Gazze Planında Kritik Süreç: Netanyahu, Trump ile İsrail Sağı Arasında Sıkıştı
27.08.2026 - 11:47 | Son Güncellenme: 27.08.2026 - 12:36
ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı ve temsilcisi Jared Kushner ile Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’un Mısır’da Hamas liderliğiyle gerçekleştirdiği temasların ardından heyet, Kudüs’te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir araya geldi. Görüşmeler sürerken Trump, Hamas’ın silahsızlandırılmasını da kapsayan planın sonraki aşamasına geçilmesi için çaba gösterildiği bir dönemde İsrail’in Gazze’ye saldırı düzenlememesi gerektiğini söyledi.
Trump ayrıca ABD’nin Hamas’la ayrı bir iletişim kanalına sahip olduğunu ve hareketin silahlarını bırakma yönünde ilerlediğini ifade etti.
Süreç, Barış Konseyi temsilcisi Mladenov ile Hamas arasında aylar boyunca yürütülen ve 15 maddelik yol haritasını kapsayan müzakerelerin ardından bu aşamaya geldi. Kaynak analizde, söz konusu yol haritasının Hamas’a sunulmadan önce Netanyahu’nun onayını aldığı değerlendirmesi yapılıyor.
Metinde çeşitli değişiklikler yapılması ve sonraki aşamaların uygulanmasının önceki aşamalardaki yükümlülüklerin yerine getirilmesine bağlanmasının ardından Hamas belgeyi kabul ettiğini açıkladı. Netanyahu ise planı kamuoyu önünde reddederek Hamas tamamen silahsızlandırılmadan İsrail’in Gazze’den çekilmeyeceğini duyurdu.
İsrail’deki sağ kanattan da plana yönelik itirazlar yükseldi. Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Yerleşim ve Ulusal Misyonlar Bakanı Orit Strock, Uluslararası İstikrar Gücü’nün Gazze’ye girişine ilişkin hükümet kararının eksik ve yanıltıcı bilgilere dayanılarak alındığını ileri sürdü.
Jared Kushner’ın İsrail ziyareti ise anlaşmanın baştan müzakere edilmesinden çok, teorik mutabakatların uygulamaya geçirilmesi ve Trump yönetiminin mesajlarının Netanyahu’ya aktarılması amacı taşıyor. Netanyahu bir tarafta anlaşmanın uygulanmasını isteyen Trump yönetimi, diğer tarafta planı reddetmesi ve Gazze’deki mevcut politikanın sürdürülmesi yönünde baskı yapan hükümet koalisyonu arasında hareket etmeye çalışıyor.
Trump yönetimi Gazze’deki ateşkesin kalıcı hale getirilmesini kendi diplomatik girişimlerinin önemli sonuçlarından biri olarak görüyor.
Netanyahu’nun manevra alanını daraltan bir başka unsur da mevcut takvime göre 27 Ekim’de yapılması öngörülen İsrail seçimleri. Netanyahu’nun da parçası olduğu İsrail sağı, yol haritasında ilerlemeye verilecek tavizlerin seçim sandığında siyasi maliyet yaratabileceğini düşünüyor.
Smotrich ve Strock’un Uluslararası İstikrar Gücü konusunda hükümete yönelttiği itirazların yanı sıra İsrail hükümetindeki bazı isimler, Gazze’deki hedefli saldırıların tamamen durdurulmasına da karşı çıkıyor ve askeri müdahale hakkının “fiili tehdit” durumlarında korunmasını istiyor.
Yükümlülükleri kim önce yerine getirecek?
Hamas, İsrail’e karşı askeri operasyonları durdurma ve elindeki esirlerin teslimini tamamlama yönündeki yükümlülüklerini yerine getirdiğini, Gazze’nin yönetimini devretmeye de hazır olduğunu savunuyor.
Hareket, İsrail’in buna karşılık Gazze’deki saldırı ve suikastlarını sürdürdüğünü, askerî olarak çekilmediğini, kontrol ettiği alanları genişlettiğini, insani yardımın yeterli miktarda girişine izin vermediğini ve Gazze Yönetimi Ulusal Komitesinin bölgeye girişini henüz onaylamadığını belirtiyor. Hamas’a göre bunlar anlaşmanın birinci aşamasında yerine getirilmesi gereken başlıklar arasında bulunuyor.
Hamas bu nedenle ikinci aşamaya geçişi, İsrail’in birinci aşamaya ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmesine bağlıyor.
Netanyahu ise farklı bir sıralama talep ediyor. İsrail Başbakanı, kademeli çekilmenin başlamasından önce Hamas’ın ağır ve hafif silahlarının tamamını teslim etmesi ve Gazze’de silahsızlanmanın doğrulanması gerektiğini savunuyor.
Bu sıralama konusundaki anlaşmazlık, yol haritasının uygulanmasının önündeki temel sorunlardan biri haline geldi.
Netanyahu Trump ile İsrail sağı arasında
Netanyahu’nun Trump yönetiminin Gazze vizyonundan tamamen uzaklaşmasının siyasi açıdan kolay olmadığı değerlendiriliyor. Netanyahu’nun seçim kampanyasında Beyaz Saray’a yakınlığı ve ABD yönetimiyle ilişkileri de önemli bir siyasi unsur olarak görülüyor.
Netanyahu planı kamuoyu önünde reddetmesine rağmen İsrail basınında yer alan haberlere göre Kushner başta olmak üzere Amerikalı yetkililere plana bir şans tanımaya hazır olduğunu bildirdi.
Kaynak analizde, Netanyahu’nun bu süreçte İsrail’deki sağ seçmen tabanını kaybetmemek için kamuoyunda sert bir ret söylemi kullanırken Washington’la müzakere kanallarını açık tuttuğu değerlendirmesi yapılıyor.
Smotrich’in Uluslararası İstikrar Gücü’ne ilişkin itirazları da hükümet içindeki bu gerilimi ortaya koyuyor. Smotrich ve Strock, Bakanlar Kurulu’nun söz konusu gücün Gazze’ye girişine ilişkin karar verirken kendilerine sunulan bilgilerin eksik veya yanıltıcı olduğunu savunuyor.
Kaynakta ayrıca Mladenov’un Netanyahu’nun bilgisi veya onayı dışında Hamas’a böyle bir yol haritası sunmasının güç olduğu ileri sürülüyor ve Mladenov’un bu durumu Filistinli gruplar ile arabuluculara aktardığı belirtiliyor.
Mladenov’un daha sonra yaptığı açıklamalarda da silahsızlanma ile İsrail’in çekilmesini birbirine bağlayan aşamalı bir model öne çıktı. Mladenov, sahada silahların devreden çıkarıldığı ve bunun doğrulandığı bölgelerde İsrail’in çekilmesinin başlaması gerektiğini söyledi.
Netanyahu ise bu modeli de yeterli bulmuyor. İsrail Başbakanı, Gazze’nin tamamında silahsızlanmanın tamamlanmasının ardından çekilme sürecinin ele alınmasını istiyor.
Bu yaklaşım, silahsızlanmanın çekilmenin ön şartı haline gelmesine yol açıyor. Kaynak analizde bunun anlaşmanın uygulanmasını geciktirebilecek ve Netanyahu’ya zaman kazandırabilecek bir araç haline gelebileceği değerlendirmesi yapılıyor.
Seçimler öncesi çekilme düğümü
Netanyahu’nun Gazze’deki mevcut İsrail askeri varlığını sürdürmekle yetinmek istemediği ve Filistinlilerin bulunduğu bölgelerde, özellikle yerinden edilmiş kişilerin yaşadığı alanlarda hedefli operasyon yapma imkanını korumaya çalıştığı değerlendirmesi öne çıkıyor.
Kushner’ın açıklamalarında ise İsrail’in yakın bir tehdide karşılık verme hakkının tamamen sınırlandırılmadığı görülüyor. Tartışmanın önemli noktalarından biri, “yakın tehdit” kavramının nasıl tanımlanacağı ve bunun sahada hangi operasyonlara gerekçe oluşturabileceği.
İsrail seçimlerinin yaklaşması da Gazze’den kapsamlı bir çekilme ihtimalini zorlaştırıyor. Kaynak analiz, Netanyahu’nun seçimlere kadar hedefli operasyonları güvenlik tehdidi gerekçesiyle sürdürmeye, silahsızlanmada ilerleme sağlanmadan yeniden yapılanmayı başlatmamaya ve mümkün olduğunca zaman kazanmaya çalışacağını öngörüyor.
Bu nedenle Kushner’ın Netanyahu ile yürüttüğü temasların kısa vadede planın tüm aşamalarını hayata geçirmeye yetmeyebileceği değerlendiriliyor.
Sürecin yönünü belirleyecek temel unsur ise Trump yönetiminin Netanyahu üzerindeki baskısının düzeyi olacak. Washington’ın seçimler öncesinde Netanyahu’dan planı uygulamasını ne ölçüde isteyeceği ya da İsrail Başbakanı’nın iç siyasi koşullarına ne ölçüde alan tanıyacağı, Gazze planının geleceği açısından belirleyici olacak.
İsrail seçimlerinin ve ardından ABD’deki ara seçimlerin ortaya çıkaracağı yeni siyasi tablo, Netanyahu’nun manevra alanını genişletebileceği gibi Washington’ın tutumunu da değiştirebilir. Bu nedenle yol haritasının geleceği, önümüzdeki haftalardaki siyasi ve diplomatik gelişmelere bağlı olacak.
Kaynak: syria.tv