Mutabakata ve Ateşkese Rağmen Lübnan’da Gerilim Tırmanıyor

ABD-İran mutabakatının Lübnan dahil tüm cephelerde çatışmaların durmasını öngörmesine rağmen İsrail’in ülkenin güneyine yönelik saldırıları ve Hizbullah ile yaşanan çatışmalar bölgede tansiyonu yeniden yükseltti. Son saldırılarda can kayıpları artarken, Fransa’dan Washington’a İsrail’e baskı yapılması çağrısı geldi.
Mutabakata ve Ateşkese Rağmen Lübnan’da Gerilim Tırmanıyor

19.06.2026 - 11:56  |  Son Güncellenme:  19.06.2026 - 12:56

Lübnan’da ateşkes süreci ve ABD-İran mutabakatına rağmen sahadaki gerilim sürüyor. İsrail ordusu ülkenin güneyindeki birçok beldeyi hava saldırıları ve topçu atışlarıyla hedef alırken, Hizbullah da Nebatiye vilayetinde ilerlemeye çalışan İsrail askerleriyle çatıştığını açıkladı. Son gelişmeler, mutabakatın uygulanması konusunda Lübnan dosyasının en hassas başlıklardan biri olmaya devam ettiğini gösterdi.

İsrail saldırılarında can kaybı 22’ye yükseldi

İsrail ordusu, gece saatlerinden itibaren Lübnan’ın güneyine yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı. Lübnan resmi ajansının aktardığı bilgilere göre İsrail savaş uçakları Nebatiye kenti ile Tulin, Secid, Reyhan, Kevseriyyet Siyad, Kefercuz, Kefertebnit, Yukarı Nebatiye, Haruf, Şarkiye, Düveyr, Kuseybe, Keferdcal, Adşit, Tul ve Cebşit beldelerini hedef aldı.

İsrail topçuları da Nebatiye kenti, Kefer Cuz bölgesi, Keferrumman, Zibdin, Yukarı Nebatiye, Habbuş, Secid, Cebel er-Rafi, Kefersir, Kuseybe ve Cebşit çevresine yoğun bombardıman düzenledi. Lübnan Sağlık Bakanlığı, gece saatlerinden bu yana düzenlenen saldırılarda ilk belirlemelere göre 18 kişinin hayatını kaybettiğini, 33 kişinin yaralandığını açıkladı.

Daha sonra İsrail’e ait bir insansız hava aracının Cizzin bölgesindeki Reyhan beldesine düzenlediği saldırıda 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı. İsrail uçaklarının Lübnan’ın doğusundaki Bekaa bölgesinde Baalbek’e bağlı el-Cemeliyye beldesinde bir çiftliği hedef alması sonucu da 3 kişi yaşamını yitirdi. Böylece saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 22’ye yükseldi. Lübnan basınında yer alan haberlerde, ölenler arasında kadın ve çocukların da bulunduğu belirtildi.

Saldırıların ardından Sur kenti ve Bint Cubeyl ilçelerinden Sayda ve Beyrut yönüne doğru göç hareketi başladı. Bölgedeki siviller, yoğun bombardıman nedeniyle daha güvenli gördükleri bölgelere yöneldi.

Lübnan

Hizbullah, İsrail askerleriyle çatıştığını duyurdu

Hizbullah, İsrail ordusunun ateşkese rağmen Lübnan’ın güneyinde ilerlemeye çalıştığını açıkladı. Yapılan yazılı açıklamada, İsrail ordusuna bağlı bir birliğin Nebatiye vilayetine bağlı Ernun beldesinden Kefertebnit beldesinin dış kesimlerine doğru ilerlemeye çalıştığı belirtildi.

Hizbullah, unsurlarının yerel saatle 17.30’dan itibaren söz konusu birliğe karşı uygun silahlarla çatıştığını ve çatışmaların sürdüğünü duyurmuştu. Daha sonra yapılan açıklamada ise Nebatiye vilayetinde stratejik öneme sahip Ali Tahir Tepesi’nin kuzey kesimine sızmaya ve kuşatma girişiminde bulunmaya çalışan İsrail askerlerine pusu kurulduğu bildirildi.

Açıklamada, “pusuda ölen ve yaralanan askerleri tahliye etmek amacıyla söz konusu noktaya gelen ikinci bir İsrail birliğinin de roket ve havan atışlarıyla hedef alındığı, bu saldırıda da kesin isabet sağlandığı” ifade edildi. İsrail ordusunun son günlerde Ali Tahir Tepeleri’ne ilerlemeye çalıştığı, bölgeye yönelik topçu atışları ve hava saldırılarını artırdığı aktarıldı.

İsrail ordusu 4 askerinin öldüğünü açıkladı

İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyinde Hizbullah’ın düzenlediği saldırıda biri tabur komutanı 4 askerinin öldüğünü duyurdu. Açıklamada, Hizbullah’ın gece yarısı Kefer Tebnit beldesi ve Ali Tahir Tepesi yakınlarındaki İsrail tankına insansız hava aracıyla saldırı düzenlediği belirtildi.

Ölen askerler arasında 52’nci Tabur Komutanı Yarbay Dor Gedalia Ben Shimhon’un da bulunduğu açıklandı. Bu gelişmenin ardından İsrail içinde Lübnan’a yönelik saldırıların artırılması yönündeki açıklamalar da öne çıktı.

İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Orta Doğu’da kazanmak için çılgına dönülmesi” gerektiğini savundu. Ben-Gvir, ABD-İran mutabakatına rağmen “Tüm Lübnan’ın yanması” gerektiğini öne sürdü ve “İsrailli bir annenin döktüğü her gözyaşı için bin Lübnanlı annenin ağlaması gerektiği” iddiasında bulundu.

İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de 4 askerin ölmesinin ardından yaptığı açıklamada, saldırıların artırılmasını isteyerek, “Cehennemin kapılarını açın.” ifadelerini kullandı.

Berri: İsrail uyarsa Hizbullah da ateşkese bağlı kalır

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail ile Lübnan-Hizbullah arasında ateşkese ilişkin açıklamasına atıfta bulunarak yazılı açıklama yaptı. Berri, ABD-İran arasında imzalanan ve Lübnan’ı da kapsayan mutabakat zaptına ilişkin değerlendirmesinde, İsviçre’deki müzakere sürecinin başarıyla sonuçlanmasına kolaylık sağlamaktan yana olduklarını belirtti.

Berri, ateşkese ilişkin tutumunu, “İsrail’in tam ve kapsamlı bir şekilde uyması koşuluyla Lübnan ve Hizbullah’ın ateşkese bağlı kalacağını teyit ederim.” sözleriyle açıkladı.

Bu açıklama, sahadaki çatışmaların sürdüğü ve İsrail’in Lübnan’ın güneyine yönelik saldırılarını artırdığı bir dönemde geldi. Lübnan tarafı, ateşkesin uygulanması için İsrail’in saldırılarını durdurmasını temel şart olarak öne çıkarıyor.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot

Fransa’dan ABD’ye İsrail’e baskı çağrısı

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, ABD-İran mutabakatı ve Lübnan’daki son gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde İsrail’e tepki gösterdi. Barrot, mutabakat kapsamında Hürmüz Boğazı’nda güvenliğin sağlanması için İngiltere ve Fransa öncülüğünde kurulan misyonun harekete geçmeye hazır olduğunu belirtti.

Lübnan’daki saldırılara da değinen Barrot, “(ABD-İran mutabakatı) Bu anlaşmanın ilk maddesi, Lübnan dahil bütün cephelerde çatışmaların durması. İsrail hükümeti buna saygı göstermeli.” dedi.

Barrot ayrıca ABD’nin, İsrail’in mutabakata uymasını sağlamak için Başbakan Binyamin Netanyahu hükümeti üzerinde “gerekli tüm baskıyı uygulamasını” istedi. Fransa’nın bu çağrısı, Lübnan’da ateşkesin sahada uygulanmadığına yönelik uluslararası kaygıların arttığı bir dönemde yapıldı.

Mutabakat ve ateşkes süreci sahada karşılık bulmadı

İran ve ABD, Pakistan aracılığıyla yürütülen müzakere süreci kapsamında 14 Haziran’da savaşın durdurulması ve taraflar arasındaki sorunların görüşmelerle çözülmesini öngören 14 maddelik mutabakata vardıklarını duyurmuştu. İslamabad Mutabakatı adı verilen metin, 18 Haziran’da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından dijital ortamda imzalanarak yürürlüğe girmişti.

Mutabakat, Lübnan dahil savaşın sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı’nın açılması ve ABD’nin İran’a uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması gibi maddeleri içeriyor. Ancak Lübnan’ın güneyindeki son gelişmeler, mutabakatın sahadaki karşılığının henüz sağlanamadığını ortaya koydu.

İsrail ordusu, 2 Mart’ta Lübnan’a yönelik yoğun hava saldırıları başlatmış ve ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti. Lübnan hükümeti bu süreçte yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı. Lübnan Sağlık Bakanlığına göre İsrail’in 2 Mart’tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 3 bin 912 kişi hayatını kaybetti.

Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan’da yürürlüğe giren geçici ateşkes daha sonra uzatılmış, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün daha sürmesi kararlaştırılmıştı. ABD Dışişleri Bakanlığı da 3 Haziran’da İsrail ve Lübnan’ın, Hizbullah’ın saldırılarını tamamen durdurması ve tüm unsurlarını Litani Nehri’nin güneyinden çekmesi şartıyla geniş kapsamlı ateşkes konusunda mutabakata vardığını duyurmuştu. Hizbullah ise şartlı ateşkesi reddetmişti.

Buna rağmen İsrail ordusunun saldırılarını sürdürmesi, Lübnan’daki ateşkes sürecini ve ABD-İran mutabakatının uygulanmasını tartışmalı hale getirdi. Son saldırılar, çatışmalar ve karşılıklı açıklamalar, Lübnan cephesinin bölgesel mutabakatın en kırılgan başlıklarından biri olmaya devam ettiğini gösteriyor.

 

Kaynak: AA