Etiyopya’da Eski Düşmanlar Hükümete Karşı Birleşti
27.09.2026 - 10:27 | Son Güncellenme: 27.09.2026 - 10:32
Etiyopya’da 2022’de imzalanan Pretoria Anlaşması’yla sona eren savaşın ardından kurulan kırılgan düzen, Tigray bölgesindeki yeni gelişmelerle yeniden sarsılıyor. 23 Eylül 2026 sabahı Tigray bölgesinin başkenti Mekelle’deki Alula Aba Nega Havalimanı’nın kontrolü Tigray Halk Kurtuluş Cephesi’ne (TPLF) geçti. Etiyopya Havayolları da Mekelle, Aksum ve Şire’ye yönelik uçuşlarını askıya aldı.
Bu gelişmeden üç gün önce ise kısa süre öncesine kadar birbirleriyle çatışan bazı grupların da aralarında bulunduğu yedi silahlı ve muhalif yapı, Başbakan Abiy Ahmed yönetimine son vermeyi ve Addis Ababa’da geçici bir yönetim kurmayı hedefleyen yeni bir ittifak oluşturduklarını duyurdu.
İki gelişmenin aynı döneme denk gelmesi, 2022’de Pretoria Anlaşması’yla resmen sona eren savaşın altında yatan sorunların ne ölçüde çözülebildiği sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Mekelle Havalimanı’nda Kontrol TPLF’ye Geçti
Reuters ve AFP’ye konuşan yerel ve güvenlik kaynaklarına göre Mekelle’deki Alula Aba Nega Havalimanı’nın kontrolü 22 Eylül’ü 23 Eylül’e bağlayan gece federal polisten TPLF güçlerine geçti. Operasyonun nasıl gerçekleştiği ve çatışma yaşanıp yaşanmadığı ilk saatlerde netlik kazanmadı. Federal hükümet ile TPLF de olayın ayrıntılarına ilişkin kapsamlı bir açıklama yapmadı.
Havalimanının kontrolünün değişmesi tek başına kapsamlı bir savaşın kaçınılmaz olduğu anlamına gelmiyor. Ancak gelişmenin önemi tesisin askeri değerinin ötesine geçiyor. Pretoria Anlaşması, Tigray’daki merkezi hükümete bağlı kurum ve tesislerde federal otoritenin yeniden tesis edilmesini öngörüyordu. Bu nedenle stratejik bir tesisin yeniden TPLF kontrolüne geçmesi, savaş sonrası düzenlemelerdeki aşınmanın işaretlerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Alula Aba Nega Havalimanı aynı zamanda yüz binlerce yerinden edilmiş kişinin yaşadığı, toprak anlaşmazlıkları, nüfusun geri dönüşü ve silahsızlanma gibi dosyaların henüz çözüme kavuşmadığı Tigray için önemli bir ulaşım hattı. UltraSawt’ın analizine göre havalimanındaki gelişme, Addis Ababa’nın bölgedeki otoritesinin gerilediğine ve TPLF’nin Pretoria sonrasında kaybettiği bazı güç araçlarını yeniden kazanmaya çalıştığına işaret ediyor.
Pretoria Barışı Çatışmanın Nedenlerini Çözemedi
Kasım 2022’de imzalanan Pretoria Anlaşması, Afrika’nın yakın tarihindeki en kanlı savaşlardan birini sona erdirdi. Afrika Birliği’ne dayandırılan tahminlere göre 2020-2022 arasındaki savaşta yaklaşık 600 bin kişi hayatını kaybetti.
Ancak anlaşmanın ardından Batı Tigray üzerindeki anlaşmazlık, yerinden edilenlerin geri dönüşü, TPLF’nin silahsızlandırılması ve anayasal düzenin yeniden kurulması gibi temel başlıklar çözümsüz kaldı.
Tigray yönetimi, askeri gücünden tamamen vazgeçmeden önce tartışmalı topraklar, yerinden edilenlerin dönüşü ve diğer güçlerin bölgeden çekilmesi konusunda güvence talep ederken, Addis Ababa yönetimi TPLF’nin silahlı gücünü korumasının anlaşmanın özünü zayıflattığını savundu.
TPLF, 5 Mayıs 2026’da savaş öncesindeki bölgesel meclisi yeniden faaliyete geçirerek lideri Debretsion Gebremichael’i Tigray bölge başkanı seçti. Bu adım, Pretoria Anlaşması kapsamında oluşturulan geçiş yönetimine karşı açık bir meydan okuma olarak değerlendirildi. TPLF, Addis Ababa’yı anlaşmadaki yükümlülüklerini yerine getirmemekle suçlarken federal hükümet ve müttefikleri bu girişimi anlaşmanın ihlali olarak nitelendirdi. TPLF, temmuz ayında ise Pretoria Anlaşması’nın “fiilen öldüğünü” savundu.
Eski Düşmanlar Aynı İttifakta
Tigray’daki gelişmelerin en dikkat çekici boyutlarından biri, TPLF’nin artık tek başına hareket etmemesi. 20 Eylül 2026’da “Etiyopya Halklarının Hayatta Kalma İttifakı” adı verilen ve yedi grubu bir araya getiren yeni bir yapı kuruldu.
İttifakta TPLF’nin yanı sıra Amhara Fano Ulusal Hareketi ve Oromo Kurtuluş Ordusu (OLA) öne çıkarken Afar, Benishangul-Gumuz ve Somali bölgelerinden hareketler de yapıda yer aldı. İttifak, hedefini Abiy Ahmed yönetimine son vermek ve Addis Ababa’da geçici bir yönetim oluşturmak olarak açıkladı.
Ogaden Ulusal Kurtuluş Cephesi’nin (ONLF) ittifaktaki konumu ise kısa sürede iç tartışmaya dönüştü. Örgütün bir kanadı ittifaka katıldığını reddederken rakip kanat ONLF’nin ittifakın kurucu üyelerinden biri olduğunu savundu.
Yeni yapının dikkat çeken yönü, bazı bileşenlerinin yakın geçmişte doğrudan birbirleriyle savaşmış olması. Amhara Fano güçleri 2020-2022 savaşında TPLF’ye karşı federal ordunun yanında yer aldı. Ancak Addis Ababa ile ilişkileri daha sonra bozuldu ve 2023’ten itibaren hükümet güçleriyle çatışmaya başladı. Oromo Kurtuluş Ordusu ise Oromiya bölgesinde federal yönetime karşı uzun süredir silahlı mücadele yürütüyor.
UltraSawt’ın analizinde bu grupları bir araya getiren unsurun ortak ve uyumlu bir siyasi projeden çok Abiy Ahmed yönetimine karşı ortak muhalefet olduğu belirtiliyor.
Addis Ababa İçin Çok Cepheli Baskı İhtimali
Yeni siyasi şemsiye fiili bir askeri koordinasyona dönüşürse federal hükümetin birbirinden uzak birden fazla cepheye güç dağıtmak zorunda kalabileceği değerlendiriliyor. Tigray kuzeyde, Amhara kuzey ve batıda, Oromiya ise orta ve batı kesimlerde hükümetin karşı karşıya olduğu başlıca güvenlik alanlarını oluşturuyor.
TPLF Sözcüsü Mikael Asgedom, diğer gruplarla iş birliğinin hem siyasi hem askeri boyut taşıdığını ve ittifakın hedeflerine ulaşması için ortak askeri operasyonların gerekli hale gelebileceğini söyledi.
Bununla birlikte yedi grubun aynı ittifakta buluşması, tek bir askeri güç haline geldikleri anlamına gelmiyor. Tigraylılar ile Amharalar arasında Batı Tigray konusundaki anlaşmazlık sürerken, bazı örgütlerin askeri ve siyasi etkisinin sınırlı olması ve operasyon alanları arasındaki büyük coğrafi mesafeler ittifakın önündeki başlıca sorunlar arasında gösteriliyor.
Bu nedenle ittifakın geleceği, yalnızca Abiy Ahmed yönetimine karşı ortak tutumunu sürdürmesine değil, kendi üyeleri arasındaki anlaşmazlıkları ne ölçüde aşabileceğine de bağlı.
Eritre: Eski Müttefik, Yeni Rakip
Etiyopya’daki gerilim Eritre’den bağımsız değerlendirilmiyor. Addis Ababa yönetimi, Eritre’yi silahlı rakiplerine destek vermekle suçluyor. Abiy Ahmed’in sözcüsü de yeni ittifakın üyelerinin bir süredir Eritre’nin mali desteğiyle iş birliği yaptığını ileri sürdü. Asmara yönetimi ise benzer suçlamaları daha önce reddetti.
Abiy Ahmed, Eritre ile sağlanan uzlaşmanın da etkisiyle 2019’da Nobel Barış Ödülü’nü kazanmıştı. Ardından Eritre güçleri, 2020-2022 savaşında TPLF’ye karşı Etiyopya ordusunun yanında savaştı.
Ancak bugün Addis Ababa ile Asmara arasındaki ilişkiler farklı bir noktada. İki ülke arasındaki gerilimin nedenleri arasında Etiyopya’nın Kızıldeniz’e egemen bir çıkış elde etme arayışı da bulunuyor. Böylece birkaç yıl içinde Etiyopya çevresindeki dost ve düşman dengeleri büyük ölçüde yeniden şekillendi.
23 Eylül Sonrası Çatışmalar Genişledi
UltraSawt haberinin yayımlandığı 23 Eylül’ün ardından sahadaki çatışmalar genişledi. Anadolu Ajansının 25 ve 26 Eylül tarihli haberlerinde TPLF güçlerinin Aksum ve Şire havalimanlarının kontrolünü de ele geçirdiği ve çatışmaların Afar ile Amhara bölgelerine yayıldığı bildirildi. Bu gelişmeler, kaynak metinde ele alınan gerilimin sonraki günlerde de sürdüğünü gösterdi.
Etiyopya’da Dost ve Düşman Haritası Yeniden Çiziliyor
Mekelle Havalimanı’nın TPLF kontrolüne geçmesi tek başına kapsamlı bir savaşın kaçınılmaz hale geldiğini göstermiyor. Benzer şekilde yedi grubun ittifak kurması da bu hareketlerin tek bir orduya dönüştüğü anlamına gelmiyor. Ancak iki gelişmenin aynı döneme denk gelmesi, Etiyopya’daki güç dengelerinin kısa sürede ne ölçüde değiştiğini ortaya koyuyor.
2018’de reform ve uzlaşma vaatleriyle iktidara gelen Abiy Ahmed, bugün birden fazla bölgede silahlı hareketlerle karşı karşıya. Birkaç yıl önce birbirine karşı savaşan gruplar ise ortak rakip olarak gördükleri yönetime karşı aynı siyasi şemsiye altında buluşmuş durumda.
UltraSawt’ın analizine göre en büyük risk, tarafların birbirine güvenmediği için silahlarını bırakmadığı, her askeri yığınağın karşı tarafın yeni bir yığınağıyla gerekçelendirildiği döngünün yeniden güçlenmesi.
Bu tablonun bedelini geçmiş savaşta ağır biçimde ödeyen Tigray halkı ise ölüm, yerinden edilme, açlık ve evlerini kaybetme gibi sonuçların yeniden yaşanmasından endişe ediyor. Kaynak, Mekelle semalarında sivil uçuşların durmasını, yalnızca birkaç yıl önce Pretoria Anlaşması’nın kendilerini savaştan çıkaracağına inanan bölge halkı açısından yeni dönemin en dikkat çekici görüntülerinden biri olarak değerlendiriyor.
Bu nedenle Tigray’da eski bir soru yeniden gündemde: Pretoria barışı, kalıcı bir çözüm müydü, yoksa savaşan tarafların verdiği geçici bir ara mı?
Kaynak: UltraSawt