilanından beş gün önce de askerî, güvenlik ve idari kurumların devlet kurumlarına entegrasyon aşamasının tamamlandığını açıklamıştı. Suriye’nin resmî haber ajansı SANA, askerî ve güvenlik sorumluluğunun tek ulusal komuta zinciri altında toplandığını duyurdu.
Dört tugay Savunma Bakanlığı’na bağlandı
29 Ocak mutabakatı çerçevesinde Haseke’de üç askerî tugay kurulması kararlaştırılmış, son görüşmelerde Kobani’de de bir tugay oluşturulması konusunda uzlaşıya varılmıştı. Aktarılan bilgilere göre her biri yaklaşık 1.300 savaşçıdan oluşan Derik, Kamışlı, Haseke ve Kobani tugayları Suriye Savunma Bakanlığı’na bağlandı; Kobani’deki birim Halep’teki yapıya bağlı olarak teşkil edildi.
Haseke Vali Yardımcısı Ahmed el-Hilali, fesih ilanının ardından yaptığı açıklamada 4 bin 500 kişinin entegrasyonunun tamamlandığını ve Haseke, Kamışlı ile Derik’teki üç ana tugayın birleştiğini, Kobani tugayının ise Savunma Bakanlığı planlaması kapsamında eğitim aldığını bildirdi.
Hilali: “Fesih yolun sonu değil, son evrenin başlangıcı”
Sürecin bundan sonra nasıl ilerleyeceğine ilişkin soruyu yanıtlayan Ahmed el-Hilali, şunları söyledi:
“SDG’nin feshedilmesi yolun sonu değil, aksine uygulama aşamasının son evresinin başlangıcıdır. Yani bağımsız bir yapıdan, varılan mutabakatların resmileştiği bir aşamaya geçiyoruz.”
1 Eylül’de Haseke’de yeni güvenlik düzeni kuruldu
Suriye İçişleri Bakanlığı’na bağlı yüzlerce güvenlik personeli 1 Eylül’de Haseke’ye girerek kent ve çevresinde konuşlanmaya başladı. Kentte oluşturulan üç özel görev alayından ikisi, bölgenin iç güvenlik gücü Asayiş’in eski personelinden kuruluyor; Asayiş kaldırılmıyor, personeli İçişleri Bakanlığı bünyesine alınıyor.
Aynı süreçte 20 binden fazla kamu çalışanı Suriye devlet sistemine geçirildi, yaklaşık 4 bin eski SDG mensubu Şam yönetiminin maaş bordrosuna dâhil edildi. Bölgede kontrol noktalarının kaldırılması ve cezaevlerinin denetiminin merkezî yönetime devri de sürüyor.
Açık kalan başlıklar: YPJ, idari statü ve anayasa
Askerî entegrasyon ilerlerken bazı dosyalar henüz sonuçlanmadı. Öne çıkan başlıklar şöyle:
• YPJ’nin hangi kurum bünyesinde ve hangi statüyle yer alacağı müzakere ediliyor
• Kuzey ve Doğu Suriye yönetiminin siyasi ve idari statüsü netleşmedi
• Kürtçe eğitimin kapsamı ve anayasal düzenlemeler görüşmelerin gündeminde
• Eski SDG mensuplarının ordu içindeki konumlandırılması aşamalı olarak sürüyor
Şam yönetimi, Haseke’yi diğer vilayetler gibi merkezî yapı içinden yönetmeyi hedefliyor. Bölgedeki kurumların bir bölümü ilgili bakanlıklara devredilirken atamalar da yapıldı.
MSB: “Tek devlet, tek ordu anlayışının güçlendirilmesi bakımından önemli”
Millî Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, 27 Ağustos’ta Afyonkarahisar’da düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuya ilişkin soruyu yanıtladı:
“SDG’nin feshi ve Suriye devlet kurumlarına entegrasyonu, Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması ile ‘Tek Devlet, Tek Ordu’ anlayışının güçlendirilmesi bakımından önemli bir gelişmedir. Bu yöndeki gelişmeleri memnuniyetle karşılıyoruz.”
Bakanlık açıklamasında, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye’de oluşan olumlu atmosferin ülke geneline yayılması ve istikrarın kalıcı hale getirilmesine yönelik çalışmalarını sürdüreceği belirtildi. Suriye ordusunun başta terörle mücadele olmak üzere kapasitesinin geliştirilmesine yönelik desteğin, mevcut askerî iş birliği anlaşması çerçevesinde devam edeceği kaydedildi.
Ankara’nın takip edeceği kalem: silah ve mühimmatın teslimi
MSB, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmesinde, terör örgütü ve bağlantılı yapıların fiilî varlıklarının sona erdiğinin ve ellerindeki silah ile mühimmatın tamamının teslim edildiğinin tespit ve teyidine yönelik görevini ilgili kurumlarla koordinasyon içinde sürdüreceğini bildirdi.
Aynı açıklamada, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki Takip ve Değerlendirme Kurulu’nun ilk toplantısını yaptığı, çalışmaların yürütülmesi için dört alt komisyon kurulmasına karar verildiği aktarıldı. Türkiye açısından fesih ilanı bir sonuç değil, sahadaki uygulamanın izleneceği bir aşama olarak tanımlanıyor.
Washington cephesinde tablo
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, SDG’nin feshini “tarihi” olarak nitelendirdi. Süreç, ABD’nin Suriye’yi “terörü destekleyen ülkeler” listesinden çıkarmasının ardından gelen adımlar arasında yer aldı.
SDG, 2015 yılında kuruldu ve bir dönem Suriye topraklarının yaklaşık dörtte birini kontrol etti. Fırat’ın doğusundaki askerî denetimin merkezî orduya devredilmesiyle, 2011 sonrasında ortaya çıkan çok merkezli askerî yapıların tek komuta altında toplanması yönünde önemli bir eşik aşılmış oldu.