Ebu Zuhur Saldırısı Sonrası Türkiye-İsrail Gerilimi: Ankara ve Şam'dan Türk Askeri Varlığı İddialarına Yanıt
21.08.2026 - 16:37 | Son Güncellenme: 21.08.2026 - 17:06
İsrail'in İdlib kırsalındaki Ebu Zuhur Hava Üssü'ne düzenlediği saldırı, Türkiye, Suriye, İsrail ve ABD'den gelen açıklamalarla bölgesel gündemin öne çıkan başlıklarından biri hâline geldi.
Ankara ve Şam, İsrail tarafından gündeme getirilen Türk askeri konuşlanması iddialarını reddederken İsrailli yetkililer saldırıyı Türkiye'nin Suriye'deki olası askeri varlığıyla ilişkilendirdi. Washington ise taraflar arasında doğrudan askeri temas riskinin azaltılması için diplomatik girişim yürütüldüğünü bildirdi.
Ankara'dan Ebu Zuhur açıklaması
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İsrail'in Ebu Zuhur Hava Üssü'ne yönelik saldırısından önce ve saldırı sırasında bölgede herhangi bir Türk askeri heyetinin bulunmadığını açıkladı.
Gözden Kaçmasın
Bakanlık, Suriye'nin ve bölgenin huzur ve istikrarı açısından bu tür saldırılara son verilmesi ve uluslararası hukukun gereklerinin yerine getirilmesi gerektiğini belirtti.
MSB ayrıca Suriye'nin "tek ordu" ilkesi çerçevesinde kendi altyapısını ve askeri kapasitesini geliştirmesine yönelik Türkiye'nin desteğinin sürdürüleceğini bildirdi.
Dışişleri Bakanlığı da saldırıyı kınayarak İsrail'in Suriye'nin altyapısını ve kapasitesini hedef alan eylemlerinin ülkenin toprak bütünlüğünü ve birliğini ihlal ettiğini belirtti.
Bakanlık, saldırıların sona erdirilmesi ve uluslararası hukuku ihlal eden eylemler konusunda hesap verebilirliğin sağlanması için uluslararası topluma daha kararlı tutum sergileme çağrısında bulundu.
Netanyahu ve Katz'dan Türkiye'ye ilişkin açıklamalar
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan açıklamasında, Erdoğan'ın Türkiye'yi Suriye'de "tehlikeli maceralara" sürüklediğini öne sürdü.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise Türkiye'nin Suriye'nin güneyine doğru askeri varlık oluşturmasını İsrail açısından tehdit olarak değerlendirdiklerini söyledi.
Halep yakınlarındaki bir havaalanında Türk askeri varlığı kurulmak istendiğini ileri süren Netanyahu, Ankara'ya bu konuda "Yapmayın" şeklinde mesaj ilettiklerini belirtti ve Ebu Zuhur'a yönelik saldırıyı da bu iddiasıyla ilişkilendirdi.
Eyal Zamir Suriye'nin güneyindeki bölgeyi ziyaret etti
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir de saldırının ardından İsrail güçlerinin Suriye'nin güneyinde kontrol altında tuttuğu bölgeyi ziyaret etti.
Zamir, İsrail ordusunun birden fazla cephede faaliyet yürüttüğünü belirterek sınır yakınlarında İsrail'in tehdit olarak değerlendirdiği askeri yapılanmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Şam Türk askeri konuşlanması iddiasını reddetti
Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Axios'a yaptığı açıklamada Ebu Zuhur Hava Üssü'nde Türkiye'ye ait kalıcı bir askeri üs kurulması veya Türk birliklerinin konuşlandırılması yönünde herhangi bir plan bulunmadığını söyledi.
Şeybani, üste yürütülen faaliyetlerin savaş döneminde zarar gören tesisin yeniden faaliyete geçirilmesine yönelik olduğunu ve Suriye Hava Kuvvetlerinin kullanımı için gerçekleştirildiğini belirtti.
Türk askeri yetkililerin üsse yaptığı ziyaretlerin ise Türkiye ile Suriye arasında yürütülen eğitim ve askeri iş birliği kapsamında gerçekleştiğini ifade eden Şeybani, saldırı sırasında tesisin büyük ölçüde boş olduğunu kaydetti.
Şeybani, Şam'ın saldırı öncesinde İsrail tarafına Ebu Zuhur'un Suriye'nin kontrolünde kalacağını bildirdiğini, buna rağmen üssün hedef alındığını söyledi.
Suriye yönetiminin saldırıyı haklı gösterecek bir gerekçe görmediğini belirten Şeybani, benzer saldırıların tekrarlanmaması için ABD ve diğer ülkelerle temasa geçildiğini açıkladı.
Şeybani ayrıca Şam'ın İsrail ile gerilimin azaltılmasına yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti. ABD arabuluculuğunda yürütülen güvenlik görüşmelerinde ilerleme sağlandığını ancak İsrail'in bazı taahhütlerinden geri adım atması nedeniyle sürecin uygulanamadığını ifade etti.
Olası bir anlaşmanın tarafların güvenlik kaygılarını ele almasının yanı sıra Suriye'nin egemenliğine de saygı göstermesi gerektiğini söyledi.
Barrack'tan "gereksiz tırmanma" değerlendirmesi
ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Ebu Zuhur Hava Üssü'ne yönelik saldırısını "gereksiz bir tırmanma" olarak nitelendirdi.
Barrack, saldırının bölgesel istikrara katkı sağlamadığını ve Washington'un gelişmelerden endişe duyduğunu belirtti.
Suriye yönetiminin İsrail'e karşı doğrudan düşmanca bir yaklaşım sergilemediğini ifade eden Barrack, ABD'nin Türkiye, Suriye ve İsrail arasında çatışmayı önlemeye yönelik bir mekanizma kurulması için çalışma yürüttüğünü açıkladı.
Bu mekanizmayla yanlış anlaşılmaların ve doğrudan askeri sürtüşmelerin önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Trump saldırıya ilişkin ayrıntı vermedi
İsrail'in Kanal 12 televizyonuna konuşan ABD Başkanı Donald Trump, Ebu Zuhur Hava Üssü'ne yönelik saldırı hakkında bilgilendirildiğini söyledi.
Trump, saldırının ayrıntılarına ilişkin "Bunu konuşamam" ifadesini kullanırken bilgilendirmenin operasyon öncesinde mi yoksa sonrasında mı yapıldığına ilişkin de açıklama yapmadı.
İsrail basınında Türkiye'nin Suriye'deki varlığı tartışıldı
İsrail basınında yayımlanan haber ve yorumlarda Ebu Zuhur saldırısı, Türkiye ile Suriye arasındaki askeri iş birliği ve bölgede kurulabilecek hava savunma sistemleriyle ilişkilendirildi.
Yedioth Ahronoth'ta yer alan değerlendirmelerde, hava üssünün Türk desteğiyle yeniden faaliyete geçirilmesinin İsrail Hava Kuvvetlerinin Suriye hava sahasındaki faaliyetlerini etkileyebileceği öne sürüldü.
İsrailli yorumcu Ron Ben-Yişay ise gelişmiş radar ve hava savunma sistemlerinin Suriye'de konuşlandırılması hâlinde İsrail Hava Kuvvetlerinin Suriye hava sahasındaki hareket alanının ve Batı İran'a yönelik olası uçuş güzergâhlarının kısıtlanabileceğini ileri sürdü.
Ben-Yişay ayrıca saldırıyla daha önce Suriye'deki bazı askeri tesislere düzenlenen İsrail saldırıları arasında bağlantı kurarak Türkiye'nin belirli bölgelerde askeri kapasite oluşturmasının İsrail tarafından engellenmek istendiğini savundu.
Kaynak: UltraSawt