Bakan Kurum, ADF Kapsamında Düzenlenen ''COP31'' Panelinde Enerji Krizine Dikkat Çekti

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, ADF kapsamındaki COP31 panelinde temiz enerjiye ulaşmanın ve fosil yakıtları azaltmanın zorunlu olduğunu söyledi. Kurum, enerji krizinin yeniden yaşanmaması için sonuç odaklı adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
aa
Bakan Kurum, ADF Kapsamında Düzenlenen ''COP31'' Panelinde Enerji Krizine Dikkat Çekti

18.04.2026 - 16:10  |  Son Güncellenme:  18.04.2026 - 16:18

Kurum, Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2026'da, gazetecilere yaptığı açıklamada, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS/UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı'nı (COP31) Antalya'da düzenleyeceklerini hatırlattı.

Antalya'dan 196 ülkenin, ülke liderlerinin, bakanların katılımıyla tüm dünyaya mesajlar vermek istediklerini belirten Kurum, kimsenin geride bırakılmadığı bir süreci yürütmek istediklerini kaydetti.

Avrupa'dan Asya'ya, Afrika'dan Amerika'ya kadar herkesin içinde yer aldığı bir COP31 düzenleyeceklerini, halkların ve devletlerin de kendilerinden beklentisinin bu olduğunu ifade eden Kurum, sonuç odaklı bir konferans istediklerini vurguladı.

kurum

"Dünyada hala 700 milyon insanın elektriğe ulaşamadığını görüyoruz"

COP31'in, 3 temel sacayağı olan diyalog, uzlaşı ve aksiyon üzerine odaklandığını aktaran Kurum, "Her ülkenin kendi kendine yeten bir anlayış ile büyümesini istiyoruz. Dünyada hala 700 milyon insanın elektriğe ulaşamadığını görüyoruz. 2 milyar insanın da yine ilkel ısınma kaynakları ile ısındığını görüyoruz. Bir tarafta maalesef gıda krizi ile karşı karşıya olmuş toplumlar var. Dolayısıyla yenilenebilir enerji, iklim değişikliği, sıfır atık, iklim dirençli şehirler, sanayide ve ekonomide yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve yapay zeka gibi birçok konuyu gündeme taşıyacağız." dedi.

Önceki dönem COP başkanları ile uyum içerisinde süreci yürüteceklerini anlatan Kurum, şöyle konuştu:

"Rusyalı dostlarımızla süreci yakından takip ediyoruz. Her ülkenin beklentisini biliyoruz. Bu beklentiler çerçevesinde ortak mutabakat zemininde bir araya geleceğiz. Gerek Rus boru hattında gerek fosil yakıtların azaltılması noktasında gerek de yenilenebilir enerji kaynaklarının artırılması konusunda temiz enerjiye ulaşmak zorundayız. Bugün dünyanın karşı karşıya kaldığı enerji krizini bir daha yaşamak istemiyoruz. Çünkü bu manada artık halklar bizden netice istiyor. Söz değil eylem istiyor. bunu başarılı şekilde uygulamak istiyoruz. Geleceğin COP'u olsun istiyoruz."

COP31

“COP31'e Doğru: Jeopolitik Değişim Döneminde İklim Eyleminin Güçlendirilmesi Paneli”

TRT World sunucusu Reagan Des Vignes'in moderatörlüğünde düzenlenen panele, Bakan Kurum, Eski Fransa Başbakanı ve COP21 Başkanı Laurent Fabius, Azerbaycan İklim Meselelerinden Sorumlu Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Muhtar Babayev, COP30 Başkanı Andre Aranha Correa do Lago, BM Genel Sekreter Özel Danışmanı ve İklim Eylem Ekibi Genel Sekreter Yardımcısı Selwin Hart katıldı.

Kurum, dirençli şehirler, depremler, enerji başta olmak üzere Türkiye'nin her alandaki bilgisini, tecrübesini anlatacaklarını, Antalya deklarasyonu yayınlayacaklarını, tüm dünyanın netice almayı beklediğini söyledi.

COP31 kapsamında netice almak, farkındalığı artırmak istediklerini belirten Kurum, Türkiye'nin tüm krizlerde ortaya irade koyarak, güçlü dış politika yürüttüğünü kaydetti.

İklim değişikliği nedeniyle dünyada yaşamını kaybeden insanlar olduğunu dile getiren Kurum, "Bir kriz var, bu krizi çözmek için hep birlikte el vermeli, el kaldırmalıyız. Elimizi, gövdemizi taşın altına koymamız gerekiyor. Hedefleri yakalamak için irade ortaya koymak gerekiyor." diye konuştu.

COP'un içinde artık çok geniş toplumların olduğuna işaret eden Kurum, hep birlikte bu adımı atmak, tesis etmek durumunda olduklarını, bunu da sözle değil, eylem ve icraatla gerçekleştirmek istediklerini dile getirdi.

"Fosil yakıtlardan uzaklaşmak zorundayız"

Kurum, her ülkenin kendi ihtiyaçları alanında programını yürüttüğünü belirterek, şöyle konuştu:

"Enerji alanında da gıda, sanayi alanında da böyle ama ortak noktada buluşmak zorundayız. Her ülke kendi kendine yetecek. Her ülke çoklu krizler bunu gösterdi, enerjisini, gıdasını, üretimini kendi ülkesi için kendi halkına yetecek seviyede yürütmesi önemli. Temiz enerjiye ulaşmak zorundayız, öyle veya böyle. Dünyada yenilenebilir enerji üretimi için ortaya projeler koyan ülke olarak bunu söylüyoruz. Temiz enerji her ülkede değişebilir. Temiz enerji bizde rüzgarla güneşle olur Avrupa'da denizle olabilir. Brezilya'da derelerle olabilir. Fosil yakıtlardan uzaklaşmak zorundayız ki bu karar alındı. Eylem planı ortaya konması noktasında. Türkiye olarak sürecin fırsat olduğunu görüyoruz."

Bakan kurum, temiz enerjiyi COP31'in en önemli gündem maddelerinden biri yapacaklarını, örnek çalışma ortaya koyacaklarını ifade etti.

Yeşil enerjinin, teknoloji dönüşümünün önemine işaret eden Kurum, "Yeşil enerji, dönüşüm teknoloji transferiyle olur. Gelişmiş ülkelerin teknolojiyi, gelişmekte olan ülkelere aktarması gerekiyor. Afrika'daki öncelik ile Avrupa'daki öncelik farklı. Oralara teknoloji transferini gerçekleştirmek zorundayız." dedi.

COP31

İklim gündemi güvenlik ve ekonomiyle iç içe

Eski Fransa Başbakanı ve COP21 Başkanı Laurent Fabius, jeopolitik gelişmelerin yalnızca iklim açısından değil, güvenlik ve bağımsızlık bakımından da harekete geçme gerekliliğini ortaya koyduğunu, düşük karbonlu ekonomiye geçişin giderek daha gerekli hale geldiğini dile getirdi.

Bazı ülkelerde gelişmelerin ters yönde ilerlediğine ve iklim mücadelesinin artık yalnızca hükümetlerin eylemlerine bağlı olmadığına dikkati çeken Fabius, "Ancak işler değişti. Başlangıçta COP'un aksiyonu hükümetlerin eylemlerine bağlıydı. Tamam, hükümetler çok ama çok önemlidir ancak iş dünyasına, yerel seçilmiş makamlara, sanatçılara, bilim insanlarına, yani herkese ihtiyacımız var." ifadelerini kullandı.

Fabius, geçmişte iklim zirvelerine askeri çevrelerin de davet edilmesi fikrini düşündüğünü, iklim konusunun artık yalnızca sivil toplumun değil, güvenlik alanının da merkezi meselelerinden biri haline geldiğini kaydetti.

COP31 iklim finansmanı ve uygulama süreci için kritik fırsat

Azerbaycan İklim Meselelerinden Sorumlu Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Muhtar Babayev ise küresel gündemde iklim konusunun geri planda kaldığını, çatışmalar, savaşlar, enerji krizleri ve benzeri başlıkların uluslararası kamuoyunun öncelikli gündemi haline geldiğini ifade etti.

Türkiye'de düzenlenecek COP31'in bu ilgiyi yeniden iklim gündemine çekmek açısından önemli fırsat sunduğunu belirten Babayev, "Dünya genelinde pek çok zorluk ve çatışma var. Şimdi bu, Türkiye ekibi için bu süreçteki liderliğini sergilemek adına yine eşsiz bir şans. İklim finansmanı sürecine daha fazla oyuncu, daha fazla katılımcı ve daha fazla bağışçı davet etmemiz gerekiyor." diye konuştu.

COP31'in önceki zirvelerde alınan kararların uygulanmasına odaklanacağını aktaran Babayev, daha önce çok sayıda güçlü karar bulunmasına rağmen uygulamanın yetersiz veya kısmi kaldığını dile getirdi.

COP30 Başkanı Andre Aranha Correa do Lago da şimdiye kadar oluşan birikim ve Paris Anlaşması sonrasında alınan kararların, izlenecek yolu net biçimde gösterdiğini, artık uygulama aşamasına ağırlık verilmesi gerektiğini söyledi.

BM Genel Sekreter Özel Danışmanı ve İklim Eylem Ekibi Genel Sekreter Yardımcısı Selwin Hart ise Paris Antlaşması'ndan 10 yıl sonra ülkelerin ekonomilerini karbonsuzlaştırma yönünde yalnızca iklim gerekçeleriyle hareket etmediğinin anlaşıldığını, enerji güvenliği, egemenlik, bağımsızlık ve genel güvenlik başlıklarının da belirleyici hale geldiğini bildirdi.