Katar’ın Tahran Hamlesi: Hürmüz ve İran Gerilimini Düşürme Arayışı
28.08.2026 - 14:54 | Son Güncellenme: 28.08.2026 - 15:29
Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, İran ile İsrail ve ABD arasındaki çatışmaların başlamasından bu yana gerçekleştirdiği ilk Tahran ziyaretinde İran yönetiminin farklı karar merkezlerinden dört isimle görüştü.
Görüşmelerde bölgedeki gerilimin düşürülmesi, diplomatik sürecin yeniden başlatılması ve küresel ticaret açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçişin sağlanması ele alındı.
Katar’ın temasları, bölgede müzakerelerin durmasının ardından artan diplomatik hareketliliğin önemli halkalarından biri olarak değerlendiriliyor.
Dört kritik isimle görüşme
Katar Başbakanı’nın Tahran temasları İran’daki farklı siyasi ve güvenlik kanallarını kapsadı.
İlk görüşme, ülke yönetiminde hükümeti temsil eden Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile gerçekleştirildi. Görüşmede ekonomik meseleler ve bölgesel gelişmeler ele alındı.
Ardından Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile bir araya gelen Şeyh Muhammed bin Abdurrahman, ABD ile yürütülen müzakereler açısından önemli görülen diplomatik sürecin yeniden başlatılması gerektiğini vurguladı.
Katar Başbakanı, Dışişleri Bakanı Abbas Araçi ile görüşmesinde ise Hürmüz Boğazı’nda geçici bir deniz koridoru oluşturulması ve bölgedeki güvenlik sorunlarının azaltılmasına yönelik önerileri ele aldı.
Son görüşme ise Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai ile yapıldı. Görüşmede bölgesel gerilim, çatışmanın etkileri ve tansiyonun düşürülmesine yönelik adımlar değerlendirildi.
Bölgesel diplomaside hareketlilik arttı
Katar ziyaretinden önce Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi’nin Tahran temasları da bölgede diplomatik trafiğin hızlandığını gösterdi.
Umman’ın girişimleri kapsamında Hürmüz Boğazı’nda gemi geçişleri için geçici bir koridor oluşturulmasına yönelik görüşmeler yürütüldü.
Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir’in Tahran ziyareti de tarafları yeniden müzakere masasına döndürme ihtimallerinin ele alındığı temaslardan biri oldu.
Bölgede, müzakerelerin askıya alınmasının ardından ilk kez bu yoğunlukta diplomatik girişimler yürütülüyor.
ABD baskıyı artırırken arabuluculuk çabaları sürüyor
Katar’ın diplomatik girişimleri, Washington’ın İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığı bir döneme denk geldi.
ABD yönetimi, İran’a yönelik yaptırım politikasını genişletirken Tahran da bölge ülkelerini İran’a yönelik baskılara destek vermemeleri konusunda uyardı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın CIA Direktörü John Ratcliffe’i Moskova’ya göndererek Rusya’nın İran ile ekonomik ve güvenlik ilişkilerini sürdürmesini engellemeye çalıştığı da bildirildi.
Washington ayrıca Haziran ayında İran ile varılan mutabakat çerçevesine dönmeye sıcak bakmadığını arabuluculara iletti.
Hürmüz Boğazı müzakerelerin merkezinde
İran ile ABD arasında daha önce gündeme gelen anlaşma taslağında Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, nükleer program konusunda görüşmelerin başlaması ve yaptırımların hafifletilmesi gibi başlıklar yer alıyordu.
Ancak Trump yönetiminin İran’a yönelik “azami baskı” politikasına geri dönmesiyle süreç yeniden çıkmaza girdi.
İran Devrim Muhafızları ise ABD’nin önceki mutabakata dönmesi ve yaptırımları kaldırması halinde Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılabileceği mesajını verdi.
Devrim Muhafızları Sözcüsü Tuğgeneral Hüseyin Muhebbi, ABD’nin engelleri kaldırması ve mutabakat çerçevesine dönmesi halinde anlaşma kapsamında boğazın açılabileceğini söyledi.
Kaynak: UltraSawt