Çin’den İran’a Omuzdan Atılan Füzeler: Tahran’ın Hava Savunmasını Nasıl Etkileyecek?
31.07.2026 - 15:02 | Son Güncellenme: 04.08.2026 - 13:43
Reuters'ın aktardığı bilgilere göre İran, Çin yapımı 400'e kadar omuz tipi hava savunma sisteminden oluşan sevkiyatın ilk partisini teslim almaya hazırlanıyor. Bu adım, İran'ın alçak irtifada seyreden hava hedeflerine karşı kapasitesini önemli ölçüde artırabilir.
Sevkiyat, değeri 60 ila 70 milyon dolar arasında olan bir anlaşma kapsamında QW-12 ve FN-16 model füzeleri kapsıyor.
Edinilen bilgilere göre sevkiyatın, ABD'nin deniz yollarına uyguladığı ablukadan kaçınmak amacıyla Çin'in batısından Pakistan'a, oradan da İran'a hava yoluyla taşınması planlanıyor.
Gözden Kaçmasın
Bu tür omuz tipi füzeler; alçak irtifada uçan uçaklar, helikopterler ve insansız hava araçlarına karşı kullanılmak üzere tasarlanmıştır.
El Arabiya televizyonuna özel açıklamalar yapan askeri analist Tuğgeneral Muhammed es-Samadi, söz konusu Çin füzelerini ve bunların ABD karşısında İran'a sağlayabileceği katkıyı değerlendirdi.

Alçak İrtifadaki Savunma Açığını Kapatabilir
Samadi, İran'ın bu füzelere kavuşmasının; S-300, Bavar-373 ve Hordad sistemlerini bünyesinde barındıran çok katmanlı hava savunma mimarisindeki bir boşluğu kapatmaya katkı sağlayacağını belirtti.
Analist, QW-12'nin kızılötesi güdüm sistemi kullandığını, FN-16'nın ise hem kızılötesi hem de morötesi teknolojisinden yararlandığını ve bu sayede daha güçlü bir parazit direncine ile hedef angajman kapasitesine sahip olduğunu açıkladı.
Bununla birlikte Samadi, anlaşmanın teslim edilmesi halinde bile stratejik üstünlük dengesini değiştirmeyeceğini vurguladı. Bu füzelerin F-35'lere ya da B-1, B-2 ve B-52 gibi Amerikan bombardıman uçaklarına karşı kullanılmak üzere tasarlanmadığını da sözlerine ekledi; zira bu uçaklar, omuz tipi füzelerin menzilinin çok üzerindeki irtifalardan operasyon icra edebilmektedir.
Samadi'ye göre söz konusu füzelerin menzili yaklaşık altı bin metre, angajman irtifası ise dört bin metre civarındadır. Amerikan bombardıman uçakları ise ya yüksek irtifalardan ya da uzun menzilli silahlar kullanarak İran hava sahasına girmeksizin saldırı düzenleyebilmektedir.
Askeri uzman, anlaşmanın asıl öneminin alçak irtifada yürütülen hava operasyonlarının maliyetini artırma kapasitesinde yattığını ifade etti. Bu füzelerin taşınmasının ve konuşlandırılmasının kolaylığı ile donatılmış birliklerin farklı mevzilere yayılabilmesi de öne çıkan avantajlar arasında sayıldı.

Özel Operasyonlara Karşı Yeni Savunma Katmanı
Samadi ayrıca bu kapasitelerin; İran kıyılarına yakın bölgelerde ya da stratejik öneme sahip tesisler çevresinde kuvvet indirme veya özel operasyon içeren askeri harekâtlara karşı önemli bir işlev görebileceğine dikkat çekti.
Bunun yanı sıra söz konusu füzeler, bir uçağın düşürülmesi ve mürettebatını kurtarmak amacıyla İran toprakları içine ya da kıyılarına yakın bölgelere helikopter veya askeri uçak gönderilmesi durumunda, muharebe arama-kurtarma (CSAR) operasyonlarında kullanılan helikopterlere karşı da etkin biçimde kullanılabilir.
Samadi, modern Çin füzelerinin Rus yapımı SAM-7 gibi eski sistemlerden belirgin biçimde farklılaştığını belirterek bu füzelerin, uçak ve helikopterlerin fırlattığı ısı tuzaklarına karşı çok daha gelişmiş güdüm teknolojileri kullandığını vurguladı.
Askeri uzmana göre bu özellikler, bazı seyir füzeleri, insansız hava araçları ve helikopterler dahil olmak üzere görece düşük ısıl imzaya sahip hedeflere angajman imkânı da sunmaktadır.
Samadi, değerlendirmesini şu sözlerle noktaladı: Söz konusu olası anlaşma stratejik güç dengesini altüst etmeyecek; ancak İran savunmasına alçak irtifadaki hava tehditlerine karşı ek bir katman kazandıracaktır. Yaşanan gelişmeler, tarafların yeni bir tırmanma turuna hazırlık amacıyla yeniden konuşlanma ve kapasite inşası sürecinde olduğuna işaret etmektedir.