NATO Savunma Bakanları Ankara Zirvesi Öncesi Brüksel’de Toplandı
18.06.2026 - 15:42 | Son Güncellenme: 18.06.2026 - 16:34
NATO Savunma Bakanları Toplantısı, Belçika’nın başkenti Brüksel’deki NATO karargahında düzenlendi. Toplantıda, 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi’nin hazırlıkları ve İttifak’ın savunma kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik adımlar ele alındı.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, toplantının Ankara Zirvesi öncesindeki son önemli aşama olduğunu belirterek, savunma harcamaları, askeri kabiliyetlerin güçlendirilmesi, İran’la varılan mutabakatın ardından bölgesel gelişmeler ve Ukrayna’ya destek konularının gündemde yer aldığını söyledi. Toplantıda Türkiye’yi Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler temsil etti.

Ankara Zirvesi öncesi savunma kapasitesi gündemde
Toplantının açılışında konuşan NATO Genel Sekreteri Rutte, “Bu toplantı, üç hafta sonra Ankara’da düzenlenecek zirvemiz öncesindeki son önemli aşamadır.” dedi.
Rutte, bakanların Avrupa’daki müttefikler ve Kanada’nın İttifak güvenliğini daha dengeli ve güçlü hale getirmek için konvansiyonel savunmada nasıl daha fazla sorumluluk üstlenebileceğini değerlendireceğini belirtti. Müttefiklerin gayrisafi yurt içi hasılalarının daha büyük bölümünü savunmaya ayırma ve artan harcamaları muharebeye hazır kuvvetler ile savunma kabiliyetlerine dönüştürme konusunda ilerleme kaydettiğini ifade etti.
Toplantıda yalnızca Avrupa güvenliği değil, Avrupa dışındaki ancak NATO’nun güvenliğini doğrudan etkileyen gelişmeler de ele alındı. Bu kapsamda İran’la varılan mutabakat sonrası oluşan tablo, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin yeniden sağlanması ve Ukrayna Savunma Temas Grubu kapsamında açıklanacak yeni destekler de gündeme geldi.
ABD’den müttefiklere savunma harcaması mesajı
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile toplantı öncesinde yaptığı açıklamada, birçok müttefikin savunma harcamalarına ilişkin taahhütlerini yerine getirdiğini ancak bazı ülkelerin daha fazla katkı sunması gerektiğini söyledi.
Hegseth, NATO 3.0’ın “Soğuk Savaş sonrası dönemde, İttifak’ın yeniden gerçek ve güçlü bir askeri ittifak olması gerektiğinin kabul edilmesi” anlamına geldiğini belirtti. Bunun, Avrupa kıtasında caydırıcılık sağlayabilecek ve Avrupa’nın konvansiyonel savunmasında öncü rol üstlenebilecek askeri kabiliyetlere sahip bir NATO hedefi taşıdığını ifade etti.

Hegseth, “Pek çok ülke bu taahhütlerini yerine getiriyor ancak daha fazlasını yapması gereken ülkeler var. Bu konuda hem özel görüşmelerde hem de kamuoyu önünde açık sözlü olacağız. Bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Dostların dostlarına karşı dürüst olması ve onların daha fazla katkı sunmasını sağlaması gerekiyor.” dedi.
ABD’nin 2027 mali yılı için savunmaya yapacağı 1,5 trilyon dolarlık yatırımın “dünyaya verilen bir mesaj” olduğunu söyleyen Hegseth, “Bu yatırımlar her şeyden önce ABD’yi ve Amerikan çıkarlarını koruyor ancak aynı zamanda NATO’nun ve müttefiklerimizin gücünü de destekliyor. Dolayısıyla tüm bunlar birbiriyle bağlantılıdır ve dünyaya doğru mesajı vermektedir: Bu dönemin tehditlerini anlıyoruz ve bunlar hakkında sadece konuşmakla yetinemez, aynı zamanda güçlü bir şekilde harekete geçmeye de hazır olmalıyız.” ifadelerini kullandı.
Rutte de Avrupa ülkeleri ve Kanada’nın savunma yatırımlarını artırdığını, savunma sanayisi altyapısının güçlendirilmesinin öncelikli konular arasında olduğunu kaydetti. Çin, Rusya ve bazı ülkelerin savunma üretimlerini hızla artırdığına dikkati çeken Rutte, NATO müttefiklerinin yalnızca mevcut seviyeyi korumakla yetinmemesi, üretim kapasitesini daha da geliştirmesi gerektiğini belirtti.
Hürmüz Boğazı ve İran’la mutabakat toplantının başlıkları arasında
Toplantının gündeminde, ABD ile İran arasında varılan mutabakatın ardından Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin yeniden tesis edilmesi de yer aldı.
NATO Genel Sekreteri Rutte, “Müttefikler uzun süredir İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin verilmemesi gerektiği konusunda hemfikir. Bugün ise ABD’nin attığı adımlar sonucunda İran’ın bu hedefe geçmişte uzun zamandır olmadığı kadar uzak olduğu görülüyor. Hepimiz ABD ile İran arasında varılan anlaşmanın ardından ortaya çıkan barış ihtimalinden memnuniyet duyuyoruz.” dedi.
ABD Savunma Bakanı Hegseth ise NATO toplantısının ardından yaptığı açıklamada, ABD ile İran arasındaki mutabakatta güven esasına dayalı bir yaklaşım olmadığını, her adımın performansa bağlı olacağını söyledi. İran’ın nükleer silaha sahip olamayacağını belirten Hegseth, “Başkan, İran görüşmeler sürecinde verdiği sözleri yerine getirmezse yeniden harekete geçmeye hazır olduğumuzu belirtti. İran, nükleer silahlardan vazgeçmeli, nükleer hedeflerinden vazgeçmeli, nükleer materyallerini teslim etmeli ve nükleer tesislerini kapatmalıdır. Eğer bunu yapmazsa, Savunma Bakanlığı gerekeni yapmaya ve operasyonları yeniden başlatmaya hazırdır. Biz diplomatik çözümü tercih ediyoruz ancak gerektiğinde harekete geçmeye de hazırız.” diye konuştu.
Hegseth, Hürmüz Boğazı’nda abluka tamamen kaldırıldığında geri çekileceklerini ve ticaretin yeniden akmasına izin vereceklerini de ifade etti. Ancak bölgedeki askeri üslerin önemli bir bölümünün varlığını sürdüreceğini belirtti.

Almanya Hürmüz’de olası görev için hazırlık yapıyor
Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius da toplantı öncesinde yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nda olası mayın temizleme görevi için hızlı eyleme geçebilecek durumda olmak istediklerini söyledi.
Pistorius, daha önce Akdeniz’e gönderilen mayın tarama gemisi “Fulda” ile destek gemisi “Mosel”in Süveyş Kanalı’nı geçerek Kızıldeniz’e doğru ilerlediğini ve gemilerin hedefinin Cibuti olduğunu aktardı. Gemilerin olası bir görev için “ihtiyaten” Hürmüz Boğazı’na yakın bir noktada konuşlandırılacağını belirten Pistorius, “Talep edildiğinde hızlı bir şekilde harekete geçebilecek durumda ve özellikle de hızla Hürmüz Boğazı’nda olmak istiyoruz.” dedi.
Alman Bakan, Hürmüz Boğazı’nda mayın temizleme görevi için ön koşullar oluştuğunda Alman Meclisi’nden yetki isteneceğini, bunun ne zaman yapılacağının ise henüz belli olmadığını söyledi. Pistorius, böyle bir görev için uluslararası hukuk çerçevesinde net bir düzenlemenin yanı sıra İran ve Umman’ın onayının da gerektiğini belirtti.
Ukrayna’ya yeni destek taahhütleri
Toplantı kapsamında Ukrayna Savunma Temas Grubu’nun da bir araya gelmesi öngörüldü. NATO Genel Sekreteri Rutte, bu başlık altında yeni destek taahhütlerinin açıklanacağını söyledi.
Almanya Savunma Bakanı Pistorius, Ukrayna’nın ülkesini savunmada ve bazı bölgelerde topraklarını geri almada başarılı olduğunu ifade ederek, Almanya’nın Ukrayna’ya desteğini sürdüreceğini belirtti. Pistorius, ABD silahları ve ekipmanlarının Ukrayna’ya tedarikini içeren “Ukrayna’nın Öncelikli İhtiyaçlar Listesi” mekanizmasına hava savunma sistemi mühimmatı alımı için 200 milyon dolar sağlayacaklarını açıkladı.
Pistorius ayrıca Almanya’nın Patriot sistemi için ilave güdümlü füzelerin tedariki konusunda 200 milyon dolar daha katkıda bulunacağını kaydetti. Böylece Almanya’nın Ukrayna’nın mühimmat ve güdümlü füze ihtiyacına yönelik toplam katkısı 400 milyon dolar olarak duyuruldu.
Brüksel’deki toplantı, Ankara Zirvesi öncesinde NATO’nun savunma yapılanması, müttefikler arasındaki yük paylaşımı, bölgesel güvenlik başlıkları ve Ukrayna’ya destek konularının ele alındığı son geniş kapsamlı savunma bakanları buluşması oldu.
Kaynak: AA