Netanyahu BM'de Erdoğan, Katar ve İran'ı Hedef Aldı
27.09.2026 - 16:25 | Son Güncellenme: 27.09.2026 - 16:30
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 24 Eylül'de New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada İran, Katar ve Türkiye'yi hedef aldı, Gazze Şeridi'nde soykırım işlendiğini reddetti. Al Araby Al Jadeed'in aktardığına göre çok sayıda ülke temsilcisi, İsrail hükümetinin politikalarını ve Gazze'deki soykırım suçlarını protesto ederek salonu terk etti. Bazı ülke temsilcileri Netanyahu aleyhine slogan atarken BM Genel Kurulu Başkanı salondakileri düzene uymaya çağırdı.
Netanyahu konuşmasına salonu terk eden temsilcileri hedef alarak başladı. "Başlamadan önce kısa bir mesajım var: Eğer burada hâlâ Genel Kurul'u terk etmemiş ahlaki korkaklar varsa, lütfen şimdi gitsinler." dedi.
Salondan ayrılan dünya liderlerini ve ülke temsilcilerini eleştiren Netanyahu, İsrail'in kendisini savunurken bu ülkelerin çoğunu da savunduğunu ileri sürdü. Netanyahu, bazı liderlerin özel görüşmelerde İran'ın nükleer silahlarının ortadan kaldırılması nedeniyle kendilerine teşekkür ettiğini iddia ederek bunu "ikiyüzlülük" olarak niteledi.
İran Konuşmanın Merkezindeydi
Netanyahu konuşmasında İran'a geniş yer ayırdı. On dört yıl önce aynı kürsüde İran'ın nükleer programına ilişkin "kırmızı çizgi" gösterdiği konuşmasını hatırlatan Netanyahu, "14 yıl önce bu kürsüde durdum ve kırmızı bir çizgi çizdim. Katil İran diktatörlüğünün atom bombaları geliştirmesini engelleyeceğime yemin ettim; İsrail'i yok etmek için tasarlanmış nükleer silahlar, tüm dünyayı tehdit edebilecek nükleer silahlar. Ve tam olarak yaptığımız da bu oldu." dedi.
Netanyahu, İran'ın nükleer tesislerinin tamamen yok edilmediğini ve Tahran'ın bunları yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını belirten raporlara rağmen tesislerin yok edildiğini ileri sürdü. "İran'ın nükleer tesislerini yok etmek zordu ama benim için başbakan olarak hayatımda aldığım en kolay kararlardan biriydi; çünkü bunu yapmasaydık hepimiz şimdi ölmüş olurduk." ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump'ı öven Netanyahu, onu İran'a atıfla "barbarlara karşı mücadelede ortak" olarak tanımladı. Trump'ın "Amerika'yı, İsrail'i ve dünyayı tehdit eden büyük bir tehlikeye cesurca karşı durduğunu" savunan Netanyahu, Amerikan ve İsrailli pilotların İran semalarında ortak görevler yürüttüğünü söyledi.
Starlink Cihazını İran Heyetine "Hediye" Etti
Netanyahu konuşması sırasında Elon Musk'ın sahibi olduğu SpaceX'in uydu internet sistemi Starlink'e ait bir cihazı kürsüde gösterdi ve bunu İran heyetine "hediye" olarak bırakacağını söyledi.
Netanyahu, "İran rejimi özellikle halkının böyle bir cihaza sahip olmasından korkuyor. Halkı böyle bir şeye sahip olduğunda, gerçeğe ulaşabilecekleri, seçim hakkını kullanabilecekleri, düşünce ve ifade özgürlüğüne kavuşabilecekleri bir iletişim aracına sahip olurlar." dedi.
İran yönetiminin internet sansürüne milyonlarca, hatta milyarlarca dolar harcadığını öne süren Netanyahu, BM Genel Kurulu Başkanı'na dönerek cihazı İran heyetine iletmesini istedi. İran heyeti üyelerinin "rejimden koptuklarında" sosyal medya üzerinden hikâyelerini anlatabileceklerini söyleyen Netanyahu, "İran rejimi düşecek ve hepimiz o günü kutlayacağız." ifadelerini kullandı.
Şara'yı Hedef Aldı, Golan İşgalini Savundu
Netanyahu, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın İsrail'e yönelik eleştirilerinin ardından Şara'yı da hedef aldı ve İran tehdidini, İsrail'in Haziran 1967 Savaşı öncesinde karşı karşıya kaldığını iddia ettiği tehditlerle karşılaştırdı.
Netanyahu, "Bu, yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığımız ilk sefer değil. 5 Haziran 1967'de İsrail, bizi yok edeceğini açıkça ilan etmiş düşmanlarla çevriliydi. O zaman Batı Şeria'da, Yahudi halkının tarihi vatanının kalbinde değildik, Gazze'de ya da Golan Tepeleri'nde de değildik." dedi.
Şara'ya seslenen Netanyahu, "Sayın Ahmed Şara, bilmelisiniz ki Yahudiler Golan Tepeleri'nde Musa zamanından beri var. Bunu Kutsal Kitap'ta okuyabilirsiniz." ifadelerini kullandı.
Netanyahu, İsrail'in yüzölçümünün Arap dünyasının yüzölçümünün yaklaşık binde üçüne denk geldiğini söyleyerek sömürgecilik suçlamalarını reddetti. İngiltere ve Fransa'yı da hedef alan Netanyahu, bu ülkeleri sömürgecilik kavramını ortaya çıkaran ve sömürgelerini dünyaya yayan ülkeler olarak niteledi.
7 Ekim ve "Yedi Cepheli Savaş"
Netanyahu, 7 Ekim 2023 saldırısını "İsrail tarihinin en karanlık günü" olarak nitelendirdi. O gün Gazze'den binlerce silahlı Filistinlinin İsrail'e geçtiğini söyleyen Netanyahu, saldırı öncesinde Gazze'de tek bir İsrailli sivil ya da askerin bulunmadığını savundu.
Hamas mensuplarının "Holokost'tan bu yana Yahudilere karşı işlenen en kötü katliamı" gerçekleştirdiğini iddia eden Netanyahu, 7 Ekim'de 1200 İsraillinin öldürüldüğünü söyledi ve bunu ABD nüfusuna oranladığında 24 saatten kısa sürede 40 bin Amerikalının öldürülmesine benzetti.
Netanyahu daha sonra Hizbullah mensuplarına yönelik saldırılarda kullanılanlara benzer bir çağrı cihazını gösterdi. İsrail askerlerinin üç yıldır "yedi cephede" savaştığını söyleyen Netanyahu bu cepheleri Hamas, Hizbullah, Husiler, İran, Irak ve Suriye'deki gruplar ile Batı Şeria'daki silahlı Filistinliler olarak sıraladı.
Bu aktörlerin İsrail'i "yeryüzünden silmek" için birleştiğini ileri süren Netanyahu, ABD ile iş birliği içinde İran'ın ordusunu, deniz kuvvetlerini, hava gücünü ve nükleer tesislerini "ezdiklerini" savundu. Çağrı cihazını havaya kaldıran Netanyahu, "Bu çağrı cihazlarını hatırlıyor musunuz? Bu şeyleri hatırlıyor musunuz? Size bir şey söyleyebilirim: Hizbullah bunları kesinlikle hatırlıyor." dedi.
Yerleşimci Saldırılarını Küçümsedi
Netanyahu uluslararası medyayı da hedef alarak, kendi ifadesiyle "Filistin terörü" olarak nitelendirdiği olaylara yeterince yer verilmediğini, buna karşılık Batı Şeria'daki yerleşimci saldırılarının öne çıkarıldığını savundu. Al Araby Al Jadeed, konuşmanın bu bölümünü "yerleşimci terörünü gerekçelendirme" olarak niteledi.
Netanyahu, saldırılara karışan yerleşimcileri "yasa dışı davranan bir avuç genç" olarak tanımladı ve sayılarının yaklaşık 150 olduğunu, taş attıklarını, zeytin ağaçlarını kestiklerini ve zaman zaman yangın çıkardıklarını söyledi.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'u da hedef alan Netanyahu, Macron'un "Hamas Batı Şeria'da hiçbir zaman faaliyet göstermedi" sözlerini eleştirdi. Ramallah yakınlarındaki bir yerleşim yerinde bir Filistinli tarafından öldürülen Fransız vatandaşlığına sahip yerleşimci Netanel Şükron'dan ve İsrail'in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter'in oğlu Neria Leiter'in ağır yaralanmasından söz etti.
Katar'a Ağır Suçlamalar Yöneltti
Netanyahu Katar'ı da hedef alarak, "On yıllardır Katar, Amerikan üniversitelerine ve zehirli medya kuruluşlarına büyük paralar akıtıyor. Bu arada Avrupa'da da aynısını yaptı." dedi.
Katar'ın amacının gençlerin "beynini yıkayarak İsrail'den, Amerika'dan ve Batı'dan nefret etmelerini sağlamak" olduğunu iddia eden Netanyahu, Katar'ın 7 Ekim'den sorumlu tuttuğu Hamas liderlerine ev sahipliği yaptığını söyledi.
Erdoğan'ı Hedef Aldı
Netanyahu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a da ağır suçlamalar yöneltti ve Türkiye'nin "Yahudi düşmanı yalanların yayılmasında en öne çıkan ülke" haline geldiğini iddia etti.
Netanyahu, "Erdoğan bir diktatördür, o da Hamas liderlerine ev sahipliği yapıyor. Binlerce Kürt sivili öldürdü, Ermeni soykırımını inkâr ediyor, gazetecileri ve muhalefet liderlerini hapse atıyor." ifadelerini kullandı. Erdoğan'ın bu alanda "dünya rekoruna sahip olduğunu ve onunla yarışmanın kolay olmadığını" öne sürdü.
Netanyahu saldırısını, "Erdoğan, Avrupa Birliği üyesi bir ülke olan Kıbrıs'ın kuzeyini yasa dışı biçimde işgal ediyor ve NATO üyesi Yunanistan'ın egemenliğini defalarca ihlal ediyor. Şimdi de Suriye'yi kontrol etmek istiyor. Bu şaşırtıcı değil, çünkü neredeyse her gün İsrail'in yok edilmesi çağrısında bulunuyor." sözleriyle sürdürdü.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenen Netanyahu, "Kudüs'ün yöneticisi olacağını söylüyor. Hayır efendim, olmayacaksınız. Burası bizim devletimiz, bizim şehrimiz, bizim ebedi başkentimiz." dedi.
Gazze'de Soykırım İşlendiğini Reddetti
Netanyahu konuşmasının bir bölümünü Gazze Şeridi'nde soykırım işlendiği yönündeki suçlamalara ve NAZA belgeselinin yol açtığı tartışmalara ayırdı.
İsrail askerlerinin cesaretini selamladığını söyleyen Netanyahu, "İsrail ordusu dünyanın en ahlaklı ordusudur." iddiasında bulundu. İsrail askerlerinin üç yıldır yedi cephede savaştığını belirten Netanyahu, savaşın "sekizinci cephesini" ise "gerçeğe karşı savaş" olarak tanımladı.
Bu savaşın küresel medyada ve daha yoğun biçimde sosyal medyada sürdüğünü savunan Netanyahu, bazı yabancı devletlerin İsrail hakkında "yalanlar yaymak" için milyarlarca dolar harcadığını ileri sürdü.
Mamdani'yi de Hedef Aldı
Netanyahu, New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'yi de hedef aldı. Mamdani'nin belediye başkanı seçilmesinden bu yana birçok Yahudinin New York'ta kendisini güvende hissetmediğini öne süren Netanyahu, "Bu, hatırladığımız şehir değil, çok hızlı değişti." dedi.
Mamdani'yi Hamas'ı desteklemekten hüküm giymiş kişileri övmekle suçlayan Netanyahu, evinde Hamas mensuplarının İsraillileri rehin tuttuğunu belgeleyen bir Filistinli gazeteciyi ağırladığını, eşinin 7 Ekim'i öven bir paylaşımı ve Tel Aviv'in var olmaması gerektiğini savunan başka bir paylaşımı beğendiğini iddia etti.
Netanyahu, Mamdani'ye, "Buraya gelmemi engellemeye çalıştınız, beni susturmaya çalıştınız. Ama beni susturamazsınız, gerçeği susturamazsınız." diye seslendi. Ardından, "Basit gerçek şu ki İsrail soykırım işlemedi, bir soykırımı önledi. Sayın Mamdani'nin Hamas'taki dostlarının bize yapacağı tam olarak buydu, eğer onları durdurmasaydık. Her birimizi, son kişiye kadar öldüreceklerdi." iddiasında bulundu.
ABD Ziyareti Kısa Tutuldu
Netanyahu, BM Genel Kurulu konuşması için ABD'ye olağan dışı derecede kısa bir ziyaret gerçekleştirdi. Programında ABD Başkanı Donald Trump ile görüşme yer almadı; Trump aynı saatlerde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşüyordu.
Netanyahu konuşmasından önce yayımladığı mesajda, "Sizi dünya önünde temsil etmekten gurur duyuyorum. Birazdan İsrail için Birleşmiş Milletler'deki mücadeleye çıkacağım." ifadelerini kullandı.
Elon Musk ile planlanan görüşmenin de iptal edildiği belirtilirken Netanyahu'nun ofisi farklı ülke liderleriyle temas ayarlamak için çalıştı. Ziyaret programında Yunanistan ve Slovenya başbakanlarının yanı sıra Güney Amerika, Afrika ve Okyanusya'dan bazı liderlerle görüşmeler yer aldı.
Netanyahu ziyaretin kısa tutulmasını Yahudilerin Sukot Bayramı'nın yaklaşmasına ve yoğun programına bağladı. İsrail basınında ise güvenlik olayı yaşanabileceği endişesi ve Netanyahu karşıtı protestoların büyümesinin de ziyaretin kısaltılmasında etkili olduğu öne sürüldü.
Konuşma öncesindeki protestolarda aralarında Oscar ödüllü oyuncu Susan Sarandon, Cynthia Nixon, Linda Sarsour ve Hannah Einbinder'in de bulunduğu bazı göstericiler gözaltına alındı. Yedioth Ahronoth gazetesi, Netanyahu'yu "Gazze'deki soykırımın mimarı" olarak niteleyen Mamdani'nin tutumunun da ziyaretin kısaltılmasının nedenlerinden biri olduğunu yazdı.
Aynı haberde İsrail heyetinin, Mamdani'nin Netanyahu'nun ziyaretine yönelik engeller çıkarabileceği veya Netanyahu'nun resmi uçağı "Siyon Kanadı"nın New York'a indikten sonra Netanyahu BM'den dönmeden havalimanından ayrılmasını isteyebileceği ihtimalinden endişe duyduğu aktarıldı.
Kaynak: AlArabyAlJadeed