Belçika Dışişleri Bakanı Prevot: “Gazze’de Yaşananlar Açıkça Bir Soykırım”

Belçika Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Maxime Prevot, Filistin Devleti’ni tanıma kararının İsrail’e güçlü bir mesaj göndermeyi amaçladığını söyledi. Gazze’de yaşananları kişisel görüşüyle "açıkça bir soykırım" olarak nitelendiren Prevot, kararın resmileşmesi için esirlerin serbest bırakılması ve Hamas’ın Gazze’nin yönetiminden çekilmesinin beklendiğini ifade etti.
aa
Belçika Dışişleri Bakanı Prevot “Gazze’de Yaşananlar Açıkça Bir Soykırım”

03.09.2025 - 12:03  |  Son Güncellenme:  05.09.2025 - 10:17

Prevot, dün Belçika federal hükümetinin aldığı Filistin Devleti'ni tanıma ve İsrail'e yaptırımlar uygulama kararlarının ardından değerlendirmelerde bulundu.

Koalisyon ortaklarına bu yönde karar alınması için uzun süredir baskı yapan Prevot, varılan anlaşmadan memnuniyet duyduğunu dile getirdi.

Prevot, "Hem ahlaki hem de hukuki sebepler dolayısıyla Belçika'da hükümet koalisyonu içinde bir anlaşma imzalama ve İsrail'e güçlü bir mesaj gönderme yükümlülüğümüz olduğunu düşünüyordum. Bu mesaj, hükümetin yasa dışı yerleşimlerin genişlemesini ve Filistin halkına sağlanan tüm insani yardımların kesilmesini kesinlikle durdurması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor." dedi.

Gazze'deki duruma değinen Prevot, "Çok fazla kadın, çocuk ve diğer birçok vatandaş açlık çekiyor. Bu yüzden bu tümüyle kabul edilemez. Adından da anlaşılacağı gibi 'iki devletli' bir çözüm istiyorsak, iki devlete ihtiyacımız var. Şimdi, İsrail hükümetinin tutumuyla, iki devletli bir çözüm olasılığı tehlikede. Bu nedenle Suudi Arabistan ve Fransa'nın girişimiyle önümüzdeki haftalarda New York'ta güçlü bir diplomatik mesaj göndermek amacıyla Filistin Devleti'ni tanımaya karar verdik." diye konuştu.

Prevot, bu kararın İsrail'e tek devletli bir çözüme karşı olduklarını siyasi olarak göstermek açısından da önemli olduğunu vurguladı.

Belçikalı Bakan, hükümetin "Hamas'a ödül veriyor gibi görünmemek için" Filistin'i tanıma kararını resmiyete dökmek için tüm esirlerin serbest bırakılmasını, Hamas'ın Gazze'nin yönetiminden el çekmesini bekleyeceklerini dile getirdi.

"Bu açıkça bir soykırımdır"

Gazze'de yaşananları soykırım olarak gördüğünü belirten Prevot, "Bu benim kişisel görüşüm ve bunu aylar önce açıkça dile getirmiştim. Çoğu Belçikalı diplomata göre, sahadaki durumun gerçekten korkunç olduğunu ve bunun bir soykırım olarak kabul edilebileceğini vurgulamıştım." ifadelerini kullandı.

Prevot, soykırım tanımlamasının Belçika hükümetinin resmi pozisyonu olmadığını, bu tanımlamayı yapmanın yargı erkinin yetkisinde olduğunu bildirdi.

Bakan Prevot, "Açıkçası, kişisel görüşüme göre, bu açıkça bir soykırımdır. Bu yüzden Belçika hükümetine net karar alması için bu kadar baskı yaptım." dedi.

"Geçmişte yaptıklarına göre tavır alan, yaptırım uygulamamayı tercih eden birçok ülke var"

Avrupa Birliği'nin (AB) İsrail'e yaptırım uygulamayarak Gazze'deki krizi dolaylı olarak derinleştirip derinleştirmediğiyle ilgili soruya Prevot, "İsrail'e yönelik yaptırımlarla ilgili ortak kararlar almak ve bu kararları hayata geçirmek konusunda AB içinde birçok sorun yaşadığımız apaçık ortada. Geçmişte yaptıklarına göre tavır alan, yaptırım uygulamamayı tercih eden birçok ülke var." yanıtını verdi.

Prevot, sözlerine şöyle devam etti:

"Bu da İsrail'e yaptıklarının kabul edilemez olduğuna dair net bir mesaj göndermek için nitelikli çoğunluk bulmaya çalışmamız gerektiği anlamına geliyor. Bu nedenle, İsrail'e karşı en güçlü tutumların sergilenmesi ve bazı yaptırımların uygulanması için oy kullanmak gibi net bir sorumluluğum var."

"ABD'nin bile tutumunu hesaba katmadık"

Prevot, Filistin Devleti'ni tanıma kararı alırken ABD'nin tavrını göz önünde bulundurmadıklarını şu sözlerle ifade etti:

"Kararı kendi başımıza aldık. Diğer ülkelerin, hatta ABD'nin bile tutumunu hesaba katmadık. ABD'nin uluslararası konumunu Avrupalıların hislerine göre belirlediğini sanmıyorum."

"AB dış politikasının güvenilirliğinin tamamen çöktüğü apaçık ortada"

Prevot, AB içerisinde Almanya gibi ülkelerin pozisyonuna değinerek, "Elbette benim görevim diğer üye ülkelerdeki meslektaşlarımı yargılamak değil. Almanya ve diğer ülkelerin de İsrail'e karşı güçlü bir karar alma konusunda neden isteksiz olduklarını tarihe bakarak anlayabiliyorum." diye konuştu.

Alman hükümetinin, Gazze'de kullanılabilecek askeri teçhizatın İsrail'e ihracatını askıya alma kararına işaret eden Prevot, şunları kaydetti:

"Alman hükümetinin de bazı sınırlamalar olduğunu düşündüğünü fark ettim. Bu önemli bir konu ve tepki seviyesini artırmak için tüm AB ülkelerini harekete geçirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Çünkü güçlü açıklamalar ve güçlü kararlar olmadan AB dış politikasının güvenilirliğinin tamamen çöktüğü apaçık ortada. Bu yüzden AB olarak, hep birlikte net mesajlar gönderebilme kapasitesine kesinlikle sahip olmalıyız."

Şubat ayında göreve gelen Prevot, Namur Belediye Başkanı olduğu bir önceki dönemde Gazze'de olanların bu noktaya gelebileceğini hayal etmediğini belirterek, "O zamanlar bunu hayal etmek mümkün değildi ama kesinlikle şimdi harekete geçmenin zamanı geldi." ifadesini kullandı.

Belçika’nın Filistin Devleti'ni tanıma kararı

Belçika federal hükümeti, Filistin'i tanıma ve İsrail'e yaptırımlar üzerinde anlaştı.

Belçika federal hükümeti, İsrail'e yaptırımlar ve Filistin Devleti'ni tanıma konusunda düzenlediği olağanüstü kabine toplantısı sonucunda karara vardığını duyurdu.

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prevot'un Sözcüsü Laurens Soenen'in paylaştığı anlaşma metninde Filistin'de, özellikle Gazze'de yaşanan insani trajediye ve İsrail'in uluslararası hukuka aykırı eylemlerine dikkati çekildi.

İnsani yardımın öncelikli olmayı sürdüreceği ifade edilen açıklamada, Dışişleri ve Savunma Bakanlarının Gazze'deki insani durumu iyileştirmek için çalışmalarını sürdürdüğü, Cerulean Skies 2 benzeri hava yardımı operasyonlarının tekrarlanmasının değerlendirildiği kaydedildi. Belçika'nın tüm kanallardan Filistinlilere insani yardım ulaştırmaya devam edeceği, Kalkınma İşbirliği Bakanı tarafından bu yıl taahhüt edilen 7 milyon avroya ek olarak 12,5 milyon avro ayrıldığı belirtildi.

Açıklamada, Dünya Sağlık Örgütünün talebi doğrultusunda bölgede tedavisi mümkün olmayan ağır hasta çocukların tıbbi tahliyelerinin de yoğunlaştırılacağı vurgulandı.

Şiddet yanlısı Yahudi yerleşimciler ve Hamas mensupları konusunda ulusal düzeyde açık yaptırımlar hazırlanacağı, mali kısıtlama, malvarlığı dondurma ve ülkeye giriş yasağı gibi önlemler alınacağı kaydedildi.

Avrupa Birliği (AB) Kanada ve İngiltere listelerine dayanarak hazırlanan bu tedbirler çerçevesinde Belçika'nın, söz konusu kişileri derhal ülkesinde "istenmeyen kişi" ilan ettiği belirtildi.

İsrailli bakanlar Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich "istenmeyen kişi" ilan edildi

Açıklamada, İsrail'in aşırı sağcı bakanları Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich ile Hamas'ın siyasi ve askeri liderlerinin de Belçika'ya girişinin yasaklandığı ve Şengen bölgesinde vizelerinin askıya alınması için girişimde bulunulacağı aktarıldı. Belçika Göçmenlik Ofisinin bu kişileri Şengen Bilgi Sistemi'ne kaydedeceği bildirildi.

2009'da alınan kararın genişletilmesiyle, İsrail'e yönelik tüm silah ihracatı ve transitinin yasaklanmasının hedeflendiği, hem askeri hem sivil kullanımlı ürünlerin de bu kapsamda değerlendirileceği belirtilerek, federal hükümetin Avrupa genelinde ambargo için girişimde bulunduğu kaydedildi.

İsrail'in işgal altındaki topraklarda ürettiği malların Belçika'ya ithalatı yasaklanacak

Uluslararası Adalet Divanının (UAD) 19 Temmuz 2024'te yayımladığı görüşe atıfta bulunularak, İsrail'in işgal altındaki topraklarda ürettiği malların Belçika'ya ithalatının yasaklanacağı ifade edildi.

Yerleşimlerde yaşayan Belçika vatandaşlarının konsolosluk hizmetlerinden yalnızca acil durumlarda faydalanabileceği bildirildi.

İsrail yerleşimlerinde yaşayan İsraillilerin uzun süreli "D" vizesi başvurularına sınırlama getirilmesi için hukuki inceleme yapılacağı aktarıldı.

Belçika vatandaşları veya ülkede ikamet eden kişilerin, İsrail veya işgal altındaki Filistin topraklarında uluslararası insancıl hukuku ihlal etmeleri veya terör suçu işlemeleri halinde yargılanacağı belirtildi.

Belçika hava sahası İsrail'in askeri uçuşlarına kapatıldı

İsrail'in askeri uçuşlarına Belçika hava sahasının kapatıldığı, Savunma Bakanlığının da İsrail'den yapılan askeri ekipman ve bakım alımlarına alternatif arayacağı ifade edildi. Kamu alımlarının da gözden geçirileceği kaydedildi.

Belçika'nın Avrupa düzeyinde destekleyeceği tedbirler

Avrupa düzeyinde ise İsrail ile yürütülen ticaret, araştırma ve teknoloji işbirliği anlaşmalarının askıya alınmasına yönelik oylamalarda Belçika'nın bu yönde oy kullanacağı aktarıldı. Açık Semalar Anlaşması (ASA), ACAA ve teknik işbirliklerinin de durdurulmasının destekleneceği belirtildi.

Açıklamada ayrıca, Avrupa Yatırım Bankası, Avrupa Yatırım Fonu ve Europol ile İsrail'in işbirliğinin gözden geçirileceği, İsrail’in Avrupa uydu programlarına erişiminin sınırlandırılmasının değerlendirileceği kaydedildi.

Belçika'nın, AB düzeyinde yerleşim ürünlerinin ithalatının yasaklanması için aktif girişimlerde bulunacağı ifade edildi.

Filistin devletinin tanınması

Belçika'nın her zaman iki devletli çözümden yana olduğunun vurgulandığı açıklamada, ülkenin New York Deklarasyonu'na katılacağı bildirildi.

Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetleri, E1 projesi, Gazze'deki askeri operasyon ve insani krizin, Filistin devletinin kurulma ihtimalini tehlikeye attığının altı çizildi.

Belçika'nın her zaman iki devletli çözümden yana olduğu vurgulanarak, ülkenin New York Deklarasyonu'na katıldığı bildirildi.

Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetleri, E1 projesi, Gazze'deki askeri operasyon ve insani krizin, Filistin devletinin kurulma ihtimalini tehlikeye attığı ifade edildi.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

"Belçika, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nun haftası kapsamında, Fransa ve Suudi Arabistan'ın ortak girişimiyle, Temsilciler Meclisi'nde oylanan kararda da belirtildiği üzere, Filistin Devleti'nin tanınmasını açıklayacak ülkeler arasına katılarak güçlü bir siyasi ve diplomatik mesaj vermek istiyor."

Bu nedenle, Belçika'nın Fransa ve Suudi Arabistan öncülüğünde BM Genel Kurulu haftasında Filistin'i tanıyacağı ancak kararın Hamas’ın yönetimden uzaklaştırılması ve tüm esirlerin serbest bırakılmasının ardından resmileştirileceği belirtildi.

Yeniden inşa çalışmaları

Belçika'nın BM himayesinde insani yardım koridorlarını güvence altına almak için müdahale gücü kurulmasını desteklediği, Filistin'de devlet inşası, demokratik kurumların kurulması ve yasaların hazırlanması için teknik destek vereceği kaydedildi. Ayrıca, Filistin için özel bir kalkınma programı uygulanacağı, BM Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) mali desteğin sürdürüleceği belirtildi.

Belçika'nın, Filistin'in IMF ve Dünya Bankasına tam üyeliği için girişimlerde bulunacağı, vergi gelirlerinin Filistin Yönetimine aktarılmasını desteklediği ifade edildi.

Açıklamada Belçika'nın uluslararası platformlarda bu kararların takipçisi olacağı, uluslararası hukukun tüm taraflarca gözetilmesini talep ettiği, basın özgürlüğü ve diplomatik dokunulmazlığın korunmasına bağlılığını sürdürdüğü kaydedildi.

İran'a yönelik tedbirler

Açıklamada ayrıca İran'ın bölgedeki rolüne dikkat çekilerek, Devrim Muhafızlarının AB terör listesine alınması için girişimde bulunulacağı ve İran'ın nükleer silah edinmesinin önleneceği aktarıldı. Fransa, Almanya ve İngiltere'nin İran’a yönelik yaptırımları yeniden uygulama girişimlerine destek verileceği kaydedildi. Hizbullah'ın siyasi ve askeri kanadı arasındaki ayrımın kaldırılmasının da savunulduğu belirtildi.