İran Hattında Gerilim Sürüyor

İran hattında gerilim, gece boyunca farklı bölgelerde kaydedilen saldırılar ve misillemelerle sürdü. Güvenlik alarmları ve askeri hareketlilik birçok noktada etkisini gösterdi.
İran Hattında Gerilim Sürüyor

29.03.2026 - 09:49  |  Son Güncellenme:  01.04.2026 - 15:45

İran savaşıyla ilgili son saatlerde yaşanan gelişmeler, çatışmanın geriliminin yalnızca İran ile İsrail-ABD hattında sınırlı kalmadığını, Körfez’den Irak’a, Lübnan’dan Yemen’e kadar genişleyen ve artan bir güvenlik krizine dönüştüğünü gösterdi. Gece boyunca bir yandan karşılıklı saldırılar ve misillemeler sürerken, diğer yandan altyapı, askeri tesisler ve sivil alanlara yönelik yeni hedefler öne çıktı. Açıklamalar da sahadaki askeri hareketlilik kadar diplomatik ve stratejik gerilimin derinleştiğine işaret etti.

İran, Hizbullah ve Husilerden gece boyunca peş peşe misillemeler

Dün akşam saatlerinden itibaren savaş sahasındaki en dikkat çekici gelişmelerden biri, İran ve müttefik unsurların eş zamanlı ve çok cepheli misillemeleri oldu. İsrail'in saldırılarını sürdürdüğü İran ile Lübnan’daki Hizbullah, İsrail’in güney ve kuzey bölgelerini hedef alan eş zamanlı saldırılar düzenledi. İran misillemesi nedeniyle İsrail’in güneyinde, Dimona Nükleer Santrali’nin de bulunduğu Necef bölgesinde ve Gazze çevresindeki yerleşimlerde sirenler çalarken, Hizbullah’ın roket ve insansız hava araçları nedeniyle kuzeyde de alarm verildi. İsrail basını ve ordu açıklamaları, bu saldırıların büyük bölümünün hava savunma sistemlerince önlendiğini öne sürdü.

Gece ilerleyen saatlerde Yemen’deki İran destekli Husiler de savaşa dahil olduklarını ilan ettikleri ilk günün devamında, İsrail’in güneyine ikinci bir saldırı düzenlediklerini açıkladı. Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, seyir füzesi ve insansız hava araçlarıyla düzenlenen bu ikinci saldırıda, İsrail’deki askeri ve hayati öneme sahip noktaların hedef alındığını belirtti. Seri, “düşmanın” bölge ülkeleri ve halklarına yönelik saldırıları son buluncaya kadar operasyonların devam edeceğini söyledi. Bu açıklama, Yemen cephesinin de artık daha görünür biçimde savaş denklemine girdiğine işaret etti.

Gece yarısına doğru Hizbullah cephesinden gelen bilgiler de dikkat çekti. İsrail ordusunun açıklamalarına dayandırılan haberlere göre, Hizbullah’ın son saldırılarında ateşlediği roketlerin büyük çoğunluğu Lübnan’ın güneyinde faaliyet gösteren İsrail askerlerini hedef aldı. İsrail ordusu, son iki günde İran’da 100’den fazla, Lübnan’da ise 170 hedefe saldırı düzenlediğini duyurdu. Lübnan’ın güneyinde işgalin genişletildiği ve dört tümenin karada faaliyet gösterdiği yönündeki açıklamalar, İsrail-Lübnan hattındaki askeri yoğunlaşmanın da sürdüğünü gösterdi.

Körfez hattında savaşın etkisi derinleşti

Savaşın Körfez ülkelerine yansıyan boyutu da gece boyunca öne çıkan ana başlıklardan biri oldu. İran Devrim Muhafızları Ordusu, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’de ABD ile bağlantılı iki alüminyum tesisini füze ve insansız hava aracı saldırılarıyla hedef aldığını duyurdu. Açıklamada, BAE’deki EMAL ile Bahreyn’deki ALBA tesislerinin ABD askeri sanayisiyle bağlantılı olduğu savunuldu. Bahreyn merkezli ALBA şirketi de tesislerinden birinin İran saldırısına uğradığını ve 2 kişinin hafif yaralandığını açıkladı. Daha önce BAE’deki Et-Tavila tesisinin de zarar gördüğü belirtilmişti.

Körfez hattındaki bir diğer dikkat çekici gelişme Suudi Arabistan’dan geldi. Wall Street Journal’a dayandırılan haberde, İran’ın Suudi Arabistan’daki Prens Sultan Hava Üssü’ne düzenlediği dron saldırısında 12 ABD askerinin yaralandığı ve ABD’ye ait E-3 Sentry havadan komuta ve kontrol uçağının hasar gördüğü öne sürüldü. Haberde bazı yakıt ikmal uçaklarında da hasar oluştuğu aktarıldı. Bu iddia, İran’ın misilleme kapasitesinin yalnızca sembolik değil, ABD askeri varlığına doğrudan zarar verebilecek nitelikte olduğunu gösteren önemli bir gelişme olarak öne çıktı.

Kuveyt’te ise daha önce Kuveyt Uluslararası Havalimanı yakıt depolarında İHA saldırısı sonucu çıkan yangının 58 saat süren çalışmaların ardından söndürüldüğü açıklandı. Kuveytli yetkililer, İran saldırılarının başlamasından bu yana ülkede doğrudan ya da şarapnel parçalarının düşmesi nedeniyle çıkan yangınlar dahil 82 olağan dışı olaya müdahale edildiğini bildirdi. Savunma Bakanlığı ayrıca son 24 saatte ülkenin 15 İHA ile hedef alındığını, bazı saldırıların havalimanı çevresini hedef alarak radar sistemlerinde büyük hasara yol açtığını duyurdu. Bu tablo, savaşın Körfez altyapısı üzerindeki baskısını daha görünür hale getirdi.

İsrail’den yeni saldırı tehdidi, İran’dan altyapı ve eğitim merkezlerine yönelik suçlama

Sahadaki askeri hareketliliğin yanı sıra açıklamalar da gerilimin tırmanacağını gösteren mesajlar içerdi. İsrail Ordu Sözcüsü Effie Defrin, gelecek günlerde İran’ın savunma sanayisinin tüm temel ve hayati bileşenlerine saldırı düzenleyecekleri tehdidinde bulundu. Defrin, İran’ın askeri üretim kapasitesinin büyük bölümünü yok edeceklerini ve bunun yeniden inşasının uzun zaman alacağını savundu. Açıklamada, İran’daki havacılık üretim tesisleri ve bir uranyum tesisinin daha önce hedef alındığı da öne sürüldü. Bu açıklama, İsrail’in savaşı yalnızca savunma önlemleriyle değil, İran’ın askeri ve sanayi kapasitesini uzun vadeli zayıflatma hedefiyle sürdürdüğünü ortaya koydu. 

İran tarafı ise saldırıların askeri alanla sınırlı olmadığını savundu. Huzistan Valiliği Güvenlik ve Asayişten Sorumlu Vali Yardımcısı Veliullah Heyati, ABD ve İsrail’in Heftgel kentindeki 10 bin metreküplük su deposunu hedef aldığını açıkladı. Saldırıda can kaybı yaşanmadığı ve söz konusu deponun yedek su deposu olduğu, bu nedenle içme suyu temininde sorun oluşmadığı belirtildi. Ancak bu açıklama, savaşın sivil altyapıya etkileri konusundaki tartışmayı daha da büyüttü.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de ABD ve İsrail’in İran’daki üniversitelere yönelik saldırılarına tepki gösterdi. İsfahan Sanayi Üniversitesi ile İran Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin saldırıya uğrayan onlarca eğitim merkezinden yalnızca ikisi olduğunu belirten Bekayi, “İranlıların bilim ve kültür temellerini yok etmek, Amerikan-Siyonist saldırının asıl hedefidir” ifadesini kullandı. Bekayi, “nükleer program” meselesinin asıl hedefleri gizlemek için bir bahane olarak öne sürüldüğünü savundu.

Sabah saatlerinde ise İran’ın güneyindeki Hürmüzgan eyaletinde bulunan Benderpol İskelesi’ne düzenlenen saldırıda 5 kişinin öldüğü, 4 kişinin yaralandığı bildirildi. Hürmüzgan Valiliği’nin açıklamasına göre saldırıda iki tekne ve çevredeki araçlar da zarar gördü. Yaralıların hastanelere kaldırıldığı, olay yerine itfaiye ekiplerinin sevk edildiği belirtildi. Böylece savaşın sabah saatlerine de yeni can kayıplarıyla taşındığı görüldü.

Irak hattında alarm, İsrail’de sirenler

Savaşın bölgesel yayılımına işaret eden bir diğer gelişme de Irak Kürt Bölgesel Yönetimi sınırlarında yaşandı. Gece yarısından sonra Erbil’de art arda şiddetli patlama sesleri duyuldu. Yerel kaynaklara göre, kamikaze İHA seslerinin duyulmasının ardından hava savunma sistemleri faaliyete geçti. Erbil Havalimanı, ABD Başkonsolosluğu çevresi, bazı noktalar ve Köysancak’taki Azadi Kampı’nın hedef alındığı bildirildi. Sosyal medyada yayımlanan görüntülerde bir İHA’nın yerleşim alanına düştüğü görüldü. Aynı saatlerde Süleymaniye semalarında yoğun savaş uçağı sesleri duyulduğu, Duhok’ta ise patlama meydana geldiği aktarıldı.

İsrail tarafında ise gece boyunca güneyde çok sayıda kentte sirenler çaldı. İran’dan füze ateşlendiğinin tespit edildiğini açıklayan İsrail ordusu, hava savunma sistemlerinin füzeleri önlemeye çalıştığını bildirdi. Alarm verilen bölgeler arasında Necef, Gazze çevresindeki yerleşimler, Aşkelon ve Aşdod çevresi yer aldı. Daha sonra tehlikenin sona erdiği ve sığınaklardan çıkılabileceği açıklanırken, ilk belirlemelere göre herhangi bir yaralanma bildirilmedi. Bununla birlikte, İran misillemesinden kısa süre önce Hizbullah’ın da kuzeyi hedef aldığı ve bu nedenle alarm ağının daha da genişlediği aktarıldı.

Gece boyunca ortaya çıkan tablo

Dün akşamdan bu sabaha kadar yaşanan gelişmeler, İran savaşıyla ilgili üç temel tabloyu daha da netleştirdi. İlki, çatışmanın artık tek eksenli bir savaş olmaktan çıkıp İran, İsrail, Hizbullah, Husiler ve Körfez hattını kapsayan çok cepheli bir yapıya dönüştüğü oldu. İkincisi, saldırıların yalnızca askeri hedeflerle sınırlı kalmayıp enerji, ulaşım, sanayi, eğitim ve su altyapısı gibi alanlara da yayıldığı görüldü. Üçüncü olarak, gece boyunca sahadan gelen peş peşe güvenlik ve hasar bildirimleri oldu. Körfez ülkelerindeki tesis saldırıları, Irak’ın kuzeyindeki patlamalar, İsrail’deki alarm durumu ve İran’ın güneyindeki ölümlü saldırı, savaşın gece saatlerinde de yüksek yoğunlukla sürdüğünü gösterdi.

 

 

Kaynak: AA