İran’a Yönelik Hesaplar Tutmadı, Savaşın Etkileri Büyüyor
08.03.2026 - 09:57 | Son Güncellenme: 12.03.2026 - 14:29
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla yeni bir safhaya taşınan çatışma, kısa sürede sonuçlanacağı yönündeki beklentilerin aksine hem sahada hem de bölge genelinde etkisini sürdürdü. İran’daki enerji altyapısına yönelik saldırılar, Beyrut’ta düzenlendiği bildirilen operasyonlar, Körfez ülkelerine yansıyan füze ve İHA tehditleri ile taraflardan peş peşe gelen açıklamalar, çatışmanın yalnızca askeri hedeflerle sınırlı kalmadığını ortaya koydu. Son gelişmeler, İran, İsrail, Lübnan ve Körfez hattında güvenlik dengelerini doğrudan etkileyen çok katmanlı bir tabloyu beraberinde getirdi.
İran ve Lübnan sahasında yeni saldırı iddiaları
İsrail ordusu, Beyrut’ta İran Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı Kudüs Gücü’nün Lübnan Kolordusu’ndan bazı komutanları hedef alan bir saldırı düzenlediğini öne sürdü. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, söz konusu komutanların Beyrut’ta faaliyet gösterdiği ve İsrail’e yönelik saldırı planlarını ilerletmek için çalıştığı iddia edildi. Açıklamada, söz konusu yapının Hizbullah ile İran Devrim Muhafızları Ordusu arasındaki bağlantıyı sağladığı ve Hizbullah’ın askeri kapasitesinin güçlendirilmesine destek verdiği savunuldu. Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre ise İsrail ordusunun Beyrut’ta bir otele gerçekleştirdiği hava saldırısında 4 kişi öldü, 10 kişi yaralandı.
İran medyasında yer alan haberlerde de ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında sivil alanların etkilendiği belirtildi. Tahran Eyaleti Acil Servis Kurumu tarafından yapılan açıklamaya dayandırılan haberlerde, başkentte bir ambulansın füzeyle vurulduğu kaydedildi. Sosyal medya görüntülerinde yandığı görülen ambulanstaki sağlık görevlilerinin hafif yaralandığı ifade edildi. Kum Vali Yardımcısı Murtaza Haydari de kentin Şehitler Caddesi civarında sivillere ait iki konutun ABD ve İsrail saldırılarında hedef alındığını açıkladı. Saldırılardaki yaralılar veya can kaybına ilişkin bilgi verilmedi.

Tahran ve çevresinde enerji altyapısı hedef alındı
ABD ve İsrail’in saldırıları sonrasında Tahran’da petrol depolarında yoğun alevlerin yükseldiği görüldü. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, petrol depolarından yükselen alevlerin şehrin uzak bölgelerinden de görülebildiği aktarıldı. Fars Haber Ajansına konuşan ve adı açıklanmayan Petrol Bakanlığından bir yetkili, saldırılarda Tahran ve Kerec’de 3 petrol deposunun hedef alındığını doğruladı.
Şehran petrol deposunun vurulmasının ardından sızan yakıtın otoyol boyunca yandığı görüldü. Tahran’ın kuzeybatı bölgesinde, Cennet Abad semtindeki Kulsar Caddesi’nde yükselen alevlerin trafiği olumsuz etkilediği gözlendi. İran Ulusal Petrol Rafineri ve Dağıtım Şirketi, ABD-İsrail saldırılarında Tahran ve Elburz eyaletlerinde vurulan petrol depolarındaki stokun önceden en az seviyeye indirildiğini ve yakıt tedarikinin diğer kaynaklardan sağlandığını duyurdu. Şirketin yazılı açıklamasında, “Tahran ve Elburz eyaletlerindeki bazı petrol depoları füze saldırısına uğramıştır. Daha önce ürün stoklarının en aza indirilmesi amacıyla gerekli önlemler alınmıştı. İki eyalette de yakıt tedariki diğer kaynaklardan kesintisiz sağlanmaktadır.” ifadelerine yer verildi. Açıklamada ayrıca itfaiye ekiplerinin depolardaki yangını kontrol altına alma ve söndürme çalışmalarını sürdürdüğü kaydedildi.
İsrail ordusu da Tahran’da birkaç yakıt depolama tesisini vurduğunu açıkladı. Ordudan yapılan açıklamada, kısa süre önce başkentte bir dizi yakıt depolama tesisine saldırı düzenlendiği belirtildi. Açıklamada, İran’ın vurulan bu tesisleri askeri altyapıyı güçlendirmek ve işletmek için kullandığı savunuldu. Tesislerden askeri kuruluşlara yakıt dağıtıldığı öne sürülürken, saldırının Tahran yönetimini zayıflattığı iddia edildi ve saldırıların devam edeceği tehdidinde bulunuldu. İsrail Devlet Televizyonu KAN da İsrail ordusunun Tahran’daki petrol depoları ve rafinerileri hedef aldığını yazdı.

İran’dan enerji ve askeri hedeflere karşılık açıklamaları
İran Devrim Muhafızları, İsrail’in Tahran Rafinerisi’ne saldırmasına karşılık Hayfa’daki bir rafineriyi hedef aldıklarını duyurdu. İran devlet televizyonunda yayımlanan açıklamada, “ABD ve Siyonistlerinin Tahran Rafinerisi’ne düzenlediği saldırıya yanıt olarak, Hayfa Rafinerisini hedef aldık.” ifadesi kullanıldı. Hayfa Rafinerisi’nin “Hayberşıken” füzesiyle hedef alındığı bilgisi paylaşıldı.
İran Devrim Muhafızları Sözcüsü Ali Muhammed Naini de katıldığı programda, ABD ve İsrail’e ait 200 noktanın hassas ve yüksek isabet derecesine sahip füzelerle hedef alındığını söyledi. Naini, “ABD ve İsrail’e ait 200 nokta, hassas ve yüksek isabet derecesine sahip füzelerle hedef alındı ve imha edildi. Bu süreçte 2600 İHA saldırısı gerçekleştirildi ve 600 füze fırlatıldı. Savaşın ilk üç gününde, geçen seneki 12 günlük savaşın toplamına denk gelecek şekilde güç kullanıldı.” dedi.
Naini daha sonra yaptığı değerlendirmede, İran Silahlı Kuvvetlerinin mevcut operasyon temposunu koruyarak en az 6 ay sürecek yoğun bir savaşı sürdürebilecek kapasiteye sahip olduğunu öne sürdü. ABD üsleri ve İsrail’e yönelik saldırılar hakkında bilgi veren Naini, “ABD ve İsrail üsleri ile tesislerine yönelik 200’den fazla nokta hedef aldı. İran’ın ateş gücünün yaklaşık yüzde 60’ı bölgedeki ABD üslerine, yüzde 40’ı İsrail hedeflerine yönelik gerçekleştirildi.” açıklamasında bulundu. Şu ana kadar operasyonlarda kullanılan füzelerin ağırlıklı olarak birinci ve ikinci nesil olduğunu dile getiren Naini, gelecek aşamalarda daha gelişmiş, daha az kullanılan ve uzun menzilli füzelerle yeni bir saldırı tarzı uygulanacağını belirtti. Naini, savaşın planlayıcılarının İran liderinin suikastıyla 48 saat içinde ülkenin çökeceğini, savaşın 3 gün süreceğini ve İran’a karşı bölgesel ve uluslararası koalisyonun oluşacağını beklediklerini, ancak bu hesaplarda başarısız olduklarını savundu.

Körfez ülkelerine füze ve İHA saldırıları sürdü
Katar Savunma Bakanlığı, İran tarafından ülkeye yönelik balistik ve seyir füzeleriyle saldırı düzenlendiğini duyurdu. Bakanlığın açıklamasında, İran’dan Katar’a doğru 10 balistik füze ve 2 seyir füzesinin geldiği, Katar Silahlı Kuvvetleri hava savunma sistemlerinin 2 seyir füzesi ile 6 balistik füzeyi engellediği kaydedildi. Açıklamada, balistik füzelerden 2’sinin Katar kara sularına düştüğü, diğer 2 balistik füzenin ise yerleşim bulunmayan bir bölgeye isabet ettiği, saldırılarda can kaybı yaşanmadığı bildirildi.
Bahreyn Savunma Bakanlığı da hava savunma sistemlerinin İran’ın saldırılarının başlamasından bu yana 92 balistik füze ve 151 İHA’yı imha ettiğini açıkladı. Açıklamada, İran tarafından düzenlenen saldırı dalgalarına karşılık verilmeyi sürdürüldüğü belirtilirken, balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla sivil tesislerin ve özel mülklerin hedef alınmasının uluslararası insancıl hukuk ile Birleşmiş Milletler Şartı’nın açık ihlali olduğu kaydedildi.
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ise hava sahasına giren 14 İHA’nın imha edildiğini bildirdi. Bakanlığın ilk açıklamasında hava savunma sistemlerinin Suudi Arabistan hava sahasına giren 8 İHA’yı tespit ederek etkisiz hale getirdiği kaydedildi. Daha sonra yapılan yeni açıklamada ise Riyad’ın doğusunda 6 İHA’nın daha tespit edilerek imha edildiği belirtildi.
Saldırıya uğrayan ülkelerin savunma bakanlıklarına dayanarak derlenen bilgilere göre İran, 28 Şubat’tan bu yana 7 Arap ülkesine en az 727 füze saldırısı düzenledi. Buna göre Birleşik Arap Emirlikleri’ne 221 balistik füze, 8 seyir füzesi ve 1305 İHA ile saldırı düzenlendi; saldırılarda 3 kişi hayatını kaybetti, 112 kişi yaralandı. BAE Savunma Bakanlığı, füze saldırılarının 205’inin etkisiz hale getirildiğini, 14 füzenin denize düştüğünü, 2 füzenin ise ülke topraklarına isabet ettiğini bildirdi. Bakanlık ayrıca 8 seyir füzesinin de tespit edilerek imha edildiğini, 1305 İran İHA’sından 1229’unun düşürüldüğünü, 76 İHA’nın ise ülke topraklarına düştüğünü duyurdu.
Kuveyt Savunma Bakanlığı, 6 Mart’ta yaptığı açıklamada ülke hava sahasında 14 füze ve 12 İHA’nın engellendiğini açıkladı. Bakanlığın 5 Mart akşamı yayımladığı önceki açıklamada ise o saate kadar Kuveyt hava sahasını hedef alan 212 balistik füze ve 394 İHA’nın tespit edilerek etkisiz hale getirildiği bildirildi. Bahreyn’in 86 füze ve 148 İHA ile hedef alındığı, Katar’a 120 balistik füze, 63 İHA ve 2 Su-24 savaş uçağıyla saldırı düzenlendiği, Ürdün ordusunun ülkeye yönelen 60 füze ve 59 insansız hava aracından 108’ini imha ettiği ve düşen parçalar nedeniyle 14 kişinin yaralandığı kaydedildi. Suudi Arabistan’a yönelik en az 6 füze ve 40 İHA saldırısı kayda geçerken, Ummanlı yetkililer de topraklarına en az 8 İHA saldırısı gerçekleştirildiğini açıkladı.
İran’dan komşu ülkelere ve bölgesel denkleme ilişkin açıklamalar
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin bölge ülkeleriyle iyi komşuluk, ulusal egemenliğe ve toprak bütünlüğüne karşılıklı saygı temelinde dostane ilişkilerin sürdürülmesini her zaman vurguladığını, ancak bunun ABD ve İsrail’in askeri saldırılarına karşı kendini savunma hakkını ortadan kaldırmayacağını söyledi. Pezeşkiyan, ABD merkezli X sosyal medya platformunda yayımladığı mesajda, “İran, bölge ülkeleriyle iyi komşuluk ve ulusal egemenliğe ve toprak bütünlüğüne karşılıklı saygı temelinde dostane ilişkilerin sürdürülmesini ve devam ettirilmesini her zaman vurgulamıştır.” ifadesini kullandı. Açıklamasında, “Bu, İran’ın ABD ve Siyonist rejimin askeri saldırılarına karşı kendini savunma hakkını ortadan kaldırmaz.” değerlendirmesine yer verdi. Pezeşkiyan, İran’ın savunma operasyonlarının yalnızca İran halkına karşı saldırgan eylemlerin kaynağı ve kökeni olan hedeflere ve tesislere yönelik olduğunu, bunları meşru hedefler olarak gördüklerini belirtti. Bölge ülkelerine yönelik füze saldırılarıyla ilgili olarak da “Biz dost ve müttefik ülkelerimize saldırmadık ancak bölgedeki Amerikan üslerini, tesislerini ve askeri imkanlarını hedef aldık.” ifadesini kullandı.
Pezeşkiyan, devlet televizyonunda yayımlanan konuşmasında ise Geçici Liderlik Konseyi’nin saldırı gelmeyen komşu ülkelere saldırı yapılmaması ve füze fırlatılmaması kararı aldığını duyurdu. “İran tarafından saldırıya uğrayan komşu ülkelerden özür dilemeliyim.” diyen Pezeşkiyan, “Liderimiz, komutanlarımız ve öğrencilerimiz düşmanın acımasız saldırısı nedeniyle hayatlarını kaybetti. Komşu ülkelere saldırma niyetimiz yok. Onlar kardeşlerimiz ve onlarla el ele verip barış ve huzur sağlamaya çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi de Suudi Arabistanlı mevkidaşı Faysal bin Ferhan ile sürekli temas halinde olduklarını belirtti. Erakçi, “Suudi mevkidaşımla sürekli iletişimdeyiz. Suudi yetkililer topraklarının, sularının veya hava sahalarının İran’a karşı kullanılmasına izin vermeyecekleri konusunda bize güvence verdiler.” dedi. İran ile Suudi Arabistan arasında diplomatik ilişkilerin yeniden başlatılmasına ilişkin 10 Mart 2023’te Pekin’de varılan anlaşmaya işaret eden Erakçi, “İletişimimiz devam ediyor ve Suudi kardeşlerimizin de Pekin anlaşmasına uyacaklarını umuyoruz.” ifadesini kullandı. Erakçi, bölgedeki gerginliğin tırmanmasının sorumlusunun Washington ve Tel Aviv olduğunu belirterek, İran’ın komşularını düşman olarak görmediğini ve bölgedeki ABD üslerinin varlığının güvensizlikten başka bir şey getirmediğini söyledi.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Laricani de ülkesinde görüş ayrılıkları bulunsa da İran söz konusu olduğunda birlik ve beraberlik içinde hareket ettiklerini belirtti. Laricani, “Trump İranlıların birbirleriyle görüş ayrılıkları yaşamasına rağmen yine de İranlı olduklarını bilmiyor.” dedi. ABD ve İsrail’in Ali Hamaney ve bazı komutanları öldürerek İran’ı parçalama siyasetinin başarısızlığa uğradığını savunan Laricani, “Venezuela’da yaptıklarını İran’da da yapacaklarını zannettiler ancak onlar İran’ı tanımıyorlar.” ifadesini kullandı. Laricani, bölgedeki üslerden İran’a saldırı düzenlendiğinde karşılık vermeyi sürdüreceklerini de belirterek, “Düşman bölgedeki üslerden bize saldırdığında karşılık veriyoruz ve vermeye devam edeceğiz. Bu bizim hakkımız ve sürekli politikamızdır. Bölge ülkeleri ya ABD’nin topraklarını İran’a karşı kullanmasını engellemeli ya da biz kendimiz müdahale etmek zorunda kalacağız.” açıklamasında bulundu.

Trump’ın açıklamaları ve savaşın seyrine ilişkin değerlendirmeler
ABD Başkanı Donald Trump, İran’da savaşı daha karmaşık hale getirmemek için Kürtlerin savaşa girmesini istemediğini söyledi. Florida’ya giderken uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, “Kürtlerle çok dostuz ancak savaşı zaten olduğundan daha karmaşık hale getirmek istemiyoruz. Kürtlerin oraya girmesini istemediğime karar verdim.” dedi.
Trump, İran’a yönelik saldırılar bittikten sonra İran haritasının aynı kalıp kalmayacağı yönündeki soruya, “Bunu söyleyemem ama muhtemelen hayır.” cevabını verdi. İran’ın geçen her gün saldırılarını azalttığını, büyük kayıplar verdiğini ve belki de teslim olacaklarını öne süren Trump, İran’ın Orta Doğu devletlerine saldırdığı için özür dilediğini belirterek, bunun ABD ve “gerçekten dostumuz olan Orta Doğu devletleri” için bir zafer olarak kaydedilebileceğini söyledi. Trump, İran’ın artık komşu ülkelere saldırmayacağını düşündüğünü ifade ederek, “Özür dilediler ve neler olacağını göreceğiz ama bu büyük bir kayıp. Bu tam bir teslimiyet.” değerlendirmesinde bulundu.
Lübnan cephesinde Hizbullah ile İsrail arasındaki karşılıklı saldırılar
Hizbullah, İsrail’deki askeri tesisler ve askeri toplanma noktalarını hedef alan füze ve İHA’larla 20 saldırı düzenlediğini duyurdu. Hizbullah’tan peş peşe yapılan açıklamalarda, saldırıların İsrail’in Beyrut’un güney banliyösü Dahiye başta olmak üzere çok sayıda Lübnan kenti ve yerleşimini hedef alan saldırılarına karşılık olarak gerçekleştirildiği vurgulandı.
Açıklamalarda, İsrail’in kuzeyindeki Hayfa’da bulunan Kiryat Eliezer tesisindeki Demir Kubbe radarlarının “nitelikli füzelerle” hedef alındığı bildirildi. Hizbullah, Kiryat Şmona yerleşimini İHA’larla, Stella Maris Hava Üssü’nü ve Hayfa kentini gelişmiş füzelerle hedef aldığını, daha önce tahliye uyarısı yapılan Nahariya kentine de üç roket saldırısı ve İHA’larla saldırı düzenlediğini açıkladı. Ayrıca Akka’nın doğusundaki Tefen Üssü, Hayfa’nın kuzeydoğusundaki Elta askeri sanayi tesisi, İsrail ordusunun Kuzey Komutanlığı karargahı olarak bilinen Dado Üssü, Khiam’ın güney eteklerindeki toplanma noktaları, Kfar Kela beldesindeki Fatima Kapısı yakınında bulunan İsrail askeri araçları, Safed yakınlarındaki Ein Zeitim Üssü, Hounin Kapısı çevresindeki askeri araç konvoyu ve Tel Haşomer Üssü’nün de hedef alındığı kaydedildi.
Öte yandan İsrail’in başkent Beyrut dahil olmak üzere Lübnan genelindeki saldırılarını sürdürdüğü, bu saldırıların yüz binlerce sivilin yerinden edilmesine yol açtığı bildirildi.
İran’ın deniz hattındaki hedeflere yönelik açıklamaları ve iç güvenlik gelişmeleri
İran, Basra Körfezi’nde Marshall Adaları bayrağı taşıyan “Louise P” isimli petrol tankerinin “ABD’ye ait olduğu gerekçesiyle” vurulduğunu açıkladı. İran Devrim Muhafızları Ordusunun açıklamasına göre tanker, öğle saatlerinde Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri tarafından İHA ile hedef alındı. Açıklamada, bölgede bulunan İsrail ve ABD’ye ait tüm varlıkların meşru hedefler olduğu yönündeki önceki duyuru hatırlatıldı.
İran ayrıca Hürmüz Boğazı’nda “uyarıları dikkate almayan” “Pirima” isimli bir petrol tankerinin de insansız hava aracıyla vurulduğunu bildirdi.
İran’ın batısındaki Kürdistan eyaletinin Merivan kentinde de silah ve mühimmat ele geçirildiği açıklandı. İran devlet televizyonuna göre Merivan Kaymakamı Nejad Cihani, kentte silah ve mühimmat kaçakçılığı yapan “organize bir çete”nin çökertildiğini belirtti. Cihani, söz konusu çetenin İran karşıtı gruplarla bağlantılı olduğunu ileri sürerek, operasyonda 10 kalaşnikof saldırı tüfeği, 21 şarjör ve 630 mermi ele geçirildiğini bildirdi. Operasyonun Merivan sınır muhafızları ve güvenlik güçlerinin işbirliğiyle yapıldığı aktarıldı.
Kaynak: AA