"Aşil Kalkanı": Anlaşmanın Detayları Neler, Sistem Kime Karşı Kuruluyor?
01.09.2026 - 13:44 | Son Güncellenme: 01.09.2026 - 14:14
Yunanistan ve İsrail, Pazartesi günü yaklaşık 3,1 milyar Euro değerinde dev bir savunma anlaşması imzaladı. "Akhilleus (Aşil) Kalkanı" adıyla bilinen bu proje kapsamında çok katmanlı bir hava savunma sistemi kurulması hedefleniyor. Proje; Yunan hava savunmasını modernize etmeyi ve ülkenin uçak, balistik füze ile insansız hava araçlarına karşı koyma kapasitesini güçlendirmeyi amaçlıyor.
Anlaşmanın değeri yaklaşık 3,6 milyar dolara ulaşıyor. Bu rakam, İsrail'in şimdiye kadar gerçekleştirdiği en büyük savunma ihracat anlaşması olma özelliği taşıyor; 2023 yılında Almanya ile imzalanan ve yaklaşık 3,5 milyar dolar değerindeki Arrow-3 sisteminin satışını geride bırakıyor.
Sistemin teslimi sözleşmelerin yürürlüğe girmesinden itibaren 35 ay içinde tamamlanacak.
"Aşil Kalkanı"nın detayları
"Aşil Kalkanı" projesi, Yunan Silahlı Kuvvetleri'nin hâlihazırda bünyesinde bulunan sistemleri yeni İsrail yapımı savunma sistemleriyle bir araya getirerek birleşik ve çok katmanlı bir Yunan hava savunma ağı oluşturmayı hedefliyor.
İsrail tarafından sağlanacak sistemler arasında Rafael şirketinin ürettiği ve uçaklar, insansız hava araçları ile kısa menzilli tehditlere karşı kullanılan mobil SPYDER sistemi yer alıyor. Buna ek olarak, İsrail Havacılık Endüstrisi (IAI) tarafından üretilen ve uçaklar, füzeler ile orta menzilli tehditlere karşı tasarlanan Barak MX sistemi de anlaşma kapsamında yer alıyor.
Gözden Kaçmasın
Ağa ayrıca Rafael'in ürettiği ve ağır roketler, balistik füzeler ile uzun menzilli tehditleri durdurmak üzere tasarlanan David's Sling (Davud'un Sapanı) sistemi de dâhil edilecek.
Tüm bu sistemler, Yunanistan'ın hâlihazırda kullandığı Amerikan yapımı Patriot bataryaları ile Yunan anakarasındaki ve adalardaki askerî tesislerde konuşlandırılmış insansız hava araçları ve diğer sistemlerle birlikte çalışacak.
SPYDER sistemine ait bataryalar, çok sayıda İsrailli turistin ziyaret ettiği turistik adalar da dâhil olmak üzere çeşitli Yunan adalarına konuşlandırılacak.
Komuta merkezi ve yapay zekâ
Anlaşma yalnızca platform ve füze alımıyla sınırlı kalmıyor; savunma ağını ve atış operasyonlarını yönetecek bir komuta-kontrol merkezi kurulmasını da kapsıyor. Bu yapı, İsrail'de kullanılan sisteme benzer biçimde işlev görecek.
Kathimerini gazetesi, ağın yapay zeka teknolojilerini kullanan yazılımlar üzerine kurulacağını aktardı. Bu yazılımlar hava tehditlerini analiz edecek, niteliklerini belirleyecek, sınıflandıracak ve en etkili müdahale yöntemini önerecek.
Yazılımlar; balistik füze savunması, insansız hava aracıyla mücadele ve genel hava savunma operasyonlarından sorumlu alt sistemlere bağlanacak.
Yunan yetkililere göre sistem, verileri analiz edip en uygun müdahale yöntemini belirleyerek görece ucuz hedeflere karşı yüksek maliyetli müdahale araçlarının kullanılması ihtiyacını en aza indirecek. Yunan Savunma Bakanlığı, örneğin insansız hava araçlarını durdurmak için savaş uçaklarının kullanılmasının tehdidin değeriyle orantısız biçimde yüksek maliyetler doğurduğunu vurguluyor; bu nedenle proje, her hedef türüne uygun müdahale aracının tahsis edilmesini amaçlıyor.
Yetkililer ayrıca "Aşil Kalkanı" kapsamında yer alacak bazı sistemlerin daha önce İsrail'in hava savunma altyapısına entegre edildiğini ve gerçek hava saldırıları sırasında test edildiğini belirtti.
Yunanistan'ın katılım oranı %25
Yunan Savunma Bakanlığı kaynakları Kathimerini'ye, müzakerelerdeki askıda kalan meselelerin son günlerde çözüme kavuşturulduğunu söyledi. Bu meseleler arasında Yunan şirketlerinin projeye yüzde 25 oranında katılımının güvence altına alınması da yer alıyor.
On iki Yunan şirketinin uygulama ve üretim süreçlerine katılması bekleniyor; bu şirketler Rafael ve İsrail Havacılık Endüstrisinin alt yüklenicileri sıfatıyla 700 milyon Euro'yu aşan iş hacmine kavuşacak.
Yunan Savunma Bakanı Nikos Dendias daha önce sistemin en az yüzde 25'inin Yunanistan'daki şirketler tarafından üretileceğini teyit etmişti.
Müzakerelerde ayrıca ağda kullanılan yazılımların kaynak kodunun devri meselesi de gündeme geldi. Atina bu konuyu kritik bir öncelik olarak değerlendiriyor; zira Yunan Silahlı Kuvvetleri'nin hava savunma sisteminin elektronik altyapısını yöneten yazılımlar üzerindeki denetimini koruması büyük önem taşıyor.
Atina'nın hesaplamalarında Türkiye ve İran
İsrail gazetesinin aktardığına göre Atina, yeni sistemle Türkiye ve İran'dan kaynaklanabilecek olası tehditlere karşı savunma kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor.
Anlaşma, Yunanistan ile Atina arasındaki gerginliklerin sürdüğü bir dönemde Yunanistan, İsrail ve Kıbrıs'ın son yıllarda güvenlik ve askerî koordinasyonlarını artırdığı bir ortamda imzalandı.
Yunanistan ile Türkiye arasında deniz sınırları, hava sahası, enerji arama hakları ve Ege ile Doğu Akdeniz'deki çeşitli adalar konusunda köklü anlaşmazlıklar bulunuyor. Bu durum Atina'yı, NATO üyesi pek çok ülkeyle kıyaslandığında gayri safi yurt içi hasılasının yüksek bir oranını savunmaya ayırmaya yöneltiyor.
Türkiye ile Yunanistan arasındaki gerilim onlarca yıl öncesine dayanıyor ve ağırlıklı olarak Kıbrıslı Rumların egemenliğindeki Kıbrıs Cumhuriyeti ile kuzeydeki Kıbrıs Türklerinin arasında bölünmüş olan Kıbrıs meselesiyle bağlantılı. İsrail ise Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti ile güçlü siyasi ve güvenlik ilişkileri sürdürüyor; bu durum Atina ile Tel Aviv arasındaki iş birliğini, özellikle güvenlik, enerji ve Doğu Akdeniz dosyalarında pekiştiriyor.
İran cephesinde ise Financial Times dâhil çeşitli raporlar, yeni bir askerî çatışma çıkması hâlinde Tahran'ın Avrupa'daki Amerikan veya İsrail çıkarlarını hedef alabileceğine işaret ediyor. Yunanistan bu bağlamda önem kazanıyor; zira ülkede Amerikan kuvvetlerinin kullandığı tesis ve üsler bulunuyor, İsrail ile güçlü askerî ve güvenlik ilişkileri mevcut ve İran ile coğrafi yakınlık söz konusu.
Ek askerî anlaşmalar
Yunanistan'ın son onayları yalnızca "Aşil Kalkanı" projesiyle sınırlı kalmadı. Ulusal Güvenlik Konseyi, Savunma Bakanı'nın açıklamasına göre Brezilyalı Embraer şirketinin ürettiği üç adet C-390 askerî nakliye uçağının yanı sıra özel operasyonlara yönelik on adet İngiliz yapımı Victa marka mini denizaltının satın alınmasını da onayladı.
Atina ayrıca Amerikan yapımı V-BAT insansız hava araçları ile İsrail yapımı Heron insansız hava araçlarının alımını da onayladı.
Yunanistan geçen yıl yaklaşık 650 milyon Euro karşılığında 36 adet İsrail yapımı füzeli topçu sistemi satın almıştı.
Atina, İsrail savunma sanayisinin önde gelen müşterileri arasında yer alıyor. Yunanistan daha önce Rafael'den Spike füzeleri ve SPICE güdümlü bombaları, Elbit Systems ile İsrail Havacılık Endüstrisi'nden Rampage füzeleri ve Heron 2 insansız hava araçları satın almıştı.
Kaynak: Ultrasawt