İsrail’in Türkiye Endişesi: ''Golan’da Türk Tanklarıyla Karşı Karşıya Kalabiliriz''

İsrail güvenlik çevreleri, Türkiye’nin Suriye ve Doğu Akdeniz’de artan askeri etkisinin yeni bir stratejik denge oluşturabileceğini savundu. İsrailli yetkililer, gerekli adımların atılmaması halinde Golan Tepeleri’nde Türk tanklarıyla, Akdeniz’de ise Türk savaş gemileriyle karşılaşılabileceğini öne sürdü.
İsrail’in Türkiye Endişesi ''Golan’da Türk Tanklarıyla Karşı Karşıya Kalabiliriz''

26.08.2026 - 10:33  |  Son Güncellenme:  26.08.2026 - 10:36

İsrail güvenlik çevrelerinde Türkiye’nin Suriye’de giderek artan etkisine yönelik değerlendirmeler yeniden öne çıktı. İsrailli eski istihbarat yetkilileri, İran öncülüğündeki Şii eksenin zayıflamasının ardından Türkiye ve Katar’ın öncülük ettiği, Pakistan’ın da belirli ölçüde dahil olduğu güçlü bir Sünni eksenin şekillendiğini savunuyor. Ankara’nın Suriye’deki askeri varlığının ise İsrail açısından yeni bir stratejik denge oluşturabileceği ileri sürülüyor.

Kudüs Dışişleri ve Güvenlik Merkezi’nde araştırmacı olarak görev yapan eski Mossad yetkilisi Sagiv Assouline, bölgedeki güç dengelerinin değiştiğine işaret ederek Türkiye’nin bölgenin en güçlü ordularından birine sahip olduğunu ve Suriye’deki varlığının İsrail tarafından yakından izlenmesi gerektiğini savundu.

Assouline, İran ve müttefiklerinin oluşturduğu Şii eksenin zayıflamasıyla Orta Doğu’da Türkiye ve Katar liderliğinde, Pakistan’ın da belirli ölçüde yer aldığı güçlü bir Sünni eksenin ortaya çıktığını ileri sürdü.

Türkiye’nin Suriye’deki varlığı karşısında İsrail’in erken adım atmasının önemli olduğunu savunan Assouline, şu ifadeleri kullandı:

“Beklememiş olmamız ve bu canavarın büyümesine izin vermememiz iyi oldu. Tecrübelerimizden ders çıkarıyoruz.”

Şam yönetimine ilişkin “iyimserlik” uyarısı

Assouline, Şam’daki yeni yönetime ilişkin değerlendirmesinde de “aşırı iyimserlikten” uzak durulması gerektiğini ileri sürdü.

Yeni yönetimin İsrail’e yaklaşımına değinen Assouline, “Temel varsayım, bunun radikal İslamcı bir yönetim olduğu ve İsrail’e yönelik temel niyetlerinin olumlu olmadığı yönünde olmalı.” ifadelerini kullandı.

Assouline, İsrail’in Suriye’deki yönetimin zaman içinde değişebileceği ihtimalini göz ardı etmemesi gerektiğini ancak bu yaklaşımın “yalnızca güçlü bir konumdan” yürütülebileceğini savundu.

Ebu Zuhur saldırısının ardından Türk askeri varlığı iddiası

Kudüs Dışişleri ve Güvenlik Merkezi’ne bağlı “Daily Alert” tarafından yayımlanan bir raporda, Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığını genişletme planını İsrail’in Ebu Zuhur Üssü’ne düzenlediği saldırının ardından geçici olarak durdurduğu iddia edildi.

Raporda görüşlerine yer verilen İsrailli bir yetkili, Türk askeri varlığının genişlemesini önlemeye yönelik diplomatik girişimlerden sonuç alınamamasının ardından düzenlenen saldırıyla Ankara’nın “mesajı aldığını” öne sürdü.

İsrail tarafının, Türkiye’nin Suriye’de geniş kapsamlı bir askeri varlık oluşturmasının İsrail ordusunun bölgedeki hareket alanını daraltabileceği ve kuzeyde yeni bir stratejik tehdit yaratabileceği görüşünde olduğu aktarıldı.

İsrailli yetkili, Türkiye’nin söz konusu adımdan ne kadar süre uzak duracağının ise henüz bilinmediğini ifade etti.

Golan ve Doğu Akdeniz için “kırmızı çizgi” çağrısı

İsrail istihbaratından üst düzey bir yetkili de Türkiye’nin Suriye ve Doğu Akdeniz’deki askeri etkisine ilişkin daha sert değerlendirmelerde bulundu.

“İsrailli üst düzey istihbarat yetkilisi, gerekli adımların atılmaması halinde İsrail’in gelecekte Golan Tepeleri’nde Türk tanklarıyla, Akdeniz’de ise Türk savaş gemileriyle karşı karşıya kalabileceğini öne sürdü.”