Dünyadan Çarpıcı Açıklamalar: ABD'nin İran'a Yönelik Saldırısı Endişe Yaratıyor

ABD’nin İran’daki nükleer tesislere yönelik saldırıları, dünya genelinde büyük tepki topladı. Birçok ülke, bu saldırıların uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve bölgesel güvenliği tehdit ettiğini belirterek, gerilimin daha da tırmanmaması için diplomatik çözüm çağrısında bulundu.
Dünyadan Çarpıcı Açıklamalar ABD'nin İran'a Yönelik Saldırısı Endişe Yaratıyor

22.06.2025 - 15:08  |  Son Güncellenme:  05.09.2025 - 10:22

ABD'nin İran'daki nükleer tesislere yönelik gerçekleştirdiği hava saldırıları, dünya genelinde geniş yankı uyandırdı ve uluslararası toplumdan sert tepki aldı. Birçok ülke, bu saldırıları uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendirirken, bölgesel güvenlik açısından ciddi tehditler oluşturduğuna dikkat çekti. Saldırının ardından birçok hükümet, gerginliğin daha da tırmanmasını engellemek için diplomatik çözüm arayışında olduklarını açıkladı. Katar, Umman, Pakistan, Kuveyt ve diğer ülkeler, saldırının yol açabileceği felaket sonuçlarına karşı uyarıda bulunarak, diplomatik yollarla çözüm bulunması gerektiğini vurguladı. Bu açıklamalar, savaşın daha da yayılmasının önüne geçilmesi için diplomasiye dayalı bir yaklaşımın önemini ortaya koydu.

Katar'dan ABD’nin İran’a saldırılarıyla başlayan gerilimin "felaket sonuçları olabileceği" uyarısı

Katar, ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan gerilimin hem bölgede hem küresel düzeyde "felaket sonuçları olabileceği" uyarısı yaptı.

Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, gelişmelerin büyük bir endişeyle takip edildiği belirtilerek taraflara itidal çağrısında bulunuldu.

Tüm askeri operasyonların durdurulması gerektiği vurgulanan açıklamada, "İran'daki nükleer tesislerin hedef alınmasıyla ortaya çıkan bu tırmanıştan derin üzüntü duyuyoruz. Askeri yollarla çözüme ulaşmak mümkün değildir. Tüm tarafları itidale ve diyalog zeminine dönmeye çağırıyoruz." ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, "bölgedeki mevcut gerilimin daha da tırmanmasının felaket sonuçları olabileceği uyarısında bulunularak" diplomatik yollarla çözüm arayışının önemine dikkat çekildi. 

Dışişleri Bakanlığı açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

"Mevcut durumun bölgesel barış ve güvenliği tehdit eden felaket sonuçlar doğurabileceğini düşünüyor, tüm tarafları gerginliği düşürecek adımlar atmaya davet ediyoruz. 

Katar, bölgede barışın, istikrarın ve güvenliğin sağlanması için diplomasiye ve yapıcı diyaloğa olan bağlılığını sürdürmektedir."

Açıklamada ayrıca Katar’ın ABD’nin İran'a yönelik son saldırıları kınadığı ve bu tür eylemlerin bölge güvenliği açısından ciddi riskler taşıdığı vurgulandı.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'da Fordo, Natanz ve İsfahan olmak üzere üç nükleer tesise hava saldırısı düzenlediklerini açıklamıştı.

Umman: ABD’nin İran'a düzenlediği saldırılar Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın ciddi ihlali

ABD ile İran arasındaki son nükleer müzakerelere ev sahipliği yapan Umman, ABD’nin İran’a düzenlediği saldırıları Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın ciddi bir ihlali olarak nitelendirdi.

Umman Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin İran'ın nükleer tesislerini hedef almasına ilişkin yazılı açıklama yayımladı.

Açıklamada, ABD'nin bu sabah İran'daki nükleer tesislere düzenlediği hava saldırıları kınanarak bu saldırılar “Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın ciddi bir ihlali” olarak nitelendi.

“ABD’nin İran'daki hedeflere doğrudan hava saldırısıyla tırmanan bu durumu derin kaygı ve esefle karşılıyoruz” ifadelerinin kullanıldığı açıklamada, bu tür saldırıların yasa dışı olduğu ve bölgesel barışı tehdit ettiği vurgulanarak acilen kapsamlı şekilde gerilimin düşürülmesi çağrısında bulunuldu.

Açıklamada ayrıca, şu ifadelere yer verildi:

 "ABD’nin bu eylemi, savaşın daha da yayılmasına yol açabilecek tehlikeli bir adımdır. Bu saldırı, uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın açık bir ihlalidir. 

Antlaşma, güç kullanımını ve devletlerin egemenliğinin ihlalini açıkça yasaklamaktadır. Ayrıca, barışçıl nükleer program geliştirme hakkı, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının gözetiminde güvence altındadır."

ABD Başkanı Donald Trump, İran'da Fordo, Natanz ve İsfahan olmak üzere üç nükleer tesise hava saldırısı düzenlediklerini açıklamıştı.

Pakistan, ABD'nin İran'daki nükleer tesislere yönelik saldırısını kınadı

Pakistan, ABD'nin İran'daki nükleer tesislere saldırmasını kınayarak Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'na göre, İran'ın kendini savunma hakkının bulunduğunu bildirdi.

Pakistan Dışişleri Bakanlığından ABD'nin İran'daki nükleer tesislere yönelik saldırısına ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, ABD'nin İran'daki nükleer tesislere yönelik saldırısı kınanarak bölgedeki gerilimin daha da artmasından endişe duyulduğu kaydedildi.

Bu tür saldırıların "uluslararası hukuku ihlal ettiği ve BM Şartı'na göre İran'ın kendini savunma hakkının bulunduğu" belirtilen açıklamada gerilimin daha da artmasının "bölgede ve ötesinde ciddi zarar verici sonuçlarının" olacağı uyarısı yapıldı.

Açıklamada, sivillerin can ve mal güvenliğine saygı gösterilmesi ve çatışmanın derhal sona erdirilmesi gerektiği vurgulanarak taraflara uluslararası hukuka uyma, diplomasi ve diyaloğa yönelme çağrısında bulunuldu.

Kuveyt: İran’daki nükleer tesislerin hedef alınması bölge ve dünya için ciddi tehdit oluşturuyor

Kuveyt, İran’daki olayları ve özellikle nükleer tesislerin hedef alınmasını derin bir endişeyle takip ettiklerini bildirdi.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin İran'ın nükleer tesislerini hedef almasına ilişkin yazılı açıklama yayımladı.

Açıklamada, “İran’daki bir dizi nükleer tesisin hedef alınması ciddi bir gelişme olup, bölgenin ve dünyanın güvenlik ve istikrarı açısından tehlikeli sonuçlar doğurabilecek bir tehdit oluşturuyor.” ifadelerine yer verdi.

Kuveyt, ayrıca 13 Haziran 2025'te yayımladığı ve İran’ın egemenliğine yönelik saldırıları kınadığı önceki açıklamasını hatırlatarak, uluslararası hukuk ve sözleşmelerin açık bir ihlali anlamına gelen bu tür eylemlerin kabul edilemez olduğunu yineledi.

Açıklamada, “Kuveyt, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başta olmak üzere uluslararası toplumu ve ilgili tüm kurumları, bölge güvenliği ve istikrarı açısından sorumluluk üstlenmeye çağırmaktadır." ifadeleri kullanıldı.

Bölgedeki mevcut krizin daha da derinleşmemesi için derhal ve tamamen tüm askeri eylemlerin sona erdirilmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, "tüm taraflara diyalog dilini benimsemeleri, itidalli davranmaları, barışçıl ve siyasi çözümler üretmeye yönelik çabaları yoğunlaştırmaları" çağrısında bulunuldu.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'da Fordo, Natanz ve İsfahan olmak üzere üç nükleer tesise hava saldırısı düzenlediklerini açıklamıştı.

Hamas’tan İran’ın nükleer tesislerine yönelik ABD saldırısına tepki

Hamas, ABD’nin İran’ın nükleer tesislerine yönelik saldırısını İran’ın egemenliğini ihlal eden açık bir saldırı olarak niteleyerek kınadı.

Hamas’tan yapılan yazılı açıklamada, "İslami Direniş Hareketi Hamas, ABD’nin İran İslam Cumhuriyeti topraklarına ve egemenliğine yönelik açık saldırısını en sert ifadelerle kınamaktadır." ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, söz konusu saldırının tehlikeli bir tırmanış olduğu, uluslararası hukukun ihlali anlamına geldiği ve uluslararası barış ile güvenliği tehdit ettiği vurgulandı.

Bu saldırının, ABD’nin İsrail’in planlarına kayıtsız şartsız bağlılığının bir göstergesi olduğu belirtilen açıklamada, saldırının aynı zamanda güç mantığına dayalı hegemonya kurma politikasının açık bir örneği, orman kanunlarına dayalı bir eylem ve tüm uluslararası norm ve sözleşmelerin ihlali olduğuna işaret edildi.

Açıklamada, ABD’nin ve İsrail’in bu tehlikeli saldırının sonuçlarından sorumlu olduğuna işaret edilerek, şunlar kaydedildi:

"Hem devlet hem millet düzeyinde İran İslam Cumhuriyeti'ndeki kardeşlerimizle dayanışmamızı vurguluyor, İran'ın egemenliğini ve halkının çıkarlarını savunma konusundaki kararlılığına ve bu saldırılara karşı, küresel müstekbir güçler karşısında geri adım atmadan direnecek irade ve yeteneğine olan tam güvenimizi ifade ediyoruz."

ABD Başkanı Donald Trump, İran’da Fordo, Natanz ve İsfahan olmak üzere üç nükleer tesise hava saldırısı düzenlediklerini duyurmuştu.

İran’da en kritik nükleer tesisi Fordo’nun bulunduğu Kum kentinden bir Valilik yetkilisi, tesise saldırı düzenlendiğini AA’ya doğrulamıştı.

Ülke medyasına konuşan İsfahan Vali Yardımcısı Ekber Salihi de İsfahan ve Natanz nükleer merkezlerinin yakınında saldırılar olduğunu bildirmişti.

Salihi, detaylı bilgilerin daha sonra duyurulacağını belirtmişti.

Öte yandan, İran devlet televizyonu, saldırı haberlerini teyit etmeden tesislerin daha önceden boşaltıldığını ve nükleer malzemelerin başka bir yere taşındığını duyurmuştu.

Irak hükümeti: İran'daki nükleer tesislerin vurulması Orta Doğu’da barışı tehdit ediyor

Irak hükümeti, İran’daki nükleer tesislerin vurulmasının Orta Doğu’da güvenlik ve barışı ciddi şekilde tehdit ettiğini ve bölgesel istikrarı büyük risklere açık hale getirdiğini belirtti.

Irak Hükümet Sözcüsü Basim Avvadi, İran’daki nükleer tesislerin ABD tarafından vurulmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

"İran’daki nükleer tesislerin vurulması Orta Doğu’daki güvenlik ve barışı ciddi şekilde tehdit ediyor ve bölgesel istikrarı büyük risklere açık hale getirdi.” diyen Avvadi, uluslararası ilişkilerde güç kullanımını reddettiklerini vurguladı.

Avvadi, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Egemen devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesi ve özellikle Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının denetiminde olan ve barışçıl amaçlarla kullanılan tesislerin hedef alınmaması çağrısında bulunuyoruz. Askeri çözümlerin diyalog ve diplomasiye alternatif olamayacağını, bu tür saldırıların devam etmesinin tehlikeli bir tırmanışa yol açabileceğini ifade ediyoruz.

Bunun yalnızca bir ülkenin ötesine geçerek tüm bölge ve dünya istikrarını tehdit edeceğini vurguluyoruz. Bölgesel ve uluslararası barış ile istikrar konusundaki sorumluluğumuz doğrultusunda, derhal gerilimin azaltılması, acil diplomatik kanalların açılması ve krizin yatıştırılması çağrısı yapıyoruz."

ABD Başkanı Donald Trump, İran'da Fordo, Natanz ve İsfahan olmak üzere üç nükleer tesise hava saldırısı düzenlediklerini açıklamıştı.

Norveç, İran'a yönelik saldırıları sonrası ABD'nin savaşa doğrudan dahil olduğunu belirtti

Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide, ABD'nin İran'a saldırılarından derin endişe duyduklarını ve ABD'nin savaşa doğrudan dahil olduğunu söyledi.

Eide, ABD'nin, İran'ın nükleer tesislerini hedef alan saldırılarına ilişkin, Norveç basınına açıklamalarda bulundu.

ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının Orta Doğu'daki çatışmaları tırmandırması nedeniyle derin endişe duyduklarını ifade eden Eide, "Bu (ABD'nin), İsrail'in İran'a saldırmasıyla başlayan savaşa doğrudan katıldıkları anlamına geliyor." dedi.

Espen Barth Eide, tüm tarafların uluslararası hukuka saygı duyması gerektiğini vurgulayarak, "Şimdi savaşın daha da tırmanacağına dair birçok işaret varken uluslararası hukukun önemini kendimize hatırlatmalıyız." ifadesini kullandı.

Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store da diplomatik çözüm bulma çalışmalarının yetersiz kalmasının üzücü olduğunu kaydetti.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'da Fordo, Natanz ve İsfahan olmak üzere üç nükleer tesise hava saldırısı düzenlediklerini açıklamıştı.

Almanya, İran'a ABD ve İsrail ile derhal müzakerelere başlaması çağrısında bulundu

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İran'a yaptığı çağrıda, ABD ve İsrail ile derhal müzakerelere başlamasını ve çatışmanın diplomatik çözüme kavuşturulmasını istedi.

Almanya Başbakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "Friedrich Merz, İran'a, ABD ve İsrail ile derhal müzakerelere başlaması ve çatışmanın diplomatik bir çözüme kavuşturulması çağrısında bulundu." ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, İran'ın nükleer tesislerine yapılan saldırıların ardından, Merz başkanlığındaki Federal Hükümet Güvenlik Kabinesi'nin bu sabah toplandığı bildirildi.

ABD ve İsrail'in hava saldırıları sonucu İran'ın nükleer programının büyük bir kısmının zarar gördüğü ancak kesin hasar analizinin daha sonra yapılabileceği ifade edilen açıklamada, Merz'in gün içinde Avrupa Birliği ve ABD'deki ortaklarıyla bir sonraki adımlar konusunda yakın istişarelerde bulunacağı kaydedildi.

ICAN, ABD'nin İran'a yönelik saldırısını kınadı

Nükleer Silahların Yasaklanması Takibi ve Uluslararası Nükleer Silahları Kaldırma Girişimi (ICAN), ABD'nin İran'a yönelik saldırısını "yasa dışı" olarak nitelendirdi ve kınadı.

ICAN, ABD'nin, İran'ın nükleer tesislerini hedef alan saldırısına yönelik açıklama yaptı.

Açıklamada, "ABD'nin İran'ın nükleer tesislerine yönelik yasa dışı saldırısını kınıyoruz." ifadesi kullanıldı.

ABD'den, İran'a karşı yasa dışı askeri eylemlerini durdurması istenen açıklamada, diplomasiye geri dönme çağrısı yapıldı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen ICAN İcra Direktörü Melissa Parke, "ABD, İsrail'in İran'a saldırısına katılarak uluslararası hukuku da ihlal ediyor. İran'a karşı askeri eylem, Tahran'ın nükleer programıyla ilgili endişeleri gidermenin yolu değil. ABD istihbarat teşkilatlarının İran'ın nükleer silah peşinde olmadığını değerlendirmesi göz önüne alındığında bu, nükleer silahların daha fazla yayılmasını önlemeye yönelik uluslararası çabaları baltalayabilecek anlamsız ve pervasız bir eylemdir." ifadelerini kullandı.

ABD'nin, İsrail'in yasa dışı güç kullanımını takip etmeden önce devam eden diplomatik süreci sürdürmesi gerektiğine işaret eden Parke, bu saldırının bölgeyi veya dünyayı daha güvenli değil, tehlikeli hale getireceğine işaret etti.

Parke, "Nükleer tesislere saldırmak, uluslararası hukuk uyarınca açıkça yasaklandı. Bu, insan sağlığına ve çevreye zararlı radyoaktif kirlenmeye neden olma riski taşır." değerlendirmesinde bulundu.

İsviçre, ABD'nin İran'a saldırısından derin endişe duyduğunu bildirdi ve acilen diplomasi çağrısı yaptı

İsviçre, ABD'nin İran'ın nükleer tesislerini hedef alan saldırısından ciddi endişe duyduğunu bildirerek, acilen diplomasiye dönülmesi çağrısında bulundu.

İsviçre Dışişleri Bakanlığının X hesabından, İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan çatışma ve ABD'nin İran'a saldırılarına ilişkin paylaşım yapıldı.

Paylaşımda, "13 Haziran'dan bu yana İsrail ile İran arasındaki çatışmanın tehlikeli tırmanışından derin bir endişe duyuyoruz. Bu endişemize bugün ABD tarafından yapılan saldırılar da dahil." ifadeleri kullanıldı.

Birleşmiş Milletler (BM) Şartı ve uluslararası insancıl hukuk dahil uluslararası hukuka tam saygı gösterilmesinin önemi vurgulanan paylaşımda, "Tüm tarafları azami itidalli davranmaya, sivilleri ve sivil altyapıyı korumaya ve derhal diplomasiye dönmeye çağırıyoruz." açıklamasında bulunuldu.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'da Fordo, Natanz ve İsfahan olmak üzere üç nükleer tesise hava saldırısı düzenlediklerini açıklamıştı.

Mısır: İran’daki gelişmelerin yol açtığı tehlikeli tırmanış kabul edilemez, çözüm siyasi olmalı

Mısır, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla bölgede hızla tırmanan gerilimin bölgesel ve küresel güvenliği tehdit ettiğini belirterek çözümün askeri değil siyasi olması gerektiğini vurguladı.

Mısır Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Kahire yönetiminin İran’daki son gelişmeleri “büyük bir kaygıyla” takip ettiği ifade edildi.

Açıklamada, ABD’nin İran’daki nükleer tesisleri hedef alan saldırılarıyla ivme kazanan tırmanışın, bölgesel ve uluslararası güvenlik ile istikrarı tehdit eden ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısı yapıldı.

Kahire'nin Birleşmiş Milletler Antlaşması ve uluslararası hukukun ihlal edilmesine karşı olduğunu vurgulanan açıklamada, devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiği belirtildi.

Açıklamada, bölgenin daha fazla kaos, şiddet ve istikrarsızlığa sürüklenmemesi için askeri yöntemlerin değil siyasi çözümlerin tercih edilmesi gerektiği kaydedildi.

Tüm taraflara itidal çağrısının yinelendiği, gerilimin derhal sona erdirilmesi, sükunetin sağlanması ve diyaloğa öncelik verilmesi gerektiği belirtilen açıklamada şu ifadeler yer aldı:

 "Bu krizden çıkışın ve olası yıkıcı sonuçların önlenmesinin tek yolu gerilimin düşürülmesi ve durumun kontrol altına alınmasıdır. Sivillerin hayatını korumak ve bölgesel güvenliği temin etmek adına bu adımlar kaçınılmazdır."

ABD Başkanı Donald Trump, İran'da Fordo, Natanz ve İsfahan olmak üzere üç nükleer tesise hava saldırısı düzenlediklerini açıklamıştı.

İngiltere: ABD'nin İran'a saldırılarında yer almadık

İngiltere Dışişleri Bakanı David Lammy, ABD'nin İran'daki nükleer tesislere yönelik saldırılarında yer almadıklarını açıkladı.

Lammy, X'ten yaptığı paylaşımda, "İran'ın hiçbir zaman nükleer silahı olmamalı. ABD, küresel topluma tehdit olabilecek bir durumu hafifletmek için harekete geçti. İngiltere, bu saldırılara katılmadı." ifadelerini kullandı.

İran'a itidalli davranma uyarısında bulunan Lammy, krizi sona erdirmek için diplomatik çözüm arama çağrısı yaptı.

Savunma Bakanı John Healey de İngiltere'nin bu saldırılarda yer almadığını yineleyerek, "İngiliz askeri personeli ve üslerinin güvenliği benim için önceliktir. Güçlerimiz en üst seviyede korunuyor. Bu hafta yeni jetler konuşlandırdık." ifadelerini kullandı.

İngiltere önceden bilgilendirildi

İngiltere Ticaret Bakanı Jonathan Reynolds de Sky News'te yaptığı açıklamada, "İran'ın nükleer silaha sahip olmasının engellenmesine destek veriyoruz." dedi.

Reynolds, İran'ın müzakere çağrılarını reddettiğini belirterek, İngiltere'nin bu saldırılara katılmadığını ifade etti.

Gerektiğinde bölgedeki İngiliz vatandaşlarının tahliyesi için çalışmaların ve planlamaların yapıldığını anlatan Reynolds, ABD'nin saldırı yapacağı bilgisini önceden aldıklarını vurguladı.

İngiltere'den destek talebinin olmadığını belirten Reynolds, talep halinde ABD'ye destek verilip verilmeyeceği yönündeki soruya, "Bu tür varsayımsal sorulara yanıt vermek çok zor. Öncelikle bölgeye İngiliz askeri varlıklarını kaydırdığımızı söylemeliyim. Tehdit halinde kendi çıkarlarımız, insanımız ve müttefiklerimizi korumak için gerekli adımları atarız ancak spekülasyon yapmak istemiyorum." diye konuştu.

İspanya Dışişleri Bakanı Albares, Orta Doğu'da çözümün diplomasi ve müzakereden geçtiğini belirtti

İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, ABD'nin İran'daki nükleer santrallere yönelik saldırısının ardından çözümün sadece diplomasi ve müzakereden geçmesi gerektiğini söyledi.

Albares, İspanya devlet televizyonu RTVE'ye verdiği demeçte, ABD'nin İran'a saldırısından sonra savaşın Orta Doğu'ya yayılmasının engellenmesine ilişkin, "Çözüm, açık bir şekilde diplomasiden ve müzakereden geçiyor." değerlendirmesinde bulundu.

"Orta Doğu'daki durumdan büyük endişe duyuyoruz ve tüm aktörleri gerginliği azaltmaya çağırıyoruz. Zaman, tüm taraflar için durumu kontrol altına alma ve gerilimi azaltma zamanıdır." diyen Albares, yarın Brüksel'de bir araya gelecek Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanlarının toplantısında da AB'nin "diplomasisini ve istikrar sağlayıcı gücünü" kullanmasını isteyeceğini dile getirdi.

İstikrar ve normalleşmeye dönülmesi gerektiğinin altını çizen Albares, ABD'nin İran'a saldırısıyla gerilimin daha da arttığını, gerek bölgesel gerekse küresel önemli aktörleri içine alan Orta Doğu'daki durumun ekonomi açısından belirsizlik ve istikrarsızlık riski içerdiğini ancak dışişleri bakanları olarak belirsizlikleri değil çözümü konuşmaları gerektiğini ifade etti.

Orta Doğu'da yaşanan tüm gelişmelerin, Suriye, Lübnan, Batı Şeria, Gazze'deki gelişmelerin birbirleriyle bağlantılı olduğuna dikkati çeken Albares, "Orta Doğu için erdemli bir güvenlik planı bulmalıyız." dedi.

Albares, İran'dan ayrılmak isteyen İspanyolların tahliyesine devam edildiğini, ne İran ne de İsrail'de hiçbir İspanyol'u geride bırakmayacaklarını, ihtiyacı olan herkese yardım eli uzatacaklarını vurguladı.

İtalya: (ABD'nin İran'a) Bu saldırıdan sonra gerilimin azalmasını umuyoruz

İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, ABD'nin İran'ın nükleer tesislerine yönelik saldırısının, nükleer silah üretimine büyük zarar verdiğini ve bu saldırının ardından gerilimin azalmasını umduklarını belirtti.

ABD'nin İran'ın nükleer tesislerine yönelik saldırısının ardından Tajani, konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Açıklamada, "Tüm bölge için bir tehlike oluşturan nükleer silah üretimine büyük zarar veren bu saldırıdan sonra gerçekten gerilimin azalmasını umuyoruz. İran müzakere masasına otursun." ifadelerini kullandı.

Tajani, bu durumla alakalı ve güvenlik açısından ne gibi sonuçlar doğabileceğini anlamak için yarın Brüksel'de Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanlarının bir toplantısının olacağını, ayrıca bugün gün içerisinde Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Rafael Grossi ile görüşeceğini kaydetti.

Bölgede bulunan İtalyan vatandaşlarının güvenliğiyle ciddi biçimde ilgilendiklerini belirten Tajani, "Ayrılmak isteyen vatandaşlarımızın bir an önce ayrılabilmesi için her şey yapılıyor. Bugün Şarm El-Şeyh'ten, Kudüs ve Tel Aviv'den gelen vatandaşlarımızla dolu bir uçak kalkacak." ifadesini kullandı.

Tajani, ayrıca TG3 kanalına yaptığı açıklamada, ABD'nin İran'ın nükleer tesislerine yönelik saldırısında İtalya'dan kalkan ABD uçağı olmadığını ve bu konuda kendilerine Washington'dan bir talep gelmediğini söyledi.

Crosetto: "Bu bombardıman, senaryoyu tamamen değiştiriyor"

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto da TG1 kanalına yaptığı değerlendirmede, "Bu bombardıman, senaryoyu tamamen değiştiriyor. Çok daha büyük bir krizin kapısını aralıyor. İran'dan da tüm Amerikan hedeflerine yayılma riski olan daha güçlü bir yanıt gelebilir." diye konuştu.

İtalyan basınında çıkan haberlerde de ABD'nin İran'ın nükleer tesislerine yönelik saldırısının ardından İtalya İçişleri Bakanlığı bünyesinde terörle mücadele biriminde stratejik analiz komitesinin toplanacağı ve risk analizi yapılacağı belirtildi.

Ayrıca Roma'da hassas noktalara ve özellikle ABD Büyükelçiliği ile büyükelçilik etkinliklerine yönelik güvenlik tedbirlerinin arttırılacağı ifade edildi.

Bu arada, Başbakan Giorgia Meloni'nin de ilgili bakanlar ve kurmaylarıyla durum değerlendirmesi için toplantı yaptığı kaydedildi.

 

Kaynak: AA