Libya’da 6+6 Sürecini Canlandırma Hamlesi
19.09.2026 - 11:37 | Son Güncellenme: 19.09.2026 - 11:41
Libya’daki 4+4 Komitesi anlaşmasının imzalanmasının üzerinden iki haftadan kısa süre geçtikten sonra, Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ile Libya Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Muhammed Tekale, Seçim Yasalarını Belirleme (6+6) Komitesini yeniden canlandırma ve seçim yasalarıyla ilgili görevlerini tamamlaması için yeniden faaliyete geçirme çabalarını duyurdu.
Bu açıklama, hamlenin zamanlamasına ve Birleşmiş Milletler himayesinde yürütülen, uluslararası destek gören 4+4 Komitesinin çalışmalarıyla nasıl ilişkilendirileceğine dair soru işaretlerini beraberinde getirdi. Gündemdeki temel soru, 6+6 sürecinin nihai çözümde iki meclise yeniden alan açmak amacıyla 4+4 çalışmalarını tamamlayan bir yol mu izleyeceği, yoksa bu sürecin önünde bir engel mi oluşturacağı.
Salih ve Tekale, 10 Eylül’de Ankara’da gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından ortak bir bildiri yayımladı. Bildiride, Libya’daki siyasi sürecin Anayasa Beyannamesi, hukuki çerçeve ve iki meclisin çalışmalarını düzenleyen siyasi anlaşma kapsamında, her iki kurumun yetkilerine saygı gösterecek şekilde yürütülmesi gerektiği vurgulandı.
İki lider ayrıca Libya’daki egemen kurumların ve yürütme organının birleştirilmesi ile kurumsal bölünmenin sona erdirilmesi gerektiğini belirterek, bu adımların seçim sürecine giden yolu hazırlayacağını ifade etti.
Salih ve Tekale’nin açıklamasında, tarafların 6+6 Komitesini yeniden canlandırma ve faaliyete geçirme konusundaki kararlılığına da yer verildi. Komisyon toplantılarının Ankara’da yeniden başlamasının planlandığı bildirildi.
İki komite, aynı hedef
Seçim Yasalarını Belirleme (6+6) Komitesi, 2021 sonunda seçimlerin yapılamamasına yol açan seçim yasaları etrafındaki anlaşmazlıkların ardından, 2023’te Temsilciler Meclisi ile Libya Devlet Yüksek Konseyinin altışar üyesinden oluşturuldu.
Komisyon, cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine ilişkin yasaları hazırlamakla görevlendirildi. Bir dizi görüşmenin ardından Haziran 2023’te seçim yasalarının formülleri üzerinde uzlaşı sağlandı. Temsilciler Meclisi aynı yıl bu yasaları onayladı. Ancak Libya Devlet Yüksek Konseyi, Temsilciler Meclisinin metinlerde kendisine danışmadan değişiklik yaptığını belirterek yasaların yayımlanmasına itiraz etti.
4+4 Komitesi ise ülkedeki siyasi tıkanıklığı aşmak amacıyla BM himayesinde oluşturulan daha dar kapsamlı diyalog mekanizmalarından biri olarak ortaya çıktı. Komite, Libya’nın batısındaki Ulusal Birlik Hükümeti ile doğusundaki Libya Ulusal Ordusu Genel Komutanlığını ve iki meclisin temsilcilerini bir araya getiriyor.
Salih ve Tekale’nin hamlesi, 4+4 Komitesi üyelerinin 30 Ağustos’ta Trablus’taki Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL) merkezinde anlaşma belgesini imzalamasından 11 gün sonra geldi.
Anlaşma, Yüksek Ulusal Seçim Komisyonu yönetim kurulunun yeniden yapılandırılmasını ve seçimleri düzenleyen hukuki çerçevenin ele alınmasını öngörüyor. UNSMIL, anlaşmayı Temsilciler Meclisi ile Libya Devlet Yüksek Konseyine göndererek onaylanması için bir aylık süre tanımış, aksi durumda ulusal uzlaşı çevresinin genişletilmesi ve anlaşmanın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine sunulması ihtimalini gündeme getirmişti.
Kaynak yazının yayımlandığı 14 Eylül’ün ilerleyen saatlerinde Temsilciler Meclisi, 4+4 Komitesinin üzerinde uzlaştığı seçim yasalarını onayladı.
6+6 ile 4+4 süreçleri kuruluşları, dayandıkları siyasi ve hukuki çerçeveler ve üstlendikleri görevler bakımından birbirinden ayrılıyor. 6+6, iki meclisin kendi üyelerinden oluşturduğu ve seçim yasalarını hazırlamakla görevlendirdiği ortak bir mekanizma.
4+4 ise UNSMIL tarafından oluşturulan bir süreç olarak ortaya çıktı. BM misyonu, iki meclisin temsilcilerini Trablus ve Bingazi’deki yönetimleri temsil eden diğer üyelerle aynı masada buluşturdu.
4+4 Komitesinin oluşturulması, iki meclisin BM yol haritasının ilk aşamasında kendilerine verilen Yüksek Ulusal Seçim Komisyonu yönetiminin yeniden yapılandırılması ve seçim yasalarının değiştirilmesine ilişkin görevlerde ilerleme sağlayamamasının ardından geldi.
BM destekli süreç ilerlerken 6+6 yeniden gündemde
Siyaset araştırmacısı Mustafa el-Kut, 6+6 sürecinin yeniden canlandırılmak istenmesinin zamanlamasını 4+4 sürecinde sağlanan ilerlemeyle ilişkilendiriyor.
El-Kut’a göre 4+4 anlaşmasının çıktılarının, hazırlanmasına doğrudan katılmadıkları hâlde onaylamaları için Temsilciler Meclisi ile Libya Devlet Yüksek Konseyinin önüne getirilmesi, iki kurumu gelecek dönemin kurallarını belirleyen aktörler olmaktan çıkararak daha sonra onay veren taraflar konumuna itebilir.
El-Kut, 4+4 Komitesinin siyasi tıkanıklığı çözmek için oluşturulmuş istisnai bir mekanizma olmanın ötesine geçerek gelecek dönemi şekillendiren temel kanallardan biri hâline gelmeye başladığını değerlendiriyor. Bu nedenle Salih ve Tekale’nin girişimini, iki meclisin kuralları belirleyen taraflardan biri olarak konumlarını yeniden güçlendirme çabası şeklinde yorumluyor.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi de 9 Eylül’de 4+4 anlaşmasını memnuniyetle karşıladı. Konsey üyeleri, BM Libya Destek Misyonu ile BM Genel Sekreteri’nin Libya Özel Temsilcisi ve UNSMIL Başkanı Hanna Serwaa Tetteh’e desteklerini açıklarken, misyonun Ağustos 2025’te duyurduğu siyasi yol haritasına bağlılıklarını teyit etti.
ABD de 4+4 Komitesi anlaşmasının Libya’da ulusal seçimlere götürecek güvenilir bir siyasi süreç açısından önemli bir ilerleme olduğunu belirtti.
Tetteh’in 21 Ağustos 2025’te açıkladığı yol haritası üç temel unsur üzerine kurulmuştu. Bunlar, cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin yapılmasını sağlayacak siyasi açıdan kabul edilebilir bir seçim çerçevesinin uygulanması, yeni bir hükümet aracılığıyla kurumların birleştirilmesi ve Libya toplumunun farklı kesimlerini kapsayan yapılandırılmış bir diyaloğun yürütülmesiydi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu ve Afrika Danışmanı Massad Boulos da 2026 içinde Libya kurumlarının birleştirilmesine dayanan bir girişim ortaya koymuştu. Ancak BM öncülüğündeki yol haritası ilerledikçe bu girişim geri planda kaldı.
El-Kut, Salih ve Tekale’nin 6+6 sürecini yeniden devreye sokma yönteminin henüz netleşmediğine dikkat çekiyor. Ona göre 6+6’nın, 4+4 Komitesinin çıktılarıyla ilişkisinin açık biçimde tanımlanmadan yeniden faaliyete geçirilmesi, aynı dosya üzerinde çalışan iki paralel siyasi süreç ortaya çıkarabilir.
Bu durumda hukuki ve siyasi açıdan da bir sorun ortaya çıkıyor. 4+4 Komitesi, varlığını ve kararlarını BM misyonunun yol haritası çerçevesinde desteklediği uzlaşıdan alırken, 6+6 Komitesi Anayasa Beyannamesi, siyasi anlaşmalar ve iki meclise dayanıyor.
El-Kut’a göre bu örtüşme, 6+6 Komitesinin yeniden faaliyete geçirilmesinin önündeki ilk engellerden biri. Çünkü 4+4 Komitesi seçim yasaları ile bunlara ilişkin anlaşmazlıkları çözmüşse, 6+6’nın hangi görevi üstleneceği sorusu ortaya çıkıyor.
Bir diğer sorun ise Libya Devlet Yüksek Konseyinin daha önce Temsilciler Meclisiyle yaşadığı anlaşmazlıkların ardından 6+6 Komitesindeki temsilcilerinin yetkisini sona erdirmiş olması. Konsey özellikle adaylık şartları ve seçimlerin uygulanma mekanizmalarına ilişkin düzenlemelere itiraz etmişti.
El-Kut, bundan sonraki sürecin 6+6’nın hangi siyasi amaçla yeniden devreye sokulacağına bağlı olduğunu belirtiyor. Komisyonun 4+4’ün bazı çıktılarını hukuki kurallara dönüştürecek bir mekanizma olarak kullanılması ile söz konusu çıktıları yeniden müzakereye açması birbirinden farklı iki senaryo ortaya çıkarıyor.
İkinci senaryonun gerçekleşmesi hâlinde iki sürecin doğrudan rekabete girebileceğini belirten El-Kut, 6+6 Komitesinin 4+4 tarafından tamamlanan başlıkları yeniden ele almasının anlaşmazlıkları başlangıç noktasına döndürebileceğini değerlendiriyor.
El-Kut, Salih ile Tekale’nin birden fazla seçeneği aynı anda ellerinde tutmaya çalıştıkları görüşünde. Buna göre 6+6’nın hukuki ve siyasi meşruiyeti 4+4’ün çıktılarını onaylamak için kullanılabileceği gibi, diğer komitenin kararlarını yeniden tartışmaya açmak için de devreye sokulabilir.
Ankara’nın rolü nasıl okunuyor?
Ankara’nın Salih ve Tekale görüşmesine ev sahipliği yapması ve 6+6 Komitesinin toplantılarını Türkiye’de gerçekleştirmeye hazır olduğunu açıklamasına ilişkin El-Kut, bunun 4+4 sonuçlarının siyasi sürecin nihai formülü olarak görülmesine yönelik açıklanmamış bir Türk çekincesi şeklinde yorumlanabileceğini belirtiyor.
Ancak El-Kut, toplantıya ev sahipliği yapılmasının tek başına Ankara’nın 4+4 anlaşmasına karşı resmî bir tutum benimsediğini söylemek için yeterli olmadığını özellikle vurguluyor.
Salih ve Tekale’nin Ankara’daki görüşmesi, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 11-12 Ağustos’ta Trablus ve Bingazi’yi kapsayan Libya ziyaretinden yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti.
Fidan bu ziyaret sırasında her iki şehirde de çok sayıda lider ve yetkiliyle görüştü. Ziyaretin ardından Ankara’nın Libya’nın doğusu ile batısı arasında ayrım yapmadığını ve farklı Libyalı aktörlerle kurduğu ilişkiler üzerinden tarafların görüşlerini yakınlaştırarak ülkenin birliği ve istikrarını desteklemeyi sürdüreceğini vurguladı.
El-Kut, Ankara’nın bazı bölgesel başkentler gibi 4+4 anlaşmasının ortaya çıkardığı siyasi gelişmeye ilişkin kapsamlı bir tutum açıklamadığına dikkat çekiyor. Bununla birlikte Türkiye’nin BM öncülüğündeki siyasi sürece karşı bir cephe oluşturmasının da beklenmediğini değerlendiriyor.
El-Kut’a göre Ankara, Libya’daki farklı siyasi süreçler içinde bir müzakere alanını korumaya çalışıyor ve bu süreçlerin tamamen ortadan kalkması Türkiye’nin çıkarına değil.
Araştırmacı ayrıca Türkiye’nin son dönemde Libya’nın doğusundaki Hafter tarafıyla ilişkilerini geliştirmesinin, Trablus’taki güçlü ilişkileriyle birlikte Ankara’ya daha geniş bir hareket alanı sağladığını düşünüyor. El-Kut, Türkiye açısından siyasi sürecin yalnızca BM misyonunun yön verdiği tek bir kanal veya Türkiye’nin doğrudan yer almadığı Amerikan mutabakatları üzerinden şekillenmemesinin önem taşıdığını değerlendiriyor.
El-Kut’a göre Ankara’nın 6+6 toplantılarına ev sahipliği yapması, Türkiye’nin Temsilciler Meclisi ve Libya Devlet Yüksek Konseyiyle doğrudan temasını sürdürmesine de imkân sağlayabilir. Araştırmacı, bu iki kurumun Libya toplumunun bazı kesimleri nezdinde siyasi ağırlıkları gerilemiş olsa da hukuki ve yasama alanındaki yetkilerini koruduğunu ve siyasi yol haritalarında kolaylıkla dışarıda bırakılamayacağını ifade ediyor.
El-Kut, iki meclisin tutumu ile Ankara ve Kahire gibi bölgesel başkentlerin bundan sonra atacağı adımların temel bir sorunun yanıtını belirleyeceğini düşünüyor: 4+4 Komitesinin çıktıları nihai bir çözüm olarak mı kabul edilecek, yoksa yeniden müzakereye açık bir ilk adım olarak mı görülecek?
Araştırmacıya göre bu sorunun yanıtı, 6+6 Komitesini yeniden canlandırma girişiminin kaderini de belirleyecek. Salih ve Tekale’nin Ankara’daki açıklamalarını somut bir siyasi sürece dönüştürmesi hâlinde bunun, 4+4 anlaşmasının gelecek dönemin nihai çerçevesi olarak kabul edilmediğini göstereceğini belirten El-Kut, böyle bir durumda BM misyonunun kendi sürecinin çıktılarını masadaki en ileri siyasi çerçeve olarak kalıcı hâle getirmekte zorlanabileceğini savunuyor. El-Kut, bunun siyasi engellerin art arda devam etmesinin önünü açık tutabileceği uyarısında bulunuyor.
Kaynak: AlArabyAlJadeed