İsrail’in Lübnan’a Yönelik Saldırıları Sonrası Ulusal Yas İlan Edildi, Uluslararası Tepkiler Artıyor
09.04.2026 - 13:58 | Son Güncellenme: 09.04.2026 - 14:15
İsrail’in Lübnan genelinde düzenlediği ve yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği saldırılar sonrası ülkede ulusal yas ilan edilirken, bölgesel ve uluslararası aktörlerden peş peşe açıklamalar geldi.

Lübnan’da Ulusal Yas İlan Edildi
Lübnan hükümeti, İsrail saldırılarında 254 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından 9 Nisan’ı ulusal yas günü ilan etti. Hükümet binaları kapatılırken bayrakların yarıya indirileceği ve yayın akışlarının buna göre düzenleneceği açıklandı. Başbakan Nevvaf Selam, hayatını kaybedenler için taziye mesajı yayımladı.
İran’dan saldırıların durdurulması çağrısı ve misilleme uyarısı
İran Devrim Muhafızları Ordusu, İsrail’in geçici ateşkese rağmen Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürdüğünü belirterek bu saldırıları en sert şekilde kınadı. Yapılan açıklamada, Lübnan’a yönelik saldırıların derhal durdurulmaması halinde bölgedeki “işgalci saldırganlara” pişman edici bir karşılık verileceği ifade edildi. Açıklamada, İsrail’in ateşkese varılmasının üzerinden birkaç saat geçmeden Beyrut’ta yeniden saldırılara başladığı vurgulandı.
İranlı komutandan yeni açıklama
İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Komutanı Tuğgeneral İsmail Kaani de ayrı bir açıklama yaparak İsrail’in Lübnan’daki saldırılarını “barbarlık” olarak nitelendirdi. Kaani, İsrail’in ateşkese rağmen saldırılarını sürdürdüğünü belirterek, bu saldırıların faillerini pişman edici ve ağır bir cezanın beklediğini söyledi. İran tarafı ayrıca, ABD ile varılan geçici ateşkesin Lübnan dahil bölgedeki tüm çatışmaları kapsadığını savunmayı sürdürdü.

Birleşmiş Milletler’den kınama ve soruşturma çağrısı
Birleşmiş Milletler cephesinden birden fazla açıklama yapıldı. BM Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, İsrail’in Lübnan genelindeki saldırılarında önemli sivil kayıplar yaşanmasını şiddetle kınadıklarını söyledi. Haq, elektrik, su, enerji ve ulaşım tesisleri dahil sivil altyapının ağır zarar gördüğünü belirterek çözümün diplomatik kanallarda aranması gerektiğini ifade etti. Ateşkesin daha fazla can kaybını önlemek için bir fırsat sunduğunu dile getiren Haq, BM Güvenlik Konseyinin 1701 sayılı kararına bağlılık çağrısı yaptı.
BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk de ayrı bir açıklamayla saldırıları kınadı. Türk, Lübnan’daki yıkım ve can kaybının boyutunu “korkunç” olarak nitelendirdi. Saldırıların İran ile ateşkes anlaşmasına varılmasından saatler sonra gerçekleştiğine dikkat çeken Türk, sivillerin ve sivil altyapının korunmasının uluslararası insancıl hukukun açık gereği olduğunu vurguladı. Türk ayrıca, iddia edilen ihlaller hakkında derhal ve bağımsız soruşturma yapılması ve sorumluların adalet önüne çıkarılması çağrısında bulundu.
Avrupa Birliği’nden ateşkes vurgusu
Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarında yüzlerce kişinin öldüğünü ve bu ölçekteki eylemlerin meşru müdafaa kapsamında savunulmasının zor olduğunu belirtti. Kallas, İsrail’in eylemlerinin ABD-İran ateşkesini ciddi baskı altına soktuğunu ifade ederek ateşkesin Lübnan’ı da kapsaması gerektiğini söyledi. AB ayrıca, Lübnan devletinin Hizbullah’ı silahsızlandırma çabalarına destek verdiğini bildirdi.
Fransa’dan kınama mesajları
Fransa cephesinden hem Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot hem de Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron açıklama yaptı. Barrot, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının “tahammül edilemez” olduğunu söyledi ve bu saldırıların ABD ile İran arasında varılan geçici ateşkesi kırılgan hale getirdiğini belirtti. Barrot, Lübnan’ın bu ateşkesin dışında bırakılmaması gerektiğini savundu. Ayrıca, Lübnan devletinin zayıflatılmasının Hizbullah’ı güçlendireceğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Macron da Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam ile yaptığı görüşmelerin ardından Fransa’nın Lübnan’la dayanışma içinde olduğunu açıkladı. Macron, çok sayıda sivilin ölümüne yol açan İsrail saldırılarını en güçlü biçimde kınadıklarını belirtti. Saldırıların geçici ateşkesi doğrudan tehdit ettiğini söyleyen Macron, Lübnan’ın bu ateşkesin parçası olması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Fransa’nın, Lübnan makamlarının egemenliği koruma ve Hizbullah’ı silahsızlandırma planlarına destek vermeyi sürdüreceğini bildirdi.

Yunanistan’dan saldırılara karşı açıklama
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının hiçbir fayda sağlamadığını belirtti. Miçotakis, bölgede tam ateşkesten söz edilecekse bunun Lübnan’ı da kapsaması gerektiğini söyledi. Lübnan hükümetine özellikle Güney Lübnan’ın kontrolünü alması için zaman tanınması gerektiğini ifade eden Miçotakis, İsrail’in saldırılarının ciddi anlamda güç kaybetmiş Hizbullah’a yeniden can verebileceğini savundu. Saldırıların sürmesi halinde insani felaket yaşanabileceği uyarısında da bulundu.
Avustralya’dan ateşkesin genişletilmesi çağrısı
Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, ABD ile İran arasındaki 2 haftalık ateşkesin Lübnan’ı da kapsaması gerektiğini belirtti. Wong, dünyanın ateşkesin bölgeyi kapsamasını beklediğini söyledi. Küresel ekonomi ve enerji piyasalarındaki hassasiyete dikkat çeken Wong, Hürmüz Boğazı’ndan son haftalarda az miktarda petrol geçtiğini ve bundan doğan arz açığının yönetilmesi gerektiğini ifade etti. Ateşkesin kırılgan olduğunu belirten Wong, gerilimin azaltılması için bu sürecin korunması gerektiğini vurguladı.
Pakistan’dan kınama
ABD-İran arasındaki geçici ateşkeste arabuluculuk yapan Pakistan, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını kınadı. Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tahir Hüseyin Andrabi, saldırıların masum insanların hayatına mal olduğunu ve altyapıda tahribata yol açtığını belirtti. Açıklamada, İsrail’in eylemlerinin bölgede barış ve istikrar çabalarına zarar verdiği, uluslararası hukuk ve temel insani ilkeleri açıkça ihlal ettiği ifade edildi. Pakistan, uluslararası toplumu İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırganlığını durdurmak için acil ve somut adımlar atmaya çağırdı.
Suriye’den uluslararası topluma çağrı
Suriye Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Lübnan’a düzenlediği saldırılarda 254 kişinin hayatını kaybetmesi ve 1165 kişinin yaralanması nedeniyle uluslararası toplumu sorumluluk almaya çağırdı. Açıklamada, saldırıların uluslararası insani hukuk ve BM Şartı ilkelerinin açık ihlali olduğu belirtildi. Suriye, derhal ateşkes sağlanması ve ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarına tam uyulması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Lübnan hükümetinin tüm toprakları üzerindeki kontrolünü genişletme ve silahların yalnızca devletin elinde bulunmasını sağlama yönündeki çabalarına destek verildiği ifade edildi.

Mısır’dan acil müdahale çağrısı
Mısır Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Lübnan’da yüzlerce sivilin ölmesine ve yaralanmasına yol açan geniş çaplı hava saldırılarını kınadı. Açıklamada, İsrail’in Lübnan’ın egemenliğini ve barışını ihlal ederek sivil altyapı ile tesisleri sistematik biçimde bombaladığı belirtildi. Bu saldırıların, ABD ile İran arasında duyurulan geçici ateşkesten hemen sonra gelmesinin, bölgedeki olumlu diyalog ortamıyla çeliştiği vurgulandı. Mısır, söz konusu gerilimin düşürülmesi için bölgesel ve uluslararası acil müdahale çağrısı yaptı.
Katar’dan uluslararası topluma harekete geçme çağrısı
Katar Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Lübnan’ın geniş kesimlerini hedef alan hava saldırılarını sert dille kınadı. Açıklamada, saldırılar tehlikeli bir tırmanış ve uluslararası hukukun açık ihlali olarak nitelendirildi. İsrail’in tutumunun hem uluslararası insancıl hukuk kurallarını hem de BM Güvenlik Konseyinin 1701 sayılı kararını ihlal ettiği belirtildi. Katar ayrıca uluslararası toplumun acilen harekete geçmesi ve Lübnan’ın güvenliği ile istikrarının korunması için adım atması gerektiğini vurguladı.
Umman’dan sert kınama
Umman Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Lübnan’ın çeşitli bölgelerine düzenlediği ve çok sayıda can kaybına yol açan hava saldırılarını şiddetle kınadı. Açıklamada bu saldırılar savaş suçu, Lübnan’ın egemenliğinin açık ihlali ve uluslararası hukuka aykırı eylem olarak değerlendirildi. Umman, uluslararası toplumu saldırıların durdurulması ve caydırılması için harekete geçmeye çağırdı; saldırıların sorumluluğunun İsrail’e ait olduğunu vurguladı.

Slovenya’dan sivillerin korunması vurgusu
Slovenya Dışişleri Bakanlığı, Lübnan’da büyük yıkıma neden olan İsrail saldırılarının durdurulması çağrısında bulundu. Açıklamada, saldırıların sivil kayıplara neden olduğu ve sivil altyapıyı tahrip ettiği belirtildi. Slovenya, ateşkesin Lübnan için de geçerli olması ve bunun BM Güvenlik Konseyinin 1701 sayılı kararı doğrultusunda sağlanması gerektiğini bildirdi. Açıklamada sivillerin korunması ve diplomasinin sürdürülmesinin kilit önemde olduğu vurgulandı.
Arap Birliği’nden dayanışma mesajı
Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile yaptığı telefon görüşmesinde Lübnan halkıyla tam dayanışma içinde olduklarını bildirdi. Açıklamada, İsrail saldırıları karşısında Arap ülkeleriyle ortak bir tutuma ulaşılması için temasların sürdüğü belirtildi. Lübnan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Avn da Ebu Gayt’a Lübnan ve halkına verilen destek nedeniyle teşekkür etti.
Sınır Tanımayan Doktorlar’dan sağlık sistemi uyarısı
Sınır Tanımayan Doktorlar’ın Lübnan’daki Acil Durum Koordinatörü Christopher Stokes, İsrail’in yoğun nüfuslu bölgelerde gerçekleştirdiği ayrım gözetmeyen saldırıların kabul edilemez olduğunu bildirdi. Stokes, Beyrut, Sayda ve Baalbek dahil birçok yerde saldırılar yaşandığını, hastanelere çok sayıda yaralı getirildiğini ve sağlık sisteminin ağır baskı altında olduğunu aktardı. MSF ekiplerinin aralarında çocukların da bulunduğu çok sayıda yaralıya müdahale ettiğini söyleyen Stokes, sivillere yönelik saldırıların ve zorla yerinden edilmelerin durdurulması çağrısında bulundu.
Kaynak: AA